left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow Cavit Özbir arrow AİHM Kararları Ve Bu Günkü Politika
Friday, 25 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
AİHM Kararları Ve Bu Günkü Politika Yazdır E-posta
Yazar Cavit Özbir   
Friday, 13 May 2005

AİHM kararları ülkemizdeki toplumsal barış adına önemli bir adımdır. Geçmişteki provokasyonlara benzer kaşımalara karşı da önemli bir yanıt olmalıdır. Bu bağlamda bu kararları sükunet ve sağ duyuyla karşılayıp, ilkel milliyetçi tavırla yaklaşmamak gerektiği konusunda toplumun her kesimi hemfikir olmalıdır ki ucuz politikalara pirim verilmesin.

AİHM kararları, AB çerçevesinde, Türkiye’nin altına imza attığı bir dizi uluslar arası (ekonomik, siyasi vb.) anlaşmaların ürünüdür. Türkiye Cumhuriyetini dünyadan ve AB den soyutlamak mümkün değildir. Devletin tüm kurumlarının bu sisteme ayak uydurması zorunluluktur.

Şunu da ayrıca belirtmek isterim ki : AB kriterleri kolay elde edilmiş haklar değildir. Uzun yıllardır yürütülmüş olan emek eksenli mücadelelerin ürünüdür. Avrupa burjuvazisi Tanzimattan bu yana yarı sömürgeleştirdiği ülkemizi, sermaye gücü ile ıslah etme yöntemini hayata geçirmiştir. Bu gün de Avrupa egemen sınıfları, geçmişteki dayatması gibi ülkemizi çağdaşlaştırmaya ve demokratikleşmeye ve de refaha kavuşturmaya meraklı değildir. Sömürü düzenlerini gizlemek kendi hegemonyalarını sürdürmek esas amaçlarıdır.

Abdullah Öcalan eksenli yapılan politikalar, yukarıda belirttiğim ana başlıklar göz ardı edilirse sığ ve dar alanda kalır. Öcalan’ın da şu ana kadar yaptığı açıklamalar etrafında yaratılan siyasi havadan ve politikalardan hoşnut olmadığı son avukat konuşma notlarından da anlaşılmaktadır. Bu güne kadar DTH ve diğer yapılanmalarda gerekli işlevlerini gerçekleştirmekten uzaktırlar. Yapılan politikalarda ülkenin gerçek dinamikleri göz önüne alınmamıştır ve geliştirilememiştir.

Anladığım şudur ki : DTH hareketi yalnızca AİHM kararlarına endeksli bir zamanlama içinde oyalandırılmıştır. Gelişen Kürt demokratik hareketini bu anlamda yönlendirmiş ve pasifize etmiştir. Bu bence anlaşılmazdır. Benim öğrendiğim kadarıyla demokratik hareketler toplumsal, ekonomik ve sosyal politikalar genel olarak barış üzerine inşa edilir. Bekleyelim görelim politikaları ancak var olan iyi niyetli unsurları yılgınlığa götürür. Türkiye’nin ihtiyacı ise eşit ve özgür yurttaşlık temelinde Kürtlerin ve Türklerin birlikte örgütlenip mücadele etmeleridir.

Abdullah Öcalan’ın da belirttiği gibi önümüzdeki görev Demokratik Cumhuriyet projesinin içi doldurularak misak-ı milli sınırları içinde, hayatın her alanında tartışmak ve projeyi siyasi ve sivil platformlara taşımaktır. Bunu hayata geçirmenin yolu da tarihsel geçmişi “1919 – 23” iyi bilmek ve görmekten geçer. Avukat notlarında da söylediği gibi çalışmalar bu şekilde devam ettiği sürece başarısızlıkla sonuçlanabileceği ama bunun vebalinin Kürt ve Türk halkına değil başarısız kalmış aydınlara çıkacağı kesindir.

Zaman geçirmeden Türk ve Kürt aydınlarını ve demokratlarını yeni bir platformda, emir – komuta sistemi oluşturmadan, biri diğerini yok saymadan, güven çerçevesinde çağrılar yapılmalıdır. Bu çağrılar hiçbir ön koşul koymadan Demokratik Cumhuriyet Projesi çerçevesinde olmalıdır. Bu tarihi fırsatı heba etmemek gerektiğini düşünüyorum.

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: AİHM Kararları Ve Bu Günkü Politika ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right