left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow Erol Soysever (Em.J.Pilot Bnb) arrow NEZ...
Friday, 25 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
NEZ... Yazdır E-posta
Yazar Erol SOYSEVER Em.J.Pilot Bnb   
Monday, 26 November 2007
 
                                                           NEZ...
 
   YOKSUNUZ SİZ BU KUMSALDA
   BİZ BİZEYİZ AKKUYU' DA
   NE KARARLAR ALIYORSUNUZ
   BİZSİZ SİZ ANKARA' DA?..
 
 
   Son Ecevit Hükümeti döneminde Mersin Akkuyu' da yapımı gündeme gelen nükleer santral için açılan ihale, kamuoyunun baskısıyla Ecevit tarafından ortadan kaldırılmak zorunda kalınmıştı. Bu duruma çok sinirlenen Başbakan Yardımcısı ve büyük(!) devlet adamı Mesut Yılmaz şöyle buyurmuşlardı: "İhaleye katılan şirketlere tazminat ödenmesi gerekir!.."
 
   İhale sonuçlanır da bir şirkete verildikten sonra ihale geçersiz kılınırsa, o zaman bir tazminat söz konusu olabilirdi. Oysa bu durumda, ihale başlangıç aşamasında ortadan kaldırılmış  ve ihale hiçbir şirkete verilmemişti. Bu tazminat istemi de nereden çıkıyordu? Yoksa rüşvetler peşin alınmıştı da, kaygılanma bundan mı kaynaklanıyordu acaba?...
 
   Başlıktaki NEZ, bir hafif müzik şarkıcısının değil, "Nükleer Enerjinin Zararları" nın baş harfleridir. Bu bölümde NEZ ile nükleer enerjinin gereksizliği üzerinde yalın olarak kısaca durmaya çalışacağız.
 
   On yıllardır söylenir durur "Nükleer santral kurmazsak, ülkemiz elektriksiz kalacak." diye. Bunca yıl geçti nükleer santralimiz yok, ama elektriğimiz hâlâ var !..
 
   Bilindiği gibi uzayda yayılan enerji, radyasyon olarak adlandırılıyor. Çevrenin bir parçası olan radyasyon, maddeleri oluşturan atomlardan geliyor. Radyasyonun bilinen örnekleri, güneşten dünyaya gelen ışık ve ısı ile X ışını ve radyo dalgaları vb. gibi...
 
 
   NEZ' den birkaç önemli noktayı petrol-jeoloji yüksek mühendisi Tufan Erdoğan' ın açıklamaları ışığında aşağıya aldık:
 
1. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA)' na göre Çernobil felâketinde olduğu gibi, her 2.5 yılda bir reaktör çekirdeği erimesi olasılığı bulunuyor.
 
2. Yapım, işletme, depolama ve söküm maliyetinin oldukça yüksek olması nedeniyle ölü teknoloji olarak adlandırılıyor. Bu yüzden Fransa dışında 14 OECD ülkesi nükleer programını durdurdu.
 
3. Ülkelerinde işsiz kalan Batılı şirketler, kendi hükümetlerinin maddi ve politik destekleriyle gelişmekte olan ülkelere tezgâh açtılar.
 
4. Amerikan Westinghouse Şirketi, ABD' de toplam 54 reaktör kurdu. Bunlar bütçelerini %432 oranında aştılar ve yine ortalama 5.3 yıl gecikmeyle tamamlanabildiler. Kuruluşu sorunlu olan nükleer enerji santrallerinin sökümü çok daha sorunludur. Sökülen bir santralin yaklaşık maliyeti 3 milyar dolardır.
 
5.Nükleer, yüksek teknoloji olarak gösterilse de eskimiş teknolojidir. Son 50-55 yıldır önemli bir gelişme yok. ABD' de güneş enerjisi için ayrılan her 17.6 bin dolarlık ar-ge harcamasına karşılık, nükleer ve kömür için toplam yalnızca 5 cent harcanıyor.
 
6. Uranyumun cevherden yakıt çubuklarına ya da elemanlarına dönüşmesi için geçen tüm evrelerde kullanılan teknoloji, hem çevreyi büyük ölçüde kirletiyor, hem de çok maliyetli oluyor. Bin megavatlık bir santralin her yıl yenilemek zorunda olduğu 67 yakıt çubuğunu doğaya ve insanlara zarar vermeden, binlerce yıl saklayabilmek için hiçbir yöntem yok. 
 
