left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Perşembe, 16 Ağustos 2018
 
 
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Zaman daralıyor başka çare yok, yığınak CHP’ye Yazdır E-posta
Yazar Ozan Gündoğdu   
Cumartesi, 16 Eylül 2017

Yapılması gereken mevcut imkanlarımızı tek bir taktik hedef doÄŸrultusunda kazanım elde edecek ÅŸekilde organize etmektir. Bu taktik hedefin kısa vadede sandık olduÄŸunu tartıştık. O halde aydınlanma güçlerinin tamamının en verimli olacağı mecra da sandığı gören bir siyasetin habitatıdır. Fakat burada eldeki zaman deÄŸerlendirildiÄŸinde yeni bir parti kurmak veya halkın teveccühünü kazanmamış bir partiye yığınak yapmak deÄŸil, sandık siyasetindeki en merkezi güce eklemlenmek akıllıca olacaktır. Bu merkezi gücün de CHP olduÄŸu açıktır. CHP içine girmek devrimciliÄŸimizi unuttuÄŸumuz anlamına gelmez. Aksine bugünün devrimci taktik hamlesinin bu olduÄŸu bilincine varmalıyız. EÄŸer doÄŸru taktik hamle iktidar hedefi olmayan dar grupçu hayallerle mevcudu korumak ve faÅŸizmin tüm silahları karşısında korumasız ve tesadüfen yaÅŸamaya çalışmaksa bu da tartışılabilir tabii. Bu ihtimalde devrimci imaj kirlenmez, karizma çizilmez ama bu ihtimal samimi deÄŸildir. 2013 öncesi bu çizgi AKP’yi yer yer durdurmakta yer yerse geriletmekte idi. Ancak günümüzde bu çizgi yalnızca kendi varlığını koruma gayretine düÅŸmüÅŸ dar grupları yaÅŸatmaktadır. Varlığın korunması da deÄŸerli sayılabilir fakat 2019 sonrası aleyhe bir sonuç bu varlığın korunmasını imkansız hale getirecektir.

 

 

Karayeller başına indirmeden çatını         

Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm

Alıp götürmeden büyük denizlere

Çabuk ol…*

Örgütsüz toplumumuzun bizim mahalleye getirdiÄŸi en büyük hantallık strateji ve taktik tartışmalarından azade bir siyasal hat çizmeye çalışmak olmuÅŸtur. Çünkü örgütsüz birey, kendi başına kararlar alır, bir toplulukla hareket etme deneyimi yoktur ve tabii ki bireysel olmayan toplumcu hedefleri de bulunmaz. Halbuki dünyaya ve yurda iliÅŸkin fikirlerimiz ancak strateji ve taktik hamlelerle iktidara gelebilir. Bunun dışında örgütsüz bireyler strateji ve taktik tartışmalarına aldırış etmek zorunda deÄŸildir. Onlar -ki küçük burjuvadırlar- eleÅŸtirmeyi, eleÅŸtirirken yıkıcı olmayı ve bu sayede biricik kalmayı severler. Vaziyet örgütsüz küçük burjuva için bu iken maalesef strateji ve taktik tartışmaları artık sol içinde bile yapılmıyor.

EÄŸer yapılsaydı stratejiden azade, dönemi kurtaran taktik hamleler içinde savrulmazdık…

Stratejik deÄŸiÅŸkenler: Ä°mkan, zaman        

Strateji, bir komutanın emrine verilen imkanların, öngörülen hedefin elde edilmesini saÄŸlayacak biçimde, belli bir zaman içinde uygulama alanında kullanılmasıdır.**

tanıma göre strateji fonksiyonunun deÄŸiÅŸkenleri

  1. Mevcut imkanlar
  2. Zaman

olarak ikiye ayrılabilir. Bu değişkenler sizin taktik hedeflerinizi belirler.

Zaman bir bağımsız deÄŸiÅŸkendir, örneÄŸin; bir çocuÄŸa yarım saat içinde TEOG’a çalış diyemezsiniz. Ya süreyi uzatmalısınız ya da hedefi geriye çekmelisiniz.

Bu iki deÄŸiÅŸkene baÄŸlı olarak stratejiniz de deÄŸiÅŸebilir. Öte yandan aynı deÄŸiÅŸkenler karşıt gücünüz için de geçerlidir. Karşıt gücünüzün elindeki imkanları ve zamanı deÄŸiÅŸtiÄŸinde sizin de stratejiniz deÄŸiÅŸmek zorundadır.

