left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow P - Z arrow Uğuray Aydos arrow Paris'ten Şemdinli'ye Uyuyan Boğa Kağıttan Dev'e Savaş Açtı
Thursday, 24 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Paris'ten Şemdinli'ye Uyuyan Boğa Kağıttan Dev'e Savaş Açtı Yazdır E-posta
Yazar Selma Türker   
Tuesday, 29 November 2005

Ben irk farklarini anlamam.Ben

Kizilderiliyim.Cunku yuregim

Kizilderili,cunku Toprak Ana ile

akrabayim,cunku insanlari

seviyor,gozetiyorum,cunku savasci bir

kadinim.Cunku tabiattaki muthis dengeye

inaniyorum.Bunun icin Kizilderiliyim;

yoksa ana-babamdan Kizilderili kanialdigim icin

degil.

Oh Shinnah/Apache

 

Bizimki gibi,dogu kokenli toplumlarda;insanlarin icinde,ruhunun bir yaninda herseye ragmen direnen,kafa tutan bir Kizilderili reis;bir Geronimo,bir “uyuyan boga” bulunur.

Aslinda yalnizca dogu kokenlilikle sinirlamamak gerekir bu « uyuyan boga »ligi ;tum dunya insanliginda,insanlarinda var cunku boyle bir yan...

Sanirim ki bu,insanin insanligina yabancilasmamis ;herseye ragmen yabancilasmaya direnen,insan olan,insan kalan yanidir.

Marxizm ;yalnizca tarihi ve felsefeyi bilimsel temellerine oturtmakla kalmamistir;ayni zamanda kapitalizmin insanin insanligina yabancilastiriciligina karsi bir durus olusuyla da ;yani « ruh »uyla da kalici ve asla tukenmeyecek ;tuketilmesi mumkun olmayan bir savasi baslatmistir.

Ve aslinda sinifliligin insanlik tarihine adim atisindan bu yana ;insanlikla,insan-yiyen her turden uretim-yonetim modelleri arasinda bir catisma hep olmustur.Bunun ustyapisal ifadesi ;hala suregelen felsefi ve dini inanislardir.Bardagin bos tarafina bakinca ;istisnasiz tum inanclarin ;metalastirilmis,cesitli bicimlerde yozlastirilip carpiklastirilmis,hizla tuketilmeye musait kapitalist kullanimlarini goruruz yalnizca ;ancak dolu tarafa cevirirsek de gozlerimizi

sayet,dolu tarafta da ;tum felsefe ve inanc sistemlerinin ;ozellikle de dinlerin temel cikisinda ;donemlerindeki amansiz somuruye bir karsi cikisin yattigini ;belki de yuzlerce yildir tum teknolojik ilerlemelere ragmen hala en kitlesel kabul goruslerinin arkasinda hep bunun yattigini goruruz.

Cunku insanlik ;insanca olmayan uretim-yonetim modellerine ;insan olusu itibariyle ;bunyesinde zaten aykiri bir yan tasir ve ne zaman o uretim-yonetim sistemi ;gitgide daha da insanin insan olusuna hepten aykirilasip ;bunu aciktan bir zulme dondururse ;o zaman ve en cok da bunu asirilastirdigi yerde ;tipki « tilkinin donup dolasip eninde sonunda gelecegi yerin kurkcu dukkani olusu gibi » ; insanligin ozunde « uyuyan boga » uyanir ;soyle bir silkinip kalkar ve atina atlayip INSANCA bir OZGURLUK KAVGASIna koyulur.

Insanlik ;bunu hep yapmistir,hep de yapacaktir ;insan olusunun geregi de budur.Esasen Marxizm’in anlatmaya calistigi sey de ;insanligin,insanlik yiyen her tur sisteme karsi bir yaninin varligi ,bunun toplumlarin gelismesinin temel dinamigi oldugu,ancak bu celiskiyi yasamaktan kurtulacagi bir sistemde insan-sistem arasindaki catismanin sonlanabilecegidir.

