|
Bir partinin veya siyasi ekibin Milli Hükümet Proğramları (MHP) yapması, hükümet olmak için yeterli olabilirmi? Yapmak sözcüğü, etkin ve edilgenliği birlikte içerir. Pek çok eylem yapılabilir ama bu eylemlerin toplamı, istenilen hedefe ulaşmada yeterli olmayabilir. İP in Milli Hükümet Proğramı (MHP) oluşturması, hükümet olmasına yetmez . Proğramlar toplumsal gereksinimlere ve toplumsal çelişmelerin çözümlenmsine, bilimsel ve kapsamlı yanıtlar vermiyorsa, ulaşılacak zemin, Milli Hükümet olmak yerine, MHP nin bulunduğu yere taşınmak olabilir. MHP nin bulunduğu yer, toplumsal çelişmelerin, çatışmaya dönüştüğü, bağnaz milliyetçiliğin zemindir. Proğramlar kısa vadeli dar siyasal çıkarlar gereği, bir biçimde hükümet olma varsayımları gereği yapılmaz. Proğramlar uzun bir dönem, bir süreç düşünülerek hazırlanır. Her siyasal proğram, yaşanılan coğrafyanın istikrarı gözetilerek hazırlanır. Proğramlar, uzun vadede olası istikrarsızlıkları ve çelişmeleri hesap ederek yapılır. Bir siyasal proğramın uygulanabilirliği sınıfsal çelişmelerin gözetilmesi ve en geniş uzlaşmalar düşünülerek hazırlanır. Özellikle Milli Hükümet Proğramları bu koşullara daha çok bağlı kalmalı.
Ulusal uzlaşıya dayalı iktidar proğramları, hedeflerinin netliği bir yana, proğramları uygulamak durumunda olan siyasal kadroların yetenekli ve güven verici yaklaşımlarıda son derece önemlidir. Toplumsal düzlemde yer edinememiş, küçük ve kısır çelişmeleri, uzlaşmazlığı çalışma tarzı haline getirmiş, hiç bir kesime güven vermeyen, saldırgan yaklaşımla, toplumsal uzlaşmalar kurulamaz. Bu ekibin başında bulunan kişinin 50 yıla yakın bir dönemdir kimseye güven vermeyen liderlik uslubunun yarattığı olumsuzluk da fazlası.
İP in Milli Hükümet Proğramı (MHP), şu anda ortaya çıkan ve bütün emperyalist devletlerin üzerinde politika yaptıkları Kürt sorununu, idari önlemlerle bastırma üzerine oturtulmuş. Genel Türkiye nüfusunun 1/3 ünüe yakınını oluşturan Kürt halkının, içine girdiği-sokulduğu birlikte yaşama-yaşamama ikilemi, toplumsal düzlemde yaratılmış olan ve çözüm bekleyen en önemli ulusal çelişmemizdir. Bu çelişmenin çözümü, yapıcı ve güçlü, özverili siyasetleri gerekli kılmaktadır. Bu nedenle, Türkiye nin geleceğini hedefleyen Milli Hükümet Proğramları (MHP), bastırma ve idari önlem politikalarından farklı politikalar gerektirir.
70 yıldır işbirlikçi burjuva iktidarlarının ayrılıkçı önlem ve uygulamaları, Kürt halkını kopmanı eşiğine getirdi. Bu vahim gelişmeyi, emperyalist devletler, kopma noktasına dönüştürmek istiyorlar. Emperyalist çıkarlar uğruna olası kopmanın önüne geçecek, güçlü politikalar ve önlemler geliştirmek zorunludur. Ayrıca Kürt sorunu, Türkiye nin bir iç sorunu olmaktan çıkarak uluslararası bir sorun olma yönünde hızla yol alıyor. Bugünün en yakıcı sorunu, öncelikle, Kürt sorununu, yeniden iç sorun haline getirebilmemiz açısından son derece önemlidir. Bu soruna İP in Milli Hükümet Proğramı (MHP) yanıt vermekten çok uzak. Özü bakımından MHP nin yanıtlarına yakın bazı şekillenmelerin olması proğramın en olumsuz yanını oluşturmaktadır.
Cumhuriyetin kuruluşunun ilk otuz yılı, Kürt sorununa çözüm bulunması açısından ele alındığında kısa bir dönemdi. Cumhuriyetin, bağımsızlıkçı ve halkçı uygulamaları kesintiye uğratılmasaydı, Türk Uluslaşma hareketi daha birleşik ve daha sağlıklı olabilirdi. O dönem geride kaldı. Kürt sorunu, ulusal düzleme sığmaz hale geldi-getirildi. Yapılması gereken öncelikli sorun, iç sorunumuza, dış müdahaleleri ortadan kaldırmak, Kürt sorununu içselleştirmek ve ortak bileşenleri saptamaktır. Kürt sorununun içselleşmesi, dış MHP ye, emperyalizme sınır çekeceği gibi, içteki MHP nin dayandığı zeminini büzecektir.