TEOG sınavı zorlaÅŸtığında ya da TEOG sınavına hazırlanan öÄŸrenci sayısı arttığında, TEOG’a çalışma süresi de artmak zorundadır.

Gelelim makro düzeyde siyaset alanına… AKP iktidarı belli bir strateji doÄŸrultusunda “mevcut imkanlarını” arttırıyor. “Zamanı” bizim aleyhimize kısaltıyor.

***

AKP güç biriktiriyor… Ä°mkanlar artıyorsa, taktik hedefler büyür…

Siyasal kuvvetteki tahkimatlar yapısal deÄŸiÅŸimleri beraberinde getirir. Cumhuriyet tarihimiz bunun örnekleriyle doludur. ÖrneÄŸin, bu toprakların gördüÄŸü en ciddi dönüÅŸümlerden cumhuriyet devrimleri güçler ayrılığına uyulmadığı dönemde hayata geçirilmiÅŸtir. Türkiye’nin 2 anayasası askeri yönetim dönemlerinde hazırlanmıştır. Dolayısıyla yapısal bir dönüÅŸüm hedefinin temel stratejik deÄŸiÅŸkeni imkanlarınızdır.

Cumhuriyet Tarihi Mustafa Kemal dönemi ve darbe dönemleri dışında siyasal gücün AKP dönemindeki kadar konsolide olmasına ÅŸahit olmamıştır. Hem Mustafa Kemal dönemi hem 27 mayıs hem de 12 eylül süreçleri Türkiye’de taÅŸları yerinden oynatan yapısal dönüÅŸüm dönemleridir. DoÄŸru soruyu sormakta fayda var. AKP bu güç birikmesini hangi amaçla kullanmaktadır? Bu güç birikmesi sonuç olarak neye hizmet etmektedir?

Güç konsolide oluyorsa taktik hedef deÄŸiÅŸikliÄŸi vardır. Bu önermeye karşı denebilir ki, FETÖ ile mücadele gücün konsolide olmasını gerektirdi. Ancak mevcut konsolide güç bir KHK ile Artvin’e baÄŸlı Hopa ilçesinin KemalpaÅŸa semtini ilçe haline getirebiliyor, MÄ°T’i CumhurbaÅŸkanlığı’na baÄŸlayabiliyor. Bu durumun salt FETÖ ile ilgili olmadığı çok açık. Öte yandan medya, üniversiteler, sermaye bloÄŸu, sokak üzerindeki tahakküm ise artık hepimizin malumu.

Uzatmanın anlamı yok. Bu güç birikmesi artık doÄŸrudan 1923 Türkiye’sini hedef almaya baÅŸladı. Buna karşın bu güç birikmesinin kırılması, durdurulması veya çok parçalı hale gelmesi 1923 Türkiye’sinin lehinedir.

***

Bugünün devrimci görevi nedir?

Eski bir askerlik kuralıdır; geri çekilme mesafesi yediÄŸin darbenin büyüklüÄŸü ile özdeÅŸtir. Ordunuz küçük bir muharebede basit bir yara almışsa kilometrelerce geri çekilmezsiniz. Ancak cepheniz ikiye, üçe yarılmışsa ciddi anlamda geri çekilip tekrar toparlanmaya ihtiyaç duyarsınız. BaÅŸkanlık yetkilerinin aydınlanma karşıtı gücün eline geçmesi demek bizim cephemizin parçalanması anlamına gelir ki; bu durum aydınlanmacı güçlerin hiçbir zaman içlerine sindiremeyecekleri bir çizgiye geri çekilmesi demektir. O halde, her ne olursa olsun bulunduÄŸumuz yerde doÄŸru yere yığınak yapmalı ve eldeki mevcut imkanları verimli hale getirmeliyiz. Bugünün devrimci görevi budur.

  1. DoÄŸru yere yığınak yapılmalıdır. Karşıt güç konsolide oluyor ve hattımıza olanca ÅŸiddetiyle saldırıyor. Bu saldırıyı kalemizden çıkarak göÄŸüsleyemeyiz. Tek bir taktik hedefe odaklanmak zorunda ve bu taktik hedefin etrafında toplanarak kazanım elde etmeliyiz. Bu baÄŸlamda 16 nisan referandumu bize iki temel ÅŸey gösterdi.
  • AKP yenilebilir.
  • AKP yenilse dahi hile yapabilir.