Komunizm ;Marx-Engels’in insanligin varolusundanberi DOGALLIGINDA bunyesinde barindirdigi icin surduregeldigi ;yasadiklari yillardaki Morgan vasitasiyla ulasabildikleri bulgularla en son Kizilderililerde « saf » bicimiyle surmekte olduguna kanaat getirdikleri

bu INSAN’in INSANLIGIYLA SISTEMININ bulusacagina,kesisecegine inandiklari ve bu nedenle ongordukleri ve onerdikleri GELECEK SISTEMININ ;tarihteki koklerinden yola cikilarak konulmus adidir yalnizca...

Insanligin buna ne zaman,nasil ulasacagi da ;bunu nasil realize edecegi de ;bunun icin hangi yollari katedmesi gerekecegi de ; GELECEK’in konusudur.Burada esas gozden kacirilmamasi gereken sey :

1-Kapitalizmle baslamis ;Emperyalizm’le kagittan kaplan’a donusmus ;tek kutuplu dunyayla da kagittan dev halini almis olan bu sistemin,INSAN’a uygun bir sistem olmadigi konusundaki hakliliklari ;

2-Insanligin,o veya bu bicimlerde buna karsi direnis ve savasiminin surecegi ;

3-Bu savasimin bizzat kendisinin ;gelismenin dinamigi olusudur.


Geronimo;Kizilderililerin kandirilarak teslim alinmis son “ozgurluk savascisi ‘’,Apachi reisidir.Henuz onune gecen herseyi-basta DOGA ve INSAN gelmek kaydiyla- yiye yiye obezit bir hal almamis,obur kagittan devin haliyle ilk mideye indirdiklerindendir.

Kagittan dev,meshur “mucize”sini yaratmaya,once Kizilderilileri afiyetle mideye indirerek baslamistir.Dolayisiyla;Kizilderililerle basetme,onlari kandirma ve sonra da yeme konusunda;daha baslangictan itibaren hayli deneyimlidir;hatta tarihi de hemen hemen bundan ibarettir.

Kurulusundaki Kizilderili ruhtan hayli uzaklasarak tamamen burokrasiye bogulmus SSCB’yi de,sirtini ayni tip ruhsuzluga dayayarak ancak ayakta durabilmis diger ulke yonetimlerini de;hep ayni RUSVET-MAFYA kusatmasiyla KOLA-KOT ayaklanmalari yaratarak teslim aldigindan beri de;yuttugu bu kendine karsi direnen en IRI LOKMAnin zafer sarhoslugu ve yarattigi hazimsizlik icinde ORTADOGU SEFERIne cikmistir.

Ardindan hazirladigi bir diger senaryonun DIN SAVASLARI oldugunu ;bugun herkes gorebiliyor.


Bu nedenle bir benzerlige ;bir ayniliga dikkat cekmek istedim ben bu yazimda ;cunku bence ozune INSAN’i koyan bir mercekle bakildiginda ;Paris’te olanlarla Semdinli’de olanlar arasinda pek fark yok.Kisaca hatirlayalim isterseniz :

« Biri Arap,biri Afrikali iki siyah genc,polisten kacarken elektrik gerilim hatlarina takilip oluyorlar.

Ve yangin !

Varoslarin intifadasi mi ?

Banliyolerin 68’i mi?

Kendiliginden isyan mi?

Siyah genclerin ayaklanmasi mi?“ (Hasan Cemal,Milliyet,11/11/2005)


Bence hepsi...

Cunku hepsi insancigin,insan yiye yiye obezitlesmis kagittan devle savasi...

Kaplan,devlestikce;maskeliyemiyor insanligin tumuyle olan kavgasini;tumune olan dusmanligini...Ve INSANLIK,gitgide onun herseyi ezip toza cevireceginin de,yarin kendini de yiyeceginin de;ideolojik olarak algilamasa da hergun biraz daha farkina variyor.

