|
18 Mart akşamı Habertürk kanalındaki akşam haberlerinde Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök’ün Pazartesi günü yurtdışına çıkacağı ve bu nedenle kendisinden sonraki en kıdemli komutan olarak vekaleti Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Yaşar Büyükanıt’a bırakacağı duyurulmaktaydı. (Aynı haber, kanalın internet sitesi www.haberturk.com adresinde de yer aldı.) Bilindiği gibi geçen hafta içinde, Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Büyükanıt’ın, adının Şemdinli İddianamesine karışması nedeniyle Genelkurmay Başkanlığı’nın engellenmek istendiği iddiaları ileri sürülmüştü. Bu nedenle olsa gerek, Habertürk kanalı da sözkonusu haberi, Org. Büyükanıt’ın vekaleten de olsa Genelkurmay Başkanı olacağını vurgulayarak verdi. Ne var ki, haberin dikkat çeken bir yanı daha var. Org. Özkök’ün önümüzdeki hafta yurtdışına yapacağı seyahat güvenlik nedeniyle açıklanmıyor. Diğer bir ifade ile Org. Özkök’ün nereye gideceği bilinmiyor !.. Genelkurmay Başkanı’nın bu yurtdışı seyahatinin kamuoyuna açıklanmaması ve bu gizliliğin nedeninin “güvenlik” olduğunun ileri sürülmesi dikkat çekicidir. Zira Genelkurmay Başkanı’nın yurtdışı seyahatinin açıklanmamasının nedeni eğer gerçekten güvenlik kaygısı ise, bu, en azından Genelkurmay Başkanı’nın güvenlik sorunları olan bir bölgeyi ya da ülkeyi ziyaret edeceğini düşündürmektedir. Bu çerçevede de akla hemen Afganistan, Irak, İsrail, Suriye ya da benzer güvenlik problemleri olan Ortadoğu ülkeleri gelmektedir. Eğer Org. Özkök, örneğin Portekiz ya da Danimarka gibi bir ülkeyi ziyaret edecek olsaydı, bu tür bir gizliliğe sanırım gerek olmazdı. Eğer bu durumda da bir güvenlik sorunu nedeniyle gizlilik esas alınacaksa, şu an için bilinmeyen bazı vahim gelişmelerin olduğu söylenebilir. Üstelik bu yurtdışı gezisini gerçekleştirecek kişi sıradan bir insan değildir. Yüzlerce yıllık devlet geleneğine sahip, 83 yaşındaki Türkiye Cumhuriyeti’nin en üst rütbeli komutanı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Genelkurmay Başkanı’dır bu kişi. Türkiye, hangi nedenle olursa olsun, Genelkurmay Başkanı’nın güvenliğini sağlamak için onun seyahatinin hangi ülkeye yapılacağını gizlemek zorunda kalacak kadar bir güvenlik zafiyeti içinde midir ? Yoksa Genelkurmay Başkanı’na yönelik, bu türden bir tedbiri gerektirecek tehditler mi mevcuttur ? Yakın geçmişte bir kuvvet komutanımızın şüpheli (!) bir uçak kazası sonucu yaşamını kaybetmiş olması ; daha sonraki süreçte bu kazanın kitaplara konu edilerek aslında sözkonusu olanın bir suikast olduğunun, hem de çok kuvvetli kanıtlara dayanarak savlanmış olması, benzer bir tehdidin şu anda da geçerli olup olmadığını akla getirmektedir. Üstelik yukarıda adı zikredilen ülkelere Türkiye’nin diğer devlet ve hükümet yetkililerinin yaptığı ziyaretlerin güvenlik gerekçeleri ile açıklanmaması gibi bir durum sözkonusu olmamıştı. Bu bakımdan da Genelkurmay Başkanı’nın seyahatinin hangi ülkeye yapılacağının açıklanmaması dikkat çekicidir. Bu noktada Org. Özkök’ün hangi ülkeyi ziyaret edeceği konusunda çeşitli tahminler yürütülebilir, bu çerçevede türlü yorumlar yapılabilir. Ama “güvenlik” bahanesiyle bu seyahatin gizli tutuluyor olması, bu seyahatin amacıyla ilgili çeşitli spekülasyonların yapılmasına da yol açacaktır. Hele ki Türk Silahlı Kuvvetleri’nin siyasal tartışmaların içinde olduğu şu dönemde bu tür bir gizlilik spekülasyonları daha da yoğunlaştırabilir. Her şey bir yana, Türkiye Cumhuriyeti’nin, Genelkurmay Başkanı’nın seyahatinin nereye yapılacağını saklamak zorunda kalması bile başlı başına bir zayıflık belirtisi değil midir ? Yoksa perde arkasında bilinmedik gelişmeler var da, biz yine her şeyi olup bittikten sonra mı öğreneceğiz ? |