left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow P - Z arrow Bahtiyar Gerboğa arrow Kur'an a İhanet - 1 -
Friday, 25 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Kur'an a İhanet - 1 - Yazdır E-posta
Yazar Bahtiyar Gerboğa   
Monday, 11 April 2005

Kaynağa ulaşmak, kaynaktan faydalanmak çok zor mudur ? Ulaştıktan sonra kaynağı başkalarına yorumlayarak anlatmak yerine onları kaynağa yönlendirmek ne kaybettirir. Neden kaynağa giden yol zorlaştırılmış ve kaynak tabulaştırılarak ulaşılmaz hale getirilmiştir. Kuran "OKU" diye öğüt vermiyor mu ? Yoksa bu öğüdü sadece Hz. Muhammet için mi veriyor? Günümüzde tek bir Kur'an için bu anlam karmaşası neden. Ne için İHANET EDİLİYOR KUR'AN A. Nasıl çıkıyor şifreler, ebcet hesapları ve Kur'an nasıl bilinmezlik çemberinin tam ortasına konuluyor. Nasıl gelecekten haberler veren fal kitabına dönüştürülüyor. Bunların cevaplarını bulabilmek için 1500 yıl öncesi dünyaya şöyle bir bakmak lazım.

Skolastik dönemin tam ortasında insanlık tarihi. Derebeyleri ve Engizisyonun zulmüyle derin bir ezilmişlik yaşıyor Avrupa. Egemen sınıflar bilimi tamamen yok sayıyor, kitaplar yakılıyor, okuyanlar ve bir adım ileri gitmek isteyenler çeşitli sebeplerle tutuklanıp engizisyonda yargılanarak yakılıyor veya başlarından oluyorlar. Halklar ezilmelerine rağmen kafalarının üzerinde sallanan kılıç ve kilisenin baskısıyla baş kaldıramıyor. Edebiyat saraylarda, şatolarda ve kiliselerde gizlenmiş sınırları dışına çıkamıyor. Yoğun bir sömürü, yoğun bir baskı var köylü ve fakir halkın üzerinde. Halk cahil bırakılmaya çalışılıyor, halk fakir, halk ezik.

Doğuda da durum pek farklı değil. Batıdan ayrılan en önemli özelliklerden biri edebiyat halkın malı ama bilim ve bilimin gücü egemen güçler tarafından burada tutuluyor Orta doğu ve doğuda birkaç devlet yapısı olmasına rağmen Arap yarımadasında kabile düzeni hüküm sürmekte. Okuma yazma oranı %3 ler civarında. Şehirlerde konuşlanan kabileler ticaretle uğraşıyor, dolayısıyla zengin. Kurak çöl bölgelerde konuşlanan kabileler yaşamlarını hayvancılıkla sürdürmeye çalışıyorlar. Bu kabileler varlıklarını ve özgürlüklerini ya aralarında yaptıkları savaşlarda kaybediyor yada borç aldıkları tefecilerin faizlerini ödeyemeyip, mallarını ve özgürlüklerini bu tefecilere vermek zorunda kalıyorlardı. Kölecilik ve köleleştirmenin bir gelenek olduğu, kul hakkının hiçe sayıldığı, kadının toplumda bir maldan, alınıp satılan bir hayvandan farksız olduğu ve hiçbir hakkının olmadığı bir dönem.

İşte bu dönemde kolektif bir yaşamı vurgulayan, tek tanrı bilincini güçlendiren, adaletçi, halkçı, özgürlükçü Kuran indirilmeye başlıyordu. Bu insancıl kitap skolastik orijinal medeniyetlerin sonunu, "modern sosyal devrimler çağının" açılmasını müjdeliyordu.

