Temelde Nazilerin sömurge amaclarinin benzeri biciminde, yeni bir sömurgecilik yöntemidir AB.
Avrupa kapitalist sistemlerinin elbirligi dahilinde, dunyaya hakim olmasi fikrinin, Önceleri Nazi Almanyasinin intellektuelleri tarafindan ortaya atildigi unutmuşluktan yada bilmemezlikten geliniyor. AB temelde Nazi almanyasinin 1949 lardan itibaren baslatmis olduğu Dünyaya hakim olama politikasinin tipik bir kopyasidir.Dolaysiyla liberalizmin dogurup, böyutup, insanin basina bir katliam makinasi olarak sardigi nazizmin basariya ulastiramamis oldugu
sömurgecilik projesinin devami olan kuresellesme girisimlerini, yeni Avrupali liderler her ne pahasina olursa olsun yerine getirip basarmak kararliligindalar. Yeni sömurgeciler, basta Avrupa capinda kapitalist gucbirligi biciminde sömuruyu hakim duruma getirip egemenliklerini hayata gecirmis olarak, gelecekte daha genis alanda ve dunyanin tumune hakim olmak amacindalar. Bu cabalar simdilerde basta Sosyal Demekratlar olamak uzre, Muhafazakar (konservativ) ve liberal cevrelerin,serbest rekabet ve serbest piyasa politikasi etrafinda anlasmis olarak, emegin kölelestirilip ucuz bir meta gibi, alinir satilir, dolastirilir, kiralanir, islerine gelmediginde kapinin disina terkedilebilir biciminde sistemlestirilip, tüm yönleriyle yeni sömürgeciliğe uygun bicimiyle oturtulmaya çalışılmaktadir. Neo-liberalizm taktik ve politikalariyla, tamamen ve tekbasina sermayenin egemenliginde ve belirledigi yöntemlerle devrede olacak sistem kurulmaya calisiliyor. Metod yeni olasada,sistem eskinin devamidir.
İlk başlarda Nazi Almanyasının maliye bakanı DR. Güstav Schlotter tarafından, 3.10.1940 yılında yapılan alman indüstri uzmanları (yada danışmanları) toplantısında gündeme getirilmiş ve küresel boyutta bir emperyalist proje olarak, Avrupalı devletlere önerilmiştir.(Grober beireat der Reichsgruppe insdistrie)
----------------------------------------------------- 1-DR. Schlotter: Iskandinav ve bati Avrupa, bu ülkelerin çogu zaten bizim işgalimiz altındadır. Ekonomik durum kötü bir durumdadır, hatta cökmek üzredir. Ama bu sistemler planlanma ve yönlendirilme biçimiyle bizimkine benzer( Kapitalist çıkarcı planlanma ve yönlendirilme kast edilmektedir.) bir prensip ve politikalarla yönlendirilmektedir. Dahası, bu ülkeleri bizler zaten bizimkiyle eslı biçimde ve karma halde yönlendirmekteyiz. Ora milletlerinin satın alma gücü aşağı yukarı bizimkine benzer, ya da aynı düzeydedir. Ya da bizden bir nebze iyicedir. Genel olarak sosyal ve ekonomik alanda bizimle uyum içerisinde bir bütünlük eşlemindedirler. Ayrica kültürel olarak, sivil hayat şekli ve irk olarakta bizimle köklü bir geçmişi ve ilişkileri vardir. Bu demektirki, bir bütün ekonomi, bir bütün piyasa, bir bütünlük içinde fiat ve pazar sistemi, bir gelir vede aylik ödemeler düzeni aramizda hepimiz yararina olarak gerklidir. Iskandinavyayla ve bati avrupa ülkeleriyle bir köklü baglantimiz ve işbirliğimiz zaten vardir. Bu ülkelerle aramizda olmasi gereken tek sey aslinda salt bir gümrük sistemi, birde ortak para ve döviz politikasidir. Bunlara dâhil olarak ayrica bir temel ekonomik sistem gereklidir. 