left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow P - Z arrow Dilek Özbek arrow Karanlık, Kuşatma, Ateş Böcekleri ve İllede Şemdinli
Thursday, 24 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Karanlık, Kuşatma, Ateş Böcekleri ve İllede Şemdinli Yazdır E-posta
Yazar Selma Türker   
Monday, 21 November 2005

Hani bazen insanin cani,gercekte oldugundan bambaska bir sey olmak ister...

Turkulerde de gecer hani bazen:

’’Bir cift turna olsam,ucsam goklerde;

Yesil ordek gibi,dalsam gollere...’’

Ben en cok ATES BOCEGI olmak isterdim herhalde su aralar...

Belki KARANLIK,her gecen gun her yani daha da cok kapladigi icin;

Belki karanligin tek caresi AYDINLIK oldugu icin;

Belki KARANLIGA ufacik da olsa bir ISIK da ben yakabilir miyim diye dusundugum,oyle hissettigim icin...

Semdinli provokasyonu,yillardir bizleri sarip sarmalayan;icine alip yutan,kasip kavuran;curutup eriten ‘’karanlik’’ manzarayi bir kez daha butun vehametiyle hatirlattigi icin belki de...

Semdinli...Kucuk bir ilce...Ve kucuk bir ilcede,kucuk bir kitapci dukkani olan,kucuk bir esnaf...Kacakci degil,kadin taciri degil (hos,olsa da jandarma tarafindan bombalanmayi haketmez hickimse)...Kitapci dukkani olduguna gore,muhtemelen aydin bir kisi... Allah bilir,en ufacik bir vergi dahi kacirmamis miniminnacik bir vatandastir...

Insan merak ediyor haliyle;ates olsa curmu kadar yer yakabilecek kucucuk bir vatandas,nasil oluyor da koskocaman bir KURUM olan JANDARMA’nin herseyi goze alip oldurulmek uzre HEDEFI olabiliyor diye...

Yore halki; gunlerce,Semdinli’den Hakkari’ye,Yuksekova’ya sicrayarak tepki gosterdigine gore;belli ki yoresinde hayli de sevilip sayilan biri...

Herhalde halkin tepkisinin bir diger nedeni de anlam veremedikleri bu saldirinin;aslinda kendilerini de tehdit ettigini;’’bugun sira ondaydi,yarin bende’’ misali bir icerigi oldugunu belki bilmeleri;bilmeseler de bunu sezmeleri,boyle hissetmeleri...


Haksiz olma olasiligi var mi?

Nasil olabilir ki?

CAN GUVENLIGI;bir insanin en temel,tartismasiz en birinci,en dogal HAKKI degil mi?Bunun bile birakilmadigi bir ortamda baska hangi haktan sozedilebilir ki?Hele hele bunun;bunu korumakla ilgili mesleki gorevlilerce,bunun icin YEMIN etmis,bunun icin MAAS almakta olan DEVLET gorevlilerince alenen yapilabildigi bir durumda;hangi hukuktan,hatta hangi devletten soz edilebilir ki?

Ortaliga bazi INCILER de sacildi bu arada konuya dair;

Ornegin sayin Orgeneral Yasar Buyukanit;’’Neden gozler guvenlik kuvvetlerine ceviriliyor,niye olay sonrasindaki ayaklanmaya bakilmiyor ?’’ buyurdular...

Bu aciklamanin ardindan sayin Basbakan Recep Tayyip Erdogan;’’Devlet,istihbarat gorevi yapiyormus,olay yargiya intikal etmistir’’ aciklamasini lutfettiler.

Yanitini;sayin Guneri Civaoglu’ndan alalim:

‘’Semdinli olayinda her sey tabak gibi ortada...

Bir PKK itirafcisi,gupegunduz ilcenin tek pasajina geliyor ve eski bir PKK’linin kitapci dukkanini bombaliyor ve pasajin en dibindeki dukkandan kapiya dogru kor kor parmagim gozune adeta ‘Beni gorun,beni taniyin,beni yakalayin’ vucut diliyle ilerliyor,elbette yakalaniyor.

Yetmedi...

Kapida jandarma istihbaratinda gorevli 2 Astsubay bir Renault otomobilde bekliyor.

Onlar da sanki ‘Gelin bizi yakalayin’ mesajinin temsilcileri...

Renault’un ruhsatina gore,onlardan biri aracin sahibi.

’Canim belki bir rastlanti sonucu oradadirlar’ denmesin diye otomobilde bombalanacak dukkanin bulundugu pasajin profesyonelce cizilmis bir krokisi,dukkanin sahibinin adinin da bulundugu bir liste ve carpi isaretleri,Kalasnikov silahlar Renault’ya ’birer kanit gibi’ yerlestirilmis.