Gerçekten, Kürt sorunu, milli bir dalga biçiminde yükselirken, yükselen dalganın enerjisini ABD ve AB emperyalizmi kendi hanelerine dönüştürme çabalarına karşı, toplumun her kesiminde birlik eğilimi ve ortak mücadele istemi yükseliyor. Buna karşın, hazırlanan milli proğram ana milliyetçiliği ateşleme dışında bir perspektifi yok. Ülke genelinde, yükselen iki milliyetçi akım daha büyük boy ölçüşmeye hazırlanırken, milli proğramcılar dar parti çıkarı uğruna dengeleri sarsıcı tehlikeli oyunların içine girdiklerini görmeliler. Yurt genelinde uzun bir çatışmaya rağmen sağlanamayan istikrar ortamı, ileri sürülen milli proğramlarla savaşın uzamasına, dar milliyetçi ana akıma siyasal destek sunmanın ötesinde bir işe yaramıyor.
Gerek dış dürtüklemeler gerekse, bağnaz milli saflaşma sonucu doğacak çatışmalarda, kim kardeş kavgasının ortasına puşu atacak ? Biliyoruz emperyalizme karşı ulusal duygu yüseliyor. Bu yükselen duyguyu MHP, kardeş kavgasınıda içine alacak biçimde genişleterek, emperyalizmin işini kolaylaştırıcı vazifeler içinde olduğu herkesin bildiği gerçekler. Vazifeli güçlerin, durdurulması için, Milli Hükümet Proğramında (MHP) neler var? Vazifelilerin işini kolaylaştırıcı siyasetler dışında bir şey yok.
Ulusal düzlemde iktidar olmanın, ulusun temelini oluşturan sınıfların büyük çoğunluğun siyasal düzlemde bileşenlerinin ve gereksinimlerinin saptanması yeterli değildir. Milli Hükümet proğramları, yakın dönemin siyasal sorunlarına yön vermek amacıyla oluşturulur. Ortaya çıkan olumlu durumun, siyasi iktidara taşınmasında değerlendirmek için böyle proğramların hazırlanması son derece önemli. Bugün gerçekten toplumsal eylemlilik ve tepkiler açısından bakıldığında, anti emperyalist ve halkçı bir proğramla hükümet olmanın koşulları hızlı bir biçimde olgunlaşıyor. ABD emperyalizminin bölgemizi yangın alanına çevirmesi ve artan tehditleri, Türkiye Halkının emperyalizme karşı duydukları tepkilerin boyutu, siyasi öncüleri yeni bir hükümet seçenekleri hazırlamaya zorlamaktadır. Bu hazırlıklar, dar bir siyasi gurubun, günü kurtarma taktiği olarak kalması olumlu bir dönemden kazançlı çıkmayı engelleyebilir. Bu gelişmeler, dar siyasal çıkarlara kurban edilmeyecek denli önemlidir.
Yeni bir siyasi iktidarın yolunun açılmasında, kitlelerin proğram ve öncü siyasi hareketin etrafında yer alması en temel etkendir. Milli devrimci Hükümet oluşumları, soyut siyasal proğramlarla gerçekleşmez. Kitlelerin, yürürlükteki siyasal hükümetlerden soğuma ve uzaklaşma ve yeni siyasal arayışlara girmiş olması, devrimci proğramların seçenek haline gelmesinin nedenleridir. İlerici Milli Hükümet Proğramları kitlelerin öncü ve örgütlü kesimler içinde yankı bulması belirleyici önem taşır. Sendikaların, meslek örgütlerinin, bazı halkçı partilerin anti emperyalist ve halkçı proğramlar yönünde eğilim göstermeleri nesnel unsurlardandır.
Bir proğramın uygulanabilirlik kazanması, o siyasi proğramı ortaya atanların öznel niyetlerinden bağımsız nesnel koşulların oluşmasına bağlıdır. Yakın dönemli bir siyasal pratik olarak ileri sürülen proğramın kadro ve kadrolarının, proğramın gerektirdiği, donanım içinde olması bir diğer önemli nesnelliktir.
Milli Hükümet Proğramı (MHP) önerileriyle, önerenlerin doyuma ulaşmasının hiç önemi yoktur. Programları uygulayacak olan kadroların toparlanması, en azından, toplumsal uzlaşmada güvenilir, proğramın gerektirdiği ölçüde donanımlı kadrolardan oluşması bir diğer önemli nesnelliktir. Bu koşulların sağlanamadığı ortamda en devrimci proğramların propaganda metni olarak kalması kaçınılmazdır.
Bir siyasi hareket, siyasal saptamalarını, yakın ilişkide olduğu kesimler ve güçlerle dövüşme ve kavga unsuru olarak ortaya atıyor ve bu uğurda güç telefine neden oluyorsa proğramların göreceli doğruluğunun ne önemi var? Proğramlar, güç oluşumları açısından önem taşır. Proğram imalatçısı bir hareketin bugüne değin ortaya attıkları proğram ve politikalarının tümü, güç oluşumuna hizmet etmesi şöyle dursun, güçlerin parçalanmasında işlev gördü. Umarım ileri sürülen Milli Hükümet Proğramı (MHP) yeni parçalanma ve çatışmaların gerekçesi ve nedeni olmaz.
