|
12 Eylul Doneminde Ali Baransel sadece TRT'nin degil, tum basin yayindan sorumlu olarak atanir. Bir gun gazetelerden birinde bir fikra yayinlanir. ** Kenan Evren bu fikrayi gorunce cilgina doner. Fikra soyledir; ** Guney Amerika'da bir uzmana sormuslar; darbe yapmak mi daha kolaydir, yoksa hiyar tursusu yapmak mi? Uzman, soruyu cevaplamis; darbe yapmak daha kolaydir. Cunku hiyar tursusu yapmak icin ayni boy taze hiyarlari sececeksin, onlari uygun kivamda tuz, limon, sirkeli suyun icinde uygun sure bekleteceksin, vs, vs, oldukca uzun is. Ama darbe yapmak icin uc hiyari yan yana getirmek yeterlidir. Kenan Evren bu fikrayi okuyunca derhal Ali Baransel'i cagirir, baslar kizmaya; bu ne rezalat, boyle bir sacmaligin yayinlanmasina nasil izin verirsin, neden kontrol etmiyorsun.. ... Ali Baransel ne oldugunu anlamak icin gazetedeki fikraya bir goz atar ve; "Sayin pasam, bosuna uzuluyorsunuz, bakin burada uc hiyar diyor, bes hiyar demiyor ki" Bunun uzerine Kenan Evren gazeteyi alip fikraya tekrar bakinca hak verir; "Evet ya, dogru diyorsun, bir an farkedememisim"* "OMURGASIZ AYDINLAR" ımızın DİKKATİNE !!! Saygılarımla
GÖNÜLDEN BİLİME / Cumhuriyet Bilim Teknik, 15.12.2006 Ahmet İnam En önemli görevi eleştirmektir. Toplumca yaşananı kültürel, toplumsal, siyasal, ekonomik, antropolojik, düşünsel açılardan sorgulamak, yorumlamak, eleştirmek, eleştirileri doğrultusunda sorumlu bir karşı çıkış ya da zaman zaman onaylama eylemlerinde bulunmak... Saklayan Aydın Nasıl biliriz çoğunlukla aydını? Alışıla gelen aydın nasıl biridir? Bilgilidir. Düşünür. Duyar. Sorumlulukları vardır. Bilgisi, düşünme gücü, duyup kavrama yetisiyle birleşmiş sorumluluğuyla "aydınlatır" toplumunu ("Tenvir" eder, ışık tutar). Bilgisi, toplumunun sorunlarını kavrayıp yorumlamaya yönelmiştir: Yalnızca toplumun sorunlarına karşı sorumlu değildir, sorumluluğu dünyanın tüm sıkıntılarına eğilmeyi zorunlu kılar. Yaşanan haksızlıklara, zulme, sömürüye karşı çıkar. En önemli görevi eleştirmektir. Toplumca yaşananı kültürel, toplumsal, siyasal, ekonomik, antropolojik, düşünsel açılardan sorgulamak, yorumlamak, eleştirmek, eleştirileri doğrultusunda sorumlu bir karşı çıkış ya da zaman zaman onaylama eylemlerinde bulunmak... Dürüstlük, eşitlik, özgürlük, insan onuru... uğruna yılmadan mücadele verilmesi gereken temel kavramlarıdır aydının. Aydın yönetilenlerin, güçsüzlerin, ezilmişlerin, haksızlığa uğramışların sesidir. Bilgisi, kavrama yeteneği, sorumluluk bilinci, güçlü iradesi, cesareti, eylemde bulunma gücü ile hem toplumunun hem de dünyanın kültürüne ışık tutan, katkıda bulunan bir insandır. Bu betimleme, aydını ne denli anlatıyor? Aydın bu betimleme ışığında hangi özellikleriyle ortaya çıkıyor? 