left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Thursday, 24 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Soldaki Arayışçılar İçin Bir Proje Önerisi: Yazdır E-posta
Yazar Mehmet Yürek   
Saturday, 06 May 2006

TÜRK SOLUNUN TOPARLANMASI VE DİRİLİŞİ İÇİN,
DEVRİMCİ BİR HALK ÖNDERİ, FATSA’LI GÜRCÜ TERZİ FİKRİ MODELİ


Image

“Ben ne yaptıysam, halkımla birlikte yaptım.” Terzi Fikri Sönmez.
25 Yıl önceki Fatsa Belediye Başkanı.



Yazının ön yargıyla okunmaması için en baştan söyleyeyim. Ben Devrimci Mücadele yaşamımın hiçbir döneminde Dev-Yol siyaseti içinde bulunmadım. TİKKO geleneğinden geliyorum. Ve hatta o günkü ayrışmayla ne halkın safındaki Devrimci siyasetler olan “Halkın Sülalesi” siyasetlerinin, ne de revizyonist denilen TKP vd. siyasetlerin yanına konulamayan, belirsizlik çizgisinde oluşlarından ötürü de bu siyasete tepkiliydim. Bu siyasetin yönetici kadrolarına olan tepkime rağmen, siyasetin çeşitli kadrolarında ve tabanında bulunan gerçek devrimci ve yiğit dostlarım ve arkadaşlarım da oldu ve halen devam ediyor bu dostluk.

Terzi Fikri’yi ise hiç görmeden, onun kendisini verdiği halkından tanıdım. Tesadüfen yolumun düştüğü Fatsa’da zorunlu kalışımla yaptığım araştırmanın bana O’nu tanıştıran anı öykümü sizinle paylaşmak istiyorum.

Fatsa’ya babamla birlikte, 12 Eylül’ü izleyen kış mevsiminde gitmiştik. Marmaris’in güneyde Akdeniz’i kucaklayan güzelliği neyse, Fatsa’nın kuzeyde Karadeniz’i kucaklayan şirinliği aynı. Parçalı ve kavgalı olan sol, 25 yıl önce iki istisna yaratarak iki terziyi; Fatsa’da Devrimci Yol siyasetinden Terzi Fikri Sönmez’i, Diyarbakır’da da DDKO dan (Devrimci Doğu Kültür Ocakları) Terzi Mehdi ZANA’yı bağımsız Belediye Başkanı seçmişlerdi. Bu gün sizlere bir köşe yazısına sığmayacak büyük insan ve büyük Devrimci Terzi Fikri’yi anlatmaya çalışacağım.

Ben Fatsa’dayken Terzi Fikri, 12 Eylül darbecilerinin Erzincan DGM zindanlarında işkencedeydi. Terzi Fikri’nin 8 aylık kısa bir çalışmayla yeniden yarattığı Fatsa’sında, deniz kıyısında güzel bir restoranda babamla oturduk. Balık restoranı, ben hemen cam gibi kalkanı söyledim. Balık yemediğinden bir buçuk şiş söyleyen babama, garson et olmadığını söyleyince, masadan fırlayan işletmeci, hayır getirtiriz dedi ve garsonunu komşu restorana gönderdi.

Rakımız geldi baba oğul demleniyoruz. Patron masamıza gelerek hoş geldiniz dedi ve nereli olduğumuzu sordu. Dersim’liyiz deyince restoranın şefi büyük bir saygıyla, siz bizim pirimizsiniz dedi. Ben, nereden gelir bu pirlik deyince, Dersim tüm ülkenin devrim başkentidir, Dersim’liler de devrimcilerin pirleridir deyince, onurlandım memleketimle.

Buyur edip oturttuk masaya patronu.

Restoran sahibi başladı, Terzi Fikri’nin devrimci ve halkçı belediyeciliğini anlatmaya.