9/9 1943 te Alman Dışişleri Bakanlığından şu biçimde bir açıklama yapılacaktı i(Ur utkast från Utrikesdepartementet, 9/9 1943) a) Avrupa birleşik devleti, üstün olan ülkelerin, karşılıkli ve iki yanlı olarak, bir birlerini savunmak, birbirlerinin bağımsızlığına saygı göstermiş olarak, bir arada birlikteliğini savunacaktır. b) Avrupa ekonomisi nin planlanması ve yönlendirilmesine devamla üye ülkelerin yönetim organları tarafindan ortaklaşa yönverilmiş olacaktır. Bu birlikte yönlendirme girişimleri, ilgili birlik ülkesinin ekonomik alandaki entresesi ve sahip olduğu temel mallar dâhilinde yerine getirilecektir. c) Gümrük anlaşmaları ile getirilmiş olan sınırlamalar, pazar girişmleri önünde zamanla engel teşkil edeceğinden, bunların devamla lağv edilerek, Avrupa birliği üyesi ülkeleri arasında malların ve işgücünün sebest dolaşımına geçilmiş olacaktır. 1941 de LudWig Beck ve Carl Goerdeler Trafından ortaklaşa şu açıklama yapılmaktaydı(Bu iki konservativ burjuva nın akibeti, 20 Temmuz- Beck intihar etti, Goerdelar Igdam edildi) a) Teknigin gelişme boyutu 1800 lerde oluşturulmuş olan ve çoğunlukla halen daha yürürlükte olan sistemleri aşmamıştır. Dolaysıyla yeni bir örgütlenme ve ekonomik sistemi zaman geçirmeksizin yoluna kaoymak gerkemektedir. Bu görüş bu gün hemen hemen milletlerin çoğunluğu tarafindan kabül görmektedir. b) Avrupa birliği gerçekleşebilir, eğer santral bir sisteme bağlı olarak ve ayni zamanda üye her devletin bağımsız olarak kendi alanındaki uygulamalara serbestlik tanınmış bir biçimde olursa. c) Hicte iddiaci ya da realiteten uzak sayilmayacaktır. Eğer bize yararı olacaksa, görusup, savaşa gerkirse zamanında son verebilmiş olunarak, bizim yararımız doğrultusunda ve çıkarlarımıza daha elverişli bir politik yapıyı oluşturmak oğruna, Böylece ve devamla Avrupa birligi bir 10 ya da 20 yil zarfinda gerçekleştirilmiş olacaktır. (Ur PM” Das Ziel : ibid a37 f) Görüldüğü gibi Nazi Hakimiyeti ve güçlü führerci imparotorluk amacı pesinde olan Hitlerci güçlerin tasarısının, tipa tip benzeri olan şimdiki AB projesiyle yüz yüzeyiz. Nazilerin projesinden, dünya halklarına ve işçi sınıflarına hayirlı bir medet ummanın böyük bir gaflet ve saçmalık olduğu oratadadır. AB gerceğini, hemen savaş sonrasında ve alel acele bir kaç reformist sendikacının da dahil edilebilbişliğiyle, güya savaş karşıtı bir komite olarak bir araya gelindiği görünümü verilerek, 1951 yılında yeniden parafe edilmiş oluşu, pernsibielt olarak, Nazi almanyasının hakimiyet hedeflerinin benzeri oldugu gercegini degiştirebilirmi?. Yukarıda iki örneklede anlaşılmış oldğu üzere, AB projesi öyle yansitildigi gibi saf bir bulus üzerine ortaya atılmış bir proje değildir. AB ve Nazi Almanyasinin benzerliği ve emperyalist politikalari arasindaki bağlaşıklık, belgelerlede ortadadir. Bu ilişkilendirme, bizim buluşturup, uydurmuş olduğumuz bir ilişkilendirme değildir. Belgeler alman arşiflerinde olduğu gibi, başka birçok devlet arşivinde ve o dönem yayinlanmiş medya arşivlerinde mevcuttur. |