left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Monday, 06 February 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Ulusal Kırılma Romanı, Metal Fırtına! Yazdır E-posta
Yazar Askar Yılmaz   
Monday, 09 May 2005

Bilimsel kurgumu, bilimsel “kırgımı”?


Geleceğin kurgusunu yazmakla, günceli yakalama duygusu, iki farkl süreçtir. İki farklı süreç arasındaki ilişki doğru ele alınmalıdır. Yani geleceği güncelin içine sokmak, güncelle gelecek arasındaki ilişkinin de koparılmasına yol açar. Metal Fırtına’nın yazım tarzı, kurgusu, öz olarak böyledir. Kitabını yazarları, Burak Turna ile Orkun Uçar, kurgusal roman yazdıklarını söylemeye devam etselerde, gerçekte, Metal Fırtına son derece güncel ve güncelin sömürüsü üzerine yazılmış sadece “yeni” bir kitaptır.

Bir eserin “çok” satmasıyla, “nitelikli” olması arasında, medyamız hep özdeşlik kurulmaya çalışmıştır. Böyle bir özdeşliği medya, Metal Fırtına İçinde yapmaya devam ediyor. Oysa Metal Fırtına, kurgusu ve yazım tekniğiyle, yaşanılan döneme özgü olaylarının kötü bir özet kitabıdır.Gazete yazımları ve televizyon haberlerinin torbalanmasıdır.”Çok” satar olmasının tek nedeni, eğemen batıcı bakışa denk düşmesi ve konjöktürel olması dışında hiç bir özelliği yoktur.


“Amerika\'yı ayağa kaldıran iki Türk”

A Amerikancı Türk medyası, Metal Fırtına yazarlarını okuyucuya “Amerika\'yı ayağa kaldıran iki Türk” diye sundu. Bu iki Türk yazarı ne yazdılarda “Amerikayı ayağa kaldırdılar? Metal Fırtına, ABD saldırısını, “CNN, Kuzey Irakta süren Türk-ABD kuvvetleri arasındaki çatışmayı 13 ABD askeri öldü, 30 yaralı var. Amerikan güçlerine saldıran, 35 Türk askerinin öldürüldüğü” haberiyle başlar.

ABD yeni enerji kaynaklarına gereksinim duymakta ve bu nedenle Türkiyenin zengin bor yataklarını ele geçirmek ister. Bu amaçla Pentagon Türkiyeyi işgal planlarını yapmış ve işgalin taktik ayrılıklarını dahi saptamıştır. ABD’nin Suriyeye saldırması biçiminde başlayan savaşın, gerçekte taktik bir yanıltma olduğu anlaşılır. ABD, Suriye ile anlaşır ve Suriye bütün ordusunu kışlasına kilitler ve topraklarını ABD kuvvetlerinin kullanımına açar. ABD kuvvetleri havadan ve karadan Türkiye’ye saldırılar başlatır. Kısa zamanda güney illeri ABD kuvvetlerinin eline geçer. Pentegonda yapılmış olan planlar saat gibi işler. ABD kuvvetleri hızla Torosları aşar ve Konya ovasından Ankara varoşlarına dayanır. Bu işgal hareketi karşısında Türk ordusu hazırlıksız yakalanır.Yer yer mevzi direnişler göstersede ABD kuvvetleri ilerlemeye devam ederek, karada ve havada süren çatışmalar, Ankara ve İstanbulu da içine alacak şekilde hızla sürer. Bu savaşta, Türkiye kendisinden beklenen direnişi göstetemez, hatta ordunun kumanda kademesi büyük bir zaafa uğrar. En önemliside Anıtkabir bombalanarak Türklerin ulusal duyguları çökertilmek istenir.Türkiye kısa zamanda yenilgiye uğrar, ordusu dağıtılan Genelkurmay Başkanı Anıtkabrin yıkımı karşısında büyük bir üzüntüye kapılır. Savaşın Türkiye cephesi Metal Fırtınaya göre “çökerken” bir başka cephe, “sivil” inisiyatif güç kazanır. Bir Türk “yurtseveri” eline geçirdiği atom bombasınıyla Beyaz Sarayı yıkmak ve New York’u bombalamakla” tehtit eder. Her alta kalan kuvvet gibi, Türklerde “teröre mecburen” itilirler. Zaten kitapta direnen başka “sivil” Türk de yoktur.

