|
Emin Çölaşan, kendince eski cumhurbaşkanı sayın Sezer' e, güya küçültme amacıyla "Ahmet Bey!" diye sesleniyordu. Gerekçesi de hayli ilginçti. Çölaşan' a göre Sayın Sezer, Ecevit Hükümeti döneminde olaylara hep hukukçu gözüyle bakıyormuş, oysa biraz politik davranmalıydı... Çölaşan, her şeyin başının hukuk olduğunu göz ardı ediyordu. Öyle ki Bergama' da siyanürle altın madeni işleten Normandy Şirketi' nin yargı kararına karşın, etkinliğini sürdürmesini destekleyen bir yazı yazmaktan da çekinmemişti bu dürüst gazeteci. Ecevit de yargı kararına karşın, o şirketin çalışmasını sürdürmesi için bir hükümet kararı çıkartmıştı. Bu karar, bir kararname değildi. Çünkü Cumhurbaşkanı' nın imzası ve onayı yoktu. Dolayısıyla da Resmi Gazete' de yayımlanmamıştı. Hukukun üstünlüğünü koruyacaklarına TBMM' de namus ve şerefleri üzerine ant içen bu dürüst Ecevit ve avenesiyle Çölaşan aynı kaba idrarlarını yapıyorlardı !.. Bay Çölaşan Hürriyet' te yazarken onun bunun yolsuzluklarıyla uğraşacağına, kendi patronunun servetinin kaynağını araştırsaydı ya. Malûm, kendisi çok cesur ve araştırmacı bir gazetecidir de ! Aydın Doğan için, kamuoyunda bir büyük holdingin medyadaki uzantısı olduğu ve servetini o holding sayesinde elde ettiği söyleniyor. Çölaşan' a geçen yıl bir elmek gönderip, bu araştırmayı yapıp yapamayacağını sormuştum. Hâlâ bir yanıt yok bu cesur gazeteciden... Çölaşan için bazıları; "muhalif yazar", "cesur kalem" gibi birtakım payeler veriyorlar. Evet, Çölaşan muhalif bir yazardır, ama kime karşı ? Serbest gazeteci arkadaşımız Rahmi Yıldırım' ın saptadığı gibi, düzenin birtakım efendilerinin rakiplerine muhalifti. Ertuğrul Özkök gibi bir sermaye yalakasının yayın yönetmeni olduğu sermaye yanlısı bir gazetede ne işi vardı bu "harika" gazetecinin ? Herhalde orada aldığı mübarek yeşili ABD dolarları çok tatlı geliyordu. Kendisini dürüst olarak niteleyen bir gazeteci, böyle bir "gazete"de mi yazmalıydı ? Kitabının adını da yiğit devrimci ve gerçek bir gazeteci olan Uğur Mumcu' nun destansı şiirinden almış. Bana bak Çölaşan ! Sen kim Uğur Mumcu kim ? Sen O' nun ve sayın Ahmet Necdet Sezer' in tırnaklarının kiri bile olabilir misin ? Uğur Mumcu yaşamı boyunca hiçbir yazısı için yalanlama(tekzip) almadı. Oysa senin aldığın yalanlamaların haddi hesabı yok. Niçin ? Çünkü Mumcu, yazacağı konuyu en ince ayrıntısına dek inceler ve elinde de tapu gibi belgelerle yazısını yayınlardı. Sen nasıl yazıyordun ? Senin "minik kuşun"nun getirdiklerini doğru dürüst incelemeden ve de değerlendirmeden hemen yayınlıyordun. Sonra da bol bol yalanlamalar geliyordu. Sen Uğur Mumcu gibi devrimcilere öykünmeyi bırak. Kendi kafandakilere takıl. Hemen bir boyalı gazete bul ve dedikoduya benzer yazılarını sürdürmeye başla... |