left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow P - Z arrow Yavuz Yıldırımtürk arrow Kemal Akbulut'u Tanımak Gerekirdi.
Thursday, 24 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Kemal Akbulut'u Tanımak Gerekirdi. Yazdır E-posta
Yazar Yavuz YILDIRIMTÜRK   
Sunday, 13 August 2006

                   

                                                 

 Kemal'in ölümüden tam 12 yıl geçti. 13 Ağustos 1994 yıllında bir kalp krizi sonunda öldüğünü duydum. Kemal'in kalp krizi, bilinen kalp krizlerinden bir değildi.

          12 Eylül'ün  faşistleri onu işkenceyle felç etmişlerdi. Kars'ın Kaçmak köyüne bağlı Çargavur mezrasında, adi bir faşist  ispiyoncunun ihbarı  üzerine yakalanmış , onu yakalayan azılı faşist, MİT'ci bir üsteğmen'miş. Bu insanlık dışı yaratık, Kemal'i yakalar, yakalamaz  feci şekilde dövmüş ,  Askeri Cip'in arkasına bağlamış, Kars'a kadar sürüklüyerek getirmiş. İşkencesine Kars'ta da devam etmiş. Bu işkenceler sonucunda Kemal'in Kafatası zedelenmiş, beyin damarları her an patlayacak tarzda şişmiş, ve bir tarafı felç  olmuş. Doktorların her an ölebileceğini söyledikleri Kemal,1994 kadar yaşadı, 13 Ağustos 1994 günü, Dükkan'ın önünde oturur  iken bir kalp'i durmuş. Çünkü balon şekilindeki beyin damarı en sonunda patlamıştı.

           Kemal'e gizli örgütün "sırlar"ını almak için işkence yapılmamıştı.O, Kars'ta sosyalizm için  mücadeleyi başlatan, ölümüne kadar bu yolundan dönmeyen,komünist bir sıra neferi, bir militan olduğu için ve intikam almak amacıyla onu işkencele öldürdüler.

          1962'lerde  kurullan TİP, Kars'da da örgütlemek isteniyordu. Ama Kars'ta hiç kimse TİP'İ örgütlemeye cesaret  edemiyordu.Çünkü,önceleri "Milli emniyet" sonra da  "MİT" ismini alan bu gizli örgüt  uzun dönem Kars'da tam bir anti-komünist terör estirmişti. Herhangi bir şekilde şüphelendiği kişiyi, suçlu suçsuz demeden, mahkemeye dahi çıkarmadan, kayıp eder ve izi bulunmazdı.

        "Casusdur" iftirası onun her şeyi  yapmasını mubah kılıyordu.Halk içinde kurduğu gizli örgütlülükle kolu her yana uzana biliyordu. "Milli Emniyet"in Kars'ta dört tarafı yüksek duvarlarla cevrili,hiç kimsenin önüden geçmeğe dahi cesaret edemediği villa şekilideki binaları vardı. Bu binalara götürülenleri hiç bir şekilde geri gelmediğini, Kars'lılar bilirdi. Kars'ın Sovyet sınırında olması, anti-komünizm'in hpishanesine dönüşmesi için yeterli nedendi.

          27 Mayıs 1960 askeri darbesine kadar  Kars,en fazla anti-komünist faşist baskının altında olan illerin başta gelmeğe devam etti. 27 Mayıs askeri darbesinin estirdiği"demokrasi rüzgarı, Kars'ın semtine dahi uğramıyordu. Bu faşist baskı altında olan Kars, Türkiye'nin en yoksul illerinden biridi. Sokakları, Kasabaları, Köyleri, yoksul, çaresiz, işsiz insanlar doluydu. Kars'ın, batısındaki Türkiye ile  bağını kuracak,doğru dürüst ne kara, ne demir yolu vardı.Ve yine ne doğru dürüst hastanesi, ne de( askeri doktorların dışında) hekimi. Yani Kars "Allah'a emanet idi"

         Böylesine koşullardaki  Kars'da  "sosyalist TİP" örgütlemek  öyle kolay değildi. Devletin baskısının yanı sıra, devlet tarafında örgütlenen sivil anti-komünist örgütlerin, DP ve onun  devamı  AP'lilerin gerici baskısı  altında ve anti- komünizm'in esas örgütlüyücüsü  yürütücüsü "devlet-partisi" . CHPnin en güçlü olduğu yerde, "sosyalist TİP"i örgütlemek cesaret isterdi

          İşte  Kars'taki lakap ile "Foto Kemal",  1963'de Kars'ta  TİP'i  örgütlemek için  cesaret le ileri attılanların önünde geliyordu.

