left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Cumartesi, 10 Ocak 2009
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Bize Ulaşın
Nazi-Türkler Kavgam Okuyor Yazdır E-posta
Yazar Rahmi Yıldırım   
Cuma, 29 Nisan 2005

Halkımızın okumayla yazmayla başının hiç de hoş olmadığı malum.

"Komşi" Bulgaristan'ın kütüphanelerindeki toplam kitap sayısı 41 milyon, bizim kütüphanelerdeki kitap sayısı 11 milyon. Nüfus başına kitap sayısında Türkiye'nin 35 katı. Fransa, Japonya gibi ülkelerde ise nüfus başına kitap sayısı neredeyse Türkiye'dekinin 50 katı.

Bu rakamların üzerine ne söylesen ne yazsan kâr etmez...

Halkımız kitap okumadığı gibi okuyana da iyi gözle bakmaz. Okuyanın yazanın halkımızın gözündeki itibarı yerlerde sürünür.

Okuyana yazana eskiden kız bile vermezlerdi, kız kısmı da okuyandan yazandan hoşlanmazdı. Türküsü bile vardır. "Yol üstüne kuran kurmuş pazarı / Ben istemem okuyanı yazanı / Ben isterim meyhanede gezeni."

Yozgat'ın Yenifakılı ilçesinden Alpaslan Yiğit de bu kültür(süzlük)le büyüdü. İçki içebilecek yaşa gelince meyhane meyhane gezdi. Üç yıl önce zaptedilemeyecek derecede sarhoş oldu, konu komşuyu rahatsız etti. Gözlerini nezarette açtı ve mahkemeye çıktı. Davaya bakan hâkim gaddar mı gaddar çıktı, Alpaslan'a acımadı; gözünü bile kırpmadan Alpaslan'ı kütüphanede 6 ay boyunca kitap okuma cezasına çarptırdı. Alpaslan "Ben delikanlı adamım, bu cezayı verirsen herkes benimle alay eder, bana da herkes gibi ceza ver" diyerek isyan ettiyse de nafile. Hâkim kararında direnince, Alpaslan çareyi firar etmekte buldu. Alpaslan'ın cezası yakalandıktan sonra her gün jandarma nezaretinde kütüphaneye götürülerek infaz edildi.

Bizde kitap satışı ve okuma hevesi bu denli düşük ama şu günlerde Hitler'in "Kavgam" adlı kitabı peynir ekmek gibi satılıyor.

Türkçe'ye 1939 yılında çevrilen Kavgam, o tarihten bu yana taş çatlasa yılda 10 bin dolayında satılmış.

Şimdi ise piyasada 13 yayınevince basılmış Kavgam, (Emirali'nin Dipnot kitabevi hariç) kitapçı vitrinlerini süslüyor, süpermarketlerde kasaların yanında Kavgam kitapları yığılı. Alanların hepsi okuyor mu şüpheli, ama söylenenler doğruysa yılbaşından bu yana 150 bin dolayında satılmış.

Türkiye'de Kavgam kitabına rağbet Almanları da şaşırtmış. Konunun Alman Başbakanı Schröder'in bugünlerde Ankara'ya yapacağı ziyarette gündeme gelmesi sürpriz olmayacak. Çünkü, Kavgam Almanya'da yasak ve telif hakkının sahibi Bavyera Eyaleti Maliye Bakanı Kurt Faltlhauser, telif hakkının korunması için Alman Dışişleri Bakanlığı'na başvurmuş.

Türkiye'de Kavgam'ın neden böyle kıymete bindiği, daha çok kimlerin aldığı konusunda rivayet muhtelif. Gazetenin haberine göre, Kavgam'ı özellikle MHP ve Genç Parti'nin tabanını oluşturan gençler ile polis okullarındaki öğrenciler okuyor. (Akşam, 27 Şubat 2005)


Niçin Kavgam okuyorlar?

Peki Kavgam, milliyetçi çevrelerde niçin bu denli tercih ediliyor?

