left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow P - Z arrow Askar Yılmaz arrow Milli Hükümet Programı (MHP) ve Sonuçları.
Friday, 25 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Milli Hükümet Programı (MHP) ve Sonuçları. Yazdır E-posta
Yazar Askar YILMAZ   
Friday, 01 December 2006

  
Bir partinin veya siyasi ekibin  Milli Hükümet Proğramları  (MHP) yapması, hükümet olmak için yeterli olabilirmi?  Yapmak  sözcüğü, etkin ve edilgenliği birlikte içerir. Pek çok eylem yapılabilir ama bu eylemlerin toplamı, istenilen hedefe ulaşmada yeterli olmayabilir. İP in  Milli Hükümet Proğramı  (MHP) oluşturması, hükümet olmasına yetmez . Proğramlar toplumsal gereksinimlere ve toplumsal çelişmelerin çözümlenmsine, bilimsel ve kapsamlı yanıtlar vermiyorsa, ulaşılacak zemin,  Milli Hükümet  olmak yerine, MHP nin  bulunduğu yere taşınmak olabilir. MHP nin bulunduğu yer, toplumsal çelişmelerin, çatışmaya dönüştüğü, bağnaz milliyetçiliğin zemindir.


Proğramlar kısa vadeli dar siyasal çıkarlar gereği, bir biçimde hükümet olma varsayımları gereği yapılmaz. Proğramlar uzun bir dönem, bir süreç düşünülerek hazırlanır. Her siyasal proğram, yaşanılan coğrafyanın istikrarı gözetilerek hazırlanır. Proğramlar, uzun vadede olası istikrarsızlıkları ve çelişmeleri hesap ederek yapılır. Bir siyasal proğramın uygulanabilirliği sınıfsal çelişmelerin  gözetilmesi ve en geniş uzlaşmalar düşünülerek hazırlanır. Özellikle  Milli Hükümet Proğramları  bu koşullara daha çok bağlı kalmalı.


Ulusal uzlaşıya dayalı iktidar proğramları, hedeflerinin netliği bir yana, proğramları uygulamak durumunda olan siyasal kadroların yetenekli ve güven verici yaklaşımlarıda son derece önemlidir. Toplumsal düzlemde yer edinememiş, küçük ve kısır çelişmeleri, uzlaşmazlığı çalışma tarzı haline getirmiş, hiç bir kesime güven vermeyen,  saldırgan yaklaşımla, toplumsal uzlaşmalar kurulamaz. Bu ekibin başında bulunan kişinin 50 yıla yakın bir dönemdir kimseye güven vermeyen liderlik uslubunun yarattığı olumsuzluk da fazlası.


İP in  Milli Hükümet Proğramı   (MHP), şu anda ortaya çıkan ve bütün emperyalist devletlerin üzerinde politika yaptıkları Kürt sorununu, idari önlemlerle bastırma üzerine oturtulmuş. Genel Türkiye nüfusunun 1/3 ünüe yakınını oluşturan Kürt halkının, içine girdiği-sokulduğu birlikte yaşama-yaşamama ikilemi, toplumsal düzlemde yaratılmış olan ve çözüm bekleyen en önemli ulusal  çelişmemizdir. Bu çelişmenin çözümü, yapıcı ve güçlü, özverili  siyasetleri gerekli  kılmaktadır. Bu nedenle, Türkiye nin geleceğini hedefleyen  Milli Hükümet Proğramları  (MHP), bastırma ve idari önlem politikalarından  farklı  politikalar gerektirir.


70 yıldır işbirlikçi burjuva iktidarlarının ayrılıkçı önlem ve uygulamaları, Kürt halkını kopmanı eşiğine getirdi. Bu vahim gelişmeyi, emperyalist devletler, kopma noktasına dönüştürmek istiyorlar. Emperyalist çıkarlar uğruna olası kopmanın önüne geçecek, güçlü politikalar ve önlemler geliştirmek zorunludur. Ayrıca Kürt sorunu, Türkiye nin bir iç sorunu olmaktan çıkarak uluslararası bir sorun olma yönünde hızla yol alıyor. Bugünün en yakıcı sorunu, öncelikle, Kürt sorununu, yeniden  iç sorun haline getirebilmemiz açısından son derece önemlidir. Bu soruna İP in  Milli Hükümet Proğramı  (MHP) yanıt vermekten çok uzak. Özü bakımından MHP nin yanıtlarına yakın bazı şekillenmelerin olması proğramın en olumsuz yanını oluşturmaktadır.


