left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Pazartesi, 20 Kasım 2017
 
 
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
ŞAŞIRIYOR MUSUNUZ? Yazdır E-posta
Yazar TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)   
Perşembe, 15 Aralık 2016

 

hüsnü mahalli ile ilgili görsel sonucu

 

Her gün akıl almaz bir şeylerle karşılaşıyoruz. Örneğin; Hüsnü Mahalli'nin gözaltına alınması da böyle bir şey. Bir zamanlar 12 Eylül faşist rejimi ile ilgili rakamlarla bilgiler verilirdi. Şu kadar insan tutuklandı, gözaltına alındı, işkencelerden geçirildi, mesleğinden atıldı ve de yıllarca hapis cezası aldılar diye. Bir süredir 12 Eylül faşizmini rakamlarla anlatmayı bıraktık. Bıraktık, çünkü 2002 Kasım ayından bu yana iktidarda olan AKP oe hızla rekora doğru koşmakta ve kendilerine karşı kim ya da kimler muhalifse bir şekilde yolunu bulup içeri atmaktadır. Dün sıra Hüsnü Mahalli'ye gelmiş olmalı ki o da nihayet gözaltına alındı. Bildiğimiz kadarıyla şimdi savcılığa çıkarılmayı bekliyor. Var olan bilgilere göre tabiki de Hüsnü Mahalli'nin özgür bırakılması gerekir. Gerekir diyoruz, çünkü sonucun ne olacağını kestirmenin olanağı yok. Daha açıkça söylemek gerekirse yargı artık özgürce karar veremediği için sonucu hukuk kurallarına göre düşünemiyoruz.

AKP iktidarı ile birlikte geldiğimiz noktada yargının konumu tam da Hitler dönemi yargıçların Almanya'da düştükleri konumla benzeş hale getirilmiş. Biliyorsunuz o günün Almanyasında bir yargıç karar verirken kendisini Hitler'in yerine koyar ve öyle karar verirdi. En iyi yargıçta böyleleri sayılırdı. Şimdi bizim ülkemizde yaşadıklarımıza baktığımız zaman da üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri görmekteyiz. Savcılar savcı gibi yargıçlar yargıç gibi düşünmekten çok en tepedeki kişi nasıl düşünüyor diye düşünüp karar veriyorlar. İşte özet olarak Türkiye 15 yıllık AKP iktidarı döneminde bu hale getirildi.

Hüsnü Mahalli ne yazıyor ne konuşuyordu da onu apar topar gözaltına aldılar dersiniz? Bir kez Hüsnü Mahalli, Ortadoğu konusunda uzman görüşlere sahip bir kişiydi. Yazdıkları, çizdikleri ve konuştukları bu yüzden de oldukça isabetliydi. Ta başından beri AKP'nin Ortadoğu politikasının bölgenin ve özellikle de Türkiye'nin başına ne belalar açacağını açık açık dillendiren ve de bu konuda kendine özgü konuşmalarıyla yığınlara mesajını ulaştıran biriydi. İşte AKP ve sarayı korkutan şey de tam da bu gerçeklerdi. Bildiğiniz gibi AKP iktidarı ABD'nin bölge politikalarına tam anlamıyla bağlanmış, Recep Tayyip Erdoğan ise bu politikaların Eşbaşkanı olarak kendisine verilen görevi üstlenmişti. Bir yandan da AKP iktidarı Yeni Osmanlı düşleri görerek görülmemiş hatalara imza atmış, bölgeye doluşan terörist katillerinse hamisi kesilmişti. El Nusra, El Kaide, ÖSO, IŞİD ve daha isimlerini sayamadığımız pek çok İslami terör örgütü bölgeyi kasıp kavurmaya başlamış, katliamlar, işkenceler görülmemiş canice yöntemlerle işlenir olmuştu. İşte; AKP iktidarı eliyle Türkiye böyle bir bataklığın içine itilmiş durumdaydı, bunca şeyler yaşanmış olmasına karşın bile AKP ve saray iktidarı yaşananlardan ders almış gibi görünmüyordu. Hüsnü Mahalli bölge ülkelerinin durumunu, AKP ve saray iktidarının yanlış politikalarını dile getiren uyarıcı bir gazetecilik görevi yapan bir kişi olduğu için birilerinin de jurnaliyle gözaltına alınmış oldu.

Bu yaşadıklarımızı şöyle bir kaleme döksek AKP ve saray iktidarının konumunu olağan bir iktidar görüntüsü ile anlatmamızın olanağı yoktur. Yoktur, çünkü bu iktidar artık her türlü hak ve özgürlükleri ve insan haklarını hiçe sayar konumdadır.

Yandaş basın tam gaz AKP ve saray iktidarını desteklemekte ve de AKP ve saray iktidarının çıkmazını derinleştirmek için her yola başvurmaktadır. Nitekim Hüsnü Mahalli'yi jurnalleyen kişi de A Haber Kanalından Erkan Tan'dır. Yani sizin anlayacağınız bu kişi Fethullah Cemaati'nin bir numaralı goygoycusudur. İşte bu yandaş basınla ilgili bugünün gazetelerine bir bakın isterseniz; göreceğiniz şey mezhep üzerinden politikayı arşı alaya çıkarmak ve tamamıyla Suriye Devlet güçlerinin eline geçen Halep'le ilgili yalan haber üretmektir.

Bakalım yandaş basına neler demiş:

Akşam; "Türkiye Halep'e Nefes Oldu"
Star; "Son Nefeste Ateşkes"
Yeni Şafak; "İran, Rusya, Esed Kurşuna diziyorlar. Diri Diri Yakıyorlar", "Felaket", "Dünyaya Veda Mesajları"

Bugüne kadar Halep'te dahil yukarıda saydığımız teröristler tarafından onca katliam yapılmış ancak sözünü ettiğimiz bu yandaş basın ağzını açıp ta tek söz bile yazmamışken, şimdi kalkıpta insanlıktan söz ediyorsa bunların amacının bölgede barış ve kardeşlikle birlikte huzurun gelmesini istemedikleri çok açıktır. Hüsnü Mahalli ise bu bilgilerin her birine işaret eden kişiydi, ancak o devlet büyüklerine hakaretten gözaltına alındı. Yani sizin anlayacağınız içi boş suçlamalar bunlar. Ülkeyi felakete sürükleyenler "Devlet Büyüğü" zırhının arkasına saklanarak her istediklerini yapma haklarına sahip değillerdir. Üstelik de bunları eleştirmek asla devlet büyüğüne hakaret anlamına gelmez.

Göreceğiz, savcılar ve yargıçlar bizim gördüklerimizi görecek Hüsnü Mahalli'yi serbest mi bırakacak yoksa kendilerini Recep Tayyip Erdoğan ve diğerlerinin yerine koyup Mahalli'yi içeri mi gönderecek?

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: ŞAŞIRIYOR MUSUNUZ? ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
Makaleler: 2757
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 31389726
Syndicate
 
left
Top! Top!
right