Eski MHP milletvekili Nazif Okumuş'a göre, milli kimlik hassasiyetinden dolayı Kavgam okunuyor, "Türkiye'nin son yıllardaki dayatma ve kuşatmalarla sürüklenmek istendiği ortama karşı, Kavgam'a rağbet edilmesi, okunması bir şanstır." (!) (Akşam, 27 Şubat 2005)

Ülkü Ocakları Derneği Genel Sekreteri Afşin Efkarlıoğlu ise, Kavgam'ı kendilerini geliştirmek için okuduklarını söylüyor. Çünkü, "AKP'nin milli hassasiyetlere gösterdiği zaafiyete karşı refleks oluştu. Kavgam doğruları da olan dikkate değer bir kitap." (Vatan, 17 Mart 2005)

Ayıptır söylemesi, Kavgam'ı ben de okudum.

Gerçi, ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, ama bunca rağbet edilecek ne varmış diye, bu yaşımda vaktime ve parama kıydım, bir tane de ben alıp okudum. Otobüste metroda, "millete ayıp olur" utancıyla gazete kâğıdına sarıp öyle okudum.

Hitler'i tarih kitaplarından okumak yeterli olsa da, kendisinden okumak yine de başka. Okudukça tiksindim, hayretler içerisinde kaldım, sormaktan kendimi alamadım.

Birincisi, felsefede bilimde bu denli ileri gitmiş Alman halkı nasıl olup da böyle psikopat bir katilin peşinden sürüklenmiş?

Almanlar bunun muhasebesini herhalde yaptılar ki, Kavgam'ı yasaklama yoluna gitmişler.

İkincisi, asıl merak ettiğim, bizim ülkücü gençler, Kavgam'da ne bulup da kendilerini geliştirecekler?

Oysa, geçen Ocak ayında Ülkü Ocakları Irak'ın işgalini kınamak için Hitler ile ABD Başkanı Bush'u yan yana gösteren, "Kahrolsun Faşizm" yazılı afişlerle Ankara'yı donatınca nasıl da sempati duymuştum, akıl ve hümanizma yoluna girdiklerini sanarak. Demek ki öyle değilmiş. Kendilerini "geliştirmek" için Kavgam'a sarılmışlar.

Kavgam'ı okumasınlar demiyorum. Fakat, "İşte burası doğru" diyecek, kendilerini geliştirecek ne bulacaklar, cidden merak ediyorum.


Psikopat bir katilin "Kavgam"ı

Kavgam, eğitimsiz, düşünceleri sistemsiz ve yüzeysel, soykırımdan ve savaştan başka şey bilmeyen bir psikopat katilin hezeyanlarından, üstün ırk sanrısından başka bir şey değil.

O üstün ırk, Alman ırkı; ötekiler üstün ırkın işçi olarak kullanacağı teknik malzemeden ibaret. Alman milleti üstün ırk, ama o da Yahudiler ve Marksistler tarafından zehirlenmiş, kanı bozulmuş. Onun için Yahudileri, marksistleri, safkan olmayan Almanları yok etmeli; at, kedi, köpek ıslah eder gibi insan üretme çiftlikleri kurarak Alman ırkını ıslah etmeli, evlilikler yalnızca ırkı ıslah amaçlı olmalı, ırkın sağlığını bozacak sakat çocuklar ortadan kaldırılmalı.

Hitler'de sabuklamaya ve düşmanlığa sınır yok.

Milleti sınıflara böldüğü gerekçesiyle Marksizme düşman.

Üstün ırkın kanını zehirlediği, ahlâkını bozduğu gerekçesiyle Yahudilere düşman.

Yahudilere ve Marksistlere de hayat hakkı tanıdığı, üstün ırkı alıklaştırdığı gerekçesiyle demokrasiye düşman.

Hep yeteneksizleri ve çıkarcıları iş başına getirdiği gerekçesiyle parlamentarizme düşman.

Yahudilere ve Marksistlere de söz hakkı verdiği gerekçesiyle basın özgürlüğüne düşman.