Terzi Fikri’den önceki CHP li Belediye Başkanı yatalak hasta olduğundan vekaletle yönetiliyor.
• Kanalizasyon çalışmalarının kazısı yapılmış, fakat ödenek yokluğundan durdurulmuş.
• Kentin her yanını çamur deryası ve sivri sinek sarmış.
• Koleradan elli insan ölmüş.
• Dönemin Ordu MV bu sivrisinek seslerini teybe kaydederek götürüp meclis kürsüsünden dinletmiş.
• Belediye çalışanları parasızlıktan 9 aydır maaşlarını alamıyor.
• Yağ, şeker, sigara, benzin karaborsada.
• İlçede kumar, fuhuş, alkol, rüşvetçilik, elektrik ve su kaçağı ayyuka çıkmış.
• Seçimlerden önce CHP li Belediye Başkanı vefat eder.
• Terzi Fikri solun bağımsız adayı olarak girdiği bu seçimde, CHP adayı 1150 oy, AP nin adayı 850 oy alırken, kendisi 3096 oyla seçilir.
• Fakat belediye meclis üyeliklerini AP, MSP ve CHP paylaştığından bir tek meclis üyesi yoktur.
• Mazbatasını alınca CHP ilçe başkanını alıp Ankara’ya para bulmaya gider. 8 milyon Tl gibi komik bir ödenek sözü alır.
• Bu kez de meclis üyeleri çalıştırmayarak düşürmek isterler. İlkokul mezunu Gürcü Terzi Fikri halka gidelim der. Halk neyi nasıl yapmamızı istiyorsa öyle yapalım der. Söylenecek söz kalmamıştır
• Terzi Fikri halka gider. Her mahallede bir mahalle meclisi ve bu meclislerin görevlendirdiği mahalle komiteleri oluşturulur. Her mahalle temsilcisi ve STK nın temsilcilerinden oluşan bir Kent Meclisi kurulur.
• Halk meclisi ve komiteleriyle öncelikle kentin çamurdan, rüşvetten ve karaborsadan kurtarılmasını ve yöntemlerini belirler.
• En acil sorunları olan Çamura son kampanyası başlatılır. Fakat para yoktur.
• Halk para yoksa herkes kendi sokağındaki çamuru atarsa kent temizlenir der.
• Terzi Başkan, araçları ben temin ederim der ve YSE, DSİ, Karayolları gibi devlet kurumlarından araç temin eder.
• Halk işe koyulur. Başkan, Ordu ve Ünye’den de araç temin eder.
• Çevre halkı Fatsa’ya yardıma gelir. Yardıma gelenleri evlerinde misafir etme kararı alınır.
• El arabası, traktör, kamyon, kamyonet vb araçlarla üç yıldır çamura, sivrisineğe ve koleraya maruz kalan kent bir haftada çamurdan temizlenir. Kanalizasyon boruları döşenip iş tamamlanır.
• Hemen arkasından karaborsaya, kaçakçılığa ve tefeciliğe son kampanyası başlatılır.
• Bu kampanyada bir Belediye Meclis üyesinin dükkanında karaborsa malı yakalayan zabıtalara, dükkan sahibi ben belediye 1. sıra meclis üyesiyim, bana işlem yapamazsınız der. Tereddüde düşen zabıtalar, o işyerinden başkanı ararlar. Başkanın cevabı sert ve kesindir; bu halk onu ve beni karaborsayı önlemek için seçti. Eksiksiz muamele yaparak tüm karaborsa mallarına el koyun talimatını verir.
• Bir Belediye Başkanı, bir gün mutlaka oyuna muhtaç olduğu meclis üyesine böyle bir işlem yapmaktadır ve belki de bu bir ilktir. Kısa sürede karaborsa kaçakçılık ve rüşvet bıçak gibi kesilir.
• Halk artık belediyesine giden her kuruşun kendisine hizmet olarak döndüğünü görerek, belediye bütçesini, gelir ve giderlerini kendisi yaptığından işin içine girerek sahiplenmiştir. Kaçak elektrik, kaçak su, rüşvet ve karaborsayı zabıtaya bırakmadan halk kendi kendine denetlemektedir.
• Fatsa halk kültürü şenliği düzenlenir. Yöre kültürü esas alınarak yapılan bu şenlikler büyük ilgi görür.
• Özellikle Fatsa çocuk korosu yurt çapında konserler verir
• El sanatları atölyeleri kurulur.
• Spor müsabakaları düzenlenir.
• Ülkenin çeşitli yerlerinden gelen ressam, şair, karikatürist vb sanatçılar kendilerini ifade eder.
• Toplumsal içerikli filmler getirilir.
• Tiyatro gösterileri ve müzik konserleri yapılır.
• Kütüphaneler ve okuma salonları açılır.
• Ancak kentin tek giriş yolu vardır ve önemli bir trafik sorunu yaşanmaktadır. İstimlak parası olmayan Belediye başkanı arsa sahiplerini ikna ederek, şehre beş giriş yolu daha açar.
• Bunları gören sağcı ve en katı muhalifi Terzi Fikri’yi çağırarak gördüm ki sen bizim için doğru ve güzel şeyler yapıyorsun. Al şu tapumu ve bize bir aile parkı yap der.
• Böylece şehrin merkezine bir aile çay bahçesi yapılır.
• Kendisinden önce 9 ay maaş alamayan personele eski alacakları ödenmiş ve artık düzenli maaş almaktadır. Tüm bunları Ankara’dan bir şey almadan kendi becerisi, halkın katkısı Belediye olanaklarını en doğru kullanarak 8 ay içinde gerçekleştirmiştir.
• Terzi Fikri’nin halkıyla beraber gerçekleştirdiği bu Devrimci mucize ve halkın katılımıyla diktiği ve ömür boyu eskimeyecek, kirlenemeyecek değiştirici, dönüştürücü elbisenin tüm ülke halkına moda olursa işlerinin biteceğini gören ”Derin Devlet Odakları” derhal harekete geçerler. Katılımcılıkla bir değişim ve dönüşüm projesi olan bu Terzi Fikri modasını yok ederek, son noktayı koymak için nokta operasyonu başlatılır.
- 8 Temmuz 1980 günü ilçeye çok sayıda askeri birlik sevk edilir.
- 9 Temmuzda dönemin Genel kurmay başkanı K. Evren kuvvet komutanlarıyla ilçeye gelir.
- 10 Temmuzda ilçenin CHP, AP ve MSP ilçe başkanları ortak basın açıklamasıyla ilçenin gayet huzurlu olduğunu ve bu düzenlerinin bozulmamasını ortak basın açıklamasıyla belirtirler.
- 11 Temmuz, bir çoğu yüzleri maskeli faşistin de katıldığı “nokta” operasyonu başlatılır. Belediye başkanı 900 kişiden oluşan halk meclisi temsilcileriyle birlikte gözaltına alınır.
- 12 Temmuzda, dönemin İçişleri Bakanı tarafından görevden alınır.
- 18 Temmuzda tutuklanarak Erzincan DGM ne gönderilir. Tutuklananların 17’si idamla, 384’ü 3 ile 24 yıl arası hapis cezası ile yargılanır.