Ancak hile yaptığında toplumsal meÅŸruiyeti sarsılıyor. Bugün AKP’nin ihtiyacı tesis ettiÄŸi iktidarını normalleÅŸtirmek ve normal ÅŸartlarda bu kadar güçlü olmak. Öte yandan AKP iktidarının yarattığı heyulaya aldanmamak gerekir. Her ne kadar güçlü gibi görünse de devletin çekirdeÄŸini kuÅŸatabilmiÅŸ deÄŸil. Ufak bir tökezleme bu hızda giden bir araç için felakete yol açabilir. 16 nisandan yaralı çıkan AKP bu yaralarını önümüzdeki seçimlerde sarmak isteyecektir. Aydınlanma güçleri buna imkan vermemelidir.

Denebilir ki; AKP seçimle gidecek bir parti deÄŸildir.

Evet, AKP’nin sandıktan çıkan sonuçları manipüle edecek imkanları bulunmaktadır. Fakat bu bile seçim sandığında AKP’nin yaralanmayacağı anlamına gelmez. AKP hali hazırda yaralanmış bir av hayvanına benziyor. Sinirli ve tehlikeli. Birkaç yara daha onu sendeletecek ve düÅŸürecektir. Son yaranın bir çizik olmaması için halkın önündeki sandıklara odaklanmak gerekir. Varsın AKP’yi hile yaptırmak zorunda bırakalım…

Bu sebeple 2019 Seçiminden sonraki “her” ihtimali deÄŸerlendiren fakat seçime kadar sandığı gözeten bir yaklaşıma ihtiyaç var.

O halde önümüzdeki iki yıl içinde halkın önüne konacak 3 sandığa konsantre olmak gerekir. Uzun vadeli deÄŸil ama kısa vadeli taktik yığınak da sandığa yapılmalıdır. Bunun dışındaki herhangi bir taktik hedef (sokağın hareketlenmesi, sandığı görmeyen bir örgütlenme) boÅŸ hayaldir.

  1. Ä°mkanlar verimli kullanılmalıdır. AKP saldırganlığı aynı zamanda aydınlanma güçlerinin de kararlılığını arttırdı. %50’nin üzerinde olduÄŸunu düÅŸünen AKP’nin bir sorunu da asla ikna edemeyeceÄŸini bildiÄŸi bir %50’nin olması. Öte yandan 7 haziran seçimleri bize AKP’nin %40’a kadar gerileyebildiÄŸini de gösterdi. O halde tespit yerindedir. AKP seçmeni bizim taraf kadar kararlı deÄŸildir. Yapılması gereken mevcut imkanlarımızı tek bir taktik hedef doÄŸrultusunda kazanım elde edecek ÅŸekilde organize etmektir. Bu taktik hedefin kısa vadede sandık olduÄŸunu tartıştık. O halde aydınlanma güçlerinin tamamının en verimli olacağı mecra da sandığı gören bir siyasetin habitatıdır. Fakat burada eldeki zaman deÄŸerlendirildiÄŸinde yeni bir parti kurmak veya halkın teveccühünü kazanmamış bir partiye yığınak yapmak deÄŸil, sandık siyasetindeki en merkezi güce eklemlenmek akıllıca olacaktır. Bu merkezi gücün de CHP olduÄŸu açıktır. CHP içine girmek devrimciliÄŸimizi unuttuÄŸumuz anlamına gelmez. Aksine bugünün devrimci taktik hamlesinin bu olduÄŸu bilincine varmalıyız. EÄŸer doÄŸru taktik hamle iktidar hedefi olmayan dar grupçu hayallerle mevcudu korumak ve faÅŸizmin tüm silahları karşısında korumasız ve tesadüfen yaÅŸamaya çalışmaksa bu da tartışılabilir tabii. Bu ihtimalde devrimci imaj kirlenmez, karizma çizilmez ama bu ihtimal samimi deÄŸildir. 2013 öncesi bu çizgi AKP’yi yer yer durdurmakta yer yerse geriletmekte idi. Ancak günümüzde bu çizgi yalnızca kendi varlığını koruma gayretine düÅŸmüÅŸ dar grupları yaÅŸatmaktadır. Varlığın korunması da deÄŸerli sayılabilir fakat 2019 sonrası aleyhe bir sonuç bu varlığın korunmasını imkansız hale getirecektir.

