left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Thursday, 24 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Kim Giderse Gitsin Sen Yeni Romanına Başla Yazdır E-posta
Yazar Nur SÜRER   
Saturday, 14 October 2006

 

 


Her gün biraz daha ufalanan insanlarımızın büyük çaresizlikler içine

sürüklendiği, karamsar bir ortamda Orhan Pamuk'un Nobel Edebiyat ödülünü

kazanması bende büyük bir mutluluk uyandırdı. Üstümüze çöken karanlıklar

içinde bizleri çocuk gibi sevindirdi.


Yıllardır kitaplarını keyifle okuduğum Nazım Hikmet'ler, Sebahattin Ali'ler,

Yaşar Kemal'ler, Sait Faik'ler, Ahmet Hamdi Tanpınar'lar ve daha

birçoklarının o muazzam birikimleri üzerinde, genç bir yazarın bu ödüle

layık görülmesi Türk Edebiyatı adına büyük bir kazanımdır.


Ama üzülerek belirtmeliyim ki Türkiye bu önemli anın keyfini

çıkartamamıştır, daha doğrusu bazı çevreler tadımızı bozmuştur. Ülkemizin

gündemine dayatılmaya çalışılan ne olduğu belirsiz şoven bir ulusalcılıkla,

dış dinamikler ve egemen çevreler sevdalısı sivil toplumculuk uçları içinde

daralan siyasal çerçevelerde sıkışmış bazı edebiyatçılar, siyasetçiler ve iş

adamlarının ilk andan itibaren bu büyük ödüle yönelik saldırıları ve ucuz

fantezilerini utançla izliyorum. Özelikle de ikiye bölünmüş edebiyatçıların

yorumlarını okuyorum. Bir kısmı Pamuk'a hak ettiği değeri verirken bir kısım

edebiyatçı da örtülü bir kıskançlık içinde yakışıksız cümleleri artarda

sıralıyor.


"Cevdet Bey ve Oğullarından" başlayarak (1979'da yayınlanan ilk kitabını

okumadım) Orhan Pamuk'un Türk edebiyatının en parlak yazarlarından biri

olduğunu düşünüyorum. Uzak ve yakın tarihimizi çok iyi araştırdığını "Beyaz

Kale" ve özellikle "Benim Adım Kırmızı" aman bitmesin diye okuduğum ender

kitaplardan biridir. Bu kitap bana minyatür sanatının sadece bir çizimden

ibaret olmadığını, hepsinin ayrı bir hikayesi olduğunu anlatmıştır.


Bazıları Orhan Pamuk'un kitaplarının kolay anlaşılmadığını söylerler, toplum

olarak kolaya alıştırıldığımız için bu yaklaşımı anlayışla karşılamak

gerekiyor. Bence bu gibi insanların kitap okumamaları en çıkar yol

olmalıdır.


Orhan Pamuk'ta sevdiğim diğer bir yan da söyleşilerindeki tavrıdır. Bu

söyleşilerin hiç birinde ağdalı yazar dilini kullanmaması, sıradan herkesin

anlayacağı basit cümleler kurması ve bu güne kadar birçok yazar ve çizerin

dile getirmeye cesaret edemediği toplumsal sorunları gündeme getirmesi onun

gerçek aydın tavrını ortaya koymaktadır.


Kendini bu ülkenin gerçek sahibi zanneden kimi zavallılar, kıskançlar ve

kariyeristlerin ucuz demagojileri altında keyfini çıkartamadığımız Nobel

ödülünün hak etmiş kahramanı Orhan Pamuk'a sonsuz teşekkürler.


Çıkarcılar ve egemenler tarafından karalanmış ve unutturulmaya çalışılan

gerçek aydınlar, halkın hafızasından asla kaybolmazlar, tıpkı Pir

Sultan'lar, Yunus Emre'ler, Nazım Hikmet'ler ve Yılmaz Güney'ler gibi.


Bize bu onuru yaşattığın için tekrar binlerce teşekkürler Orhan Pamuk,

sağolasın.

 

 
Sonraki >

Yorumlar
sayin Umit Kardesim

Yazınızın içeriğine, özellikle AYDIN konusundaki görüşlerinize bütünüyle katılıyorum.

Benimde katıldığım görüşleriniz ışığında Orhan Pamuk a kısa bir bakış/ karşılaştırma yapalım.

