left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Cuma, 24 Kasım 2017
 
 
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
PKK’nın cevap vermesi gereken sorular Yazdır E-posta
Yazar Levent GÜLTEKİN   
Perşembe, 25 Ağustos 2016

 

pkk yönetimi ile ilgili görsel sonucu

 

Son zamanlarda nereye gitsem, kiminle konuşsam, herkesin kafasında aynı soru  var: PKK niçin böyle yaptı? Ne yapmaya çalışıyor?

Evet, PKK, sahi, ne yapmaya çalışıyorsun?

7 Haziran’da seçim oldu. HDP 80 milletvekiliyle meclise girdi. 9 Haziran’da ‘ateşkesin bittiğini’ açıkladınız.

Suruç’daki vahşetin ardından iki polis memuru evlerinde enselerinden vurularak öldürüldü. Önce açıklama yapıp “Suruç’un intikamını almak için biz yaptık” dediniz. Sonra bu açıklamadan çark edip PKK’nın değil, kontrol edilemeyen gençlerin yaptığını söylediniz. Ardından da çatışmalı sürece girdik.

İktidarın planına niçin ortak oldunuz?

Bu ülkede herkes, iktidarın HDP’yi baraj altında bırakmak için gerekirse çatışmaları yeniden başlatacağını gördü. Bunun için uyardı; “Aman” dedi, “Sakın böyle bir şey yapmayın. HDP’ye büyük zarar verip iktidarın ekmeğine yağ sürersiniz” diye haykırdı. Fakat nasıl olduysa bu amacı bir tek siz görmediniz!

İktidarın planına niçin ortak oldunuz?

“Her ne yapıyorsak, Kürtler için yapıyoruz” diyorsunuz. Peki, HDP barajı aşsın diye insanlar gece gündüz çalıştı. Bunun için kimileri canından oldu. Bu kazanımı, bu çabayı niçin görmezden geldiniz?

Üzerinden altı ay değil, bir yıl değil, henüz iki gün geçmişti ki bu umuda, bu heyecana, bu emeğe kurşun sıktınız. Niçin? Niçin HDP’nin köşeye sıkıştırılmasına malzeme oldunuz?

Devlet ne zaman ihtiyaç duysa…

30 yıldır devlet ne zaman ihtiyaç duysa sizi karşısında kurşun sıkarken buluyor. Nasıl oluyor bu?

Nasıl oluyor da devlet ‘ateşkes’ dediğinde siz de ‘ateşkes’ diyorsunuz. Devlet ‘savaş’ dediğinde siz de ‘savaş’ diyorsunuz? Burada tuhaf bir durum yok mu?

Sizin devletten bağımsız bir aklınızın, politikanızın olması gerekmiyor mu? Sivil, demokratik siyasetten niçin kaçıyor, halkın size barış olsun diye gösterdiği toleransı neden ayağınızla tepiyorsunuz? Deli misiniz? Durup dururken, ne diye herkesi üzecek, kendinize de zarar veren bir tutum takındınız?

Hepimiz görüyoruz ki iktidarın bir amacı var: Kaos yaratıp bölge halkını HDP’ye oy verdiğine pişman etmek. Tam da iktidarın istediği şekilde kaosu artırmak, insanları canından bezdirmek için her şeyi yapıyorsunuz. Niye?

HDP’nin baraj altında kalması Erdoğan’ın işine yaradığı için tüm bunları yapıyor. Peki siz niye yapıyorsunuz?

Yaptıklarınız Kürtlere yaramıyor. Peki tüm bunları kimin için yapıyorsunuz? Bunu açıklamanız gerekmiyor mu?

Çatışma kararını kim verdi? Bu kararınızda Öcalan’ın etkisi var mı? Varsa devletin elinde olan biri bu kararını size nasıl ulaştırdı? Yok çatışmalara ondan habersiz başladıysanız ‘Önder’ dediğiniz birinin haberi olmadan nasıl böyle bir karar aldınız? Nasıl böyle büyük adınlar atıyorsunuz?

Böyle öz savunma mı olur?

‘Öz savunma yaptığınızı’ söylüyorsunuz. Yolcu otobüsündeki yolcuları indirip otobüsü ateşe vermek nasıl bir öz savunmadır? Söyler misiniz Allah aşkına? Kürtlerin yaşadığı şehirlerdeki köprüleri havaya uçurmak, yolları kapatmak, şehirleri silah deposuna çevirip hendekler kazmak, yol yapımında çalışan araçları yakmak, sivil, asker, polis demeden insanları öldürmek nasıl bir öz savunmadır?

