|
Herkes eteğindeki taşları dökmeli … “TAYLAN ÖZGÜR” DOSYASI AÇILMALIDIR. Böyle kalır sanma devran Yola devam eder kervan Öldü Sinan, doğdu Taylan Omuzladı silahını Sinan Cemgil ve Taylan Özgür 68 devrimci hareketinin en sevilen isimlerinden ikisi. Deniz Gezmiş’in sevgili arkadaşları yoldaşları. Zorlu mücadele günlerinin ayrılmaz üçleri. Ölüm bile onları uzun boylu ayıramadı, kısa sürelerle yeniden biraraya geldiler. Taylan Özgür 37 yıl önce 23 Eylul 1969 da İstanbul’da güpegündüz herkesin ortasında Beyazıt Meydanında “kontrgerillanın” tetikçileri tarafından kahpece öldürüldü. Doğan çocuğuna, çok sevdiği Taylan’ın ismini koyan Sinan Cemgil 30 Mart 1972’de Nurhak’ta yargısız infazla katledildi. “Öldüğümde beni Taylan Özgür’ün mezarının yanına gömün” diyen Deniz Gezmiş, 6 Mayıs 1972’de hukuk dışı, öç almaya yönelik siyasi bir kararla idam edildi. Emparyalistlere ve işbirlikçiler, arkadaşlarımızın ölülerinden bile korktular. Deniz’in, vasiyetine rağmen, Taylan Özgür’ün yanına gömülmesine izin verilmedi. Üç fidanın, Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in mezarlarının aralarına bile başka mezarlar konuldu. Uzun süre mezarlarının ziyaret edilmesi yasaklandı. Ama halkın sevgisi yasakları deldi geçti. Mezarları hergün ellerinde çiçekler, genç, ihtiyar, kadın çocuk yüzlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor. Yıl 360 gün, yaz kış, bir gün bile mezarlarında güller, karanfiller eksik olmuyor. Bugün de 68’li arkadaşları katledilişin 37.nci yılında Taylan Özgür’ü, Cebeci Asri Mezarlığında ziyaret edecekler. Onlar, işçilerin, köylülerin, gençlerin emekçilerin bilinçlerinde ve yüreklerinde birlikte yürümeye devam ediyorlar. Sinan’ın oğlu Taylan da bugün 37 yaşında. Türkiye’de her yaştan binlerce adaşı var. Denizler gibi, İnanlar gibi, Ulaşlar, Mahirler gibi onbinlerce çocuğa verildi adları. Ne yazık ki, dün Taylan Özgürleri, Sinan Cemgilleri katledenler; Deniz Gezmişleri asanlar; bugün onların adaşlarını aynı kirli yöntemlerle yok ediyorlar. CIA’nın, 1952’den itibaren NATO’YA bağlı tüm Avrupa ülkelerinde kurdurduğu “ gladio” “kontr gerilla” “özel harp dairesi” her ne menem şey ise , bugünde çoluk çocuk, genç ihtiyar demeden katliamlarını ve provakosyanlarını sürdürmeye devam ediyor. Türkiye bu yok olası habis uru, bünyesinde taşımaya daha ne kadar devam edecek ? 1969 da “Taylan Özgür”’ün katlinden doğrudan sorumlu olan bu cinayet şebekesinin Türkiye uzantısının üzerine o gün gidilmedi. Tetikçilerden, İhsan Çakıcı “delil yetersizliğinden” serbest bırakılarak , yurt dışına kaçırıldı. “Cinayet Dosyası “ kapatıldı. Ama cinayetler sürdü, sürüyor. Çünkü “yılan” yaşıyor. Dün olduğu gibi bugünde Amerikan emperyalizminin ve işbirlikçilerinin çıkarları için ülke geleceği ve ülke gençliği feda ediliyor. “Yılanın başı” ezilmeli, bu cinayetler sona erdirilmelidir. Kapatılan, üstü örtülen “Taylan Özgür” dosyası açılmadan, Susurlukta, Şemdinlide Diyarbakır’da bir görünüp bir kaybolan , “yılana” ulaşılamaz. Bu konuda herkes bildiklerini açıklamalı, eteğindeki taşı dökmelidir. 1991 yılında, bir sohbet toplantısında, emekli albay Talat Turhan, Taylan Özgür'ü öldürenleri bildiğini, ancak isimlerini açıklayamayacağını söylemişti. Dahası; "Kontrgerilla” konusunda yazdığı kitaplarla tanınan Talat Turhan başka bie söyleşide "derin devlet"in eylemlerini anlatırken Özgür'ün öldürülmesini örnek vermiş ve şöyle demişti: "1978'de Hasan Fehmi Güneş'in İçişleri Bakanı olmasının ertesi günü Taylan Özgür'ün dosyasını kendisine verdim." Dosya, Bakan'a verildiğinde odada 3 kişi daha vardı: Deniz Baykal, Ertuğrul Günay ve Uğur Mumcu... Uğur Mumcu bugün hayatta değil. O da , hala karartılmaya devam edilen bir cinayet sonucu yaşamdan koparıldı. Talat Turhan, Hasan Fehmi Güneş, Ertuğrul Günay ve Deniz Baykal hayattalar ve “sol” adına siyaset yapıyorlar. Demokrasiden, özgürlüklerden söz ediyorlar. Katliamları kınayan açıklamalar yapıyorlar . Ama, “Taylan Özgür” dosyasının yıllardır , karanlık köşelerde , tozlu raflarda, “mezara götürecekleri bir sır” gibi saklıyorlar. Neden ? Herkes eteğindeki taşları dökmelidir. Bu dosyayı saklayanlar demokrasiden ve özgürlüklerden söz edemezler, “sol” adını ağızlarına bile alamazlar. “Taylan Özgür Dosyası” açılmalı, cinayet aydınlatılmalıdır. Taylan Özgür cinayeti aydınlanmadan, Türkiye özgürleşemiyecektir. |