1. Aydın bilgilidir. Cahilden aydın olmaz. Ama her "bilgili" aydın mıdır? Değildir, elbette. Nasıl "bilgili" aydındır? Bilgisini sindirmiş, seçenekleri görebilen. Seçenekleri görebilmek: Öğrendikleri görüşlerin dışındaki görüşlerin farkında olabilmek. Bilgisini yaşayabilendir, aydın. Bilgisi üzerinde yama gibi duran biri değil. Bilgisinin sonuçlarını, uygulamalarını; dayandığı temel ilkeleri fark edebilen biri. Deyim yerindeyse, bilgi bilincine sahip olan. 2. Kavrayıcıdır. Anlayıcıdır. Tarihi, kültürü, yaşamı bilgisiyle kavrar; sezgileri ve düş gücüyle anlar. 3. Aydın araştırandır. Yaşananı kavramak, geçmişi, bilgi ve anlam dünyasını yorumlayabilmek araştırmakla olanaklı. 4. Aydın çalışkandır. Araştırma, emek ister, sabır. Dünya bilgisiz, kavrama-anlama gücü olmaksızın, araştırmaksızın yorumlanamaz. Tüm bu etkinliklerin sürekliliği çalışkan olmayı gerektirir. 5. Aydın neden bilecek, kavrayacak-anlayacak, araştıracak , çalışacaktır? İnsana, dünyaya, evrene, evrendeki yaşama duyduğu sorumluluktan. Aydın sorumludur. 6. Görüşü olandır aydın . Eskilerin deyimiyle nokta-i nazârı olan. Savunduğu düşünceleri olan. Fikir sahibi. 7. Kendine özgü bakış açısı olduğu için, bu açıdan görülen dünyayı yorumlama, eleştirme ödevi vardır. Aydın, eleştirmendir. Karşı çıkan, muhalefet eden, yeri geldiğinde beğenen, onaylayan ama sürekli değerlendiren. Kendini de. 8. Değerlendirmelerin ardında duran, irâdeli bir insandır, aydın. Yaşama atılımı, isteme gücü taşır içinde. Mızmız değildir, coşkuludur. 9. Cesurdur. Savunduklarının bedelini ödemeye hazırdır. Tehlikeleri göğüslemeye. 10. Savundukları yalnızca sözde kalmaz. Eyleyicidir, aydın. Eylemcidir. Düşünceler, eylemle bütünleşmiyorsa etkisizdir, boştur. Eylem, düşüncelerle bağ kuramıyorsa, kördür. Bu mudur aydın? Unutulan bir yanını vurgulayayım. Aydın sakladığı, saklamaya çabaladığıyla kendini gösterir. Kısaca söylenirse, aydın sakladığıdır. Nedir saklamak? Neden saklar insan? Neyi saklar? Çağımız saklayan insanların çoğaldığı bir çağ. Çağlar boyu saklamış. Öncelikle yaşamını sürdürebilmek için. Çevresi üzerinde denetim kurmak, yaşamını düzenlemek amacıyla saklamış. Saklamak eyleminin en azından Türkçe'mizde beş ayrı anlamını anabiliriz: 1. Örtmek, gizlemek 2. Korumak 3. Biriktirmek 4. Elde tutmak 5. Ele geçirmek. Aydın sakladığınla aydındır. Sözcüğün beş anlamıyla: 1. Neyi örtmektedir? Bilerek ya da bilmeyerek kasıtlı ya da kasıtsız örttükleriyle ortaya çıkmaktadır. Gösterirken örten, aydınlatırken karartandır. Neyi örtüyorsun aydın? Bu görüşlerin ardında duran, gösterdiklerinin ardalanında duran göstermediklerinle, göstermek istemediklerinle, gösteremediklerinle aydınsın. Yalnızca aydınlattıklarınla değil, kararttıklarınla! 1. Neyi korumaktasın? Hangi değerleri? Hangi inançları? Hangi çıkarları? Hangi düşünceleri? 2. Neyin birikmesinin ardındasın? Nelerin birikmesini, çoğalmasını dilemektesin? 3. Neyin elde tutulmasını, elden çıkarılmamasını istiyorsun? Neden? 4. Neyi ele geçirmenin peşindesin? Ün mü? Para mı? Konum mu? Saklamanın amaçlarından biri de ele geçirmek mi? Aydın sakladığından bellidir. |