left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow P - Z arrow Ahmet Kale arrow Vedat Türkali'ye Yakışmıyor!
Thursday, 24 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Vedat Türkali'ye Yakışmıyor! Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Kale   
Tuesday, 18 April 2006

Elimde Şubat 2005’de 2. basımı yapılmış “Tüm Yazıları, Konuşmaları – Vedat Türkali” adlı kitap var.

ImageKitap, Türkali Hoca’mızın çeşitli konulardaki yazı, konuşma ve polemiklerinin derlenmesinden oluşmuş.

Amacım; burada, kitaptaki yazı ve polemiklerin değerlendirmesini yapmak değil. Ancak, “Sol İçinde Solcu Mc Carthyizm” başlıklı yazısındaki Dr. Hikmet Kıvılcımlı değerlendirmesi için diyeceklerim var.

Yazı; Yalçın Küçük’ü eleştirmek için yazılmış gibi görünse de, okunduğunda asıl, ya da belirtilmeyen amacın Dr. Hikmet Kıvılcımlı’ya sataşma olduğu açıkça görülüyor.

Yazının daha başlarında, Y. Küçük’le karşılaştıklarında, ona; “Şimdi size birşey söyleyeceğim ya, sakın bunu övgü diye almayın! Dr. Kıvılcımlı’ya benzeyen bir yanınız var: Siz de onun gibi, pek iyi bilmediğiniz konularda bir noktayı parmağınıza dolayıp spekülasyonlara kalkıyorsunuz.” (abç) dediğini aktardıktan sonra, biraz aşağıda, Kıvılcımlı için;

“Doktor Hikmet Kıvılcımlı arkadaş, Marksist düşünmenin doğmatik kalıplara dönüştürüldüğünü, bir tür Marksist Ortaçağ yaratılmış Stalinci Komintern dönemlerinde, Parti disiplininin sınırlarını da zorlayarak, özgün düşünce, irdeleme araştırma uğraşı vermiş, Türkiye’deki Marksist düşünceye tarih boyutunu getirmiş, bunu da en ağır cezaevi koşullarında, her türden yoksulluk içinde gerçekleştirmiş, bu konularda yazılı basılı bir sürü yapıt bırakmış tek kişidir.” (abç) diyor.

İşte! Diyoruz. Türkali Hoca’mız, Yalçın Küçük’e haddini bildirecek! Ama iki satır sonra Türkali’nin asıl niyetinin o olmadığını anlıyoruz. Bakın ne diyor?

“Akıl almaz çalışkanlığıyla üreticiliğindeki kusuru, o ağır koşullarda doğal olan belge eksikliğini, spekülatif düş gücüyle doldurmaya kalkışmasıdır. Yazık ki zamanla alışkanlığa da dönüşmüştü bu. ‘Ordu kılıcını attı’ bildirisi, yeterli kanıt beklemeyen aceleci tutumunun tipik siyasal belgesidir. Bu konuda epeyi örnek verilebilir.”

Şimdi adı geçen bildirinin neresinde spekülatif düş gücüyle doldurma olduğunu açıklayıp diğer örneklere geçecek diye beklemeyin boşuna. Hoca işi bitirdi bile. Ancak, bunun, bırakın Türkali’yi, herhangi bir namuslu insana yakışıp yakışmadığını sorgulamak da bizim işimiz.

Şimdilik aklımıza geliveren soruları hocanın yüzüne karşı, kendisi sağken sıralayalım:

Kıvılcımlı, yukardaki alıntılarda belirttiğiniz saygınlıkta tek kişi ise, sataşmayı değil incelenip değerlendirilmeyi, eleştirilmeyi hak etmiyor mu?

Saygı taşıyan ifadelerinizden anlaşıldığına göre hak ediyor. O zaman sizin gibi incelemeci, araştırmacı ve çok yazan birinin, saygı duyduğu Dr. Hikmet Kıvılcımlı hakkında “belge eksikliğini, spekülatif düş gücüyle doldurmaya kalkışması” gibi söylemlerde bulunmak yerine “şu şu eserlerinde şu türden spekülatif düş gücüyle doldurmalar var, bunlar hayal mahsulüdür.” diyerek somut örnekler göstermesi ve bunları düzeltmesi gerekmez miydi?

Öte yandan, bu, Kıvılcımlı’da bir alışkanlık haline de gelmişse ve siz de bunları tesbit etmişseniz, bu durumda saygı ifadeleri kullanmak niye? Neden böyle bir alışkanlığa saygılı ifadelerle yaklaşıyorsunuz?

Tek somut örnek diye verebildiğiniz “Ordu Kılıcını Attı” yazısına, yukarda da değindiğimiz gibi inceleyici, araştırıcı, dönemin şartlarını değerlendirici bir şekilde yaklaşmak yerine, yazıdaki, sizin deyiminizle alışkanlık haline gelen eksikliği gidermek yerine pek çok benzeriniz gibi, deyinip geçerek neden kafa karıştırıyorsunuz? Böylece, sürü sepet yapılan spekülasyonlara katılıyorsunuz, çanak tutuyorsunuz.

“Ordu Kılıcını Attı” ve başka bir çok yazı ve eserinin yer aldığı Öner Gürcan Kütüphanesi, her türlü spekülasyonu önlemek için çok iyi bir kaynak değil mi? Size de tavsiye ederiz.

Sonuç olarak, Sayın Türkali, burada yazdıklarınız, sizin spekülatif düş gücünüzün ürünleri değilse, sizden bu konuda inceleme, araştırma, değerlendirme beklemek tüm okurlarınızın hakkıdır. Başka türlüsünü yakıştıramıyorum. Dilim varmıyor...

 
< Önceki

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: Vedat Türkali'ye Yakışmıyor! ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right