Onlar da halk tarafindan yakalaniyor.

Butun bu garipliklerin bir araya gelmesi,-eger yanilmiyorsam-bir tek-olasi-amacla izah bulabiliyor;Semdinli’yi karistirmak ve Turkiye’de etnisite catismalari yaratmak provokasyonu...’’(Guneri Civaoglu,Milliyet,19/11/2005)

Orta yerde bir PROVOKASYON;hatta bir KOMPLO var elbet...

Yillardir sistemlice sure gelen bir KOMPLO var hem de orta yerde...

Ve aslinda sirf ETNISITEyle falan da sinirli degil.

Bu bir adim adim,satir satir,kurum kurum;caktirmadan,sinsice ISGAL etme,ele gecirme HADISESIDIR ve yillardir suregelen bu SINSI ISGAL,Semdinli’de tum Turkiye Cumhuriyeti vatandaslari olarak hepimize karsi acikca HARP ilan etmistir.


Demek istemektedir ki:

’’Canim isterse,hepinizi oldururum;kim koruyacak sizi?Jandarmaniz mi?Boyle saniyorsaniz yaniliyorsunuz.Guvenlik kuvvetleriniz benim elimde;CAN GUVENLIGINIZ de,ULKE BUTUNLUGUNUZ de benim elimde,KURUMLARINIZ benim elimde cunku,bos durmadim yillardir.Gerisi de laf-i guzaf,edebiyat...’’

Gecen yazimda 72-73 ogrenim yilindaki ODTU baskinindan bahsetmemin nedeni de tam olarak buydu.

Bu TOPLUMSAL KOMPLO,bu SINSI ISGAL geregi;benim kendi sahsi tevelludume dayali sahsi gozlemlerimce;78 Kusagi,sag-sol seklinde bolunup catismalara suruklenerek;12 Eylul 1980’deki askeri darbenin tek SUCLUSU ilan edildi ve 12 Eylul Darbesinin yegane MESRUIYET gerekcesi olarak kullanildi...

Toplum insanlarimizin pek cogu halen daha 12 Eylul’u bu nedenle bir tur ’’kurtarici’’ saniyor ve hala bizleri o donemin suclusu gibi goruyor.

Kurumlastigi icin olsa gerek;dogru durust irdeleyen,sorgulayan da pek yok.Neredeyse genel kabul;12 Eylul’un MESRU,bu durumda da biz 78’lilerin de GAYRIMESRU oldugumuz yonunde...

Pekala;GERCEK bu mu?

Bugun;o gunleri yasamis,o gun icin yaptigina samimiyetle inanmis olan her iki taraftaki insanlar,o gun kendilerinin aslinda bir PUSUya dusurulmus olduklarini da,o pusu icinde yaratilmis AV-AVCI psikolojisine dusurulduklerini de yavas yavas kavramaya,bunu birbirleriyle paylasabilmeye basladilar.Bu,sayet kan davasi sigliginda bakmamayi becerebilirsek,sevindirici olmasi gereken bir gelisme...

KOMPLO,o gun de baslamamisti...12 Mart darbesiyle sonlanan 68’de de yasanmisti.Ve o donem sonrasinda o kusagin sag kalmis bazi onderlerince bizlere aktarilmaya da calisilmisti...Ne kadar anladik,ne kadar anlamadik;orasi da su goturur pek tabii ki.Haliyle henuz basimizda kavak yellerinin estigi yaslarimizdaydik,ustelik ’’gec’’ yapilan bu aciklamalar bize ulastiginda,bizler coktan pusuya dusurulmus bir kusaktik...

KOMPLO’nun tevellutu daha da eskiye dayaniyor belki ama;ben bu fasli burada kapatip sadede gelmek istiyorum.

12 Eylul’le,iskencehanelerle,cezaevleriyle tutsak alindi bir donemin gencligi...Ustelik,12 Eylul sureci;12 Mart sureci kadar kisa da surmedi....Hayli uzun surdu ve KURUMLASTI,kalicilasti.

12 Mart’la 12 Eylul arasindaki ciddi ve ciddiye alinmasi gereken bir fark bu...Birinde soz konusu olan DARBE’di;vurdu,gecti.Gecene kadar bir miktar kurumlasti elbet...Otekinde ise butun agirligiyla ve butun kurumlariyla coktu toplumun uzerine ve bir daha da hic kalkmadi...

Kisacasi;12 Eylul’le yalnizca bir donemin gencligi TUTSAK edilmedi.Butun toplum,her bakimdan TUTSAK edildi.Ve hala da TUTSAK...O kadar ki,78’liler bu sene 12 Eylul’u anmak istediklerinde;bu girisimleri de engellendi...