          Bu dönemde bende (1962'da)  "sosyalist fikir"leri benimsiyen,  İstanbulda,TİP'in gençlik örgütü içinde çalışmaya başlayan Üniversite öğrencisiydim. Ve o yıllarda  tatilde Kars'a gittiğimde, henüz Kars'ta TİP örgütlenmemişti.1963 de  gittiğimde ise  Kemal ve bir kaç arkadaşıyla birlikte tüm baskılara göğüs gererek  ortaya çıkıp, TİP Kars  şubesini açmışlardı. Ama il binaları dahi yoktu. İş yerlerinde TİP'in faliyetlerini yürütüyorlardı. Kuru -temizleyicisi Hayati, garson Faik,  demirci Mustafa, Fotoğrafçı Kemal Akbulut, Keresteci Musa, kardeşim Metin Yıldırımtürk,  Ardahanlı Avukatlar Kemal Kaya Ve Adil Kurter, Kars'ta Avukatlığa başlayan Ayhan Soysal ve Serbil Soysal,  ve sosyalist olduğu için öğretmenlikten attılan İhsan hoca.  Bu bir avuç insanın çapasıyla Kars, 1965 seçimlerinde TİP en fazla oy alan illerin içinde yer almıştı.

        Bu dönemde sonra,  MİT, özel vurucu güçler örgütleyip,TİP'lileri sindirmeğe çalışmakta idi. Türkeş, Millet partisin ele geçirmeden önce MİT, Kars'ta  sivil faşist gençlik örgütünü kurup, bu bir avuç insana saldırı düzenletiyor,iş yerlerine dinamitler attırıp sindirerek, TİP'den koparmaya çalışıyordu. Kemal, Metin ve diğerleri bu saldırıları geri püskürtüler,Tam tersine, MİT örgütlediği faşistleri sindirdiler.

          Karsta dev-genç'in şubesin açtılar, Bu gelişmeleri durdurmak için, 1965 yıllında hükümete gelen Demirel Kars'ı hedef seçti. En kadar gerici, fasişt, Kars'ın en zengini varsa ,hepsi  bir araya gelip,ellerinde Türk bayrakları,"komünizm'i telin" mitingleri ,yürüyüşleri yaparak,TİP'lerin evlerini iş yerlerin basıp, linç etmeye teşebbüs ettiler, ama gericiliğin bu tertiplerini boşa çıkardılar,çünkü hemen hazırlanmışlar, faşistler, gericiler kayıplarının göze alamadıkları için, linç etmek için saldırıya geçmekten vaz geçmişlerdi.

         12 Mart 1971askeri darbesinin hedef aldığı yerlerin içinde Kars'da vardı, Kemal, Hayati, İhsan hoca, Ayhan Soysal, ve bazı gençler . "Kars dev-genç davası"  adı altında tutuklanıp, Diyarbakır  sıkı yönetim kumandanlığına teslim edildiler. Kemal, bu habislik süresinde en cesur, ne metanetli tavır gösterenlerin başında yer aldı. Habislik sonrası yılgınlık gösterip,aktif siyasi faaliyetten geri durmayan sadece Kemal kaldı. O THKO ve TDKP'nin bir neferi olarak mücadelesine kaldığı yerden devam etti.1973 yıllında Kars'ı toparlamaya giden ve Kars'ı yeniden toparlayan Metin'in yanı başında yer alan ve omuz omuza çalışan eskiden tek Kemal kalmıştı.1973 sonrası Kars'ın devrimcilerin egemenlik alanı haline  gelmesinde Kemal'inde payı büyüktü. Çok geçmeden Kars ,Tüm faşistlerin sökülüp attıldığı,faşistleri destekleyen zenginlerin Kars'ı terk edip kaçtığı bölge haline geldi. Kars'ın   kazalarının çoğunluğunda  ve içinde "HK hareketinin " etkinlik kurmasında, Kemal'in inkar edilmez  payı vardı.

           Demirel, 12 Eylül faşist generalları iş başına gelmeden önce Kars'ı hedef gösteriyordu."Kars kalesine kızıl bayrak  çekildi" yalanını diline dolamıştı,Erzıncan, Erzurum faşistleri, Kars'lıları Erzincan'a, Erzurum'a sokmuyorlardı,İstanbul, Ankara seferinin yapan Kars otobüsleri, bu şehirlerin içine giremiyordu.

