|
Katılım muhteşemdi. Bir bardak su misali kendi içinde fırtınalar yaratan "sol" mitingi dışından kurumca seyretmeyi açıklıyan bildiriler yaptı. Ama bu kararı alan örgütlerin bir kısım yöneticileri ve üyeleri mitingte yerleri aldılar.
Neden böyle ikiyüzlüyüz? Teorisi başka pratiği başka insanlarız.?
İnandığı gibi davranmayan iki yüzlü yaratıklarız?
Bağımsızlık sembolümüz bayrağımızı taşımaktan görmekten çekinen ,davranışımızı "aman ne derler diye " başkalarına göre ayarlıyan ne biçim mahluklarız.
İlk bağımsızlık savaşımızı veren Mustafa Kemal Atatürk'ün adını almaktan neden 1980 sonrası "sol" utanmaktadır. Onun yerini "emeğin avrupası" nı koymaları nedendir? Bu yalpalanma nedendir?
1980 yenilgisi sonrası bir kısım arkadaşlarımız tüm değerlerini yitirerek AB ye altlık oldular. Onların bayrağına taparak demokrasi dilenciliğine dönüştüler.
Mustafa Kemal'e ve bayrağımıza saygıyı yitirdiler.
Sınıf pusalasını yitirdiler.
İki gerici unsurla bütünleştiler.
Dr Hikmet Kıvılcımlı'nın Doğu gericiliği diye tanımladığı tefeci-bezirgan sermayenin görünümde temsilcisi AKP ile
Dr Hikmet Kıvılcımlı'nın Batı gericiliği diye tanımladığı emperyalist sermaye ile.
Onların verdiği demokrasi ve fonlar yeterde artardı.
Onların dışı ırkçıydı, şovenisti cuntacıydı.
Uyurgezer olmuşlardı. Onun felsefesini ciltler dolusu yazıyorlardı. Kendi yazdıklarına kendileri inanmıyordu.
Kitleden kopup gittiler.
Yüksel caddesinden basın açıklamaları yaparak kitlelere ulaşmayı düşündüler. Kendilerini seyreden simitçileri ve çevik kuvvet polisleri "bilinç"lendirdiler.
Yüksel caddesi onların mücadele alanıydı Tandoğan'dan kaçındılar.
Altüstlükler kimsenin keyfine göre hareket etmez. Önemli olan bunları görmek sancısız yönlendirebilmek için çaba harcamaktır.. Tabi ki kendine devrimci diyorsan. Geçmişine hata ve sevaplarıyla sahip olup ,ders çıkartıp ileri yürürsen
|