|
Vikipedi, özgür ansiklopedisinden:
Neo ile aşağıdakilerden biri kastedilmiş olabilir: • Neo-, "yeni" anlamına gelen ön ek. • Neo (The Matrix), Matrix serisinin başkahramanı. • Neo (dergi), anime, manga dergisi. ÖRNEK NEO-DANGALAK Ne aydınlanması yahu? Tarih: 13.06.2005 Engin Ardıç-Akşam
Genelgeçer görüş, Türkiye'nin cumhuriyet dönemiyle birlikte bir 'aydınlanma çağına' girdiği şeklindedir. Aydınlanma çağı, on sekizinci yüzyıl Avrupa'sının dine sırtını dönmüş, 'bilimi yeni keşfetmiş' ve bunun keyfine varmış dönemidir ve Fransız Devrimi'yle de artık 'pekiştiği' kabul edilir.
Bu gelişme bir yandan 'bağımsız yazarlar ve feylesoflar' eliyle yürütülmüş (Diderot, D'Alembert, şu bu), bir yandan 'despot ama iyi niyetli ve aydınlanmacı krallar' da görülmüştür (Prusya Kralı Büyük Friedrich)...
Yani ille de bir cumhuriyet fikrine bağlı değildir. Öyle olsaydı, bugün İngiltere dünyanın en geri ülkelerinden biri sayılmalıydı!
Türkiye'nin de Atatürk döneminde böyle bir çağa 'nihayet' adım attığı düşünülmektedir.
Çünkü efendim, işte 'tekkeler ve zaviyeler' kapatılmıştır, falan.
Oysa, İstanbul Üniversitesi'ne dönüştürülen Darülfünun bir Osmanlı kurumuydu ve gerek bu sivil okuldan, gerekse Gülhane'deki Askeri Tıbbiye'den mezun olan doktorlar herhalde üfürükle hasta bakmıyorlar, muska değil de reçete yazmak için rejimin değişmesini beklemiyorlardı!
Bu dönem, günümüzün Neo-İttihatçı'ları tarafından da bir 'asr-ı saadet' gibi algılanır.
Sevgili yazarımız "günümüzün neo-ittihatçıları" deyimini kullanıyor.İttihatçı atalarımızın yeni sürümüne NEO diyor. Tarzanca bir deyim olan neo-ittihatçılar kelimesini yeni ittihatçılar yerine kullanıyor. Atalarımız zamanında da dangalak yazarlar vardı. Bizde zamanımızdaki benzer yazarlara modaya uyarak neo-dangalak diyelim. Bugünü anlamak için dünü anlamamız gerekir. Bu yaklaşıma NEO-DÜN denir. Yarına NEOER- DÜN,Daha öte zamanda yaşanacaklara da NEOEST- DÜN diyebilirmiyiz." Tarzan"cama uygun yazdım. Tabi ki tartışabilinir. Bu konuda Demir Küçükaydın'ın, Yalçın Küçük'ün ve Fikret Başkaya'nın katkılarını bekliyorum.
Neo Örnek
NEO-BANK “Neo”, kazandırıyor! Bol Bol chip-paraNeo ile alışveriş yapın, kazanın!eo ile Axess üye işyerlerinde yaptığınız alışveriş işlemlerinden chip-para kazanabilirsiniz. 1 chip-para = 1 YTL değerindedir. Kazandığınız chip-paraların bir kısmını ya da tamamını dilediğiniz zaman, dilediğiniz Axess üye işyerlerinde anında harcayabilir ve bedava alışveriş yapabilirsiniz.
Neo ile hayat şimdi çok daha kolay!