'''Butun bunlarin isiginda, toplumun bir adim daha ileriye gitmesi Aydin cesreti ile de ilgilidir.''' diyorsunuz. Bütün kalbimle aynı fikirdeyim.

Cesaret inanç ve güvenle direk ilgilidir. Aynı şekilde, 'Aydın' ın o inancının temelinin ne olduğu, ve cesareti nerden aldığı, Aydının 'toplumun bir adım daha ilerimi yoksa geri mi attiracağıyla da direk ilgilidir.

Nazımların inancı ile Pamukların inancı birbiriyle uzlaşmayan inançlardır. Nazımların cesareti onların ezilen halkların çıkarları yönündeki inançlarından kaynaklanmıştır, onların desteklenmesi halktan gelmiştir.

Orhan Pamuğun cesareti emperyalist 'kültürler arası çatışmalar' teorisi inancından ve onun desteklenmesi emperyalist ekonomik politik çıkarcılardan gelmiştir.

Nazımların kitaplarının yaygınlaşması engellenmiş, Pamukların kitaplarının yayınlanması, satıştan para yapacak emperyalist tekelci Medya tarafından desteklenmiştir.

Bu anlamda AYDIN derken bir ayırım yapmak gerekiyor.

'''''.....Orhan Pamuk'un bu ulkeye hediye ettigi NOBEL odulunun....'''
diyorsunuz.

Burda 'bu NOBEL ödülü Orhan Pamuk unmu Türkiyeye hediyesi, yoksa emperyalistlerin Orhan Pamuğa ve onun kitaplarını basan basım şirketlerine (yani kendilerine) bir hediyesimi ' sorusunu sormak gerekir.

''''Belki bu toplum kendi aksini aynada gorebilir'' diyorsunuz. Bende diyorum ki o 'ayna' toplumun kendine ait ve gerçek aynası olması gerekir, sirklerdeki 'sahte' aynalara bakarak bu toplum kendini göremez ve geliştiremez.
-------------------

YAZARLA!, AYDIN arasındaki fark, kişinin seçeneğine ve kendisini hangi kutupda görmesine yada (sonuçta) görmek istemesine bağımlı olarak, sahip olanlarla-olmayanlar, ezenlerle-ezilenler, bağımsızlıkla-bağımlılık, Burjuva (Batı) Demokrasisi ile Devrimci Demokrasi arasındaki farkta odaklanır.

Bu anlamda Aydın ve Yazar konularında alınan tavır da , bireylerin hangi kutupta olduğuna yada olmak istediğine bağımlı olarak farklı olacaktır.
----------

AYDINların yaklaşımı; siyasi özü olan konular, Milli futbol takımı kazanınca FB liside, GS liside , BJK liside sevinmesi  gerek anlayışına indirgenemez. Siyasi özü olan konularla , duygusal özü olan konuların birbirine karıştırılarak bu iki kutupun çıkarlarının bir yerde aynı olabileceği imajı nı yaratmaya çalışmak gene Yazar! ların işidir.

Sağlıcakla
Erdoğan Ahmet
Gönderen Erdogan Ahmet on Wednesday, 18 October 2006 at 1:42

Orhan Pamuk’un Nobel’i

Orhan Pamuk'un nobel almasi ile Turkiye'de zaten var olan bir catisma daha da derinlesti. Bir kisim okur yazar bu odulun Orhan Pamuk kisiliginde Turkiye'ye karsi Turkiye'ye ragmen verildigini dusunuyorlar. Diger bir kisim ise bu odulden Turkiye'nin gurur duymasi gerektigini, sonuc olarak bir onyarginin kirildigini ve Turkiye edebiyatinin kisiligini kanitladigini ifade ediyorlar.

Orhan Pamuk'un Nobel odulune birinci kategoriden bakanlarin anlamasi gerekli bir sey var. Aydin kimdir? yanitinin cevabi.

Aydin insan, Toplumun motor gucudur. Toplumu degisime, ileriye donuk gelisime zorlar. Var olanla yetinmez, var olani daha ileriye goturmek icin Toplumun itenegidir Aydin insan. Duzenle barisik degil, aksine var olana muhalefet etmektedir o. Cunku var olan bugunun simgesidir, Aydin ise yarini arar surekli. Yarini arayan bugunle barisik olamaz, bugun elestirilmelidir ki, yarin daha iyi olsun. Aydin insan duragan degildir. Bu yuzden Statukocu olamaz. Statuko'yu korumak Aydin'in isi ya da sorumlulugu degildir. Aksine Aydin Statuko'ya bas kaldirmakla sorumludur.