Kendisi ilkokulu bile bitiremediği için entelektüellere düşman.

Kendi ırkından safkan olmayan bireylere düşman.

Akıldan ziyade hisleriyle hareket ettikleri, cepheye moral bozucu mektuplar gönderdikleri gerekçesiyle kadınlara düşman. Kadınlar salt sağlıklı çocuklar doğurmak için vardır, evlenmeden vatandaş bile olamazlar.

İnsanlığı miskinleştirdiği gerekçesiyle barışa düşman.

Kısaca, yaşamın kendisine düşman.

Aşık olduğu tek şey, bedensel güç ve savaş. Çünkü, savaş insanlığı çelikleştirir(!).

Dostluk duyduğu sosyal kesit ise yalnızca burjuvazi. Açıkça yazmış: Nazi korporasyonu sınıf kavgasını durduracak, Alman burjuvazisinin mesleki menfaatlerini koruyacaktır. İşçiler, ancak milli ekonomi güçlenirse refaha kavuşacaklarının bilincinde olmak zorundalar.

Hitler, Türklere de değinmeden edememiş. Onda da hakaret etmiş. Türkiye'yi çürümüş eski bir devletin kadavra artığı olarak nitelendiriyor.

Kitap baştan sona bu tür hezeyanlarla dolu ve ülkücüler bunlardan hangisine "doğru" deyip kendilerini geliştirecekler, kendileri bilir.


Hitler'e hayranlık neden?

Türkiye'de tutucu çevrelerde Almanlara ve Hitler'e hayranlık duyulması şaşırtıcı değil.

Birinci Dünya Savaşı yıllarında Mehmet Akif, Alman kayserine "Değil mi sen bir anasın, değil mi Almansın, / O halde fikr ile vicdana sahip insansın; / Bilir misin ki senin şarka meyleden nazarın / Birinci def'a doğan fecridir zavallıların" diye methiye yazmıştı.

Nazilerin iktidar yıllarında ise Cumhuriyet gazetesinde bile Nazi propagandası yapılabilir ve Yunus Nadi'nin lakabı "Yunus Nazi"ye çıkarken, tutucu çevrelerde Hitler'in gizli Müslüman olduğuna dair rivayetler de alıp yürümüştü.

Bugün gönüllerin yeniden Hitler'e meyletmesi, Kavgam kitabının popülerleşmesi ne yazık ki artık gizlenemeyen Kürt düşmanlığıyla yakından ilgili.

ABD ve AB karşıtlığı İslamcı çevrelerde Yahudilere, milliyetçi çevrelerde Kürtlere karşı düşmanlık duygularını besliyor.

Devletleşerek tatmin olma hevesindeki Kürt milliyetçiliği ile "milleti hakime" konumunu yitirme kaygısındaki Türk milliyetçiliği birbirlerine omuz verirken, Türk milliyetçiliği zihni gıdasını Hitler'de arıyor. Anlaşılan o ki, aradığını bulmaya başladı bile.

Hitler, her milletin üç sınıftan oluştuğunu varsayıyor. En üstte, seçkinlerden oluşan, cesur, fedakâr, faziletli "iyi bir uç sınıf." En altta, bütün zaaflarıyla kötü uç. Ortada ise ne iyi ne kötü geniş bir kitle.

Bugün Türkiye'de Hitler'in mirasına sahip çıkanlar da aynı ayrımı yapıyorlar. Ümit Özdağ'a göre, "Arkadan hançerlendiklerini düşünen iyi Türkler, Hitler'i okuyorlar." (Akşam, 4 Mart 2005)

Hitler, önceleri "Yahudi farklı dinden Alman" diye biliyormuş. Yahudi'nin Alman olmadığının farkına vardıktan sonra Yahudi'yi nasıl bildiği malum.