Sevdiklerinize de Neo
Akbank Şubeleri NEOER (Yeni Yeni)ÖRNEK NEOEST(En Yeni) GÖRÜŞME-NEO ÖCALAN
Abdullah Öcalan avukatları ile yaptığı görüşmede 'Biz toplumsal barış istiyoruz, ben savaşa siyaseten de ahlaken de karşıyım' dedi. Devletin kendisine baskı yaparak PKK'yi tasfiye etmeyi hesapladığını belirten Abdullah Öcalan, 'Ben nasıl PKK'ye 'silah bırakın, teslim olun' derim. Daha önce de söyledim, bir çözüm yolu olursa, tabii ki silah bırakılır' diye konuştu. PKK'ye ateşkes çağrısında bulunduğunu, ancak buna rağmen hiçbir adım atılmayarak operasyonlarla PKK'nin üzerine gidildiğini kaydeden Öcalan, çözüm için fırsat verilmediğinin altını çizdi. 20 günlük hücre cezasını 'yargısız infaz' olarak değerlendiren Öcalan, seçimler konusunda da 'Bizim Türkler ile bir sorunumuz yok. Demokratik işbirliği olabilir' dedi. Neo Sağlık Öcalan sağlık durumuna ilişkin şunları dile getirdi: 'Sağlık durumuma ilişkin hemen kısa bir açıklamada bulunmak istiyorum. Doktorlar boğazımdaki akıntının sinüzitten kaynaklandığını söylüyorlar. Bunun için ilaç verdiler. Kullanıyorum. Solunuma ilişkin ilaçlar. Kulağımdaki çınlama halen devam ediyor. Çınlama ve uğuldama var. Sadece sol kulağımda çınlama var. Neden kaynaklandığını bilmiyorum. Neden böyle oluyormuş öğrenmek gerekiyor. Son dönemlerde vücudumda mantar olduğunu söyledikleri şeyler çıktı. Karın bölgesinde, kasıklarımda ve omuzlarımda ben tarzı lekeler var. Vücudumun değişik yerlerinde var. Vücudumda 7-8 yerde var. Bu benler ve vücudumdaki kaşıntılar için bana sprey verdiler. Şu anda onu kullanıyorum. Kullanınca kaşıntı azalıyor, spreyin etkisi geçince tekrar eski hale geliyor. Özellikle havayla temas edince ortaya çıkıyor.' 'Avrupa'da sağlığıma ilişkin açlık grevi devam ediyormuş. Bu konu önemli ama bu durum tecrit çerçevesinde ele alınmalı, benim içinde bulunduğum koşullar bir bütün olarak ele alınmalıdır. Üzerimde uygulanan genel bir tecrit var. Böyle ele alınmalıdır' Neo Ceza Kendisine verilen 20 günlük hücre cezasını hatırlatan Öcalan, 'Hücre cezası meselesini AİHM'e götürmek gerekiyor' dedi. 'Hatta bir ihtiyati tedbir kararı aldırılmalıdır. Sadece AİHM değil, hukukla ilgili kurumlara da götürmek lazım' diyen Öcalan, şöyle konuştu: 'Burada yargısız infaz yapılıyor. Böyle giderse ne olacak? Benim durumumu uluslararası alana da taşınmalıdır. Kendi hukuki hakkımızı dahi artık kullanamıyoruz. Bu nasıl hukuktur! İnfaz yasasından kaynaklı haklarım var, onları dahi kullanamıyoruz. Ben 125 sayfa savunma hazırlamıştım. Bir sayfa da ekti, bana mektup verilmemesine ilişkindi. Bana gelen mektupların üzeri çiziliyor, karalanıyor.' Mektuplar karalanıyor No Sayın-No Hukuk