Bunun farkina vardikca da,icindeki uyuyan boga’ya sariliyor gitgide daha fazla...Giderek de sarilabilecegi baska birseyin kendine birakilmadigini goruyor.Yarin siranin kendine gelecegini de;aslinda bugun siranin kendinde oldugunu da farketmeye basliyor.

Bunun nedeni;ne o’dur;ne de bu’dur...Bunun nedeni,yalnizca;kagittan dev’in somut karsiligi olan;temelde silah ve petrol ticaretine dayali birkac dev kartel ve trostun bugun ulasmis oldugu boyutlarin INSAN olceginden fazlasiyla uzaklasmis olusudur.Yani sistemin bizzat ve ta kendisidir.

Uzerindeki kabuklari soyup da yalnizca INSAN ozuyle bakarsak;bir bakima ne cok benziyor Semdinli’de olanla Paris’teki?Acaba,ayni zaman diliminde yasanmasi tesaduf mu diye soruyor insan ister istemez...Hasan Cemal de sezmis olmali eski donemlerdeki cesitli olaylardan farkini ve cok yerinde bir soru soruyor.”Varoslarin 68’i mi?” diyerek...

Evet;bence sugun dunya yeniden bir 68 donemi yasiyor.68’de dunya capinda uyanmis ve emperyalizme kafa tutmus olan boga;bugun bir kez daha uyaniyor.

Kendisi gibi baktigi icin bir turlu yeterince hesaba katamadigi ayni Kizilderili ruhu,Ortadogu’da da karsisina cikti kagittan devin.MUCIZE,neredeyse bir FIYASKO’ya donustu-donusmek uzere...


Dev’in kendi icine de bakmayi ihmal etmemek gerekiyor bu arada;oyle ya,savasimiz onunla...

“ABD ne zamandir Irak’tan asker cekmeyi,hatta tamamiyle cekilmeyi konusuyor.Savas cephesinde Baskan George W.Bush,yardimcisi Dick Cheney ile sayilari ve etkileri giderek azalan birkac yeni muhafazakar (neo-con) yazardan baska kimse kalmadi gibi.Savunma Bakani Donald Rumsfeld-ki Neo-conlarin en nefret ettigi isimdir-birdenbire,Irak’in isgali kararinin kendisine sorulmadan alindigini ifsa ediverdi.Disisleri Bakani Condeleezza Rice,savas oncesi ve isgalin ilk yillarinda Ulusal Guvenlik Danismani olarak hep yaninda oldugu Bush’un gunahlarindan pay almamak icin yogun bir caba icerisinde.Onumuzdeki yil yapilacak olan ara secimler nedeniyle bircok Cumhuriyetci Partili Kongre uyesi de coktan “guvercin” kesilivermis durumda.

Zaten Disisleri ve Savunma Bakanliklari,Rumsfeld haric,tepeden tirnaga yenilenmis,neo-conlarin cogu tasfiye edilmisti.Kimilerine gore gitme sirasi,sag kolu Lewis Libby’yi “Plamegate Skandali” nedeniyle kaybeden Cheney’de.Ayni skandalin onun da basini yiyebilecegini dusunenlerin sayisi hayli fazla.Butun bunlara,Bush’un yeniden ickiye basladigi ve Cheney ile ne zamandir gorusmedigi gibi rivayetleri de ekleyin” (Rusen Cakir,Vatan Gazetesi,23/11/2005)

Devin vitrininin en birinci mankeni kendini ickiye vurduguna gore,kuyrugu,Irak’ta hayli sikismis olmali.Artik gitmesi gerekiyor;ama bugune dek yaptiklari bosa gitmeden gidebilmesi icin;UZAKTAN KUMANDA ALETIne ihtiyaci var.Bunu Irak Kurtleriyle yapmak istiyor;buna da TC engel.Zaten kizgin TC’ye;fahiseler gibi parayi gosterince savasa surebileceginden cok emin oldugu halde bu konuda ummadigi bir direncle karsilasmis oldugu icin...Bu nedenle guvenemiyor bir turlu;ama vaz da gecemiyor.Ne onunla,ne onsuz durumu yani...

