left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Thursday, 24 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Avrupanın Müzik Vizyonu; Erevizyon Yazdır E-posta
Yazar Askar Yılmaz   
Tuesday, 23 May 2006

Pek çok kişi ve  müzik otoritesi, Sibel Tüzün'ün seslendirdiği "Süperstar" şarkısı ile Erevizyon  yarışmasına katılmayı haklı olarak eleştirmişti. Bu eleştirilere katılmamak    olanaksızdı. Köklü bir ulusal kültür geleneği içinde, köklü müzük geleneği olması doğaldı. Sibel Tüzün'ün bu şarkısı, ulusal müzik kültürümüzle ne denli çelişme içinde hazırlandığını göstermesi açısından, "Süperstar" gerçekten  iliginç bir parçaydı.

Fakat, yarşmada belirleyici olanın, Türkiye'nin yarışmaya iyi bir parçayla katılıp katılmaması değildi. Asıl önemli olan noktanın, Avrupa'nın her alanda olduğu gibi, müzik kültürü alanında da geldiği noktanın anlaşılmasıdır. Avrupa'nın genel değerlendirilmesinde görülen düşünsel yanılgı, Erevizyon Şarkı yarışmasında da etkili olmuştur. Erevizyon Şarkı yarışmasına ilişkin ortaya çıkan yanılgılardan birincisi; daha önceki yarışmada Sevtap Erener'in birinci olmasıydı. Bilindiği gibi Sevtap Erener, Avrupa biçimsel değerleri içinde İngilizce söylediği parçayla birinci oldu. O parça biçimsel, öz ve dil açısından Avrupa'lı karekterdeydi. O nedenle birinci oldu.

İkinci yanılgımız, Avrupa'yı değerlendirmeye ilişkin olan yanılgıdır. Büyük devrimler yaratmış, burjuva demokratik devrimlerini içselleitirmiş Avrupa'nın değiştiği gerçeğinin yeterince anlaşılmamış olmasıdır. Avrupa, burjuva Demokratik devrimlerle, büyük kültürel devrimlerin de öncüsü oldu. Büyük burjuva devrimleri, her alanda olduğu gibi, müzik alanında da büyük sıçramalar gerçekleştirmişti.

Avrupada devrimlerle gelen büyük değişimler, büyük yenilikler dönemi geride kaldı. Burjuva devrimlerinin öncüsü Avrupa, artık tutuculuğun ve  gericiliğin merkezlerinden biri haline gelmiştir. Kanıt mı, Avrupa pek çok sömürge savaşları ve  iki haksız Dünya savaşının hazılayıcıları ve taraflarıdır. Bugün de bu misyonunu sürdürmektedir. Haksız savaş ve silahlanma tek başına tutuculuğun ve gericiliğin göstergeleridir.

Avrupa artık değişmiştir. Avrupa gelişmenin öncüsü uluslar topluluğu değildir. Devrimler içinde büyük kültürel gelişmeler yaratmış Avrupa değişmiştir. Avrupa, genel gerilemeye koşut olarak , büyük kültürel gerilemeyi de yaşamakta. Bu düşünceye en son kanıt, Finlandiya'lı gurubun seslendirdiği parçanın 292 puanla birinci seçilmiş olmasıdır.

Finlandiyalı gurubun seslendirdiği parçaya, Finlandiya içinden yapılan, küçük bir gurubun itirazı çok önemlidir. Yapılan itirazda, "satanist ve çocuklar açısından zararlı" olacağı gerekçesiyle yarışmadan çekilmeyi istemiş olmaları son derece anlamlıdır. Ama Avrupalı bu parçayı inadına birinci yaptı. Gençlerimiz ve Avrupa gençliği, bu şeytan suratlı gurubun saçma müziği ve simgeleriyle "eğlenecekler"!