***

Hedeflerinizi imkanlarınız belirler

BaÅŸta da belirttik, temel stratejik deÄŸiÅŸkenler; imkanlarınız ve elinizdeki zamandır. Ä°mkanlarınız ve zaman el vermiyorsa hedeflerinizi geriye çekersiniz. Hedefleriniz ve imkanlarınız örtüÅŸmüyorsa zamanı uzatmaya çalışırsınız. Zaman deÄŸiÅŸkeni hemen hemen bizim elimizde deÄŸil. Sadece zamanın kısıtlı olduÄŸunu biliyoruz. O halde imkanlarımıza odaklanalım.

Mevcut imkanlarınızı değerlendirmenin 2 yolu var.

  1. Özgücünüzü geniÅŸletmek; ideolojik birliktelik kurduÄŸunuz grupları nicel ve nitel yönden büyütmek. Bunun için siyasi propaganda ve bu propagandayı yürütecek örgüt ve kitle iletiÅŸim araçlarına ihtiyacınız var.
  2. Ä°ttifaklar kurmak; asgari ölçülerde bir amaç uÄŸruna bir araya gelebilecek ortaklıklar kurmak. Ancak burada ufkumuzu ayak ucumuza koymayacağız. Gelen taarruzun ÅŸiddeti bizleri ideolojiler arası bir amaç birlikteliÄŸini zorluyor. Ä°ttifaktan kasıt aynı ideolojiye mensup farklı grupların birlikteliÄŸi deÄŸil, farklı ideolojilere fakat aynı hegemonyaya mensup siyasal mevzilerin ittifakıdır.

Bu kapsamda mevcut imkanların arttırılması öz gücünüzle mümkün deÄŸilse ittifaklar kurmak elzem hale geliyor. Ä°ttifaklar ise belli tavizler üzerine kuruluyor. Taviz aynı zamanda taviz verilemeyecek nokta olan ilkeyi de beraberinde getiriyor.

Taviz verirken kırmızı çizgi yani temel ilke neresi? Aydınlanmacılığın temel deÄŸerleri.

Nedir onlar? Mutlak iktidarın ve dinin tahakkümüne karşı çıkmak. (Bu fikri yerelleÅŸtirirsek saltanata ve hilafete karşı olmaktır)

Aydınlanma fikri Türkiye sosyalist solu baÅŸta olmak üzere antiemperyalist, yurtsever, demokrat, devrimci, Kemalist, liberal, sosyal demokrat, ulusalcı, merkez saÄŸ ve sol tüm güçlerin asgari programının temelini oluÅŸturuyor. Ä°ÅŸte buna hegemonya deniyor. Yani birbirinden farklı ideolojilerin birbirine eklemlenmesi.

Şimdiyse AKP tarafından doğrudan aydınlanmacı hegemonyanın temeline saldırılıyor.

Bu vesileyle artık anlaşılmıştır, AKP herhangi bir milliyetçi, muhafazakâr parti deÄŸildir. AKP aydınlanmacı hegemonyanın karşısında kendi hegemonya projesi ile çıkan ve ÅŸu anda bu projesini gerçekleÅŸtirmek üzere güç biriktiren, ayrıca hedefine çokça yaklaÅŸan ve gücü son derece tahkim edilmiÅŸ bir siyasal aygıttır.

Bu aygıtın karşısına asgari programımızın bizi bir araya getirdiÄŸi bütün öznelerle ittifak halinde çıkmak elzemdir. Asgari deÄŸil de azami programda ısrarcı olduÄŸumuz takdirde, örneÄŸin bizler mutlak iktidarın ve dinin tahakkümüne karşı olmakla beraber paranın tahakkümüne de karşıyız ve bu sebeple sadece marksist aydınlanmacılarla bir araya geliriz gibi bir dayatma halinde karşı taarruzdan saÄŸ çıkmamız mümkün deÄŸildir. Artık tartışma konusu aydınlanma hegemonyası arasındaki koordinasyonu kimin saÄŸlayacağıdır. Burada öne çıkan özne yapısal sorunları ile beraber Cumhuriyet Halk Partisi’dir.

***

Hedeflerinizi aynı zamanda karşıt gücün imkanları belirler

Strateji üretirken imkanlar dahilinde tek yapılabilir ÅŸey imkanların arttırılması (özgücün büyütülmesi veya ittifaklar yapılması) deÄŸil elbet.

  1. Karşıt gücün imkanlarını arttırmasına izin vermemek ve
  2. Karşıt gücün imkanlarını azaltmak da öz gücünüzün imkanlarını arttırmak kadar önemli.

