Kemal'in ölümüden tam 12 yıl geçti. 13 Ağustos 1994 yıllında bir kalp krizi sonunda öldüğünü duydum. Kemal'in kalp krizi, bilinen kalp krizlerinden bir değildi. 12 Eylül'ün faşistleri onu işkenceyle felç etmişlerdi. Kars'ın Kaçmak köyüne bağlı Çargavur mezrasında, adi bir faşist ispiyoncunun ihbarı üzerine yakalanmış , onu yakalayan azılı faşist, MİT'ci bir üsteğmen'miş. Bu insanlık dışı yaratık, Kemal'i yakalar, yakalamaz feci şekilde dövmüş , Askeri Cip'in arkasına bağlamış, Kars'a kadar sürüklüyerek getirmiş. İşkencesine Kars'ta da devam etmiş. Bu işkenceler sonucunda Kemal'in Kafatası zedelenmiş, beyin damarları her an patlayacak tarzda şişmiş, ve bir tarafı felç olmuş. Doktorların her an ölebileceğini söyledikleri Kemal,1994 kadar yaşadı, 13 Ağustos 1994 günü, Dükkan'ın önünde oturur iken bir kalp'i durmuş. Çünkü balon şekilindeki beyin damarı en sonunda patlamıştı. Kemal'e gizli örgütün "sırlar"ını almak için işkence yapılmamıştı.O, Kars'ta sosyalizm için mücadeleyi başlatan, ölümüne kadar bu yolundan dönmeyen,komünist bir sıra neferi, bir militan olduğu için ve intikam almak amacıyla onu işkencele öldürdüler. 1962'lerde kurullan TİP, Kars'da da örgütlemek isteniyordu. Ama Kars'ta hiç kimse TİP'İ örgütlemeye cesaret edemiyordu.Çünkü,önceleri "Milli emniyet" sonra da "MİT" ismini alan bu gizli örgüt uzun dönem Kars'da tam bir anti-komünist terör estirmişti. Herhangi bir şekilde şüphelendiği kişiyi, suçlu suçsuz demeden, mahkemeye dahi çıkarmadan, kayıp eder ve izi bulunmazdı. "Casusdur" iftirası onun her şeyi yapmasını mubah kılıyordu.Halk içinde kurduğu gizli örgütlülükle kolu her yana uzana biliyordu. "Milli Emniyet"in Kars'ta dört tarafı yüksek duvarlarla cevrili,hiç kimsenin önüden geçmeğe dahi cesaret edemediği villa şekilideki binaları vardı. Bu binalara götürülenleri hiç bir şekilde geri gelmediğini, Kars'lılar bilirdi. Kars'ın Sovyet sınırında olması, anti-komünizm'in hpishanesine dönüşmesi için yeterli nedendi. 27 Mayıs 1960 askeri darbesine kadar Kars,en fazla anti-komünist faşist baskının altında olan illerin başta gelmeğe devam etti. 27 Mayıs askeri darbesinin estirdiği"demokrasi rüzgarı, Kars'ın semtine dahi uğramıyordu. Bu faşist baskı altında olan Kars, Türkiye'nin en yoksul illerinden biridi. Sokakları, Kasabaları, Köyleri, yoksul, çaresiz, işsiz insanlar doluydu. Kars'ın, batısındaki Türkiye ile bağını kuracak,doğru dürüst ne kara, ne demir yolu vardı.Ve yine ne doğru dürüst hastanesi, ne de( askeri doktorların dışında) hekimi. Yani Kars "Allah'a emanet idi" Böylesine koşullardaki Kars'da "sosyalist TİP" örgütlemek öyle kolay değildi. Devletin baskısının yanı sıra, devlet tarafında örgütlenen sivil anti-komünist örgütlerin, DP ve onun devamı AP'lilerin gerici baskısı altında ve anti- komünizm'in esas örgütlüyücüsü yürütücüsü "devlet-partisi" . CHPnin en güçlü olduğu yerde, "sosyalist TİP"i örgütlemek cesaret isterdi İşte Kars'taki lakap ile "Foto Kemal", 1963'de Kars'ta TİP'i örgütlemek için cesaret le ileri attılanların önünde geliyordu. Bu dönemde bende (1962'da) "sosyalist fikir"leri benimsiyen, İstanbulda,TİP'in gençlik örgütü içinde çalışmaya başlayan Üniversite öğrencisiydim. Ve o yıllarda tatilde Kars'a gittiğimde, henüz Kars'ta TİP örgütlenmemişti.1963 de gittiğimde ise Kemal ve bir kaç arkadaşıyla birlikte tüm baskılara göğüs gererek ortaya çıkıp, TİP Kars şubesini açmışlardı. Ama il binaları dahi yoktu. İş yerlerinde TİP'in faliyetlerini yürütüyorlardı. Kuru -temizleyicisi Hayati, garson Faik, demirci Mustafa, Fotoğrafçı Kemal Akbulut, Keresteci Musa, kardeşim Metin Yıldırımtürk, Ardahanlı Avukatlar Kemal Kaya Ve Adil Kurter, Kars'ta Avukatlığa başlayan Ayhan Soysal ve Serbil Soysal, ve sosyalist olduğu için öğretmenlikten