left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow P - Z arrow Selahattin Erol arrow Mandacı-Liboşlar Neden Susuyor
Thursday, 24 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Mandacı-Liboşlar Neden Susuyor Yazdır E-posta
Yazar Selahatin EROL   
Wednesday, 04 October 2006

AB  sevdalısı  mandacı-liboş  takımı  çok  “demokrattır”.  Türkiye’nin demokratikleşmesi,  AB  seviyesine  çıkarak  “uygar”  bir  ülke  olması  için  şu son  5-10  yıldır  yapmadığı  fedakarlık  kalmamıştır.  Soykırım tezleri  için  konferanslar  düzenlemiş,  Kürt  sorununu  sözde  tartışmak ve  çözüm  önermek amacıyla,   Paris  Kürt  Enstitüsü  gibi  emperyalistlerin  kontrolündeki  kuruluşların  himayesinde  ve  özendirmesi  ile,  Türkiye’de  sözde  “bilimsel”  toplantılar  yaparak  aklınca  tabu yıkmıştır.   

Bu  “demokratlığın” son  meydan  muharebesi  de  TCK’nin  301.  maddesi  için  verilmektedir.  Elif  Shafak,  bu  şanlı  savaşın  en ön  saflarında,  Pamuk Orhan ile  omuz  omuza  çarpışıyor.   Türkiye’yi  “uygarlaştırmak”  için,   AKP  iktidarı  bir  yandan,  onlar  diğer  yandan  gayret sarf  ediyorlar.   Gazaları  mübarek  ola !.. 

Oysa  sadece kendisi  için  özgürlük  ve demokrasi  isteyene,  demokrat  denir  mi ?

 



AB  sevdalısı  mandacı-liboş  takımı  çok  “demokrattır”.  Türkiye’nin demokratikleşmesi,  AB  seviyesine  çıkarak  “uygar”  bir  ülke  olması  için  şu son  5-10  yıldır  yapmadığı  fedakarlık  kalmamıştır.  Soykırım tezleri  için  konferanslar  düzenlemiş,  Kürt  sorununu  sözde  tartışmak ve  çözüm  önermek amacıyla,   Paris  Kürt  Enstitüsü  gibi  emperyalistlerin  kontrolündeki  kuruluşların  himayesinde  ve  özendirmesi  ile,  Türkiye’de  sözde  “bilimsel”  toplantılar  yaparak  aklınca  tabu yıkmıştır.  

 

Bu  “demokratlığın” son  meydan  muharebesi  de  TCK’nin  301.  maddesi  için  verilmektedir.  Elif  Shafak,  bu  şanlı  savaşın  en ön  saflarında,  Pamuk Orhan ile  omuz  omuza  çarpışıyor.   Türkiye’yi  “uygarlaştırmak”  için,   AKP  iktidarı  bir  yandan,  onlar  diğer  yandan  gayret sarf  ediyorlar.   Gazaları  mübarek  ola !..

 

Oysa  sadece kendisi  için  özgürlük  ve demokrasi  isteyene,  demokrat  denir  mi ?

 

Bu  soruyu,  AB  sevdalısı,  mandacı-liboşlara  sorsanız,  size bir  de utanmadan ve  sıkılmadan  “tabii ki denmez”  diye  yanıt  verirler. Ama  her  ne  hikmetse, AKP  hükümetinin  Gözden Geçirilmiş  Avrupa  Sosyal Şartı’na  çekinceler  koyarak  bunu  Meclis’ten  geçirmesine  bizim  AB  sevdalısı,  mandacı-liboş  “demokratlardan”  bir  itiraz,  herhangi  bir  karşı  çıkış  gelmedi  bugüne kadar.

 

Gözden Geçirilmiş  Avrupa  Sosyal Şartı’nın AKP  hükümeti  tarafından  çekince  koyulan  maddeler  şunlardır :

 

“Madde 2 : Adil çalışma  koşulları  hakkı ; çalışma  sürelerinin  azaltılması, en  azı  dört  haftalık  yıllık  izin  hakkı.

 

Madde  4 :  Adil ücret  hakkı ;  kendilerine  ve ailelerine  iyi  bir yaşam düzeyi  sağlayabilecek  ücret  hakkı.      

 

Madde  5 :  Örgütlenme  hakkı ;  maddenin tümü.

 

Madde  7 :  Çocukların  ve gençlerin işten  korunması ;  7  fıkra,  18  yaş  altında  çalışanlara  en az  dört hafta  yıllık  izin  hakkı.

 

Madde  22 :  Çalışma  koşullarının  ve  çalışma  ortamının  düzenlenmesine  ve  iyileştirilmesine  katılma  hakkı ;  c ve  d  bentleri.  (Cumhuriyet,  3.10.2006)

 

Örneğin,  Türkiye’nin  çekince  koyduğu  sendikal  haklara,  Yunanistan hariç, hiçbir Avrupa üyesi  çekince  koymamaktadır.  Ama  daha  ilginç  olanı,  AB  üyesi  olmayan  Arnavutluk, Azerbaycan,  Ermenistan, Romanya,  Bulgaristan  ve  Hırvatistan’ın  da  grevli,  toplusözleşmeli   sendika  hakkını  çekincesiz  onaylamış  olmalarıdır.