Cumhuriyetin kuruluşunun ilk otuz yılı, Kürt sorununa çözüm bulunması açısından ele alındığında kısa bir dönemdi. Cumhuriyetin, bağımsızlıkçı ve halkçı uygulamaları kesintiye uğratılmasaydı, Türk Uluslaşma hareketi daha birleşik ve daha sağlıklı olabilirdi. O dönem geride kaldı. Kürt sorunu, ulusal düzleme sığmaz hale geldi-getirildi. Yapılması gereken öncelikli sorun, iç sorunumuza, dış müdahaleleri ortadan kaldırmak, Kürt sorununu  içselleştirmek ve ortak bileşenleri saptamaktır. Kürt sorununun içselleşmesi, dış MHP ye, emperyalizme sınır çekeceği gibi, içteki MHP nin  dayandığı zeminini büzecektir.


 Gerçekten, Kürt sorunu, milli bir dalga biçiminde yükselirken, yükselen dalganın enerjisini ABD ve AB emperyalizmi kendi hanelerine dönüştürme çabalarına karşı, toplumun  her kesiminde birlik eğilimi ve ortak mücadele istemi yükseliyor. Buna karşın, hazırlanan  milli proğram  ana milliyetçiliği ateşleme dışında bir perspektifi yok. Ülke genelinde, yükselen iki  milliyetçi akım daha büyük boy ölçüşmeye hazırlanırken,  milli proğramcılar  dar parti çıkarı uğruna dengeleri sarsıcı tehlikeli oyunların içine girdiklerini görmeliler. Yurt genelinde uzun bir çatışmaya rağmen sağlanamayan istikrar ortamı, ileri sürülen  milli proğramlarla  savaşın uzamasına, dar milliyetçi ana akıma  siyasal destek sunmanın ötesinde bir işe yaramıyor.


Gerek dış dürtüklemeler gerekse, bağnaz  milli  saflaşma sonucu doğacak çatışmalarda, kim kardeş kavgasının ortasına  puşu atacak ? Biliyoruz emperyalizme karşı ulusal duygu yüseliyor. Bu yükselen duyguyu MHP, kardeş kavgasınıda içine alacak biçimde genişleterek, emperyalizmin işini kolaylaştırıcı vazifeler içinde olduğu herkesin bildiği gerçekler. Vazifeli güçlerin, durdurulması için,  Milli Hükümet Proğramında (MHP)  neler var? Vazifelilerin işini kolaylaştırıcı siyasetler dışında bir şey yok.

 

Ulusal düzlemde iktidar olmanın, ulusun temelini oluşturan sınıfların büyük çoğunluğun siyasal düzlemde bileşenlerinin ve gereksinimlerinin saptanması yeterli değildir.  Milli Hükümet  proğramları, yakın dönemin siyasal sorunlarına yön vermek amacıyla oluşturulur.  Ortaya çıkan olumlu durumun, siyasi iktidara taşınmasında değerlendirmek için böyle proğramların hazırlanması son derece önemli. Bugün gerçekten toplumsal eylemlilik ve tepkiler açısından bakıldığında, anti emperyalist ve halkçı bir proğramla hükümet olmanın koşulları hızlı bir biçimde olgunlaşıyor.


ABD emperyalizminin bölgemizi yangın alanına çevirmesi ve artan tehditleri, Türkiye Halkının emperyalizme karşı duydukları tepkilerin boyutu, siyasi öncüleri  yeni bir hükümet seçenekleri hazırlamaya zorlamaktadır. Bu hazırlıklar, dar bir siyasi gurubun, günü kurtarma taktiği olarak kalması olumlu bir dönemden kazançlı çıkmayı engelleyebilir. Bu gelişmeler, dar siyasal çıkarlara kurban edilmeyecek denli önemlidir.