Türk milliyetçilerinin gözünde de Kürt önceleri dağlı Türk idi, karda yürürken "kart-kurt" diye ses çıkardığı için Kürt diye adlandırılmıştı. Şimdi Kürt artık dağlı Türk bile değil; Türk ayrı Kürt ayrı. (Ümit Özdağ, Akşam, 4 Mart 2005)

Peşinden pervasızca bir tehdit: "Akıllar başlara devşirilmeli (') Aksi takdirde ne sosyolojik Türkleşme, ne evlilik, etnikçiliğin açtığı yarayı kapatmaya kifayet edebilir. Aksi takdirde, Siyon Protokollarında yazdığı gibi, kan gövdeyi götürür; kardeş kardeşin kılıcıyla düşer... Devleti ve vatanı müdafaa etmek için her şey caizdir, mübahdır ve meşrudur. Ve dahi bilinmelidir ki, her şey demek her şey demektir." (Durmuş Hocaoğlu'ndan aktaran Ümit Özdağ, Akşam, 4 Mart 2005)

Ardından, bir gazetenin manşetindeki başlık: "Aşırı sağ hücreler, Türkiye'nin Kürtlerine karşı silahlanıyor!" (New Anatolia, 30 Mart 2005)

Irkçı milliyetçiler Hitler'e duyulan ilgiden görünüşte şikâyetçi olsalar da hayli memnunlar ve Hitler'den hangi feyzi aldıkları da ortada: Kardeş kardeşin kılıcıyla düşecek!

Hitler'i kabul ettiremeyeceklerini düşündükleri için onun yerine Miloseviç hayali kuruyorlar. Yani Türkiye'de de bir Miloseviç çıkacak ve ulusal birlik adına Kürtleri kesecek...

Hayaller ne denli caniyane olursa olsun, Türk-Kürt kardeşliği ne denli zedelenmiş olursa olsun, ben derim ki Türkleri ve Kürtleri birbirlerine düşüremeyecekler.

Çünkü, burası Türkiye. Irkçılık bu topraklara göre değil. 

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar
bi kere türk kürt kardeşliği yoktur türkler ve kürtler hep ayrı düşünürler ve kürt sounu da yoktur kürt istilası vardır cumhuriyet kurulan dan bu yana güney dğu anadolu bölgesi dışın da ki bölgeler de nüfus 5 kat artmıştır ne tuhaftırki güney doğu anadolu bölgesin de nüfus 9 kat artmıştır kürtler bu ülkeyi nüfuslarını artırarak ve türkleri azınlık durumuna düşürerek ele geçirmeyi düşünüyor ve bu büyük bi yehdit bu yüzden bu tehdidin oluşmaması için etnik bi temizlemeye gidilmesi şart adolf hitlere gelince çocukluğum dan beri örnek aldığım kişidir ve kürtler den kurtulmak için bu ülkeye adolf hitler gibi bi önder gerek
Gönderen tayfun on Pazar, 03 Ağustos 2008 at 4:15

'Halkımızın okumayla yazmayla başının hiç de hoş olmadığı malum.' demişsin ama senin de okumayla pek aran olmadığı anlaşılıyor. Yazdıklarında doğru bir kelime dahi yok.
Sen ne yapacaksın biliyor musun.Önce milliyetçilik nedir onu bir okuyup öğreneceksin... Teorisi, müktesebatı üzerinde uzun yıllar çalışacaksın, okuyacaksın düşüneceksin. Çok okuyup az konuşacaksın..Böyle yapmazsan kalkar her dünyadan bihaber cahil gibi ırkçılıkla milliyetçliği aynı kefeye koyar, kendi kendine atıp tutarsın.
Gönderen Eleştirel on Çarşamba, 04 Haziran 2008 at 12:36

çokgüzel bir yazı çok begendim
Gönderen mehmet on Cumartesi, 22 Aralık 2007 at 2:49


 1  2  Sonraki Sayfa >
Sayfa 1 / 2 ( 4 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: Nazi-Türkler Kavgam Okuyor ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

Kısa Kısa
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
İstatistikler
Makaleler: 1220
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 984928
Syndicate
 
left
Top! Top!
right