Dusunebiliyor musunuz?78’liler olarak bizler;bugun 45-50 yaslarimizdayiz;80 darbesinin uzerinden 25 yil gecti (o yil dogan birilerinin delikanli,genc bayan olabilecegi;bizlerin de nine ve dede olabilecegi kadar uzun bir sure yani) ve bizler hala kendimize yapilmis bu HAKSIZLIGIN DOGUM GUNUNU bile kutlayamiyoruz...Hala tutsagiz demek ki...

Bugun gelinen sonuc ise;kurumlarin o gunden bu yana kusatilmasiyla ve toplumsal muhalefetin surmekte olan tutsakligiyla ilintili...

Semdinli’de olanlarsa;tipki Susurluk gibi;’’bu mizragin artik bu cuvala sigmadigini’’ herkesin gozune iyice batirmasi acisindan onemli...

Tekrar KURUMLAR’in kusatilmasi hadisesine donmek istiyorum ben...

SINSI ISGALIN ve ne boyutta TEHDIT olusturdugunun anlasilmasi acisindan onemli...

Ozellikle de ORDUMUZ,bu kurumlarin en onemlisi...Canimiz,malimiz,ulkemiz,sinirlarimiz;hepsi ona emanet cunku...

Bunu biz biliyoruz da;EMPERYALIZM bilmiyor mu?

Kagittan magittan da olsa;kucumsemeyelim o denli...Adamlar BILMI de,BILGIyi de maalesef ki bizlerden cok daha fazla onemsiyorlar.Cok daha da iyi kullaniyorlar.

Biz yalnizca slogan atip kafa tutmayi becerirken;onlar sessiz sedasiz,KURUMLARIMIZI ele geciriyor;kendi kurumlarimizin,maaslari bizlerin vergisiyle bizzat cebimizden odenen memurlarimiz vasitasiyla bizi olduruyor ve bize MEYDAN OKUYORLAR...

Bu meydan okumanin,yalnizca Semdinli’ye;yalnizca Kurt vatandasimiza yonelik oldugunu sanirsak;esas o zaman yaniliriz.Yillardir da yaniliyoruz zaten bu konuda...

Eger bizler; TC sinirlarini DEGISTIRTMEMEK ve ULKEMIZI BOLDURTMEMEK konusunda HEMFIKIRSEK;herseyden evvel soyle hissetmeliyiz:

’’Semdinli de bizim,Yuksekova da,Hakkari de bizim;Turk,Kurt,Laz,Bosnak;hepimizin...Kimseye vermeyi de dusunmuyoruz.Orada yasayan vatandas da bizlerle esit haklara sahip,bizden biri...Hicbir KAFATASCI MANTALITEYE dayanarak;ister devlet gorevlisi olsun,isterse olmasin,hickimse;bu ulkedeki hickimseyi bu sekilde oldurup de sonra matah bir is yapmis havalarina burunemez.Cunku bunu yapanlar;ancak ve ancak dun Yugoslavya’yi,SSCB’yi ayirdiklari,Irak’i ayirdiklari gibi;bizi de dilimlerimize ayirip;ayirdiklari her bir kucuk dilimi daha da kolay yonetmek isteyenlerdir.’’

Bunu yapmak isteyen kimdir?Emperyalizm...Yani baska ulkelerin birtakim KARTEL ve TROSTLERI...

Bu BOLME fiiliyle ilgili girisimi bugun KIM baslatti?Bizim kendi JANDARMAmiz.

Oysa JANDARMA ve ORDU;bizzat bu ulkeyi yabanci ISGALden korumak icin varolan bir KURUM degil mi?Polisin olmadigi yerlerde halkin CAN ve MAL guvenligini de saglamak gorevi de ona ait degil mi?

Bilinmeyen bir sey midir simdi;EMPERYALIZMIN,baska ulkelerin ozellikle de ASKERI KURUMLARINA;kendi ajan,adam ve ayakcilarini yerlestirdigi?

Bilinmeyen bir sey midir;mali ve techizat girdileriyle KUSATTIGI?

Bilinmeyen bir sey midir;Irak savasina kendi askerleri yerine bizimkileri yollayip,kendi cikarlari ugruna oldurtmek icin sarfettigi cabalar?

Bilinmeyen bir sey midir;MAFYA ve RUSVET kiskacinda her tur kurumumuzu kirleterek is yapamaz hale getirdigi?