Somut gerçeklerin dar siyasi gurup içinde, nesnellik kazanması, öznel bir durumdur. Ama o gurubun ısrarla, tarihsel deneyim haline gelen yanlışılklar serisini, yeni milli proğramlarla yaptıkları hataları örtmeleri çok zor. Manevra taktikleriyle, Türkiye siyasetinde etkin olmaları çok daha zor.
En önemli nesnellik, ulusal düzlemde siyasal katılım içinde olmasını beklediğimiz kitlelerin, siyasi güçlerin, kitle örgütleri ve çeşitli örgüt önderlerinin tavırları son derece belirleyicidir. Yaşamlarını, emperyalizme karşı mücadele içinde geçirmiş sosyalist öncülerin de eğilim beyanı içinde olmaları önemli unsurlarındandır. Milli Hükümet Proğramı (MHP) yapanlar açısından önemli olanın, kendilerinin proğram yapmış olmasıdır.Onlar için önemli olan, herkese sallayacakları siyasal bir sopanın olmasıdır. Bu öznel niyetlerle, nesnel duruma yanıt vermelerinin zor olduğu görülmelidir. Niyetlerin değişimi, nesnel duruma yanıt oluşturmada proğamlar kadar önem taşır. Önemli olanın, körün allaha nasıl baktığıdır .
Politikalar, dar bir gurubun keyfine göre çizilmez. Yine siyasetler, belli bir kamu kesimi emeklilerini kazanma taktiğine dayandırılamaz. Devrimci siyasetlerin arkasındaki güçlerin samimiyetlerinin ölçüsü her düzeyde yarattıkları güvende aranmalıdır. Bugüne değin ne İsaya ne de Musaya güven vermedikleri gibi.
Siyasetler, dar bir kadronun, kendini siyasal bir parti olarak sunumu, bir üstünlük olarak algılanamaz. Ama ne yazık ki parti adı altında kurulan gurupsal yapı, o gurubu, devrimci çevrelerde hödük haline getirmekten öte bir rol oynamadı. Onların parti biçiminde örgütlenmeleri ve hödük yaklaşımları, en çok onları toplumun dışında tutumuştur. Bu tarihsel yanılgının altından çıkılması milli proğramlarla olmayacak.
Ayrıca milli Hükümet Proğramı (MHP), o dar siyasal kadronun dışına çekildiğinde ne denli milli dir? Her Milli Proğram , milli olsaydı, toplumun büyük bedellerle karşılaşma olasılığı düşük olurdu. Övgüyle ileri sürülen Milli Hükümet Proğramı (MHP), Türkiye nin çelişmelerine çözüm oluşturması bir yana, çelişmeleri, kırılmayla sonuçlandırması açısından olumsuzluklar içermektedir. Dar gurubun siyasal ihtirası, dar anlamda milli bir ihtirasa dönüşme eğilimi göstermesi geniş bir kesim tarafından ilgiyle izlenmektedir.
Milli hükümet Proğramı (MHP) bu haliyle milli çatışma proğramıdır. İrademiz dışında, emperyalist planlar gereği, yurt genelinde iki toplum kapıştırılmak isteniyor. Bu kapışmada, söz söyleyebilmek, birleşmenin usnsuru ve öncüsü olabilmak için, emperyalizme karşı ulusal birlik, yurttaşlık geregi için de olsa halklar arası birlikçi tutum gerekmezmi? Milli Hükümet Proğramların dayanağı, hareket noktası, bakış açısı, birlik ve uzlaşma olmalı. Ne yazıkki, bilinen Milli Hükümet Proğramı (MHP), Balkanların, Kafkasların ve Irak ın milli ve dinsel intikamcılığından hiç sonuçlar çıkarmadığı anlaşılıyor. Siyaset dışı hazırlanan siyasetlerin, ulusal etki yaratması hiç olmadı. Proğramın diğer maddeleri de çelişmeler ve tutarsızlıklarla dolu. Proğramın dünya ya bakışı, Türkiye de oluşan emperyalizme bağımlı güç dengelerinin nasıl aşılacağı saptamaları hiç yok. Dar popüler milli yoksullar kuyrukçuluğu mantığıyla hazırlanan proğram, sonuç almaktan çok uzaktır.
Bu haliyle üzerinde tartışma yürütülecek bir yanı da yok. Proğramlar, geleceğin yakalanmasında güncel mevzilerin kazanılması taktikleri toplamıdır. Adım adım yeni mevziler kazanılmasıdır. Bunun için, Tarihi materyalist tavır her dönem için gereklidir. Böyle bir tavra bugün daha fazla gereksinim vardır.
-- |