left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Monday, 06 February 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
DENİZLERİN İDAMI Yazdır E-posta
Yazar Ömer Gürcan   
Thursday, 05 May 2011

Image

DENİZ GEZMİŞ-YUSUF ASLAN- HÜSEYİN İNAN’IN İDAMLARINDA İSMET İNÖNÜ’NÜN VE KARANLIK BAZI KİŞİLİKSİZLERİN TAVRI BİLİNMELİDİR.

Denizlerin, İdamların da Süleyman DEMİREL ve Alpaslan TÜRKEŞ açıkça dişlerini göstermişlerdir. Asıl önemlisi onlarla birlikte hareket ederken dişlerini saklayan, devrimci kesimlerce hala bizim saflarımızda düşünülen ve üzerine gidilmeyen partiler ve tiplerdir. Bunları bilmemek aptallık ,saklamak ihanettir.

 

DENİZ GEZMİŞ-YUSUF ASLAN- HÜSEYİN İNAN’IN İDAMLARINDA İSMET İNÖNÜ’NÜN VE KARANLIK BAZI KİŞİLİKSİZLERİN TAVRI BİLİNMELİDİR.

Denizlerin, İdamların da Süleyman DEMİREL ve Alpaslan TÜRKEŞ açıkça dişlerini göstermişlerdir.Asıl önemlisi onlarla birlikte hareket ederken dişlerini saklayan, devrimci kesimlerce hala bizim saflarımızda düşünülen ve üzerine gidilmeyen partiler ve tiplerdir.Bunları bilmemek aptallık ,saklamak ihanettir. CHP liler ve 27 Mayısçı geçinen bazı zatlar, Denizlerin idamının suçunu Adalet Partisine ve Süleyman Demirel e yüklerler. “27 Mayısta asılan üçe karşı üç kişinin asıldığını anlatarak” olayı açıklarlar.Kendileri sözde 27 Mayısçı,Diğerleri 27 Mayıs Karşıtları. Asanlar onlar.Bu zavallıların ellerinden ne gelebilirdi ki?Buna 27 Mayısçı geçinen basındaki büyük kalemler bilir,ve bilerek bu örtbas orkestrasına katılırlar. Yalan kılıfları yapmakta ki bu ustalar ,devrimci mücadelemiz için daha tehlikelidirler.

Zavallılar bilmez ki, insan medeniyete yazı ile geçmiştir.Bu gerçek elbet suratlarına çarpılacaktır. İsmet İnönü nün ve CHP nin Denizlerin İdamındaki Tavrını bir daha, bir daha bakın.68 Kuşağını "HASTALAR" olarak bakışının altını çizin.Evet Hastayız Devrime ve Halkımıza. İsmet İnönü, Parti Başkanı olduğu CHP den 144 kişiden kaçını idamlar aleyhine oy kullandırmaya ikna etti? İsmet İNÖNÜ idamlara karşı Örgütü karşı değil. Ne büyük oyun. Aleyhte çıkan oy sayısı 48. Bunun içinde 1 tane TİP li var. Diğerleri CHP li.Sadece 47 kişi. 97 CHP li idamlara karşı çıkmıyor. İsmet İNÖNÜ,İKİNCİ ADAM bu kadar güçsüz, sözleri görüşü dikkate alınmayan kişi mi? Oylamaya katılmayarak tavırlarını saklamaya bazı isimleri biz yazalım. Bunlar Orhan Birgit, Orhan Eyüpoğlu,Orhan Kabibay, Rıza Kuas, Sezai Orkunt , Sadi Koçaş. Bilhassa Orhan KABİBAY ve Sadi KOÇAŞ ın adının altlarını çizip aklımızın bir köşeşinde saklıyalım. İlerdeki yazılarımda bu kişiler’in(daha doğrusu kişiliksizlerin) asılan gençler üzerinde oynadıkları oyunları sergileyeceğim.

