SURİYE BATAKLIĞINDA ÖLÜME GÖNDERİLEN ASKER İÇİN
Yazar Rahmi YILDIRIM   
Cuma, 23 Aralık 2016

Image may contain: 1 person
Şair dostum,
Sen ki sözün büyücüsü,
Sözün tanrısısın...
Sevgili söz büyücüsü,...
Sevgili söz tanrısı,
Nazım, Kore’de ölüme yollanan yedek subayın şiirini yazdı.
Sen Suriye bataklığında yakılan askerin şiirini yazabilir misin?
Sorabilir misin siyaset zorbasına,
O bataklığa niçin kendi oğlunu göndermediğini?
Yüzüne vurabilir misin,

Bir mahdumunu da çürük raporuyla şehitlikten muaf tuttuğunu?
Haykırabilir misin başkalarının evlatlarını ölüme göndermenin vicdansızlığını?
Şair dostum,
Sen ki, sözün büyücüsü,
Sözün tanrısısın...
Nazım, Kore’de ölüme yollanan yedek subayın şiirini yazdı.
Sen Suriye bataklığında yakılan askerin şiirini yazabilir misin?
Ama işin kolayına kaçmadan.

KORE'DE ÖLEN BİR YEDEK SUBAYIMIZIN
MENDERES'E SÖYLEDİKLERİ
DİYET
Gözlerinizin ikisi de yerinde, Adnan Bey,
iki gözünüzle bakarsınız,
iki kurnaz,
iki hayın,
ve zeytini yağlı iki gözünüzle
bakarsınız kürsüden Meclis'e kibirli kibirli
ve topraklarına çiftliklerinizin
ve çek defterinize.
Ellerinizin ikisi de yerinde, Adnan Bey,
iki elinizle okşarsınız,
iki tombul,
iki ak,
vıcık vıcık terli iki elinizle
okşarsınız pomadlı saçlarınızı,
dövizlerinizi,
ve memelerini metreslerinizin.
İki bacağınızın ikisi de yerinde, Adnan Bey,
iki bacağınız taşır geniş kalçalarınızı,
iki bacağınızla çıkarsınız huzuruna Eisenhower'in,
ve bütün kaygınız
iki bacağınızın arkadan birleştiği yeri
halkın tekmesinden korumaktır.
Benim gözlerimin ikisi de yok.
Benim ellerimin ikisi de yok.
Benim bacaklarımın ikisi de yok.
Ben yokum.
Beni, Üniversiteli yedek subayı,
Kore'de harcadınız, Adnan Bey.
Elleriniz itti beni ölüme,
vıcık vıcık terli, tombul elleriniz.
Gözleriniz şöyle bir baktı arkamdan
ve ben al kan içinde ölürken
çığlığımı duymamanız için
kaçırdı sizi bacaklarınız arabanıza bindirip.
Ama ben peşinizdeyim, Adnan Bey,
ölüler otomobilden hızlı gider,
kör gözlerim,
kopuk ellerim,
kesik bacaklarımla peşinizdeyim.