left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Cuma, 24 Kasım 2017
 
 
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
FETHULLAH GÜLEN CEMAATİ Yazdır E-posta
Yazar TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)   
Pazar, 25 Eylül 2016

hocaefendiler ile ilgili görsel sonucu

 

 

Gazeteler, televizyonlar ve bu konuda yazan çizen, konuşan pek çok kimse bir "Fetö" tutturmuş gidiyor. Sanki Fethullah Gülen'e "Fetö", cemaatine bağlı kimselere de "Fetöcü" denildiğinde bunlar aşağılanarak diğer cemaat ve tarikatlardan ayrılmış, öteki cemaatler bunlar gibi değilmiş mesajı verilmeye çalışılıyor topluma. Çünkü AKP ve sarayın her ne kadar Fethullah Gülen Cemaati ile mahşere kadar aralarına kan girmişse de diğer tarikat ve cemaatler AKP için öneminden bir şey yitirmiş değil, hatta daha da önem kazanmış durumdalar. Bu yüzden de böyle bir tuzağa düşmemek; tarikatlar ve cemaatler arasında çok da bir fark olmadığına döne döne vurgu yapmak gerekiyor.

Bu konuya kısaca değinirsek; tarikat ve cemaatlerin gerçek anlamda ne yaptıklarını ve kimlere hizmet ettiklerini de bütün çıplaklığı ile görürüz. Ülkemizde tarikat ve cemaatlerin sürekli olarak kapitalist sistemi savunan, uluslararası emperyalist güçlerin işbirlikçisi konumundaki sağ partilerin peşinden hemen hemen hiç ayrılmadıklarını görürüz. Bu yüzden de özellikle Amerikan CIA'sı tarafından devşirilmişler, Yeşil Kuşak Projesi'nin kolaylıkla bir parçası haline getirilmişlerdir. Ülkemizde bu çevrelerin kolaylıkla örgütlenmesi için her türlü olanak sağlanmış ve çeşitli dernekler altında örgütlenen bu yapılar camileri mesken tutup ABD'nin istediği doğrultuda davranarak NATO'nun birer gladyosu haline gelmişlerdir. Örneğin Komünizmle Mücadele Dernekleri böyle bir dernekleşmedir ve de içinde her türden tarikat ve cemaate rastlamak olasıdır. Burada adını saymakla bitiremeyeceğimiz pek çok cemiyet de aynı işlevi yüklenmişlerdir.

Yani bu dinci imancı takımının sicili bozuktur. Ülkemizde solcu kuruluş ve partilere bu çevrelerin saldırılarını anımsarsak ne olup olmadıkları konusunda çok da zorlanmayız aslında. Kayseri'de TÖS'lü öğretmenleri yakmaya kalkışan, TİP'in toplantılarını basan, ABD'nin 6. Filosu'na karşı namaza durup ilerici gençlere saldıranlar ve gençlerimizi katledenler de bunlardır. Sivas'ta insanlarımızı yakanları da asla unutmayalım. Dün; Yeşil Kuşak Projesi gereği solculara, sosyalistlere ve nihayetinde Sovyetler Birliği'ne karşı konumlanmışlarken bugün de kimlikleri terörist olarak anılmakta, emperyalist ABD ve öteki ortaklarının çeşitli ülkeleri işgal etmek için bahane oluşturmaktadırlar.

Taliban'dan, El Kaide'ye, El Nusra'dan Müslüman Kardeşlere sürüsüne bereket bir sürü çeşitli isimler altında oluşturulmuş gruplara kadar gördükleri işlev bundan ibarettir. Ülkemizde de tarikat ve cemaatler aynı yolun yolcusudurlar. Dün, öne çıkıp devletin en üst kademelerine kadar yapılanan Fethullah Gülen Cemaati'nin yerini bugün kolaylıkla bir başkası alabilir. Bu yüzden de tarikat ve cemaatlerin birbirlerinden pek de bir farkları yoktur.

Bu yazıyı yazarken Karaman'da örgütlenmiş olan KAİMDER'in 2016-2017 Eğitim Yılı ile ilgili afişlerini gördüm ve içim kabardı. Neymiş efendim, KAİMDER; bu öğretim yılında; ülkeye, öğrencilere, öğretmenlere, Karaman'a ve tüm velilere eğitim yılının hayırlı olmasını diliyormuş. KAİMDER ve Ensar Vakfı ki Karaman'da 45 çocuğumuza tecavüz gibi görülmemiş bir skandala imza atmış iki dinci örgütlenmedir. Yani tarikat ve cemaatlerdir. Bugün bu gerçekleri yok sayan ve iktidarın gücüne güç katan bu tarikat ve cemaatlerin gerçekte Fethullah Gülen Cemaatiyle hiç mi hiçbir farkları yoktur.

Bugün, Fethullah Gülen'e "Fetö", cemaatine de "Fetöcü" demekle gerçeklerin üstü örtülemez. Sözü geçen ve AKP ve saray tarafından iktidarın çeşitli kademelerinde kendilerine görev verilip cemaat ve tarikatlar birçok bakanlık ve kurumu doldurulmuştur. Dün Fethullahçılara ne istedilerse verildi, durum ortada. Fethullahçılar Amerika'nın kontrolünde darbe girişiminde bulundular. Bugün de iktidarın öne çıkardığı tarikat ve cemaatlere ne istiyorlarsa veriliyorsa bilinmelidir ki yapılanlar aynı kapıya çıkacak, bu kez de bu sözü geçen tarikat ve cemaatler halk düşmanı politikalarla karşımıza çıkmakla kalmayacaklar, sonuçları daha da ağır olacak girişimlere kalkacaklardır.

İşte bu yüzden biz sosyalistler o cemaat bu cemaat, o tarikat bu tarikat diye ayırmıyor, bunların yönetim kademelerine asla bulaştırılmamalarını savunuyoruz.

Yok, AKP ve saray ille de bu yönde yoluna devam edecekse ki ediyor, bizler de sonuna kadar bu gerici ve halk düşmanı anlayışlara karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi açıkça ilan ediyoruz…
 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: FETHULLAH GÜLEN CEMAATİ ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
Makaleler: 2757
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 31441198
Syndicate
 
left
Top! Top!
right