Yarışma sonunda Finlandiya'nın birinci seçilmesi, Avrupa'nın nasıl bir ruhsal ve kültürel şekillenme içinde olduğunu  sembolize eder. Kapitalist Emperyalist Avrupa'nın müzik vizonu, Fin'li gurubun müzik tasarımı içinde biçimlenmektedir. Avrupa Erevizyon yarışmasında ortaya çıkan vizyon, çöken bir uygarlığın kültürel çürüme sürecininin boyutunu gösterir.

Bu yarışma sonrasında, Finlandiya'nın birinci olmasının bazı gerekçelerle açıklanmaya çalışılması, yarışmanın bir başka  ilginç yönüdür. Gerekçelerde, Avrupa gençliğinin yarışmanın sonucunda etkili olduğunun ileri sürülmesi, Avrupa gençliğinin ruhsal doyum ölçülerinin itirafıdır. Avrupa'nın geleceği olan gençliğin, bu denli yoz ve metafizik müzik kültürüyle donanmış olması, Avrupa'nın geleceğinin daha da olumsuz olduğuna kanıttı.

Erevizyon şarkı yarışması, sonuç olarak bir yarışmadır. Bu yarışmada,  dört  Avrupa "büyük" devleti, Almanya, Fransa, İngiltere ve İspanya hiç oy almasalarda, yarışmaya katılmaları... Bu çelişme, Avrupa'nın yarışma mantığını göstermesi açısından bir başka ilginçliktir.

Yarışmanın diğer bir yanı da; Avrupa'nın, müzik kalitesinden çok, Avrupa'lılık kültürel ölçülerinin öne çıkmış olmasıdır. Dar çıkar ilişkileri, politik hesaplar ve  yakın komşuluk ilişkileri, müzik kalitesinin önüne geçmiştir.

Avrupalı, Avrupa dışı olumlu gelişmeleri göremiyecek denli ben merkezcidir. Son Erevizyon bunu kanıtlamıştır.

Bu yarışma, kendimizi tanımlama ve yorumlama açısından  yeni bir ulusal kültür politikası oluşturmayı  önümüze koymuştur. Avrupa hayranlığı ve Avrupa özentisi, her alanda olduğu gibi, kültürel alanda da yozlaşma ve  kültürel yabancılaşma etkisi yaratıyor.

Bu yarışmanın ortaya çıkardığı en önemli kültür yozlaşması ve yaşanan çelişme; iki yüzlü kültür politkalarıyla başarı kazanmanın  olananaksızlığıdır. Türkiye içinde kadınlarımız, çarşaf ve türban içine alınacak. Dışarıya karşıda Türk kadını, Sibel Tüzün şahsında danscı, pavyoncu kadın imajı altında sunulacak. Kadına ve kültüre karşı yaklaşımda görülen bu ikiyüzlü yoz tavır, ulusal kültür politikalarına dönmenin gereğini bir kez daha önemli bir görev olarak önümüze çıkarmış olması, kültürel değişimi gerçelştirmemiz  açısından bir kazanımdır.

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar
ya lütfen bana avrupadaki müzik kültürü hakkında bilgi verin ne olur=((
Gönderen gizem on Monday, 18 May 2009 at 10:08

aslan kenanım göster kendini de gel türkiyemizin gururu.Kalbimiz senin le atacak al bayrağımızı iyi temsil et ama keşke türkçe bir şarkıyla girseydik erevizyona bizim dilimiz ne olursa olsun yensek de yenilsek de hep kendimiz olsak daha da ii ama yinede kenanıma başarılar dilerim çünkü o bir türkiye evladı ve türkiye temsilcisi....
Gönderen EKİN on Friday, 11 May 2007 at 9:05

şarkı çok güzel olmuş dilinize sağlık başarılar
Gönderen hakan on Thursday, 22 March 2007 at 6:59


 1  2  Sonraki Sayfa >
Sayfa 1 / 2 ( 3 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: Avrupanın Müzik Vizyonu; Erevizyon ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

Kısa Kısa
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
İstatistikler
Makaleler: 1994
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 5470672
Syndicate
 
left
Top! Top!
right