Bu arada TC’nin icindeki ;ister milli,ister dini ;tum Kizilderili ruhlar teker teker uyanip kabilelesiyorlar gitgide ve hepsi,hergun biraz daha fazla kabilelesiyor ;karsisina dikiliyor birer birer...

Oyleyse;TC’ye bugune dek verdiginin otesinde biraz daha ceki duzen vermesi gerekiyor.

Bir yandan Turk Solu gibi,cesitli Kuvva-i Milliye olusumlari gibi olusumlar cogaliyor.Herkesin konuya duyarli olusu;iclerindeki Kizilderili’nin uyanisidir bir yaniyla...

Bu;bardagin dolu tarafi...Bos tarafi ise;kabilelerin hepsinin ayni noktada kesisemeyisinde yatiyor.Bir de kagit devin Kizilderilileri kandirma ve birbirine dusurme konusundaki hem deneyim,hem teknik,hem ekonomik,hem de kadrosal,hem dusunsel ustunlugunde...

Aciklayici olmasi bakimindan yakin tarihimize farkli bir acidan goz atacak olursak;gercekten de bir zamanlarin iki super gucu olan Rus Carligi ile Osmanli Imparatorlugunun ne denli benzedigini;hatta yikilis ve yeniden yapilanislarinin tarihlerinin bile cakistigini;yeniden yapilanislarindaki benzerligi gorebiliriz.

Ozetce ifade edecek olursam;her iki super devlet de;ayni dunya savasi sonrasi;biri yenen,digeri yenilen tarafta savasmis olsalar da;aslinda kendilerinde gelismemis olan kapitalistlesme surecine ayak uyduramadiklari icin;ayni yillarda yikilmislar ve birisi SSCB,digeri TC olarak yeniden yapilanmislardir.Her ikisinde de kendi dinamigiyle gelismis bir kapitalizm olmadigi icin;birinde “devletci” bir sosyalist yapilanma,digerinde “devletci” bir kapitalist yapilanma vucut bulmustur.Her ikisinin de ekonomik temelinde;birinde Kolhoz-Solhoz,digerinde KİT’ler dedigimiz devlet ciftlikleri bulunmaktadir.Bu;uretimin her ikisinde de “burokrasi” elinde olmasina;bu da burokrasinin,burokrasi olusunun da otesinde bir islev tasiyarak;yillar icinde giderek fazladan etki ve yetki sahibi olmasina neden olmustur.

Her ikisinde de yillar icinde kurulus asamasindaki KIZILDERILI RUH’tan uzaklasilmis;bundan uzaklasildikca da;hem bu RUHSUZ burokratlarin elindeki yapi taslari,kalkinma hamlesi yaratmanin araclari olmak yerine,yagma Hasan’in boregine donmus;hem de burokratlar halka hizmet eden birer gorevli olmak yerine tamamen asalak ve haziryiyici bir sinifa donusmustur.

Oyle ki bu,kapitalizmden de kotu bir sekillenmedir.Kapitalist;hic degilse kendisi bir risk alir ve arti-degeri somurse de;kendisi de en azindan uretim araclari kadar tasin altina sokmustur elini...Oysa burokrat,genellikle yetenek,bilgi ve durustluguyle de degil genellikle ustlerine yagcilik yaparak;torpille,olmadi rusvetle gelir bir takim makamlara (durust ve yetenegiyle isbasinda olan ender burokratlar acisindan soz meclisten disari)...