Doğal olarak ateşkesin sağlanması için diplomatik çabalarda hızlanır. Dışişleri bakanı Abdullah Gül Amerikaya yollanır. Rusya ve AB ateşkes için Türkiyeye ağır koşullar önerirler.Tüccar Başbakan Tayyip bu koşulları kabuletmez ve yeni bir plan sunar. Planı her nedense kabul edilerek ateşkes sağlanır.

Basit olarak özetlenebilecek, bir öyküyü, anlatım teknikleri ne olursa olsun, nasıl anlatılırsa anlatılsın sonuç değişmez. Ortaya bilim kurgu değil, ulusal o­nuru kırıcı bir seneryosu çıkar. Metal Fırtına, Türk Ulusunun o­nurunu kıran teslimityetçi ve “metalik” bir seneryodur, o­nur kırıcıdır. Ayrıca yazarları , “geleceği hayal gücü şekillendirir.” laflarıyla, Amerikanın yenilmezliğiyle öncelikle kendilerini şekillendirmişlerdir. Bu şekilleniş, Türklerin tarihleri unutturlarak sağlanabilir. Metal Fırtına da da başarılı bir Türk tarihi yoktur. Çünki, Metal Fırtına’nın yazarlarıTürk tarihini hiç mi hiç anımsamazlar.

Metal Fırtına’nın yazarları Türkiyeyi ve Türkiyenin ulusal ve uluslararası potansiyellerinide görememekteler. Türk devletini ve Türk ulusunu, ABD saldırısı karşısında bu denli perişan göstermek başka nasıl açıklanabilir? Buna karşılık ABD’nin silah teknolojisini ve bu silahların özelliklerini ve adlarını çok iyi bellemişler! Kitap, ABD silahlarının adlarını ve işlevlerini öğrenmek isteyenler için bir ölçüde “kaynak” olabilir!

Kitabın yazarlarından, Orkun Uçar, “Biz bir sırrı açıkladık. Ülkesini seven her Türk genci gibi bunu yaptık. Politik kurgu romanlarını hep ABD kullanırdı. Bu kez o­nların silahını biz kullandık ve aynayı yüzlerine tuttuk” diye övünmekten de geri kalmıyor. Kime “ayna tutuyorsun”? Sen aynayı kendine tut önce! Türkiyeyi direnişsiz, kuzu kuzu teslim eden hayeller kuruyorsun, arkasından ABD’ye “ayna tutmaktan” bahsediliyor. Düyada böyle kepazelik yaşandımı? Bırakınız geleceğimizde ABD’nin işgalini, geçmişinde işgaciye boyun eğen bir halk varmı? Geçelim Türk tarihini, ABD’ye direnmeye bir halk varmı?

Dünyanın ilerlemesine ivme kazandıran ulusları sıraladığımızda, ilk sıralarda Amerika değil, Türkler yer alır. Atilla İlhan’ın deyimiyle, Amerikanın, “kuruluş tarihi kadar, bizim batış tarihimiz var.” Binlerce yıllık tarihsel süreç içinde etkin olmuş, geride bıraktığımız yüzyıla daha başında damga vurmuş bir ulus, ABD saldırısı karşısında bu denli gülünç duruma düşürülebilirmi? Metal Fırtına’nın yazarları ne bilim kurgu-yazarlığından anlıyor, ne de Türklerin tarihini biliyor.Yakın tarihimizi dahi bilmiyorlar. Oysa o­nlar televizyon proğramlarında “Tarih sadece kitaplarda okunabilen geçmiş demek değil. Dünü, bugünü ve yarını ile bir arada dinamik biçimde var olan üç boyutlu, canlı bir olgu.” olarak tanımlıyorlar. Nerede Türk tarihin boyutları? Metal Fırtınananın analizinde tarih tek boyutlu ve Amerikanın yenilmezliği var. “Yurtsever Türk gençleri” yarınlarına böylemi bakmalı?


Güncelin dürtüklenmesi bilimsel kurgumu?

Okuyucu, Metal Fırtınanın kurgusunun, Afganistan ve Irak’ın işgali öykülerinin torbalanmış hali olduğunu hemen anlıyıor. ABD’nin işgallerinin benzer bir biçimini, Türkiye üzerine uyarlamak ve uydurmaya çalışmakla, bilim-kurgu romanı yazmak çok farklı işler olmalı.