Yeni bir siyasi iktidarın yolunun açılmasında, kitlelerin proğram ve öncü siyasi hareketin etrafında yer alması en temel etkendir.  Milli devrimci Hükümet   oluşumları, soyut siyasal proğramlarla gerçekleşmez. Kitlelerin,  yürürlükteki  siyasal  hükümetlerden soğuma ve uzaklaşma ve yeni siyasal arayışlara girmiş olması, devrimci proğramların seçenek haline gelmesinin nedenleridir. İlerici  Milli Hükümet Proğramları  kitlelerin öncü ve örgütlü kesimler içinde yankı bulması belirleyici önem taşır. Sendikaların, meslek örgütlerinin, bazı halkçı partilerin anti emperyalist ve halkçı proğramlar yönünde eğilim göstermeleri nesnel unsurlardandır.


Bir proğramın uygulanabilirlik kazanması, o siyasi proğramı ortaya atanların öznel niyetlerinden bağımsız nesnel koşulların oluşmasına bağlıdır. Yakın dönemli bir siyasal pratik olarak ileri sürülen proğramın kadro ve kadrolarının, proğramın gerektirdiği, donanım içinde olması bir diğer önemli nesnelliktir.


 Milli Hükümet Proğramı  (MHP) önerileriyle, önerenlerin doyuma ulaşmasının hiç önemi yoktur. Programları uygulayacak olan kadroların toparlanması, en azından, toplumsal uzlaşmada  güvenilir,  proğramın gerektirdiği ölçüde donanımlı kadrolardan oluşması bir diğer önemli nesnelliktir. Bu koşulların sağlanamadığı ortamda en  devrimci  proğramların propaganda metni olarak kalması kaçınılmazdır.  


Bir siyasi hareket, siyasal saptamalarını, yakın ilişkide olduğu kesimler ve güçlerle dövüşme ve kavga unsuru olarak ortaya atıyor ve bu uğurda güç telefine neden oluyorsa proğramların göreceli doğruluğunun ne önemi var? Proğramlar, güç oluşumları açısından önem taşır. Proğram imalatçısı bir hareketin bugüne değin ortaya attıkları proğram ve politikalarının tümü, güç oluşumuna hizmet etmesi şöyle dursun, güçlerin parçalanmasında işlev gördü. Umarım ileri sürülen  Milli Hükümet Proğramı  (MHP) yeni parçalanma ve çatışmaların gerekçesi ve nedeni olmaz.


Somut gerçeklerin dar siyasi gurup içinde, nesnellik kazanması, öznel bir durumdur. Ama o gurubun ısrarla, tarihsel deneyim haline gelen yanlışılklar serisini, yeni  milli  proğramlarla yaptıkları hataları örtmeleri çok zor. Manevra taktikleriyle, Türkiye siyasetinde etkin olmaları çok daha zor.


En önemli nesnellik, ulusal düzlemde siyasal katılım içinde olmasını beklediğimiz kitlelerin, siyasi güçlerin, kitle örgütleri ve çeşitli örgüt önderlerinin tavırları  son derece belirleyicidir. Yaşamlarını, emperyalizme karşı mücadele içinde geçirmiş sosyalist öncülerin de eğilim beyanı içinde olmaları önemli unsurlarındandır.  Milli Hükümet Proğramı  (MHP) yapanlar açısından önemli olanın, kendilerinin proğram yapmış olmasıdır.Onlar için önemli olan, herkese sallayacakları siyasal bir sopanın olmasıdır. Bu öznel niyetlerle, nesnel duruma yanıt vermelerinin zor olduğu görülmelidir. Niyetlerin değişimi, nesnel duruma yanıt oluşturmada proğamlar kadar önem taşır. Önemli olanın,  körün allaha nasıl baktığıdır .