Boyle bir yapilanma;hem hantal bir devlete neden olmustur;hem de bir yandan halkla devletin arasinin daha hizli bir bicimde fazladan acilmasina...Halkla arasi acildikca da demokrasiden uzaklasilmis;biri devletci bir cerceveyle sinirlanmis bir bolsevizm tarihinin;digeri devletci bir cerceveyle sinirlandirilmis bir Ataturkculugun arkasina saklanmis; her tur satilmisliklarini,her tur soygunculuklarini bunlarla maskelemeye calismislardir.Bu anlamdaki gercek inancli bireyleri ise daima kendilerine tehdit olarak gorup ezmeye calismis ve hep celmelemislerdir,hatta kimi kez daha da ileri giderek suikastlarla imha etmislerdir.

Hal boyle olunca da her ikisinde de kapidan kovduklari emperyalizm;sinsi sinsi bacadan girmis;sistem yozlasip curudukce RUSVET yolundan daha da satin alinabilir olan burokratlari satin alip;gitgide MAFYALASTIRARAK;halkin hosnutsuzlugunu da talepleri olan bazi tuketim araclariyla donatarak avlayip ele gecirmistir.

Sonucta SSCB’de coken esas olarak budur.Yerine ise halen daha KAPITALIZM de ikame edilebilmis degildir;Emperyalizm doneminde;hele de bu denli devlestigi bir donemde ikame de edilemez.Dolayisiyla bu kez adi kapitalist olan;mafya-rusvet tarzi bir uretim-yonetim bicimi vardir SSCB’de...Bizde de ozellikle baski rejimlerinde cogalan;12 Eylulle kalicilasan bicimde benzer bir yonetim modeli hukum surmektedir.

Kisacasi;onlarin rejimleri yikilmadi,yikildi saniyorlar;oyle olmadigindan haberleri yok;bizimkiyse 12 Eylul’le tamamen yikildi;bundan da bizim haberimiz yok...

Demek ki bize tez elden,topyekun olarak KAGITTAN DEV’e direnebilecek bir KIZILDERILI RUH gerekiyor.Ama kagittan deve tamamen endeksli Eylulist KURUMLAR,bunun onunu tamamen tikiyorlar hala daha...Kendi ulkelerindekine benzer bir VITRIN DEMOKRASISI uygulayip;KURUMLARLA yonetiyor buyuk Amerika,kucuk Amerika’yi ne zamandir;ama bu da tam olarak uymuyor bizim toplumsal yapimiza...

Ne denli ugrassalar;en basardiklarini zannettikleri anda bile tamamen KUCUK AMERIKA yapmayi beceremiyorlar bizi...Cunku,bizim devletimizi;Osmanliliktan beri Kizilderili bir ruh kurdu;bu onlardan farkli olan,hem zayif,hem guclu yanimiz bizim.Bu ruhtan uzaklastikca curuyor,cokuyoruz;ondan asi alabildigimiz zamanlarda ise yeniden ivme kazaniyoruz.Amerika’nin da,Avrupa’nin da anlayamadigi bir sey bu...


Beri yandan pacalari sikistikca panik icinde ustuste hamleler yapiyorlar.Soylece derlersek:

Yonetsel kusatmasini cogaltmak icin Eregli’nin OYAK’a birakilmasi;bu hamlelerden birisiydi.Birakmasalardi;OYAK,Eregli’yi alamazdi.Ulkucu Mafyanin birinci derecede tehdit sayilmaktan cikarilmasiyla ilgili MGK Karari,bir digeriydi ve PROVOKASYONLARIN artacaginin da habercisiydi.Semdinli’deki ‘’kor korune,parmagim gozune’’ provokasyonuyla olay bir miktar ayagina dolasti.Hemen ardindan Roj TV atagina gecti...Yillardir ne Amerika’nin,ne Avrupa’nin gundeminde olmayan bir bicimde aniden Roj TV’nin kapatilmasi konusu gundeme geliverdi.Simdi de terorle ilgili yeni tedbirler icin gorusmeler yapip duruyorlar.Bir yandan da ideolojik saldirilarini yogunlastirdikca bazi takkeler de dusuyor haliyle...

