JURNALE DEVAM
Yazar TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)   
Cuma, 09 Aralık 2016

 

AYDINLIK GAZETESİ CHP ile ilgili görsel sonucu

 

 

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu ülkeye bir yararı var mıdır tartışılır. Biz kendimizi bildik bileli bu kurum dinci gericiliğe hizmet etmiş bir kurumdur. Toplumun din duygularını her fırsatta kullanan bu kurum dinci, gerici ve şeriatçı parti, tarikat ve cemaatlere hizmet etmiş, milyonların uyutulmasında da görevler üstlenmiştir. Sola ve sosyalizme karşı düşmanlık besleyen sanki bunlardan soruluyormuş gibi egemen erk yararına fetvalar düzen bu kurumun görevi bugün için de değişmemiş AKP ve saray iktidarının tartışmasız yadaşlığını eksiksiz yerine getirmiş getirmeye devam etmektedir.

Bu kurum sanki MİT görevini üstlenmiş gibi dünyanın her yerinde dün övgüler düzdüğü Fethullahçıları iktidara jurnallemeyi asli görevleri arasında sayarak haritayı, pusulayı hepten şaşırmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın iktidar yanlısı tutumu yüzündendir ki, bu kurum günümüzde Recep Tayyip Erdoğan'ın en gözde kurumlarının başında gelmektedir.

Söylediğimiz gibi bu ülkenin insanlarına bir hal olmuştur. Hemen herkes kendisinden olmayan kim varsa ezilmesini istemekte, başka başka çevreleri düşman hedefler gibi göstermekten büyük bir zevk almaktadır. Oysa aklı başında olan kurum ya da insanların düşüncelerini savunurken evrensel hukuk kurallarını gözetmeleri ve demokrasinin herkese gerekeceği düşüncesinden hareketle kimi ya da kimleri eleştireceklerse hakkaniyet ölçülerinden çıkmamalarıdır. Örneğin biz diyoruz ki bir kişi suçlu dahi olsa hukuk kuralları çerçevesinde üzerine gidilmeli, hesap sorulacaksa eğer bu kuralların dışına çıkılmamalıdır. Yine kimseye işkence yapılmaması konusu da öteden beri savunduğumuz en önemli görevlerimiz arasındadır. İnsan olarak böyle bir davranış boynumuzun borcudur. Kuşku yok ki sosyalistler olarak birçok çevrelerden farklı düşünmekteyiz. Hatta bu çevrelerden bazıları için bizler birer can düşmanı sayılırız. Böylelerine karşı bile nesnel davranmak görevimiz diye düşünür, bu çevrelere karşı hukuk dışı uygulamaları kesinlikle savunmayız.

Kendisini vatansever ilan eden ve vatanseverliğin patenti sanki kendilerindeymiş gibi davranan bir Vatan Partisi ve Aydınlık çevresi vardır ki bu çevrelerin savunduğu görüşler tartışmasız faşizan anlayışlarla bire bir örtüşen anlayışlar olarak her fırsatta karşımıza çıkmaktadır.

Aydınlık Gazetesi'nde Başyazı yazan İlker Yücel'in bugünkü yazısını okuduğunuz zaman gerçekten de bizim söylediklerimizi doğrulayan görüşler bulacaksınız. İlker Yücel yazısında CHP'yi hedef tahtasına koymuş, Adana mitingini ele alarak Fethullahçıları ve HDP'lileri savundukları gerekçesini ileri sürerek aklınca eleştirmeye kalkışmıştır. Neymiş efendim Fethullahçılara karşı en iyi mücadeleyi kendileri veriyormuş, bu mücadeleyi sulandırmaya kimsenin hakkı yokmuş. Ne kadar da ilginç değil mi? Bugün Vatan Partisi dinci, gerici, seriatçı görüşlere karşı savaşmayı salt Fethullahçılara indirgeyerek AKP ile birlikte cephe arkadaşı olmuştur. Oysa cephe arkadaşı olduğu AKP ve saray iktidarı Fethullahçılara karşı mücadele etmekte ancak geçmişte bu yapıyı nasıl güçlendirdiğini inkar edip yerine de yeni tarikat ve cemaatleri koymayı da ihmal etmemektedir. Yani sizin anlayacağınız İlker Yücel gibiler bugün AKP ve Saray iktidarının cephe arkadaşlığını sanmaktadır ki Fethullahçılara karşı mücadele ediliyor.

Yine İlker Yücel yazısında CHP'yi HDP'lileri savunuyor gerekçesiyle de eleştiri bobardımanına tutmakta aklınca vatan savunmacılığı yapmaktadır. Bu konuda da izinden yürüdükleri siyasi güç ne yazık ki kendilerine Atatürkçülüğü bile yakıştırdıkları AKP ve saray olmaktadır. Oysa CHP'nin mitinglerinde dile getirdiği görüşler çok ama çok açıktır. CHP hukukun herkese gerektiğini dile getirmekte, hukuksuz davranışları kime karşı olursa olsun yermektedir. AKP ve saray iktidarının hukuk tanımazlığını ve demokrasinin kırıntısına bile tahammülsüzlüğünü bile görmeyen görmek istemeyen Vatan Partisi'nin bu çevreleri cephe arkadaşı olarak seçmesi bunların kim olduğunu açıkça gözlerimizin önüne sermektedir.

Bugün ülkemizde olağanüstü şeyler yaşanmaktadır. Bu anlayışın sahipleri ise AKP ve saray iktidarı, Bahçeli'nin MHP'si ve bunlara vatanseverlik kisvesi altında eklemlenen Vatan Partisi'dir. Bu yüzden anayasa değişiklikleriyle ülkemizin nefesini kesmek isteyen her türlü gerici takımına ve demokrasi düşmanlarına karşı mücadele etmek hepimizin boynunun borcudur o kadar…

Son Güncelleme ( Cuma, 09 Aralık 2016 )