Bu arada biz Fatsa’da restorancı dostun ikramı ikinci şişeyi devirmişiz ve arabasıyla bize Fatsa’yı gezdiriyor ve eski halini anlatıyor:

“Ben 63 yaşındayım AP liydim. Beni bu adam altmışından sonra solcu yaptı. Seçilirken 40 parçalı solu etrafında birleştirerek seçildi. Seçildikten sonra da; o kadar dürüst, o kadar akılı ve çalışkandı ki, insan olarak bize yanına gitmekten başka seçenek bırakmadı. Benim gibi çoook sağcı bu Terzi Fikri yüzünden solcu oldu bu memlekette.”

Rahmetli babam bana kızıp duruyor. “Pis herifler siz hep devlete karşı yürüyüş yaparsınız, devletle dövüş yaparsınız. Başka b.k bilmezsiniz. Bak bu memleketin devrimcileri halkına hizmet yapıyor. Siz bunları yapsaydınız ben de herkeste devrimci olup size katılırdık.”

Bu seyahati DHB siyasetinde Doğu Anadolu Bölge sorumlusu olup, illegaliteye inerek aranan öğretmen kardeşim Ali Ekber Yürek’e kız istemek için Trabzon’a gidip dönerken yapmıştık. 12 Eylül cuntacıları kardeşimin kellesine ödül koymuşlardı. Bende onu yurt dışına çıkararak yaşamını kurtarmaya çalışıyordum. Aynı siyasetteki öğretmen sözlüsü Trabzonlu kızı ailesinden isteyerek ve beraber yurt dışına çıkarırsak kabul edebileceğini söylediğinden, onun bu arzusunu gerçekleştirmeye çalışıyordum. Ne yazık ki onu kurtaramadım. Kardeşim K. Maraş zindanlarında 12 Eylül cuntacıları tarafından işkencede (Sedat Caner ekibi) katledilirken, Terzi Fikri’de 4-Mayıs-1985 te Erzincan zindanlarında cuntacıların şehit edildi.

25 Yıl önce Fatsa’da restorancı dostla yaptığım bu sohbetten akıl defterime düşen notlar ve anılarla Terzi Fikri’nin yerel yönetim devriminden birkaç örnek verebildim. İlgilenenlerin “Bir Yerel Yönetim Deneyi” Yazar, Perter Aksakal’ın kitabını okumalarını öneriyorum.
Çağdaş dünyanın 3-5 yıl önce keşfettiği; katılımcı, şeffaf, denetlenen ve hesap verebilen yönetişim bilimini, desantralizasyonu ve safsidialiteyiTerzi Fikri 25 yıl önce Fatsa’da uyguladı.

Zindandaki ölümünden kısa bir süre önce DGM de yaptığı savunmasında şu özgün tümceyi devrim tarihimize önemli bir anekdot olarak kazıdı. 

“BEN NE YAPTIYSAM, HALKIMLA BİRLİKTE YAPTIM.”



Terzi Fikri; yaşamını devrimci mücadele pratiğine, devrim pratiğini de yaşamına dönüştürmeyi becermiş ender bir devrimcidir. O’ nun Devrimciliği içselleştiren bu mücadelesi sağcıları solculaştırmış, gericileri ilericileştirmiştir. Altmışlı yıllardan sonra ivme kazanan ülkemiz Devrimci mücadele pratiğinde lokal bir bölgede de olsa, devrim mücadelesini halka indirerek kitleselleşmeyi başaran ilk ve tek örnektir.

