left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Cuma, 24 Kasım 2017
 
 
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
ÂSIM’IN NESLİ, MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİ! Yazdır E-posta
Yazar Yavuz ALOGAN-Aydınlık   
Çarşamba, 10 Ağustos 2016
 
 
Bu darbe girişimi Devlet’in ideolojik niteliğini ve bütün aygıtlarının hazin halini gözler önüne serdi. Devlet’in ve  on dört yıldır onu kendi suretinde yeniden örgütlemeye çalışan  siyasi iktidarın yapısını en saydam haliyle gördük.
Ortaya çıkan gerçek, bir bakıma 12 Eylül darbesinin amacına ulaştığını,  darbe döneminde temelleri atılan Türk-İslam sentezi anlayışının başta eğitim sistemi olmak üzere devletin bütün kurumlarından Kemalizm’i  sürüp çıkardığını ve yerine işbirlikçi bir tarikatlar koalisyonunu  geçirdiğini gösterdi. Soğuk savaş döneminde Türkiye’yi komünizmin her türlüsünden arındırarak NATO konsepti içinde pekiştirmeyi amaçlayan darbe, kökleri Cumhuriyet öncesine dayanan tarihi bloklaşmanın iktidar yolunu açmıştı.
17-25 Aralık 2013’te sarsıntı geçiren blok, FETÖ’cü darbe girişimiyle  tamamen dağıldı ve Devlet’in içinde bir tarikatlar ve cemaatler savaşı başladı. “Son tahlilde” bu, elbette bir Atlantik-Avrasya çatışmasıdır.  Fakat gidişata baktığımızda,  bir mucize olmadığı taktirde; Cumhuriyet’in ilkelerini, özellikle laisizmi savunan bir  cephe iktidara gelmediği sürece, dağılan gerici bloklaşmanın Atlantik ya da Avrasya’ya yaslanarak farklı bir bileşimle yeniden kurulabileceği anlaşılıyor.
İktidarın tabanı

Hiçbir siyasi iktidar boşlukta duramaz; sınıfsal bir tabana dayanmak, kitlelerin rızasını alacak bir ideolojiyi sürekli üretmek durumundadır.  AKP iktidarının bu anlamda derin bir krize girdiği görülüyor.  On dört yıldır hayatından ve kârlarından memnun olan TÜSİAD burjuvazisi,  iktidarın AB ve ABD karşıtı söylemleri ve ufukta beliren iktisadi kriz  (belki ambargo vs) nedeniyle tedirgin; muhtemelen yeni alternatiflere açık.  Anadolu sermayedarlarının F-tipi olanları tasfiye sürecine girdi. Bu zenginler sınıfının yakında  uluslararası bağlantılarını da kullanarak yeni bir siyasi yönelişe gireceği neredeyse kesin gibi. Öte yanda, alt-orta sınıfların sokakları doldurarak  “demokrasi cümbüşü” yaratan İslamcı kesimlerini, bir tür “demokrasi milisi” olarak örgütlemek elbette mümkün, fakat Türkiye gibi karmaşık bir ülkede hiçbir iktidar bu türden bir yığına yaslanarak iktidarını sürdüremez.
İktidarın  devletin baskı aygıtlarına, orduya, polise ve istihbarat teşkilatına güveni kalmadı. Bu güvensizliği açıkça ifade ettiler;  OHAL Kararnameleri’yle panik halinde askerin hiyerarşik yapısını dağıtmaya, istihbaratı ve polis teşkilatını yeniden örgütlemeye çalışıyorlar. Anayasa’yı çok önceden rafa kaldıraHiçbir siyasi iktidar boşlukta duramaz; sınıfsal bir tabana dayanmak, kitlelerin rızasını alacak bir ideolojiyi sürekli üretmek durumundadır.  AKP iktidarının bu anlamda derin bir krize girdiği görülüyor.  On dört yıldır hayatından ve kârlarından memnun olan TÜSİAD burjuvazisi,  iktidarın AB ve ABD karşıtı söylemleri ve ufukta beliren iktisadi kriz  (belki ambargo vs) nedeniyle tedirgin; muhtemelen yeni alternatiflere açık.  Anadolu sermayedarlarının F-tipi olanları tasfiye sürecine girdi. Bu zenginler sınıfının yakında  uluslararası bağlantılarını da kullanarak yeni bir siyasi yönelişe gireceği neredeyse kesin gibi. Öte yanda, alt-orta sınıfların sokakları doldurarak  “demokrasi cümbüşü” yaratan İslamcı kesimlerini, bir tür “demokrasi milisi” olarak örgütlemek elbette mümkün, fakat Türkiye gibi karmaşık bir ülkede hiçbir iktidar bu türden bir yığına yaslanarak iktidarını sürdüremez.
İktidarın  devletin baskı aygıtlarına, orduya, polise ve istihbarat teşkilatına güveni kalmadı. Bu güvensizliği açıkça ifade ettiler;  OHAL Kararnameleri’yle panik halinde askerin hiyerarşik yapısını dağıtmaya, istihbaratı ve polis teşkilatını yeniden örgütlemeye çalışıyorlar. Anayasa’yı çok önceden rafa kaldıran hükümet kendi meşruiyetinden emin değil, şimdi bütün yasaları çiğneyerek kendini tahkim etmeye, kendi güvenliğini sağlamaya çalışıyor. Tek amacı budur.
Yeni sentez
İdeolojik alanda da büyük bir kriz var. Şeriata ve ümmet kültürüne dayalı, ulus-devlet karşıtı monolitik bir İslam anlayışıyla kitlelerin ideolojik rızasını alma imkânı sarsıldı. RTE’nin hemen  Olağanüstü İslam Şûrası toplayarak, din adamlarını F-tipi İslam anlayışına karşı ideolojik mücadeleye davet etmesi rastlantı değil. F-tipi İslam anlayışının derinliğini ve gücünü ölçemediği için geleneksel laik kitlelere şirin görünmeye, sarsılan gerici bloku yeniden inşa ederken,  bu kesimi de bir şekilde yanına çekmeye çalışıyor:  Mustafa Kemal  resimleri asmak, Başbakan’ın ikide bir “Mustafa Kemal’in hatırası”ndan söz etmesi vs.
Sağlık Bakanı, Edirne mitinginde “Âsım’ın nesli, Mustafa Kemal’in askerleriyiz!” dedi. Senteze bakar mısınız?  “Âsım’ın kindar ve dindar nesli” ile Mustafa Kemal’in neslini; Akif’in “Âsım”ı ile Fikret’in “Haluk”unu  yan yana getiriyor. Ahmet Rıza Bey ile Prens Sabahattin’in, Mahmut Şevket Paşa ile Derviş Vahdetî’nin, hatta Mustafa Kemal ile Vahdettin’in, Taksim’deki Cumhuriyet Anıtı ile Topçu Kışlası’nın   sentezi… 12 Eylül  ideolojisinin karikatür hali. Umutsuz bir çaba!
Şimdilik sadece Yenikapı mitinginde CHP-MHP-AKP sentezini becerebildiler. Bu da bir şeydir. En azından zaman kazandırır. Fakat, kurtarır mı? Göreceğiz… Hiçbir siyasi iktidar boşlukta duramaz. Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Son Güncelleme ( Çarşamba, 10 Ağustos 2016 )
 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: ÂSIM’IN NESLİ, MUSTAFA KEMAL’İN ASK... ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
Makaleler: 2757
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 31441149
Syndicate
 
left
Top! Top!
right