Kur'an m indirilmesi tamamlandığında tüm dünyaya yayılmaya başlayacak olan sosyal devrim de start almıştır. Kuran artık ezilen halkların manifestosu haline gelmiş, kulaktan kulağa, dilden dile yayılmaya başlamıştır. Arkasında büyük kitleleri sürükleyen bir güçtür artık. Hz. Muhammed'in ölümünden sonra oy birliği ile Hz. Ebubekir bu gücün koruyucusu ve halife seçildi. Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali de bu göreve seçilerek geldiler. Dört halifeler döneminde de Kur'an önlenemez yayılmasını devam ettirdi. Bu halifeler döneminde Kur'an özellikle korunarak tek kaynak olarak alınmış Peygamberin vasiyeti gereği hadisler ön plana çıkarılmamış, hatta yazılan hadis metinleri yaktırılmıştır. Dini bir devlet yönetimi olarak görmeyip kendi din devletlerini kurmamışlardır. Büyüyen Kur'an ın gücü, İslam'ı bir bölümüyle kabullenmiş, devlet-aşiretlerin gözünü kamaştırmış, bu gücün muhafaza ve yönetimini ellerine geçirebilmek için harekete geçmeye başlamışlardır.

Muaviye bunların içinde başarıya ulaşan ilktir. Önce Hz. Ali'ye karşı savaş açmış 70 gün süren bu savaştan sonra istediğini elde edememiş olsa bile bölünmelerin başlamasına neden olmuştur. Amacına ulaşabilmek için Hz. Ali yi hain bir suikast sonucu öldürtmüş, oğullan Hasan ve Hüseyin'de aynı sebep uğruna katletmişlerdir.

Bunların sonrasında Halifeliği dolayısıyla bu gücü ellerine geçirdiler. 4 Halife döneminde Hadis nakillerinden dolayı azarlanan Ebu Hureyre ve Kaab b. Eşref gibiler Emeviler döneminde baş tacı edildiler. Emeviler Kur'an ı artık tek kaynak olarak görmüyorlardı. Hadisleri kendi çıkarları doğrultusunda düzenleyip gerçekliği tartışılan yeni hadislerle Kur'an ı ikinci plana itmeyi başardılar. Hatta Kur'an a çeşitli işaretler koyarak - ki sebebi Arapların dışındaki milletlerinde kolay okuyabilmesi idi -Arapların bile okuyabilmesini zorlaşırdılar. Hz. Muhammed ve 4 Halife zamanındaki yaşamın sadeliği, Emevi döneminde saray ihtişamlarına, gösterişe ve şölenlere dönüştürüldü. Dini liderliğin paraya ve güce çevrilmesi, Halifeliğin seçim geleneğinin bozularak aile içi saltanata dönüştürülüp balığın baştan kokması bu dönemdedir. Hadisler ilk kez bu dönemde yazdırılmaya başlamıştır.

Hz. Muhammed hiçbir Hadisi yazdırmamıştı Kur'an ın önüne geçebilir öngörüsüyle yaktırmıştı. Emeviler dönemine kadar başka hiçbir kaynak söz konusu değilken İslam'ın bu döneminde ana kaynak Hadisler olmuş, Hint ve Çin kültürlerinden bir takım hurafeler dinin içine bu dönemde girmiştir. Mezhepler bu dönemde çıkmaya başlamış, yaşanan dîn başkalaştırılmıştır.

Bundan böyle Kur'an vardır ama duvarlarda, başucumuzda yükseklere asılmış durumda, kapalı kutular ve örtülerin altına gizlenmiş bir tabu olarak kalmaya mahkum edilmiş. Ana kaynak olarak belirlenen ( gerçekliği tartışılan ) Hadisler ile, Kur'an a ve Peygambere ihanet edilmiştir. Var güçleriyle buna karşı çıkanlar Sünni gelenekleri gerekçe gösterilerek dinsizlik ve peygamber tanımazlıkla suçlanmış, kimileri hakkında ölüm kararları verilirken kimileri sürgün edilmiştir.

 

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: Kur'an a İhanet - 1 - ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right