attılan İhsan hoca. Bu bir avuç insanın çapasıyla Kars, 1965 seçimlerinde TİP en fazla oy alan illerin içinde yer almıştı. Bu dönemde sonra, MİT, özel vurucu güçler örgütleyip,TİP'lileri sindirmeğe çalışmakta idi. Türkeş, Millet partisin ele geçirmeden önce MİT, Kars'ta sivil faşist gençlik örgütünü kurup, bu bir avuç insana saldırı düzenletiyor,iş yerlerine dinamitler attırıp sindirerek, TİP'den koparmaya çalışıyordu. Kemal, Metin ve diğerleri bu saldırıları geri püskürtüler,Tam tersine, MİT örgütlediği faşistleri sindirdiler. Karsta dev-genç'in şubesin açtılar, Bu gelişmeleri durdurmak için, 1965 yıllında hükümete gelen Demirel Kars'ı hedef seçti. En kadar gerici, fasişt, Kars'ın en zengini varsa ,hepsi bir araya gelip,ellerinde Türk bayrakları,"komünizm'i telin" mitingleri ,yürüyüşleri yaparak,TİP'lerin evlerini iş yerlerin basıp, linç etmeye teşebbüs ettiler, ama gericiliğin bu tertiplerini boşa çıkardılar,çünkü hemen hazırlanmışlar, faşistler, gericiler kayıplarının göze alamadıkları için, linç etmek için saldırıya geçmekten vaz geçmişlerdi. 12 Mart 1971askeri darbesinin hedef aldığı yerlerin içinde Kars'da vardı, Kemal, Hayati, İhsan hoca, Ayhan Soysal, ve bazı gençler . "Kars dev-genç davası" adı altında tutuklanıp, Diyarbakır sıkı yönetim kumandanlığına teslim edildiler. Kemal, bu habislik süresinde en cesur, ne metanetli tavır gösterenlerin başında yer aldı. Habislik sonrası yılgınlık gösterip,aktif siyasi faaliyetten geri durmayan sadece Kemal kaldı. O THKO ve TDKP'nin bir neferi olarak mücadelesine kaldığı yerden devam etti.1973 yıllında Kars'ı toparlamaya giden ve Kars'ı yeniden toparlayan Metin'in yanı başında yer alan ve omuz omuza çalışan eskiden tek Kemal kalmıştı.1973 sonrası Kars'ın devrimcilerin egemenlik alanı haline gelmesinde Kemal'inde payı büyüktü. Çok geçmeden Kars ,Tüm faşistlerin sökülüp attıldığı,faşistleri destekleyen zenginlerin Kars'ı terk edip kaçtığı bölge haline geldi. Kars'ın kazalarının çoğunluğunda ve içinde "HK hareketinin " etkinlik kurmasında, Kemal'in inkar edilmez payı vardı. Demirel, 12 Eylül faşist generalları iş başına gelmeden önce Kars'ı hedef gösteriyordu."Kars kalesine kızıl bayrak çekildi" yalanını diline dolamıştı,Erzıncan, Erzurum faşistleri, Kars'lıları Erzincan'a, Erzurum'a sokmuyorlardı,İstanbul, Ankara seferinin yapan Kars otobüsleri, bu şehirlerin içine giremiyordu. Başbakan Demirel, zıhrı araçların içinde, askeri konvoyla Kars'a girmek zoruda kalmıştı. Bunun için 12 Eylül faşistleri, iş başına gelmeden önce Kars'ıda "komünizm'iden temizlenecek yerler"in başında gösteriyordu.dolaysıyla en azgın faşist saldırılarının Kars'ada yöneltiler. Bunun için, Kars'ı "sosyalistlerin kalesi" yapanlardan Kemal Akbulut, salt intikam almak amacıla korkunç işkenceye tabi tutular. Yiğit Kemal, ömrünü sosyalizm mücadelesine verdi, Yoksuluğun ,açlığın,çaresizliğin sosyalizmle yenileceğini bilerek, durmadan savaştı. Onu en son, Diyarbakır hapishanesinden çıkarak beni ziyaret etmeğe geldikleri zaman gördü. Ve yine güleryüzlü. şık giyimliydi. Yoldaş sicaklığıyla bir birimize sarıldık ama bilmedim bilemedim,bunun can yoldaşımın en son görüşüm olacağını 1979 da hapisten çıktıktan sonra Kars'a gittim. O günlerde Kars'ta yoktu ,Şimdi hatıramadığım başka yere gitmiş dediler. Evine,gittim ,kardeşi Cemal vardı, o'da bilmiyordu ne zaman geleceğini, sonra birkaç gün daha bekledim, birkaç kere Dükkan'ına gittim. Ama gelmedi ,Kars'ta ayrılmak zorundadım.1960 lardan 1980 sonrasına kadar kesintisiz mücadelesine devam eden yoldaşıma sarılamadım. Ne yazık ve ne yazık ki aradan geçen yıllar sonrası, onun nasıl öldüğünü son günlerde Kızı Selam'dan öğrendim. Kemal, bir sıra neferi idi. Hep öyle kaldı, hep öyle mücadele etti. |