İLGİ: DENİZ-YUSUF-HÜSEYİN MECLİS/SENATO 1972 İDAM KARARI TUTANAKLARI (68 LİLER BİRLİĞİ VAKFI YAYINLARI BİRİNCİ BASKI:EKİM 1998)

GİRİŞ:Halit ÇELENK(sayfa 9-10)

İSMET İNÖNÜ DAVAYI NEDEN YARIDA BIRAKTI?
İnfaz olayında anımsatılması gereken önemli noktalardan biride CHP Genel Başkanı İsmet İNÖNÜ'nün tavrıdır.İsmet İNÖNÜ başından beri infazlara karşı çıkmış,Türkiye Büyük Millet Meclisinin infazların yerine getirilmesi kararına karşı, bu kararın usul ve esas yönlerinden iptali için CHP adına Anayasa Mahkemesine dava açmıştır.Anayasa mahkemesi usul bakımından Meclisin kararını iptal etmiş ve kararı esas yönden incelemeye,usule göre gerek görmemiştir.Çünkü,yüksek mahkemeler inceledikleri bir kararda usul açısından yasaya aykırılık görürlerse kararın bu yönden bozulmasına karar verirler ve kararın esasını incelemezler,bu incelemeyi usul yanlışlığının düzeltilmesinden sonraya bırakırlar.Bu olayda da böyle olmuştur.Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi usul hatasını düzeltmiş ve infazların yerine getirilmesine yeniden karar vermiştir.
Böyle bir durumda,davacı konumunda olan CHP Genel Başkanı İsmet İNÖNÜ'ye bir görev düşmektedir.Bu da Anayasa Mahkemesine kararın esas yönünden incelenmesi için yeniden başvurmaktır.Ancak bu aşamada,her nedense İsmet İNÖNÜ davayı yarıda bırakmış ve esasın incelenmesi için Anayasa Mahkemesine başvurmaktan kaçınmıştır.

NEDEN?

Böyle bir davayı açan kişinin ya da tüzel kişinin görevi davasını sonuna kadar izlemek ve sonuçlandırmaktır.Şu soru ister istemez akla gelmektedir:İsmet İNÖNÜ,kendi kişisel düşüncelerinde bir değişiklik olduğu için mi,davayı yarıda bırakmıştır? Eğer böyle ise bu düşünceler nelerdir? Yoksa kimi dış etkenler ve baskılar mı buna neden olmuştur?
Burada dış etkenler ve baskılar rol oynamışsa İsmet İNÖNÜ gibi güçlü bir kişiyi haklı olduğuna inandığı bu davadan vazgeçiren etkenler NE olabilir?
............................

Deniz GEZMİŞ,Yusuf ARSLAN,Hüseyin İNAN ve arkadaşları;yirmi iki yaşlarında, cumhuriyetin tüm ilkelerine bağlı,ülkenin bağımsızlığına en büyük değeri veren, ikili anlaşmalara ve emperyalizme karşı, 1961 anayasasını savunan tastamam uygulanmasını isteyen, bu anayasanın geriye doğru değiştirilmesini protesto amacı ile Samsun'dan Ankara'ya Mustafa Kemal Yürüşü’nü yapan, her türlü sömürüye karşı ,yurtsever insanlardır.

DÖNEM:3 CİLT:24 TOPLANTI:3 MİLLET MECLİSİ TUTANAK DERGİSİ 77 nci Birleşim 24.4.1972
C.H.P GRUBU ADINA İSMET İNÖNÜ(Malatya)

