left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow P - Z arrow Sema Özcan arrow BİZ GREV GÖZCÜSÜ DEĞİL, ONURUMUZUN EKMEĞİMİZİN GÖZCÜSÜYÜZ
Friday, 25 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
BİZ GREV GÖZCÜSÜ DEĞİL, ONURUMUZUN EKMEĞİMİZİN GÖZCÜSÜYÜZ Yazdır E-posta
Yazar Sema ÖZCAN-SHP Merkez Kadın Meclisi Üyesi   
Monday, 28 January 2008

 BİZ GREV GÖZCÜSÜ DEĞİL, ONURUMUZUN EKMEĞİMİZİN GÖZCÜSÜYÜZ

26/01/2008 Tarihinde saat 17.00’de Ankara’da Petrol-İş sendikasında “Novamed’li kadınlarla dayanışma” adı altında bir panel düzenlendi.

   TTB Ankara Tabip Odası yönetim kurulu üyesi Dr. Vahide Bilir’in açılış konuşmasının ardından sinevizyon gösterisi başladı. Gösteri greve katılan kadın işçilerle yapılan röportajlardan oluşuyordu. İşçilerin anlattıkları çalışma koşulları hepimizin tüylerini ürperterek öfkelenmemize neden oldu.

   8 Saatlik çalışma boyunca 5 sn. de bir montaj yapmaları gerekiyordu. Yemek molaları yarım saate düşürülmüştü. Dış ülkelerde aynı işi yapan işçilerin maske ve eldiven kullanmaları zorunlu iken ; onlar sadece kullandıkları kimyasal solüsyon ses tellerine zarar verirse geçici olarak maske ve eldiven kullanabiliyorlardı. İşverenin maske yasağı gerekçesi ise çok ilginçti. “Maske altından gizlice konuşarak örgütlenirsiniz” diyordu. Tuvalete giriş ve çıkışlarda imza atıyorlar, içeride ne yaptıkları soruluyordu. Konuşmaları, hatta birbirlerine “günaydın”, “iyi akşamlar” demeleri, esnemeleri, başlarını sağa sola çevirmeleri bile yasaktı.Bir robot gibi itiraz etmeden sürekli çalışmaları isteniyordu. Hamilelikleri izne bağlıydı.

   “Biz grev gözcüsü değil, onurumuzun ekmeğimizin gözcüsüyüz” dediler ve 448 gün süren greve girdiler.

   Grevin en dikkat çekici yanı, 265 işçiden 85’inin greve katılması ve bunun da 82’sinin kadın işçi olmasıydı.

   Sinevizyon gösterisinin ardından Ankara Kadın Platformu adına A.Ü. Siyasal bilgiler Fakültesi Siyaset Bölümünden Alev Özkazanç söz aldı. Kısaca özetleyelim:

“Neoliberalizm, 70’li yıllardan itibaren özellikle 80’lerde kapitalizmin içine girdiği krizle başladı. Sermaye-emek arasında ki dengeler giderek emek aleyhine bozulmaya başladı. Bunu, dayanışma-kollektivizm-kardeşlik gibi değerlere yoğun saldırılar izledi. Farklı coğrafyalarda, bölgesel çeşitliliklerin de etkisiyle büyük kutuplaşmalar oluştu. Sadece sınıfsal değil; kültürel-siyasal çeşitli çatışma dinamikleri güçlendi.

   Neoliberalizmin kadın emeğine etkileri olarak başlıca üç konunun altını çizmeliyiz:

1-Emeğin kadınlaşması: Kadının işgücü piyasasına katılımı giderek artıyor. Ev hizmetleri ve fuhuş sektöründe dış ülkelere kitlesel katılım oluyor.

2-Yoksulluğun kadınlaşması: Savaş, göç, erkeğin işsiz kalması gibi nedenlerle daha çok sayıda kadın hane reisi oluyor.

3- Kalkınmanın kadınlaşması: Özellikle Asya ve Afrika’da kalkınma mekanizmalarının merkezine giderek toplumsal cinsiyet oturmaya başlıyor.