Öcalan kendisine gelen mektupların karalandığını belirterek, 'Sayın dedikleri için mektupları çiziyorlar, karalıyorlar. Tabii ki sayın diyecekler. Bana mektup verilmemesi, savunmamın alınması konusunda gerekli tüm hukuksal başvurular yapılmalı' diye konuştu. Yunanistan'daki davanın da açılması gerektiğini kaydeden Öcalan, bu konuda şu açıklamalarda bulundu: 'Yunanistan, Türkiye'ye teslim edilmemle benden yararlanmak istedi, Türk-Yunan ilişkilerini geliştirmek istedi. Aynı şekilde Rusya'da teslim edilmemden faydalanmak istedi, milyarlarca dolar kazandı. Savunmamda AB ile ilgili çarpıcı açıklamalar var. Türkiye'ye teslim edilmem de AB, Yunanistan, Rusya, Kenya hepsi hukuku çiğnemiştir.' Neo Savunma- No Rahatsızlık Yeni bir savunma yazdığını söyleyen Öcalan, savunmasına ilişkin şu bilgileri verdi: 'Bu savunmam sadece bizler için değil, aslında devlet için de önemli. Savunmamı son derece iyi yazdım. Görüşlerimi önemli derecede aktardım. Bir manifesto niteliğindedir. Bir kitap halinde basılabilir. Savunmam aynı zamanda teorik bir çerçevedir. Herhalde sol çevrelerde de epey rağbet görür. İ. Wallerstein, Bookchin gibi çözümlemeler yaptım ama Wallerstein daha çok tahlil yapıyor, ben ise hem tahlil ediyorum hem de çözüm önerileri sunuyorum. Çok acele yazdım. Toplumsal bir barış nasıl sağlanır, bu sorunun en iyi çözüm yolu nedir, bunları yazdım. Savunmamın bir nüshası devlete de gidiyordur herhalde. Bu savunmam devlet içinde epey tartışma yaratmıştır. Devlet içinde savaşı sürdürmek isteyenler var, hareket içerisinde de uzantıları var. Politikacılar ve bürokratların sorumluluğu var. Böylece savunmamla birçok durum açığa çıkarılıyor. Bu bazılarını zora sokabilir. Bu nedenle bazıları savunmamı vermek istemiyor olabilir. Savunmamda Özal'dan beri 14-15 yıldır barış ve diyalog sürecini anlattım, bu sürecin nasıl başarısız hale getirilmeye çalışıldığını anlattım. Çözüm önerilerini ve olasılıkları sekiz madde halinde çözüm olması halinde olabilecek gelişmeleri, olmaması halinde de olası gelişmeleri tek tek dile getirdim. Demokratik çözüm için adım atılması halinde gerillanın sınır dışına çıkarılması gündeme gelebilir, ama adım atılırsa. Yani ben tespitlerde bulunuyorum, sonrada çözüm yollarını öneriyorum, ama bu söylediklerimi talimat şeklinde algılıyorlar. Hayır, ben öngörüde bulunuyorum; böyle giderse şöyle olur ya da böyle olur diyorum. Benim savunmamdan rahatsızlık duymalarına gerek yok.' Neo savunma çıkış kapısı 'Bu onlar için de bir çıkış kapısıdır' diyen Öcalan, bu sorunu yıllardır çözmek istemediklerinin altını çizdi. Öcalan, 'Ben ulus-devlete karşıyım.
NEO Amerika-NOSOYKIRIM Çözüm istemeyenler devlet içinde azınlık bir gruptur' diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: 'Bunların zerre kadar Türklükle alakaları yoktur. Bunların içinde bazı Kürtler de var. Türk halkı Kürt halkının kıyımına kesinlikle razı değil. Bizim de Türklere düşmanlığımız yok. Nenem Havva Türkmendi, çok da vefakar bir kadındı. Bu grup ısrarla Kürtlere soykırım yapmak istiyor. Ermenilere ve Rumlara yaptıklarını Kürtlere de yapmak istiyorlar. Sorunu bu şekilde halletmek istiyorlar. Ermeni ve Rumlara yaptıklarınızı Kürtlere yapamazsınız. Kürtleri yok edemezsiniz. 