Politikalar, dar bir gurubun keyfine göre çizilmez. Yine siyasetler, belli bir kamu  kesimi emeklilerini kazanma taktiğine dayandırılamaz. Devrimci siyasetlerin arkasındaki güçlerin samimiyetlerinin ölçüsü her düzeyde yarattıkları güvende aranmalıdır. Bugüne değin  ne İsaya ne de Musaya   güven vermedikleri gibi.


Siyasetler, dar bir kadronun, kendini siyasal bir parti olarak sunumu, bir üstünlük olarak algılanamaz. Ama ne yazık ki  parti  adı altında kurulan gurupsal yapı, o gurubu, devrimci çevrelerde  hödük  haline getirmekten öte bir rol oynamadı. Onların  parti  biçiminde örgütlenmeleri ve   hödük  yaklaşımları, en çok onları toplumun dışında tutumuştur. Bu tarihsel yanılgının altından çıkılması   milli  proğramlarla olmayacak.


Ayrıca  milli Hükümet Proğramı  (MHP), o dar siyasal kadronun dışına çekildiğinde ne denli   milli  dir? Her    Milli Proğram ,  milli  olsaydı, toplumun büyük bedellerle karşılaşma olasılığı düşük olurdu. Övgüyle ileri sürülen  Milli Hükümet Proğramı  (MHP), Türkiye nin çelişmelerine çözüm oluşturması bir yana, çelişmeleri, kırılmayla sonuçlandırması açısından olumsuzluklar içermektedir. Dar gurubun siyasal ihtirası, dar anlamda milli bir ihtirasa dönüşme eğilimi göstermesi geniş bir kesim tarafından ilgiyle izlenmektedir.

 

 Milli hükümet Proğramı  (MHP) bu haliyle milli çatışma proğramıdır. İrademiz dışında, emperyalist planlar gereği, yurt genelinde iki toplum kapıştırılmak isteniyor. Bu kapışmada, söz söyleyebilmek, birleşmenin usnsuru ve öncüsü olabilmak için, emperyalizme karşı ulusal birlik, yurttaşlık geregi için de olsa halklar arası birlikçi  tutum gerekmezmi?  Milli Hükümet Proğramların  dayanağı, hareket noktası, bakış açısı, birlik ve uzlaşma olmalı. Ne yazıkki, bilinen  Milli Hükümet Proğramı  (MHP), Balkanların, Kafkasların ve Irak ın milli ve dinsel intikamcılığından hiç sonuçlar çıkarmadığı anlaşılıyor.


Siyaset dışı hazırlanan siyasetlerin, ulusal etki yaratması hiç olmadı. Proğramın diğer maddeleri de çelişmeler ve tutarsızlıklarla  dolu. Proğramın dünya ya bakışı, Türkiye de oluşan emperyalizme bağımlı güç dengelerinin  nasıl aşılacağı saptamaları hiç yok. Dar popüler  milli yoksullar kuyrukçuluğu mantığıyla hazırlanan proğram, sonuç almaktan çok uzaktır.


Bu haliyle üzerinde tartışma yürütülecek bir yanı da yok. Proğramlar, geleceğin yakalanmasında güncel mevzilerin kazanılması taktikleri toplamıdır. Adım adım yeni mevziler kazanılmasıdır. Bunun için, Tarihi materyalist tavır her dönem için gereklidir. Böyle bir tavra bugün daha fazla gereksinim vardır.



--

 

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar
Askar Arkadas
Boyle bir yazi icin zamanina yazik.Cunku bir ay once ayni sitede yazmis oldugun 'Ulusal Soruna Yaklasim'yazinla yuzde yuz celismektesin.
yazmis oldugun buyazi,MHP DIYE elestirdigin IP programinin ozeti,bunu senle son AAD kongresinde konusmustuk.Simdi bu yazmanin sebabi ve etkenleri nedir?Bu progran mi eger okumussan ne kadar birlestirici oldugunu gorursun.Ayrica program Turkiye nin gercek ve somut tahlili Dunyada ve Turkiyede ki celiskileri cok ve net bir sekilde aciklamakta Ozellikle Kurt meselesini sablondan uzak gercekci temellerde tahlil etmektedir.Sunu bilmende yarar var IP(Isci Partisi)Lideriyle, kitlesiyle ve de yeni programiyle bir butundur .Bunun en buyuk ispati SUPHI KARAMAN 7.konresi OLACAKTIR.Sana tavsiyem bu programi bir daha sakin kafa ile okumandir.SAKIN ola 'HADI ULUENGIN'GIBI OLMAYASIN.
*******************************************************************
**********************************************************************