Iste;12 Eylul’un 78 Kusagini tutsak ederek tum toplumsal muhalefeti susturduktan sonra KURUMLASTIRDIGI,KALICILASTIRDIGI sey; tam olarak BUDUR..

O gunden bu yana suregelen surecde;her turden YONETICIsiyle,YONETENiyle; DEGER YARGILARINA dek teslim alinmis,RUSVET ve MAFYALASMAyla hepten curutulup,kokusturulmus ve SUCORTAKLIGINA itilmis bir TOPLUM var ortada...

TOPYEKUN SINSI ISGAL suruyor.

Dun sag-sol,bugun Turk-Kurt,Turkcu-Kurtcu,Bosnak-Laz,Ermeni-Yahudi ;olmadi Asker-Sivil,olmadi Basortulu-Basortusuz,olmadi Dindar-Ateist...Bol ve yonet.Eski numara yani ;ama biz hala bu numarayi yedikce pek de eskimis sayilmaz.

Oyleyse NE YAPMALI ?

Once genis bir CEPHE acmali...Madem ki bu savas;TOPYEKUN,hepimize karsi acilmis bir savastir ;

Oyleyse yeniden:

‘’Hatt-i mudafaa yoktur,

Sath-i mudafaa vardir.

Ve bu satih,butun vatandir’’ (M.Kemal ATATURK)

bellemeli...

68 ve 78’lerin ifadesiyle:

’’Ordu-Millet elele,

Halk Cephesine’’...

demeli.

Bu cephe NE YAPMALI?

Once KURUMLAR’daki bu SINSI ISGAL’le ciddiyetle ilgilenmeli...

RUSVET ve MAFYALASMAYA karsi topyekun bir savas acmali...

Kurumlardaki ve toplumdaki bu kirlenmeye karsi bir BAHAR TEMIZLIGI,ya da BAYRAM TEMIZLIGI OPERASYONU cekmeli ;ki sonrasinda bir turlu bitmek bilmeyen su SONBAHAR’a bir son verip ;artik ILKBAHAR’a ulasabilelim ;davullu zurnali bir BAYRAM kutlayabilelim...

Ve bu arada ote yandan KARANLIK,gitgide daha da yogunlastiriyor KUSATMASINI...

 

Oyleyse NE YAPMALI ?


PEK TABII KI ;ONCELIKLE ESKIDEN OLAMADIGIMIZ KADAR

AKILLI OLUNMALI !!!

Acaba,Japon efsanelerindeki EJDERHAlar,masallardaki DEVler,SAHMERANlar da bir zamanlar insanlari karanlikla kusatan gizil gucler miydi diye geldi aklima birden...

Neyse canim,korkmayin;bizimki oyle pek de gizil bir guc degil Allahtan...Bildigimiz su bizim malum ‘’kagittan KAPLAN’’ iste...

Gerci bir suredir,buyudu haliyle...’’Kagittan DEV’’ halini aldi ya...

Olsun varsin...

Kagittan ya sonucta...

Hani kimi kez Dolar,kimi kez Euro;ya da bono,tahvil hani...

Bildigimiz kagit iste;ustundeki bir takim yazi ve isaretler farkeder mi?

Masallardaki devlerin hep ’’zayif bir noktasi’’ olurdu bir de...Hani bazisinin topugunda,bazisinin alninin ortasindaki tek gozunde...

Hani her masalda minnacik bir insancik,miniminnacik ama devden daha akilli bir insancik;bu zayif noktayi ogrenir ve onu oradan vurup devirirdi ya...

Sakin bizim devin zayif noktasi da;gozumuzun onunde durup duruyor ve biz de yillardir soyleyip duruyor olmayalim?

Sakin cozumun bir anahtari da;metanin kagida donusmedikce hicbir deger tasimayisinda yatiyor olmasin?Sakin TALEP olmayinca ARZ’in bes para etmeyisinde yatiyor olmasin?


Herneyse;once devin zayif noktasini bulmali...

Sonra...


Sonra da CARE aramali.

CARE bulmali.

Belki de CARENIN ta kendisi olunmali...

Belki once bir suru ATESBOCEGI olmali...

Birer yildizdir belki ATESBOCEKLERI de...

Ama ne demis Tagore ?

« YILDIZLAR korkmaz ATESBOCEGI sanilmaktan. »

ATESBOCEGI SURUSU,hepbirden ucmali KARANLIGIN ustune;ISIKLARINI vargucuyle yakarak...

Cikmaz mi ki o zaman karanliklar aydinliga?


Hani sairin dedigi gibi:
“Ben yanmasam,sen yanmasan ;
Nasil cikar karanliklar aydinliga?”

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: Karanlık, Kuşatma, Ateş Böcekleri v... ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right