7. Nehirlere, göllere, denizlere boşaltılan suların yalnızca birkaç saniye radyoaktif kaldığı ve sonrasında arınmış, tehlikesiz olduğu savı, doğru değildir. Söz konusu soğutma suları, doğal alanlara boşalmadan önce,içinden geçtiği reaktör ve yüzlerce metrelik borulardan radyoaktif kurşun, krom, kobalt parçacıklarını da bünyesine katıyor.Bunların radyoaktifliği yıllarca sürüyor.
 
8. Bu santrallerin kurulu oldukları alanlarda, 1945' ten beri çocukların diş ve kemiklerinde kesinlikle bulunmaması gereken Stronsiyum-90, kaslarında Sezyum-137 ve tiroitlerinde ise İyodin-131 bulunmaya başlandı. 50 Yaş altı kadınlarda meme kanseri nicel olarak, kontrolden çıkacak kadar arttı...
                                                                    
9. Nükleer santrallerin atıkları için dünyada hâlâ sürekli depolama alanları kurulamıyorken, bu atıklar binlerce belki de milyonlarca yılda yok olmazken, Çernobil' deki kazada olduğu gibi, olası bir kaza ya da sızıntıda can kaybı ve geniş bir çevrenin etkilenmesi söz konusuyken; bu santrallerin bakım ve güvenlik maliyeti, kuruluş maliyetini aşıyorken, bu santrallerin bilimsel olarak savunulabilir bir yanı yoktur...
 
   Şimdi de nükleer enerjinin gereksizliğinden birkaç nokta üzrinde duralım:
 
1. ABD' de kilovat/saatte suda yarım cent, doğalgazda 3,4 cent, rüzgarda 5 cent' lik elektrik üretim harcamasına karşılık, nükleer reaktörün elektrik maliyeti 9 cent' i  buluyor.
 
2. Türkiye' nin elektrik enerjisi gereksinimini rüzgârdan ve güneşten sağlayacak kadar gizilgücü(potansiyel) var. ABD' de bir milyon, Avrupa' da 500 bin çatı, güneş enerjisi kullandığına göre, ülkemizde bu sistemden çok daha fazla yararlanma olanağı ve şansımız vardır.      
 
3. Bir de şu noktayı belirtmekte yarar görüyoruz. Şu andaki enerji ulaşım hatlarındaki eskimiş ve yıpranmış malzemelerin değiştirilmesi durumunda, sistemden kaynaklanan elektrik kaçakları da önlenebilir. Bunun maliyeti de nükleer santrale harcanacak paranın belki de milyonda biridir.
 
Atom Enerjisi kurumlarının görevi, nükleer enerjinin salt çok iyi olduğunu söylemek değil, nükleer enerjiyle ilgili sorunlar ve bu konuda yapacağı denetimlerdir. Yoksa TAEK' in eski başkanı A. Yüksel Özemre gibi çıkıp da  "Benim zavallı halkım ne anlar radyasyondan!.." ya da Akkuyu' nun 25 km. güneyinden fay hattı geçtiği için orasının uygun olmadığına dair kendisine sunulan raporu kastederek "O rapor vız gelir, tırıs gider!.." gibilerinden bilim, ahlâk ve mantık dışı lafları, açıklama adı altında yapmaları onların görev sorumluluğuyla bağdaşmaz. Bu tür gülünç ve trajik açıklamaları Çernobil olayından sonra o dönemin yöneticileri de yapmıştı. Örneğin, Ticaret Bakanı Cahit Aral(nam-ı diğer Amerikan Cahit) "Biraz radyasyon iyidir. Bakın bu çayı içiyorum, bana bir şey olmuyor." Sadrazam Turgut Özal  "Radyasyonlu çay daha lezzetli olur." Büyük ve bilge(!) insanımız Kenan Evren  "Radyasyon kemiklere yararlıdır. Ama ben çay tiryakisi olmadığım için, ıhlamur içiyorum!.."
 
Evet dostlar,  NÜKLEER SANTRALE KARŞI ÇIKALIM. GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM
                                                  HEMEN  ŞİMDİ.
                           ÇÜNKÜ    YARIN     ÇOK     GEÇ     OLACAK !..
 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar
KAleminize sağlık.Paylaştığınız için teşekkürler
Gönderen ismail yenigün on Saturday, 27 March 2010 at 10:53


 1 
Sayfa 1 / 1 ( 1 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: NEZ... ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right