Ornegin,Turk Solu’nin basyazari sayin Gokce Firat’in Semdinli konusundaki yorumunu hayretle okudum.Paylasmak istiyorum.Ozetce diyor ki:

“Semdinli’deki olayi JITEM yapmis olamaz,JITEM bu bicimde calismaz.Arabada oyle deliller vardi ki;neredeyse bir tek TURK SOLU DERGISI koymadiklari kalmis.”

Kemalist-sol ozlu bu siteyi;ozellikle logosunda M.Kemal’in yanisira Deniz Gezmis’in,Che Guevera’nin resmi de bulundugu icin;ben de zaman zaman izlerim.Malum;Deniz Gezmis de,Che Guevera da;68’lerden beri bizlerin onemli degerlerindendirler.Insan,kendi degerlerine deger verene,baska kabileden de olsa dogal olarak bir sicaklik duyuyor.


Ama ozetce aktardigim bu ifade bana ister istemez su sorulari otomatikman sorduruyor:

 

1-Kendisi bir JITEM mensubu mudur da sayin Hilmi Ozkok’un nedense reddettigi,ancak varligi herkesce bilinen bu kurumun ne yapip ne yapmayacagini bu denli yakindan bilmektedir?

(Yanlis anlasilmasin;JITEM’in varligindan ziyade,onu vareden,varligini suni gerekcelerle surduren ve yalan-yanlis yonlendiren zihniyete takiliyorum ben daha ziyade)

2-Semdinli olayinin,Turk Solu’yla ne gibi bir alakasi var ki;sayin Firat;”bir tek Turk Solu dergisi eksikmis” diyecek denli alinmis olabilir bu isten?Yoksa var mi?Sayet varsa;

3-O zaman Deniz Gezmis ve Che Guevera resimleri LOGOlarinda ne ariyor?

 

68 ve 78 Kusagi ;bastan beri sahiplendikleri bu degerlerin ;bu denli insanlikdisi bir olayda sayin Firat’inki benzeri bir yaklasima asla sahip olmayacaklarini fazlasiyla bilirler.

Evet ;onlar da anti-emperyalisttiler ve ulke sinirlarina sahip cikmayi savunurlardi emperyalizm karsisinda ;ancak, »halklara ozgurluk » diyen,insanca bir yonetim zihniyetiyle birlikte isterlerdi bunu.

Ve sayet,bu ulke yillar evvel onlarin bu sesine kulak vermis olsaydi ;ne yillardir kagittan devin elinde koz haline getirilmis bir Kurt hadisesi ;ne ulkedeki Kurt insanlarinin « ayrilalim mi,ayrilmayalim mi ? » seklinde tartismalari,git-gel’leri ;ne de belki sayin Abdullah Ocalan gibi bir dogal, etnik liderleri olacakti...Butun bunlari yaratan ;hep ayni baskici ve saldirgan yaklasimlar olmadi mi ?

Hicbir zaman PKK’li olmadim ;ancak yasamim boyunca her tur baskicilik ve adaletsizlige elimden geldigince,gucum yettigince karsi durdum.Kimsenin ne sutten cikmis ak kasik oldugunu savunuyorum ;ne de su anda ya da daha sonra yaptiklarinin,yapacaklarinin kefili olabilirim.Kimsenin de olabilecegini sanmiyorum.Ancak aklimin erdigince bilebildigim bir sey var ;diyelim ki sayin Ocalan onyargili ;peki butun Kurtler de mi onyargili birer « kafatasci » ?Yoksa bu taraftaki « kafatasci » yaklasim mi onlari itiyor emperyalizmin kucagina ?Bence bu,yalnizca bir etki-tepki hadisesi...Bastan beri olmasi gereken hosgorulu yaklasim yakalanabilse ve yaralar biraz sarilabilse ;o zaman biz «git» desek de gitmek istemeyeceklerdir zaten.