Bu vesileyle karşıt gücün içinden geliÅŸen isyanları körüklemek gibi karşıt güçteki kopmalara karşı kucak açmak yol ve yöntemdir. Bu yapılırken temel dikkat edilmesi gereken ÅŸey karşıt gücün içine müdahale ederken öz gücünüzün dağılmasına müsaade etmemek. Bunun için öz gücün motivasyonunu diri tutan organik aydınlarınızın dirayeti çok önemli. Bu durumda organik aydın karşı cepheye dostça yaklaÅŸan taktik hamleyi görmeli ve özgücün siyasal merkezini yobazlıkla suçlamamalı.

AKP bugüne gelirken bu hususu dikkatlice deÄŸerlendirdi. Derler ki; siyaset kendi sözünüzü baÅŸkasına söyletebilme sanatıdır. AKP cumhuriyet karşıtı sözünü AKP iktidarının ilk 10 yılında liberal solculara söyletti. Bunu yaparken öz gücünü yani ideolojik netliÄŸi olan milliyetçi muhafazakar tabanını dikkatlice arttırdı. Bu esnada kendi öz gücü ile gizli bir anlaÅŸma imzaladı.

ÖrneÄŸin; ErtuÄŸrul Günay kültür bakanı olurken milliyetçi muhafazakar aydınlar kendi tabanlarına AKP sola mı kayıyor demedi.

ÖrneÄŸin; Yıllarca aylık sosyalist dergi Birikimden AKP güzellemeleri okuduk. Bu esnada milliyetçi muhafazakar aydınlar kendi tabanlarına dinsizlerle iÅŸbirliÄŸi yapılıyor çığırtkanlığı yapmadı.

Bunu baÅŸarırken güçlü lider figürünü fonksiyonel biçimde kullandılar.*** Öyle ya da böyle artık AKP’nin elinde kendi organik aydınından baÅŸkası da kalmadı. Aylık sosyalist dergi birikim de, yetmez ama evetçiler de vaziyetin farkına vardılar, onurlu olanları özeleÅŸtirilerini verdiler.

Geri dönelim… Stratejik hedef gereÄŸi karşıt gücün içinden geliÅŸen isyanları körüklemek de stratejik hedefler doÄŸrultusunda hayati önem arz ediyor. Tabii bunun için karşıt güç içinde ajanlarınızın olması gerekiyor ya da karşıt güç içinde isyan çıkması için gereken ortamı yaratabilmeniz gerekiyor.

Şimdi bu ifadelerin simetriÄŸini düÅŸünelim. Demek ki karşıt güç de bizim öz gücümüzü kırmak için hamleler yapabilir. Bunun için dirayetli olmalıyız, özellikle tabanı tutan aydınların içeride isyan çıkartmaması gerekir. Ötesinde içeride çıkan isyanı yatıştıran bir görev üstlenilmeli.

Cepheye giden askerin yüzüne elindeki silah kötülenmez. Biz 2019’a hazırlanmamız gerektiÄŸini söylüyoruz, elimizdeki araç CHP’dir. Bu silahın sorunlarını aydın sorumluluÄŸuyla çözeceÄŸiz. Bunu yaparken hiçbir kadronun moralini bozmayacağız, hiçbir operasyona alet olmayacağız.

Adalet kurultayında 2 vatandaÅŸ içki içmiÅŸ, bizim aydınlarımız CHP’nin aldığı tutuma karşı bütün umutlarını kaybetmiÅŸler, tabanı nihilizme yöneltiyorlar. Bunları geçelim… CHP bir taktik hamle yapıyor. Bu taktik hamleyi yaparken çok ciddi teknik hatalar da yapıyor. (içki içenlerin partiden ihracı, açıklamayı Çanakkale il baÅŸkanı düzeyinde birisi yapması gerekirken Parti sözcüsünün yapması vb.) Ancak saflarımızdaki bu teknik hatalardan daha tehlikeli olan eÄŸilim hayır bloku aydınlarının yine blok bileÅŸenlerine negatif bir üslupla akıl veren dili tercih etmeleridir.

Şimdilik CHP içinde olmamız gerektiÄŸini biliyoruz. Fakat bu konumlanışın nasıl olması gerektiÄŸi bir baÅŸka yazının konusu…

 

*rıfat ilgaz’in “aydın mısın” ÅŸiirinden

**von moltke

***sabır arkadaşım sabır reis çözecek herÅŸeyi

 www.politikyol.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 05 Mart 2018 )
 
Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: Zaman daralıyor başka çare yok, yı... ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
Makaleler: 2762
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 34066416
Syndicate
 
left
Top! Top!
right