Milli Hükümet Programı


Hikmet Çiçek

İşçi Partisi Merkez Komitesi Üyesi

Genel Merkez Basın Bürosu Başkanı


Yeniyol sitesinde yer alan Aksar Yılmaz imzalı Milli Hükümet Programı (MHP) ve Sonuçları başlıklı yazısı hakkındaki görüşlerimi sizlere iletmek istedim. Yeniyol okurlarının doğru bilgilenme hakları olduğunu düşünüyorum.


Askar Yılmaz, Milli Hükümet Programının, toplumsal çelişmelerin, çatışmaya dönüştüğü, bağnaz milliyetçiliğin zemininde oluştuğunu iddia ediyor. İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçekin 50 yıla yakın bir dönemdir kimseye güven vermeyen liderlik uslubunun yarattığı olumsuzluktan söz ediyor.


Milli Hükümet Programının Kürt sorununu, idari önlemlerle bastırma üzerine oturtulmuş olduğunu öne sürüyor. Programın, ana milliyetçiliği ateşleme dışında bir perspektifi olmadığını ve dar bir gurubun keyfine göre yazıldığını ileri sürüyor. Aksar Yılmazın Mili Hükümet Programını MHP olarak kısaltarak yapmak istediği çağrışım ise ciddiye alınmaya değmez.


Öncelikle şunu belirteyim.

Son 30 yılın, 40 yılın medyasını tekrar tekrar okuyunuz. İşçi Partisi ve Doğu Perinçek dışında, solcuyum diyen örgüt ve liderleri hedef alan tek bir yazı bulamazsınız. Emperyalizmin güdümündeki holding gazete ve dergilerini tarayınız İşçi Partisi dışındaki sosyalist sol örgütlere karşı tek satıra dahi rastlamayacaksınız. Sanırsınız ki, bütün çamurlar, İşçi Partisine atmak için imal edilmiştir.


Kontrgerillanın (Gladyo, SüperNATO) Türkiyede sosyalist sola karşı yürüttüğü psikolojik savaşta tek bir görev belirlenmiştir: İşçi Partisini yıpratmak! Başka da bir hedef yoktur. Vardır iddiasında bulunan tek bir sayfa yazı getirsin! Psikolojik savaş arşivleri ortadadır, diğer sol örgütlerin esamesi okunmaz, liderlerinin adı bile bilinmez.


İster bireysel terör yapsınlar, ister anarşist olsun, ister emperyalizmle işbirliği içindeki Kürt milliyetçilerinin sırtlarını sıvazlasınlar, isterlerse Komünistlik taslasınlar, satranç tahtasında, emperyalist sistemin piyonları olarak yer aldığınız sürece Sol örgütlere düşmanlık yapılmaz, onların okşanmasına özen gösterilir, hatta onların parlatılması, sistemin bulduğu çarelerden biridir.


Sistem için bütün mesele, emperyalizmi hedef alan, milleti birleştiren, işçi ve köylü kitlelerini seferber etmeye yönelik, örgütlü ve akıllı bir mücadelenin gelişmesini önlemektir. Kuşatılması, yıpratılması, bölünmesi gereken solculuğun adresi, bu nedenle hep İşçi Partisidir. Emperyalist ve gerici merkezler, ÖDP, EMEP, TKP, SDP ve sözümona illegal görüntülü örgütlerin hepsini İşçi Partisine karşı dolaylı müttefik olarak görmektedirler.


Milli Hükümet Programına gelince.

İşçi Partisi yeni Tüzük ve Milli Hükümet Programını parti üyelerinin ve kamuoyunun tartışmasına açtı. Bu tartışmaların çok faydası olacağına inanıyoruz. Partimiz bu süreçten büyük bir bilimsel, teorik atılım yaparak çıkacak.

