|
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Lübnan'da görev yapacak Türk askerinin, silahsızlandırma dahil tezkere dışında hiçbir görevi yapmayacağını belirterek ''Tezkeredeki dört konu dışında hiçbir görev yapmayacak Silahlı Kuvvetler… Hiç kimse emir veremez, hiç kimse de yaptıramaz. Verilen yetkinin dışında bir görev istenirse, o görevi, bize görev vermeye çalışan yapar, biz yapmayız'' dedi. (Milliyet, 7.9.2006)
Org. Büyükanıt’ın sözleri Lübnan’a asker gönderilmesi konusunda kaygıları olanları rahatlatacak içerikte görünüyor. Ama bence pek mantıklı değil ve tepki sahiplerini yatıştırmaya yönelik, göz boyayıcı açıklamalar bunlar.
Şöyle düşünelim. Çocuğunuzu askere yolluyorsunuz. Güneydoğu’ya gidecek. Şartlar mâlum, ölüm tehlikesi var. Karşınızı alıp nasihate başlıyor ve diyorsunuz ki : “Kışladan dışarı çıkmak yok. Öyle operasyona gidip, çatışmaya falan katılmak da yok. Nöbet tutacaksan kışla içinde tut, silahlı çatışmaya girmeni isterlerse dinleme… Ben, seni ancak bu şartlarda askere gönderiyorum. Bunun dışında sana görev veya emir vermeye kalkan olursa, sakın yapma, çok istiyorsa gidip o yapsın. O zaman bana bir telefon edersin, ben de seni geri çağırırım.”
Şimdi böyle bir şey olur mu ?
Org. Büyükanıt, olacağını söylüyor !!!..
Ne var ki, Genelkurmay Başkanı, istediği kadar AKP ağzıyla konuşarak ''Tezkeredeki dört konu dışında hiçbir görev yapmayacak Silahlı Kuvvetler. Hiç kimse emir veremez, hiç kimse de yaptıramaz. Verilen yetkinin dışında bir görev istenirse, o görevi, bize görev vermeye çalışan yapar, biz yapmayız'' desin, okyanus ötesinden konuşanlar hiç de öyle düşünmüyor.
ABD'nin Avrupa ve Avrasya işlerinden sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Dan Fried, Lübnan'a Türk barış gücü gönderilmesi kararını överek, “Türkiye'nin oynayacak bir rolü var. Bunu gerçekleştirecek yetenekleri bulunuyor. Türkiye'nin bu görevi üstlenecek olmasından memnunum” diyor. (Hürriyet, 8.9.2006)
Dahası Lübnan'a asker gönderme kararının Türk kamuoyunca tartışılmasının gayet anlaşılabilir olduğunu kaydeden Fried, “Her ülke bunu yapardı. Bu, zor ve tehlikeli bir sorumluluk” ifadesini kullanıyor.
Bakalım ABD yarın Türkiye'ye, “rolünü oyna” dediğinde, Org. Büyükanıt "BU, ZOR VE TEHLİKELİ BİR SORUMLULUK" karşısında, “ben oynamam, çok istiyorsan sen oyna” diyebilecek mi ?
|