Sen bir kabileye boyna saldir ;sonunda onlari isyan ettir ;bir sureligine de olsa onun bunun elinde bir karta donusmelerine kendin sebep ol; sonra da butun bunlarin sucunu da yalnizca ve hala onlarda ara...Ne CHE,ne de Deniz Gezmis ;hicbir zaman bu turlu bir zihniyete sahip olmadilar.

Onun icin ;Turk Solu’na tavsiyem odur ki ;ya o resimleri logonuzdan cikartin ve bu turlu bir takiyyenin malzemesi olmasina vesile olmayin,ya da sayet samimi bir saygi duyuyorsaniz ;Deniz’in ;Che’nin ne dedigini bir kez daha okuyup,lutfen onlarin degerlerine gore hareket edin.

Gozume ilisen bir diger enteresan yaklasim da ;bir Kuvva-i Milliye olusumunun sozculugunu yapmakta olan sayin Hulki Cevizoglu’ndan;Denizticaret sitesinde yayimlanan Yenicag gazetesinde konuyla ilgili olarak ozetle diyor ki;“Jandarmada Amerikan ajanligindan bahsediliyor;tam tersine yoksa PKK’nin adamlari olmasin sakin?Cunku hazirlikliydi yakalayanlar,hatta onceden cam siparisi verilmis;vs...“ Bu tarz bir arastirma olanagim olmadigi icin yakalayanlarin onceden hazirlikli olup olmadigini bilemem elbette.Ancak sayet bundan kaygilaniliyorsa Jandarma kurumunun ciddi bir bicimde sorusturulmasindan yana olmalidir sayin Cevizoglu da bizler gibi ve sonuna kadar gidilmesinden yana olmalidir;cunku oyle miydi,boyle miydi muallakliginin tek aciklamasina da ancak bu yoldan ulasilabilir.Hatta,bu nedenle sayin Omer Gurcan’la sayin Tuncer Celen’in baslattigi kampanyaya en once imzasini da sayin Cevizoglu atmalidir;ki bu kez de benim gibi okur ve izleyicileri;kendisinin tarafsizligindan ve objektifliginden suphelenmesinler...Aksi taktirde bu derecede vahim olaylari carpitmayi ben sahsen kendisi acisindan yakisiksiz bulurum ve nedenlerini sorgulayip algilamaya koyulurum.Kaldi ki;programa cikarttigi Ibrahim Guclu adli sahis;PKK’yi mi temsil etmektedir veya ediyorsa da sayin Ocalan’in tarafindaki kesimi mi temsil ediyordur ?Kamuoyunun bilmedigi noktalar uzerinden olusturma yapmak da sanirim objektif gazetecilige sigmaz;tersine kritik konular uzerinden yapilinca,kendine karsi yanlis sorular acilmasina neden olabilir.

Kagittan devin Kizilderili ruhu kandirma cabalari bin turludur.Yalniz o zaman bu RUH,donup kendini kandiranlari da carpabilir.Cunku Kizilderililer;yalan’i da;kendilerini kandirani da,kandirmaya yelteneni de hic sevmezler.Cunku onlar,zaten bunun icin Kizilderilidirler.Tek ozlemleri ise yalnizca insanca yasamdan ibarettir.


Bu kez Kizilderilileri gercekten ciddiye almak gerekiyor.

Cunku bu kez gercekten de varoslarin 68’i yasaniyor...Ve bunun onune kimse gecemeyecek...

Cunku KAGITTAN DEV ;hicbir zaman bu denli INSAN OLCEGINE aykiri ;bu denli buyuk,obur ve ezici ;bu denli insanlikdisi olmamisti...

Hergun cogaliyor uyuyan bogalarin uyanisi...

Insanlik uyuyan bogasina sarildikca ;kagittan devin basmankeni de alkole sariliyor.

Ve siz ;ne yaparsaniz yapin ;ne derseniz deyin ;ben bir kez daha soyluyorum :

« We shall overcome someday!”

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: Paris'ten Şemdinli'ye Uyuyan Boğa K... ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right