 

Oysa  ne AB sevdalısı  mandacı-liboşlar  da,  ne  de  Türk medyasındaki  anlı  şanlı  destekçileri,  “demokrat”  ve  “özgürlükçü”  kalem  erbabında  bu  konuda  çıt  yok !..  “Türkiye,  filanca  konuda  Tanzanya’nın  bile  gerisinde…”  diye  nutuk  atanların,  AB üyesi  olmayan  Arnavutluk, Azerbaycan,  Ermenistan, Romanya,  Bulgaristan  ve  Hırvatistan  gibi  ülkeler   grevli-toplusözleşmeli  sendika  hakkını  çekincesiz  kabul  ederken, Türkiye’nin  bu  konuda   çekince  koymasına  dair  söyleyecek  tek  sözleri  yok mu ?

 

Bu  mandacı-liboş  takımının,  bu  sahte  demokratların,  özgürlük  denildiğinde  akıllarına  gelen  sadece   temel  hak  ve  özgürlükler… Diğer  bir  ifade  ile,  aslında  sermaye  kesiminin  ve  onun  hizmetinde  olanların  daha  çok  kullandığı  hak  ve  özgürlükler… Emeğin  hakkı,  emekçi  kesimlerin  özgürlükleri  söz  konusu  olduğunda,  mandacı  liboşlar da  bir  ölüm sessizliği  var.  Hepsi  “dut  yemiş  bülbüle”  dönüyor !..

 

Neden  peki ?

 

Demokrat  değiller mi ?

 

Yoksa  patronları  izin  vermiyor  mu  bu  konuda  konuşmalarına ?

 

Örneğin AB’ye  üyeliğin  Türk  basınındaki  en  radikal  savunucusu olan  Radikal  gazetesi,  bu  konuyu  29  Eylül  günü  “Standardımız  Yükselecek”  başlığı  ile  gözlere  batmayacak  şekilde  haberleştirmiş !.. Standardımızın  nasıl  yükseleceği,  yukarıda  aktardığımız  Türkiye’nin  çekince koyduğu  maddelerden  anlaşılmıyor mu ?

 

Üstelik  o günden  beri,  Radikal  gazetesinin  radikal  “demokrat” (!)  kalem erbabından  biri  bile,   bu  çekinceler  konusunda  bir  yazı  yazmamış !..  

 

Radikal  olmak,  hele  ki   “radikal  demokrat”  olmak  demek  ki  böyle  bir  şey…

 

Bilmem  ki, bu  sahte  demokratlar  sürüsüne,  bu  “ruhunu  esir  gibi  pazara  çıkarmış”  mandacı  güruha  ne  demeli ?

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar
Uyanan liboşlara günaydın!

Günaydın liboşlar, şafak söküyor,
Takiyyeye kananlara günaydın.
Rengarenk özlemler dibe çöküyor,
Siyahı ak sananlara günaydın.

Dinciler yıllardır kullandı sizi,
Sizinle kandırdı oğulu, kızı,
Şimdi görürsünüz yokuşu düzü,
Arap ata binenlere günaydın.

Yağları çektiniz hep ince ince,
Özgürüm sandınız şarap içince,
Atı alan Üsküdar?ı geçince,
Ak-saraydan dönenlere günaydın.

Utanmadan öptüğünüz etekle,
Çok köşe döndünüz nakitle, çekle.
Soros?tan aldığı elektrikle,
Yanıp yanıp sönenlere günaydın.

Sizi birleştiren bir tuhaf kindi,
Askere düşmanlık ortak zemindi.
Sanki gözünüze bir perde indi,
Karanlığa sinenlere günaydın.

Ulusala küfrü solculuk bilen,
Ülkeyi ırklara, mezhebe bölen,
?Kemalizm demode? diyerek gülen,
Geçmişine yananlara günaydın.

Soyut demokrasi aşkına sarıp,
Çok nane yediniz güllerle karıp.
Malum tranvayda tehlike görüp,
Apar topar inenlere günaydın.

Nevzat sizi taşla kaç kez uyardı,
Zararı önlemek amacı vardı.
Artık bundan sonra umut karardı,
Öğütleri ananlara günaydın.

Halk Ozanı Karamanlı Nevzat
Gönderen Nevzat Dağlı on Monday, 03 March 2008 at 4:01

'ne de coklarmis!' demeli..
Gönderen kirgiz on Sunday, 08 October 2006 at 6:42


 1 
Sayfa 1 / 1 ( 2 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: Mandacı-Liboşlar Neden Susuyor ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right