       Başbakan Demirel, zıhrı araçların içinde, askeri konvoyla Kars'a girmek zoruda kalmıştı. Bunun için 12 Eylül faşistleri, iş başına gelmeden önce  Kars'ıda  "komünizm'iden  temizlenecek yerler"in başında gösteriyordu.dolaysıyla en azgın faşist saldırılarının Kars'ada yöneltiler. Bunun için, Kars'ı "sosyalistlerin kalesi" yapanlardan Kemal Akbulut, salt intikam almak amacıla korkunç işkenceye tabi tutular.

          Yiğit Kemal, ömrünü sosyalizm mücadelesine  verdi, Yoksuluğun ,açlığın,çaresizliğin sosyalizmle yenileceğini bilerek, durmadan savaştı.

           Onu en son, Diyarbakır hapishanesinden çıkarak beni ziyaret etmeğe geldikleri zaman gördü. Ve yine güleryüzlü. şık giyimliydi. Yoldaş sicaklığıyla bir birimize sarıldık ama bilmedim bilemedim,bunun  can yoldaşımın en son görüşüm olacağını

        1979 da hapisten çıktıktan sonra Kars'a gittim. O günlerde Kars'ta yoktu ,Şimdi hatıramadığım başka yere gitmiş dediler.  Evine,gittim ,kardeşi Cemal vardı, o'da bilmiyordu  ne zaman geleceğini, sonra birkaç gün daha bekledim, birkaç kere  Dükkan'ına gittim. Ama gelmedi ,Kars'ta ayrılmak zorundadım.1960 lardan 1980 sonrasına kadar kesintisiz mücadelesine devam eden yoldaşıma sarılamadım. Ne yazık ve ne yazık ki  aradan geçen yıllar  sonrası, onun nasıl öldüğünü son günlerde Kızı Selam'dan öğrendim.

 Kemal, bir sıra neferi idi. Hep öyle kaldı, hep öyle mücadele etti.

                

                

             

                 

 

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar
Kemal akbulutun yasami bizim onumuzu acmali biraktiklari sanli mirasa ancak oyle sahip cikariz herkesin yapacagi is var siz 'yaslilar'bunun lokomotifi olmalisiniz bizde bu isin kosanlari olmaliyiz tasfiye edilen subat gunesimize sahip cikalim ancak eskinin curuyenin icinden degil disarida yeniyi kurarak hadi dostlar gorev basina...
Gönderen sinan on Wednesday, 30 March 2011 at 8:36

kemal akbulutu rize kendirlide tanıdım.temiz giyimli vekararlı birsosyalistti.[insanda her şey güzel olmalıdır.yüzü kıyafetleri ruhu vefikirleri]çok kısa bir sohpetimize rağmen bende bıraktığı izleim örnek bır proletarya sosyalisti idi. kızı selma ile aynı okulda çalışıyorduk.kızı da dürüst vekararlı bir insandı.prekapitalist üretim ilişkilerine dayanan ilkel-orta çağa tekabül eden etnik vemezepsel görüşleri yoktu. o gününkoşulları vebirkimi içnde sosyalizmin monolotik vedoğmatik yormundan beslnen farklı gelenklere sahip insanlardık. ama inandığımız gibi yaşamaya çalıştık. hiç birzaman yaptıklarımızdan değil yapamadıklarımzdan pişman olduk. dün de bugünde denizler´ zeki ergnbay necdet adalı erdal eren bayramali tatoğlu kemal akbulut ve tüm devrim vesosyalizim şehitleri gibi vardık varolacağız..
Gönderen halil aktemur on Sunday, 14 March 2010 at 6:32

Kemal akbulut'u kızından,sizin anlatıklarınızdan fazlasını dinledim.onun ve onun gibi devrimcilerin biz gençler tarafından daha çok tanınıp daha çok öğrenilmesi gerktiği inamcındayım.Bunun da sizin gibi doğru kanallardan ve doğru kaynaklardan yapılmasını istiyorum.
Gönderen sevil tunç on Wednesday, 04 July 2007 at 8:47


 1  2  3  Sonraki Sayfa >
Sayfa 1 / 3 ( 5 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: Kemal Akbulut'u Tanımak Gerekirdi. ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right