   Yani kadınlar artık daha çok çalışıyor, daha az kazanıyor, yoksulluğun yükünü daha ağır çekiyorlar. Ev merkezli ataerkil sarsılıyor, güçlü bir çözülme yaşanıyor. Ama bu olumlu bir çözülme değil, bir kaos ortamı oluşuyor.”

   Sonra İstanbul Kadın Platformu adına CNN Editörü Candan Yıldız sözü aldı. Kısaca;

Novamed’li kadınlarla 2006’nın 8 Mart’ında tanıştık. Pankartlarıyla gelmişlerdi. Ankara ve İstanbul merkezli platformlar olarak diğer illere kör kaldığımızdan Novamed’li kadınlarla dayanışmaya geç kaldık.

   15 Eylül-25 Eylül arası kampanya örgütlenmesi yapıldı. Basın, stand komitesi gibi 50 kadının rol aldığı çeşitli komitelerle propaganda yapıldı. İmzalar toplandı. Radikal gazetesi manşet yaptı. NTV ve bazı yerel televizyonlarda yer aldı. Ankara, İzmir ve diğer illerle eşgüdümlü eylemler yapıldı. Kadının çifte sömürüsünün politik propagandaya ihtiyacı vardı. Bu durum sendikada ki erkeklerin bile kendilerini sorgulamalarına yol açtı. Sonunda çok uluslu şirket tırstı.” diyerek sözlerini tamamladı

   Ardından Birleşik Metal-iş SCT Filtre fabrikasında çalışan grevci kadın işçi Ümmühan Doğan devam etti:

“2005 Temmuz ayında “sendika hakkımız” diyerek 300 kişi sendikalı olduk. Alman asıllı patron “ben ucuz işgücü için Türkiye’ye geldim, sendika falan istemem” dedi ve baskılar başladı. Çalışma koşullarımız o kadar zor ve tehlikeliydi ki, makine arızası yüzünden parmakları kopan arkadaşımıza, patron yalancı iki şahit bulup, iş kazası raporu alıyordu. Elimizden hiçbir şey gelmiyordu. 2006 15-Mart’ta greve başladık. Bugün 682. gün. İşveren 2006 Ağustos’ta yasal olmayan toplu iş çıkışı yaptı. Direnişimiz sonucu geri almak zorunda kaldı.

   Novamed’li kadın işçilerin aksine, grevimiz daha uzun süre ve halen devam etmekteyken; siyasi partilerden, kadın örgütlerinden, hatta Mersin Büyükşehir Belediyesi’nden bile destek alamadık. Çukurova’da eylem yapıyoruz. Fabrikadan Mersin’e 22 km. yürüdük. Sesimizi duyurmaya çalıştık. Bu süreçte tek dayanağımız sendikamızdı. Süreç uzayınca işçilerin umutlarında düşme oldu. Patron fason mallara SCT damgası vurup piyasaya sürmeye devam ediyor, bizi umursamıyor. Destek bekliyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

   Son olarak Petrol-iş sendikasından Avukat Serpil Aksakal söz aldı. Yine Novamed grevine dönerek: “İşvereni masaya oturtan grev sürecinde ki üretim düşüklüğü değildi. Kadına yapılan davranışların kamuoyunda yankılanması ve kadın örgütlerinin olayı sahiplenişi idi.Çünkü günümüzde işsizliğin çoğalması nedeniyle, işçinin üretimden gelen gücü azalıyor. Formel yani ücretli çalışmak ve sendikalı işçilik artık ayrıcalıklı oluyor.

   Toplu sözleşme sonucu çok iyi bir ekonomik gelişme sağlayamadık. Ama en azından Petrol-iş sendikası, çalışma koşullarının kanuna uygunluğu açısından, artık denetim hakkına sahip oldu” dedi.

   Panelin bitiminden sonra, konuşmacı arkadaşlarla iletişime girdik, telefon numaralarımızı aldık. SHP KADIN MECLİSİ olarak, kadın platformları ve halen grevde olan kadın işçilerimizle her türlü dayanışmaya hazır olduğumuzu bildirdik.  

    

 

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: BİZ GREV GÖZCÜSÜ DEĞİL, ONURUMUZUN ... ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right