Üstelik öldürdüğünüz insanların önemli bir kısmı da Kürt. “Kürtler için çatışıyoruz” diyorsunuz ama ne hikmetse en büyük zararı hep Kürtler görüyor.

Hadi diyelim devletin vicdanı yok. Onlar için kutsal olan tek şey toprak parçası. Peki size ne demeli? ‘Özgürlüğü, huzuru, onuru için mücadele ettiğinizi’ söylediğiniz halkın şehirlerine, insanca yaşam olanaklarına, hayatlarına niye saldırıyorsunuz?

Silah deposuna çevirdiğiniz şehirleri devlet birer birer harabeye çeviriyor. ‘Temizlik yapayım’ derken insanları katlediyor. Üstelik buna zemin hazırlayan da sizlersiniz. Nasıl oluyor tüm bunlar?

Bu şehirlere, bu insanlara bu kötülüğü niçin yapıyorsunuz?

İktidarın bütün tetikçileri, yandaşları bir olmuş HDP’ye saldırıyor. Ölümleri yıkımları meşru göstermek için her şeyi kullanıyorlar. Böyle bir ortamda kalkıp çocukça duygularla özerklik ilan etmek… devletin yaptıklarına haklılık kazandırmaktan başka neye yarar?

İktidarın siyasi ahlakı yok da, sizin devrimci ahlakınız var mı?

“Barış sürecinde iktidar samimi ve dürüst davranmadı.” Bunda haklısınız. Peki siz davrandınız mı?

İktidarın siyasi ahlakı yok da, sizin devrimci ahlakınız var mı?

Hem “Barış görüşmeleri yapıyoruz” deyip hem de şehirleri silah deposuna çevirmek hangi ahlaka sığar? Devletin gayri samimi davranışını kendi çıkarına kullanmak dürüstlük mü? Sizin devletten bağımsız bir politikanızın, bir ahlakınızın, bir yaklaşımınızın olması gerekmiyor mu?

Devletin kirli olması sizi temiz yapmaz. Devletin dürüst olmaması sizin çıkarcı, sinsi, hesaplı tutumunuzu mazur göstermez.

Hem toplumu demokratik mücadele için yanınıza çağırıp hem de silaha sarılıyorsunuz.  Demokratik kazanım için insan öldürmek… Akıl alır bir şey mi?

Demokratik hakları vermemek için de, demokratik hak kazanmak için de insanları öldürmek vahşiliktir.

Toplumu yeniden eski reflekslerine geri döndürdünüz

Diğer taraftan barış sürecinde ciddi mesafe kat edilmişti. Toplum, Kürt sorununda daha makul bir çizgiye gelmişti. Hatta öyle ki insanlar Öcalan’ın serbest bırakılmasına bile eskisi kadar itiraz etmiyordu.

Fakat bir ayda yaptıklarınızla toplumu yeniden eski reflekslerine geri döndürdünüz. Hem Öcalan’ın serbest bırakılmasını istiyorsunuz, hem de toplumun sinir uçlarına kurşun sıkıyorsunuz.

Öfkesi kabarmış bir topluma rağmen hangi iktidar Öcalan’ın şartlarını iyileştirebilir ki?

Bir taraftan “Öcalan’a özgürlük” deyip, diğer taraftan da toplumun öfkesini kabartacak cinayetler işlemek… Hakikaten sizin gerçek amacınız ne? Öcalan’ın serbest kalmasını mı istiyorsunuz, yoksa bunu tamamen imkansızlaştırmayı mı? Hangisini?

Sizce de ilginç değil mi?

Diyeceğim o ki barış sürecinin onca kazanımına, HDP’nin aldığı bu mesafeye rağmen yeniden çatışmaya, yakmaya, yıkmaya döndüğünüze bakılırsa ya aklınızı kaybetmiş olmalısınız ya da başka bir hesap içindesiniz.

Nasıl oluyor da her seferinde, “Bunlar aklını mı kaçırdı” diyebileceğimiz tavırlar içine giriyorsunuz?

Çünkü tüm yapıp ettikleriniz HDP’ye ve Kürtlere zarar verirken, iktidara yarıyor.

Sizce de ilginç değil mi?

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: PKK’nın cevap vermesi gereken sorul... ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
Makaleler: 2757
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 31441086
Syndicate
 
left
Top! Top!
right