Bilim kurgu romanı, geleceğin özelliklerinin imgelenmesi, geleceğin ütopyasının yazımını içerir. Metal Fırtına, kurgusal olmak şöyle dursun, özellikle güncelin dürtüklenmesi ve güncelin sömürüsü üzerine yazılmış bir kitaptır. Kurgu roman olarak değil ama, güncelin hortumlanması alamında, hortum edebiyatına özgü bir kitaptır .

Metal Fırtına’nın yazarları, “ABD Başkanı Bush, Beyez Sarayın bahçesinde, yoğun yeşil yaprakların gizlediği dalda sabaha karşı asılı bulundu” tümcesi ile giriş yapsalardı, kitap, büyük bir olasılıkla medyanın hiç ilgisini çekmiyecekti. Belkide okuyucudan saklanacaktı.

ABD’nin, Türkiyeyi işgal girişimi karşısında, Irak İşgalinin değilde, Çanakkale savaşlarının veri alındığı bilim-kurgu romanı yazılsaydı kitabınız kaç satardı? Kurgunuzda, ABD’nin işgali karşısında halkımızın ve Genelkurmayın zafer çığlıkları yer alsaydı, Metal Fırtına’nın yazarlarının adları duyulurmuydu? İşte o zaman “Amerika ayağa kalkardı” ve “Amerikalı diplomatlar saçlarını başlarını yolarlardı”. Metal Fırtına yazarları, işte o zaman “yurtsever Türk gençleri” olarak, Amerikancı medyada değil ama, okuyucunun gönüllerde yer bulurdu.

Amerikanın başarısına endekslenmiş Metal Fırtınadan, Amerika niçin üzüntü duysun? Metal Fırtının kurgusu hiçbir şekilde toplumsal anti-emperyalist tepkinin bir yazımı olarak gösterilemz. Kitap bu haliyle güncele yanıt veren, tipik fırsatçı bir kitaptır. Ayrıca bu özelliğiyle Metal Fırtına, ciddi, edebir bir eser olarak değil, serbest piyasanın borsasında geçici olarak işlem gören bir “metadır.”

Metal Fırtına, güncelin sömürüsüyle o denli bağlantılı ki, kitap ABD’ye yataklık yapan, 1 Mart Teskeresinin çıkması için yoğun çaba sarfeden siyasi kadroyu, ABD karşıtı göstermekten sakınmıyor. Bilinçli olarak çarpıtma yaratıyor.Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün adının özellikle yer alması Metal Fırtına’nın bir başka özelliğini ortaya koymaktadır. O özellikde, kitap “ısmarlama” ve “methiye” bir kitaptır. Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün Amerikaya boyun eğmemelerinden ülkenin yurttaşları sevinç duyar. Tek bir ulus bireyinin dahi işgale boyun eğmesi istenmez. Ama Metal Fırtınada tanımlanan “kaz”ın ayağı başka.

ABD, ezilen dünyada yeilmişler kitlesi yaratarak saldırılarını bu kitle üzerinden sürdürmektedir. Bu psikolojik savaş yöntemi, bütün emperyalistlerin başvurdukları yöntemdir. ABD elinde bulundurduğu savaş makinası ve iletişim araçlarıyla psikolojik savaşı daha yagın olarak kullanmaktadır.

Amerika, henüz Irak savaşını kazanamadı ama, bazı beyinleri “metal fırtına” operasyonlarıyla ele geçirebilmiş gözüküyor. Zaten, ABD’nin öncelikli hedeflerinden biriside, beyinlerin “metalik” hale getirilmesinde gösterdiği çabadır.

Metel Fırtına, bilim-kurgu romanı olarak, Amerikan “metallerinin” altında kaldığı için başarısızdır ve yazın edebiyatımıza da aykırıdır. Doğal olarak kitap borsadan alınan ve kısa zamanda değer yitimine uğrayan, okuyucuya-tüketiciye kaybettiren bir “tahvil” olmaktan öteye geçememektedir.

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: Ulusal Kırılma Romanı, Metal Fırtın... ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

Kısa Kısa
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
İstatistikler
Makaleler: 1909
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 4790095
Syndicate
 
left
Top! Top!
right