25 milyonu nereye süreceksiniz! Güney'de gerekli bütün hazırlıklar yapılmış, Kürtler örgütlenmiş. Amerika Kürtlere her türlü silahı ve desteği vermiş, bunlar anlamıyorlar. Türkiye'yi büyük bir tuzağın içine çekiyorlar. Time gazetesi Türkiye'nin Güney'e girmesinin stratejik bir hata olacağını belirtmiş, çok doğru. Büyük hata olur. Sorun böyle çözülmez. NO TÜRK=NEO İTTİHATÇI=ÇERKEZLER+ARAPLAR+KÜRTLER+BALKAN KÖKENLİLER+SABETAYİSTLER Bu şekilde çözmek isteyenler en büyük zararı veriyor. Bunlar içerisinde Çerkezler var, Araplar, Kürtler, Balkan kökenliler, Sabetayistler var ki, bunlar en tehlikeli gruptur, ama Anadolu Türkü yok. Bunlar aynen Osmanlı'daki yeniçeri ocağı gibi Türk kökenli olmayanlardır. Bunlar zamanın İttihatçılarıdır, neo-ittihatçılardır.' NO SAVAŞ- Toplumsal barış istiyoruz Yıllardır büyük bir sabır ve olgunlukla çözüm ürettiklerini kaydeden Öcalan, 'Biz toplumsal barış istiyoruz. Ben barışa ilişkin görüşlerimi Demokratik Cumhuriyet teziyle dile getirdim. Barıştan bahsettiğim zaman 'Apo korkuyor' diyorlar, oyuna geliyor' diyorlar. Hayır, ben korkmuyorum, hiç kimsenin oyununa da gelmiyorum. Ben savaşa siyaseten de, ahlaken de karşıyım. Bunlar PKK'yi bitiremediler. Şimdi de Apo'ya baskı yaparsak, PKK'yi bitirebiliriz' diye düşünüyorlar. Bu şekilde bana PKK'yi tasfiye ettireceklerini düşünüyorlar. Ben nasıl PKK'ye silah bırakın, teslim olun' derim. Daha önce de söyledim, bir çözüm yolu olursa, tabii ki silah bırakılır, bu mesele değil. Ben PKK'ye ateşkes çağrısında bulundum, hiçbir adım atılmadı ve operasyonlarla PKK üzerine gidildi. Çözüm için fırsat da vermediler. Bir savaş için 400 milyar dolar harcadılar, 400 milyar dolar daha harcamak isteyenler olabilir' ifadelerini kullandı. NEO SEÇİM Öcalan, 'Bizim Türkler ile bir sorunumuz yok. Demokratik işbirliği olabilir' diyerek Kürt adayların seçimlere bağımsız gitmesi hakkında görüşlerini şöyle dile getirdi: 'Bundan sonra bir parti çatısı altında her halde giremiyorlar sanırım. Seçimde Kadının da olması önemli. Ancak her tarafta iş yapabilecek, yetenekli insanların aday olmalarına dikkat edilmelidir. Her halde bölgede 40 milletvekili seçilebilir. Batıdaki demokrat adaylarla birlikte bu sayı çoğaltılabilir.' NEO KİTAP Öcalan kendisine avukatları tarafından ulaştırılan kitapları aldığını söyleyerek 'Kitaplar geliyor. Şirket kitabını aldım. TÜBİTAK yayınlarından bazı güzel kitaplar var getirirsiniz. Işık Evreni isimli kitabı istemiştim. Ayrıca Modern İnsanın Doğuşu adlı kitabı getirebilirsiniz. Daha önce Bitkilerin Kısa Tarihi adlı kitabı getirmiştiniz, şimdi de Hayvanların Kısa Tarihi adlı kitabı getirebilirsiniz. Çok kişiden bana mektup geliyor. Cevap yazamıyorum. Herkese selamlarımı iletiyorum.' dedi. KIZILELMA= NOTÜRK Öcalan, son dönemlerde Türkiye'de art arda yapılan 'cumhuriyet' mitinglerine dikkat çekerek, bunların Kızıl Elmacı denilen gruplar olduğunu ifade etti: 'Son dönemde bir çok cumhuriyet mitingleri düzenleniyormuş. Bunlar Kızıl Elmacı denen gruplardır. Bunların çoğu Türk değil, Türklükle zerre kadar alakaları yok. Bunlara neo-ittihatçı demiştim. Bunlar sivil bürokratlar ve çıkar peşinde olan bazı politikacılardır.