Tüzük ve Millî Hükümet Programı, Türkiye sosyalist hareketi için de çok önemli bir gelişmedir.


Bir teorinin ya da programın doğruluğu ya da yanlışlığının ispat vasıtası gerçekliktir. Bilimin ispat aracı, gerçektir. Biz programımıza bunu koyuyoruz,lafazanlık yapmıyoruz. Bilimsel Sosyalizm, hayatın akışından ve bilimin en geliştirilmiş verilerinden beslenir yoksa dogmalardan değil.


İşçi Partisinin bugün Türkiyedeki diğer sosyalistlerle bütün farkı, Leninin teorisini, ezen ezilen millet çelişmesini programının temeline oturtmasıdır. Ezen- ezilen dünya ayrımını yapmayan, cephesini emperyalizme dönmeyenler devrimci mücadelenin kenarına hatta karşısına düşer. Emperyalizm çağında devrimin kanunu budur.


Emperyalizmden kurtulmadan, millî iradenin ve halk yönetiminin temelini kuramazsın. Milli Hükümet Programının esası budur. Milli Hükümet Programı, Bilimsel Sosyalizmi bir iktidar seçeneği yapmaktadır.


Bütün mesele, hangi sınıflara karşı ve hangi sınıflarla beraber, bunu doğru saptamak ve doğru mevzilenmektir. Milli Hükümet Programı bunu yapıyor.


Milli Hükümet Programı, Türkiyenin Ezilen Dünyanın bir parçası olduğu gerçeğinden hareket ediyor ve emperyalizmle işbirliği yapan sınıf ve zümreleri hedef alıyor. İşbirlikçi burjuvaziyi, hortumcuyu, dolar vurguncusun, tefeciyi, borsa spekülatörünü&


Türkiyenin önündeki dönem çok kritiktir. İkinci İsrail (Kukla Devlet. Kürt halkına saygımızdan ötürü Kürt Devleti demiyoruz.) kuruluyor, içeride bölücülük, yıkıcılık, Haçlı gericilik, ABD güdümlü cemaatler.Türkiyenin tablosudur bunlar. Haçlı gericiliği, Ortaçağ güçlerini temizlemek, bu bir sınıfsal ve sosyal devrimdir. Milli Hükümet Programı bunu hedefliyor.


Türkiye önümüzdeki dönemde çatışmalara gidiyor. İç çatışmalar, dış çatışmalar& Burada öncü karakterde, fedai karakterde olmayan bir partinin fazla yapabileceği bir iş yoktur. İşçi Partisi Türkiyenin biricik örgütlü, öncü müfrezesidir.


Devrim, tarihin içinde yapılır. Her devrim, o ülkenin tarihsel birikiminin ürünüdür. Milletlerarası etkenler, o dinamik üzerinde etkileriyle tarihe müdahale ederler. İşçi Partisinin programını eleştirenler, bunu anlamayanlardır.



Bu program, Türk Devriminin çok önemli bir gerçeğini yeniden saptamıştır. Türk Devrimi, 1876, 1908, 1920 ve 1960 atılımlarında, hep Milliyetçi, Halkçı ve Sosyalist birikimi bir araya getirmişti. İşte biz, bunu keşfettik. Kızıl elma diye suçlamaları boşuna değildir. Çünkü ABD, teoriden korkmaz, devrimci pratikten korkar. - ÖDP, EMEP, TKP türünden sözde sosyalistler, at gözlükleri yüzünden göremediler, göremezler de. Bu Milliyetçi, Halkçı ve Sosyalistlerin birliği, bizi vatan savunmasının önderliğine taşıyor. Bu cephenin dışında kalanlar ise, gitsinler ABD ve AB denetimi altında sözde Komünistlik yapsınlar. Başka ne yapabiliyorlar ki?





--
Gönderen Vehbi Ballikaya on Friday, 08 December 2006 at 10:45


 1 
Sayfa 1 / 1 ( 1 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: Milli Hükümet Programı (MHP) ve S... ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right