Son günlerde DİSK öncülüğünde başlatılan solun yeniden toparlanması alternatifleri arayışındakiler; işte size, pratikte başarısı da kanıtlanmış model ve önder profili. Yol bu, önder böyle. Sökülen, yırtılan ve dağılan bu sol elbiseyi dikerek toparlayacak bir terzi daha vardır bu halkın içinde. Yeter ki ön yargısız, samimi ve dürüstçe arayalım. Bu memlekette vardır böyle terziler.

Terzi Fikri’nin Dev. Yol siyasi geleneğinde olması, diğer devrimci siyasetlerdeki arkadaşların, onun bu en önemli özelliğini ve devrimci mücadeleye katkısını görmezden gelme haksızlığı ve tavrını vermez bize.

Vietnam için HO AMCA ne ise Fatsa için ve hatta ülkemiz için Terzi Fikri de odur.
Herkesin Fatsa modeli olarak adlandırdığı bu yapıya ben Tezi Fikri’nin Fatsa modası diyorum.

Çünkü Can Babanın (Yücel) deyimiyle o Fatsa’da Fatsalılarla öyle bir elbise dikti ki, ebediyen eskimeyecek ve kirlenmeyecekti. Eğer o katılarak hayatı daha iyiye ve güzele doğru değiştirip dönüştüren elbise tüm ülke halkı tarafından görülseydi, hızla yayılıp tüm ülkenin modasına dönüşürdü. ‘Derin’ yönetenlerimizin de işi biterdi. Bunu çabuk fark eden ‘derinlerimiz’ nokta operasyonu ile noktaladılar bu güzelliği. Benim gibi Dev Yol siyasetiyle hiçbir dönem beraber olmamış arkadaşların da, bu Büyük Devrimcinin onurlu mücadelesini görmezden gelerek ve es geçerek yaptığımız haksızlıkların son bulmasını dileyerek hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.
Model ve önder arayanlara sunulur.

O NE YAPTIYSA HALKIYLA BİRLİKTE YAPTI.



İnanmayanlar darbecilere sorsun. 

Image
"Terzi Fikri'nin Devrimciliğne inanmayanlar bunlardan sorabilir."

 

 

Yorumlar
Günümüz siyasi ortamında,bunca kirlenmişlik içerisinde,duyarlılık yaşayan ; vaktiyle inandığı değerler uğruna mücadele veren bir birey olarak bile yılgınlık psikolojisine yenik dişecekken , Terzi Fikri ve Fatsa örneği yılgınlığa geçit vermiyor..Ülkeyi ve yerel yönetimleri yönetmekten aciz olanlara ibret olmalı..
Gönderen AYŞEN ERGÖZ on Saturday, 30 January 2010 at 4:01

Sağ-Sol çatışması, terör, anarşi diye diye Fatsa gibi güzel demokrasi örnekleri bile unutturmaya gizlemeye çalışıyorlar.Bıraksak yarın 100 Fatsa olur diyen Demirel bile sanki demokrat biriymiş gibi sunuluyor.Fatsa'ya Terzi Fikri'ye ve birara barış içinde yaşamayı isteyen bütün halkımıza karşı borçlu ve sorumluyuz:Fatsa Fikrini unutmayacağız ve yeniden yeniden bir kez daha bir daha yaşatacağız
Gönderen Murat Su on Saturday, 02 June 2007 at 3:47

DEVRİMCİ(ABİLERİMİZİ)LERİ BU SİTEDE GÖRMEK İNSANI SEVİNDİRİYOR UMARIM ARTARAK DEVAM EDER VE SOL TABANIN İHTİYACI OLAN ÖNDERLİĞİ TERZİ FİKRİ VE DİĞER DEVRİMCİ ÖNDERLERİN KİTLELERE DAHA ÇOK ANLATILMASI İLE SOLUN ÖNDERLİK SORUNU ÇÖZÜLME YOLUNA GİRER DİYE DÜŞÜNÜYORUM
MÜCADELE İÇİNDEN GELMİŞ ÖNDERLERİN KİTLELERDEN KOPARILMASINA KARŞI ACİL MÜCADELE ÇAĞRISI YAPMAK İSTİYORUM TERZİ FİKRİLER,SARP KURAYLAR,HİKMET KIVILCIMLILAR ÖNDER VE MODELDİRLER
Gönderen metin on Tuesday, 27 June 2006 at 9:36


 1  2  Sonraki Sayfa >
Sayfa 1 / 2 ( 3 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: Soldaki Arayışçılar İçin Bir Proje ... ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

Kısa Kısa
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
İstatistikler
Makaleler: 1994
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 5470464
Syndicate
 
left
Top! Top!
right