NEO-ETHEM=TALAT AYDEMİR Savunmam da bunları geniş olarak açıkladım. Biliyorsunuz bunlar Kurtuluş Savaşı'nda da etkindiler. Hatta Çerkes Ethem yandaşlarıyla Ankara'ya gelip meclise baskın bile yapmıştı. Hatta Mustafa Kemal için O buraya gelirse, onu yok ederim' diyordu. Bunların sayıları çok azdır, ama çok örgütlüler. Talat Aydemir de darbe yapmaya kalkışmıştı. İsmet İnönü o zaman bunlar için 'Kurtuluş Savaşı'nda da başımıza bela oldular, halen de bela olmaya devam ediyor. Bunlardan kurtulamadık' demiştir. Bunlar çok azdır, ama örgütlü ve darbecidirler. KILAVUZU KARGA OLANIN NEO-BURNU NEO-BOKTAN ÇIKMAZ
Mustafa Kemal'in anlayışı biraz farklıdır. M. Kemal başta Kürtlerle ittifak yaptı. Düyun-u Umumiye'yi kaldırdı, Kurtuluş Savaşı'nı kimseden para almadan yürüttü. Bana cezaevinden gelen bir mektupta belirtiliyor; M. Kemal'in çevresini ittihatçılar sarmış, adeta M. Kemal'i etkisiz kılmışlar. Onu boğmaya çalışıyorlar. O zaman da bir grup çözüm istemiyor ve Kürtlerin üzerine çok gidiyorlar. Hatta daha sonraları birisi Kılıç Ali'ye acaba şiddette çok mu ileri gittik diye bir cümle sarf etmiş. Mustafa Kemal'e ittihatçılar İzmir'de ve başka yerlerde suikast düzenlediler. Ömer Lütfi Mete ve Mahir Kaynak kitaplarında bunları belirtiyor, doğru tespitleri var. Mümtazer Türköne de bu konuda önemli tespitlerde bulunuyor. Bu önemlidir, çünkü kendisi milliyetçidir. Ben Nihal Atsız onları da okudum. Atsız kültür milliyetçisidir, 80 yıl yaşamış bunun kırk yılını cezaevinde geçirmiştir. NEO-ENVER=NO-TURK=ARAPLAR+KÜRTLER+ÇERKEZLER+BALKAN KÖKENLİLER
Şimdiki neo-ittihatçılar günümüzdeki Envercilerdir. Bunlar devlet merkezini ele geçirmiş, elde ettikleri konumu ve rantı paylaşmak istemiyorlar. Bunlar sivil bürokratlar ve birkaç politikacıdır. Halkın bunları bilmesi lazım. Bu neu-ittihatçıların içinde Türk olmayan tüm unsurlar ağırlıktadır. Bunlar Araplar, Kürtler, Çerkezler, Balkan kökenlilerdir. Bunların Türklükle alakası yok. Anadolu halkı düşmanlık yapmaz. Bizim de kimseye düşmanlığımız yok. Bahsettiğim durumu Avni Özgürel de dile getiriyor, biliyor.'
TARİH SANA UYMUYORSA SEN TARİHİ KENDİNE UYDUR Avni Özgürel Kaynaklı 27 Mayıs sonrası Talat Aydemir liderliğindeği askeri hareketleri Çerkes Hareketi olarak gösterme çabaları yaygınlaşmaya başlamıştır. Babam Fethi GÜRCAn'ıda çerkes yapmaya çalışmışlardır.. Avni Özgürel in bir dergiye verdiği açıklamalar tarafımca yalanlanmıştır. Babam çerkes değildir. Çerkes olsaydık gururla söylerdik. Türkmeniz. Ama öncelikle insanız. Ezilenlerin yanındayız. Neo-dangalak değiliz. Sınıf pusulasından yoksunlar tarihi olayları böyle çarptırırlar.Nerdeyse atılan 1500 Harbiyeliyi çerkes olarak göstereceklerdir
İttihatçı atalarımızla gurur duyuyoruz. Hataları sevaplarıyla bizim devrimci geleneğimizdir. Meşrutiyetin kurulmasında istiklal savaşında Cumhuıriyetin kurulmasında anadoluda yaşıyan herkesle kürt türk çerkes demeden kanları canları pahasına yer almışlardır. Padişahlık rejimini demokrasi ,onu yıkan ittihatçıları tu kaka diyen kafalar neo dangalak kafalardır. Anadolu topraklarını değneksin sanmasınlar. Onların torunları onların devrimci geleneklerini sosyalizme taşıma kararındadır ve inancındadır. Türkiye'de söz söylemek istiyen tarihini bilmek ve elinde sınıf pusulasını tutmak zorundaYoksa Tarih çöplüğünde yerlerini alırlar |