SARP KURAY-69 SUBAY BİLDİRİSİ
Yazar SUVARİ HABER MERKEZİ   
Çarşamba, 25 Şubat 2009
 KIRCA BU HABERİ NEDEN GÖRMEDİ?Ali Kırca Show TV Yönetimine rest çekti
5 Şubat 2009 22:19
Müebbet hapis cezasına çarptırılan Kuray ile Ali Kırca arasındaki ilginç ilişki.

Türkiye Devrimci Hareketi’nin önemli ismi Sarp Kuray yargılandığı 16 Haziran Örgütü Davası nedeniyle müebbet hapse çarptırıldı. Sarp Kuray cezasını çekmek üzere dün cezaevine teslim oldu. Kuray, 71 yaşında cezaevinden çıkacak.

Kuray’ın cezaevine giderken son sözleri 1969 yılında yayınladıkları Subay Bildirisi’nin son bölümü idi: “Ne değişir, isterse kesilsin devrimcilerin başları birer birer. Oysa bir yasadır bu, mümkünü yok! Devrimciler ölür, devrimler sürer.”

Asker kökenli bir sosyalist olan Kuray’ın ünlü anchorman Ali Kırca ile tarihte ilginç bir ilişkisi var. Bu ilişki Kuray’ın cezaevine giderken son bölümünü söylediği 69 Subay Bildirisi’nde saklı. O yıllarda subayların yaptığı eylemleri yöneten Kuray, hazırlanacak bildiri için kalemi kuvvetli bir subay arıyordu. Eylemci subaylar, edebiyatı kuvvetli ve şiir yazan bir subayı tarif ettiler. O subay Ali Kırca idi. Ali Kırca 69 Subay Bildirisi’ni kaleme aldı. O bildiri şöyleydi:

“Halkımıza bildiririz! Senden yana olanları bir bir vurmaya başladılar. Yiğit halkım. Önce Vedat’ı öldürdüler. Alacakaranlıkta. ‘Bağımsız Türkiye’ demişti Vedat. Sonra Mehmet’i vurdular, sonra Taylan’ı. ‘Türk halkı ezilmekten kurtulsun.’ demişti Taylan’la Mehmet. Sonra bir gece bir başka Mehmet, sonra bir gece bir yiğit Battal. Sandılar ki, durdururuz ihanet barikatlarıyla bu coşkun seli. Sandılar ki, söndürürüz salyalarımızla, yanan ateşi. Oysa söner miydi bu kızgın ateş? Durur muydu Milli Kurtuluş Savaşımız? Bu savaş şunun bunun değil ki, dursun. Bu savaş bir avuç insanın değildi ki, dursun. Bu savaş senin bu savaş ezilenlerin. Bu savaş Mustafa Kemal’in savaşı ama yetsin artık bu alçakça katliam, bitsin artık bu zulüm. Sahipsiz bildikleri Devrim’i köşe başlarında yok etmeye kalkanların karşısına yeni Mehmet’ler, yeni Vedat’lar, yeni Taylan’lar dikilecektir. Bunu bilsinler. Bunu anlasınlar ezenlerin kulakları. İplerini tutan elleri kıracak güçler de vardır Türkiye’de. Meydan boş değildir. Tüfeklerimizdeki mermi, mermilerimizdeki barut, yüreklerimizdeki ateş yeter size. Milli Kurtuluş Savaşımızın en büyük dayanağı yiğit halkımızsa, onun yumruğu devrimci gençliktir. Onun yumruğu bizleriz. Gece yarılarından alacakaranlıklarda, gençliğe sıkılan kurşun gerçekte Mustafa Kemal’e sıkılıyor. Yiğit halkım, tabancayı tutan bir uşaksa eğer, tetiği çeken seni ezen, tetiği çeken seni sömüren, senin yoksulluğundan yana olandır. Bağımsız Türkiye diye vuruldular. Yüce Türk halkı, senden yana olanları vuranlara, ‘Artık yeter, dur!’ diyoruz ve devrimci şarkımızı bir kere, bin kere daha birlikte söylüyoruz.

Ne değişir, isterse kesilsin devrimcilerin başları birer birer. Oysa bir yasadır bu, mümkünü yok! Devrimciler ölür, devrimler sürer.”

O yıllarda büyük ses getiren bu bildiriyi Kuray’ın isteği ile Ali Kırca kaleme almıştı. Hatta Sarp Kuray’ın Yeni Harman Dergisi’nin Ocak sayısında anlattığına göre Ali Kırca, o günlerde Sarp Kuray’a sevgisini gösteren bir de şiir yazmıştı.

Dün cezaevine giren Sarp Kuray’ı ise Ali Kırca’nın SHOW Haber’i görmedi.

Son Güncelleme ( Cumartesi, 28 Şubat 2009 )