left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow Askar Yılmaz arrow Sanık ayağa Kalk !
Thursday, 24 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Sanık ayağa Kalk ! Yazdır E-posta
Yazar Askar Yılmaz   
Wednesday, 28 September 2005

3 Ekimde, AB mahkemesinde Türkiye’nin duruşması yapılacak. Mahkemenin iddianamesi bölümler halinde Türkiye tarafına iletildi. AB mahkemesinin her an yeni iddia ve istemlerde bulunmak gibi, Avrupa’ya özgü hukuksuzluğu sürdürme haklarının olduğu bilinmektedir. Bildiğimiz çok belirgin başlıklarla sıralanacak olan iddia makamının istemleri, şu başlıklar halinde 3 Ekimde bir kez daha yüzümüze karşı okunacak. Mahkemenin ilk sözü, “sanık ayağa kalk!” ve arkasından istekleri sıralanacak:

3 Ekimde yinelenecek olan istemlerin ana konuları şunlar olacak;

“-Kıbrıs Rum Cumhuriyetini tanımamakta inat ederek, Rum kesimine ait uçakların ve gemilerin havaalanı ve limanlarınıza yaklaşmasını engellemekle AB’nin hukukunu çiğnemeye devam ediyorsunuz.

“-Ermeni soykırımını tanımamakla, hukuka karşı direnişiniz sürmekte.

“-Ordunuz, doğuda saldırgan askeri operasyonları sürdürmekle, Avrupa insan Hakları mahkemesinin kararlarını hiçe sayılmakta.

“-Devlet dairelerinde hala Atatürk’ün resimleri asılı durmakta. Avrupa hukukuna göre, milliyetçi Kemalizm’i tarihinizden ve yaşmınızdan çıkarmanız gerekmektedir. Bunu yapmamakla AB hukunu ihlal etmeye devam ediyorsunuz.

-Farklı dini inançtan olan, dini guruplara daha fazla özgürlük sağlanmaması, AB hukukuna karşı hile-i şerriye içinde olduğunuzu gösterir.

“-Hatta yazar Orhan Pamuk alehine dava açılması özgürlüklerin sindirilememesine bir kanıttır.

“-Bu iddiaların subuta ermesine karşın, reformlara cesaretle devam etmeleri, sanıkların gayretinin mahkemece “taktie şayan” bulunmasını talep olunur” diyerek idianamenin okunması tamamlanır.

Avrupa’nın asık suratlı siyasi komserlerinden oluşan mahkeme, “iddialar sanık Türkiye’nin yüzüne karşı okundu ve bir diyeceğinin olup olmadığı soruldu; sanık vekilleri, R.Tayyip Edoğan-Abdullah Gül, “AB üyeliği hedefinden sapmadan, verilen görevleri kararlılıkla yerine getireceklerini tekrarladılar” dedikten sonra, mahkeme sanıklara, “Sanıkların tutukluluk halinin devamına ve duruşmaların ‘ucunun açık’ olarak sürdürülmesine kararı verilmiştir” ifadesinden sonra, duruşmayı ileri bir tarihe erteleme kararını açıklar. Ayrıca, iddia makamından bir sonraki duruşma için, “sanık alehine yeni istemler belirleyerek” gelmesini söyler ve duruşma kapanır.

Tıpkı ağır suçların görüldüğü bir mahkeme gibi, 3 Ekim de Avrupa’nın istemleri sıralanacak. 3 Ekim, dramatik bir tiyatro, veya bir filim gibi, Türk Halkının belleğine kazılacak. Bu nedenle, 3 Ekim ihanetin miladı olacağı gibi, emperyalizmden de kopuşun miladı olacak.

3 Ekim beklentisinin Türkiye açısından anlamı bu. Ülkem ve halkım için böylesine dramatik bir biçimde yazmamdan dolayı, hem utanıyorum, hem de acı çekiyorum. Avrupa kapılarına sürüklenen Türkiye’nin içine sokulduğu ilişki, düşmana teslim edilmiş, düşman mahkemesinde yargılanan ağır hükümlünün durumuna benzemektedir.AB mahkemesinde , Türkiye’nin bütün istemleri daha başından rededilmiştir. Türkiye için yapılması gereken, "isteklerin karşılanmasıdır". 3 Ekim görüşmeleri bu haliyle, sadece ihanete dönük “ucu açık” bir görüşmedir ve duruşmadır.

Avrupa’nın, Türkiye için ihanete dönük istemlerini, Türkiye halkı nezdinde hafifletmek için AB yandaşı yalaka savunma, yeni ve adi yalanlar uydurmaya ve “AB üyeliğinin halka yeni ufuklar açacağı ve refaha geleceği” gibi yalanları ballandıra ballandıra anlatmaya devam edecekler. Bu vahim ve ihanete “ucu açık" istemler ve aşağılamalar, ancak aşağılıkların karşılayabileceği isteklerdir. Bütün bu ağır istekler karşısında, “Türkiye’nin yerinin AB üyeliği” olduğunu söylemenin akıl, mantık ve Türkiye gibi köklü ve tarihsel geçmişi olan bir devletle bağdaşır bir yanı olamaz.

AB’nin ırkçı ve Türkiye düşmanı liderlerinin saçma sapan istemleri ve suçlamaları, Türkiye’ye ve Türk ulusuna kabul ettirmenin olanağı yoktur. Bütün bu istemler, AB’nin Türkiye’ye yönelik tarihsel düşmanlığının, değişik koşullar altında ve yeni biçimlerle sürdürülmesinin kanıtıdır. Bu düşmanlığın karşısında boyun bükenler, bugünkü yeni Vahtettin’leridir. Eninde sonunda o­nların kaderini paylaşacaklar.

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: Sanık ayağa Kalk ! ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right