Butun bunlarin isiginda, toplumun bir adim daha ileriye gitmesi Aydin cesareti ile de ilgilidir. Toplumda bugun kabul gormeyen eylemleri gerceklestirmek oyle sanildigi gibi kolay da degildir. Aydin, aptal cesaretine sahip olan ama aslinda ne yaptigini bilen akilli bir yaratiktir. Toplumu ileriye goturmenin en basta gelen yolu, onu kendisi ile yuzlestirmektir, ki aydin bunu da yapmak zorundadir. Kendisi ile yuzlesemeyen toplumlar, kendileriyle barisik olamazlar. Kendileriyle barisik olamayanlar ise karinca adimi ile dahi bir adim oteye gidemezler. Aydin, topluma ayna tutmakla onu kendisi ile barismaya zorlar. Kendisi ile barisik toplumlar ise daha hosgorulu daha icten daha sevgi dolu ve daha acik olabilirler. Butun bunlar cagdas bir topluma ulasabilmek icin gerekli olan kosullarin ta kendisidir gercekte.

Turkiye'de yukarida anlatilan ozelliklerde pek cok insan gelip gecti. Bu pek cok insana bu toplum yapmadigini birakmadi. Ornegin Nazim Hikmet, Ornegin Sabahattin Ali, Ornegin Yasar Kemal, ornegin Orhan Pamuk ve daha niceleri. Turkiye Cumhuriyetinin farkli tarihsel donemlerine 'farkli kulturlerden gelen, aydin kisilikleriyle, sanatci kisilikleri ile ve muhalif kisilikleri ile' damgasini vurmus bu aydinlari oldurduk, onlarca yil hapislerde surundurduk, surgun ettik, haklarinda davalar actik, vatan haini ilan ettik, donek dedik, satilmis dedik. Kisacasi demedigimiz ve yapmadigimiz kalmadi. Onlari bir tek biz anlamadik. Oylsa butun dunya Nazim'i da bildi, Yasar kemal'i de bildi Orhan Pamuk'u da takdir etti. Bu toplumun bir turlu ileriye donuk mesafe kaydedemesindeki neden gayet acik olarak gorunuyor bence. Aksi takdirde biz hala 25-30 yil onceki problemleri hala konusuyor olmazdik. En azindan bir kismi bir cozume kavusmus olurdu. Fransa'nin aldigi kararla bu kadar sarsilmazdik. Nobel odulu aldigimiz icin bu kadar uzulmezdik vb...

Bu baglamda, kisisel olarak temennim Orhan Pamuk'un bu ulkeye hediye ettigi NOBEL odulunun bir ise yaramasidir. Belki bu toplum kendi aksini aynada gorebilir. Kendisi ile yuzlesebilir. Daha dinamik daha hosgorulu de olabilir. Belki kim bilir, eskiden olan bitene daha insani acidan bakabilir, herseyi kisisel almaz, ozelestiri mekanizmasini isletmesini dahi ogrenir. Kim bilir.

Umit Onder

16.10.2006
Central Coast
Australia
Gönderen Umit Onder on Tuesday, 17 October 2006 at 2:55

yazınızı okuyunca, orhan pamuk'a yönelik eleştirel yazıların tamamının şoven milliyetçilik kampından geldiğini düşünmek de, sıkıştırılmaya çalışıldığımız sivil toplumculuk-şoven milliyetçilik ikileminin tuzağına düşmek olmaz mı diye düşünmekten kendimi alamadım. bu konuda ilk yayınlandığında ilgimi çekmiş olan ergin yıldızoğlu'nun yazısı üzerinde düşünmeye değmez mi?
http://www.vatanpostasi.org/portal/index.php?option=com_content&task=view&id=59
Gönderen onur can taştan on Monday, 16 October 2006 at 12:46


 1  2  3  Sonraki Sayfa >
Sayfa 1 / 3 ( 6 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: Kim Giderse Gitsin Sen Yeni Romanın... ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

Kısa Kısa
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
İstatistikler
Makaleler: 1994
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 5471012
Syndicate
 
left
Top! Top!
right