..........Arkadaşlarım,bir büyük cemiyetimiz bir büyük hastalık geçiriyor.Bunda gençler anarşiye müptela olmuşlardır. Bunda gençlere, genç yaşlarında içerden ve dışarıdan tahriklere kapılarak genç yaşlarında büyük işler görmüş ve büyük salahiyetlerin peşine düşmüş hastalar olarak görünüyorlar. Böyle olaylarda cemiyetin iki vazifesi vardır. Birincisi zorla yanlış maksatlarını yürütmek isteyen genç veya yaşlı insanlara zorla sakat fikirlerini tatbik edemeyeceklerini, Devletin onların kafasına dank dedirtecek kadar sokmasıdır................ Hükümet, Sıkıyönetim, Ordu, bütün cemiyet bütün millet bunlara zorla iş yapamayacaklarını öğretmiştir. Şimdi ikinci vazife geliyor.....onlara müebbet hapislikleri zamanında rahat bir hayata kavuşmayarak çalışma mecburiyetinde bulundukları ceza usulleri ile göstermektir............ Biz bu fikirlerle idam cezalarının yapılmamasını isteriz.Bunun için.yapılsın veya yapılmasın diye idam gibi bir meselede arkadaşlarımız arasında bağlayıcı karar almadık.Tamamıyla vicdanı meseledir,aramızda farklı fikirler ve reyler görürseniz bunu bizim zaafımıza vermek yanlış olur,bu bizim siyasi hayatta da davranışımızın örneğidir.
Deniz Gezmiş,Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan'ın ölüm cezalarının yerine getirilmesine dair Kanun tasarısına verilen oyların sonucu:(kabul edilmiştir)
Üye sayısı:450 Oy verenler:323 Kabul edenler:275 Reddedenler:48 Çekimserler:2
Partilerin Milletvekili sayısı:
AP:260 CHP:144 GP:14 BP:7 MP:6 YTP:3 TİP:2 MHP:1 MNP:1 BAĞIMSIZ:11 Açık:1

Birde Cumhuriyet Senatosu oylamasına bakalım.

Üye sayısı:183 Oy verenler:145 Kabul edenler:111 Rededenler:34 Çekimserler:0 Oya katılmayanlar:36 Açık Üyelik:2
CHP nin 34 üyesi var. Red eden CHP li sayısı 18

Buradaki oylamaya katılmıyan ilginç isimler.: Tabii Üyeler: Emanullah ÇELEBİ,Fahri ÖZDİLEK,Mehmet ÖZGÜNEŞ ve Ahmet YILDIZ. Cumhurbaşkanınca seçilen üyeler:Lütfi AKADLI,Selahattin BABÜROĞLU,Özer DERBİL,Nihat ERİM,Fahri KORUTÜRK Ragip ÜNER ve Suad Hayri ÜRGÜPLÜ. Bu isimlerden Nihat ERİM’in de altını çizin.

27 Mayıs çı CHP liler, 27 Mayısçı Cumhurbaşkanı, Tabii senatörler ve kontenjan senatörleri,27 Mayıs’çı Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler , Hava kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur diğer ordu mensupları,27 Mayısçı Yargıtay mensupları ,27 Mayısçı Basın mensuplarının ve isimlerini ve ünvanlarını sayamadığım nice değerli şahsiyetlerin şahitliğinde, üç devrimci arkadaşımızın ölümle nikahı hakim sınıflarca kıyılmıştır.

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar
CHP İnönü'den beri hep kaypak olmuştur. Denizler'in idamında da aynı davranış yinelenmiştir. Son gün, İnönü'nün hastalığı ileri sürülerek Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yapılmamıştır. Sanki bu görevi üstlenecek başka görevli yokmuş gibi!

'Üçe üçe' sloganı da her yönüyle yanlıştır. Demirel, yaşamında belki de ilk kez doğru söyleyerek bu olayı reddetmiştir. Halit Çelenk ise, kitabında böyle bir olayın doğruluğunu yazmış. Bence yanlış yazmış.

Denizler'in idamıyla Menderesler'in idamı arasında hiçbir ilinti yoktur. Hem niçin 'Üç üç' diye bağırsınlardı ki. Zaten üç kişi asılacaktı. Bunun bir mantığı var mıydı? TBMM'de bir kez 'Üç üç' diye bağırılmıştı. O da 1964 Yılında, 21 Mayıs 1963 İhtilâl girişimi sonucu verilen idam kararları TBMM'de oylanırken meydana gelmişti.

İdam hükümlüleri Alb. Talat Aydemir, Bnb. Fethi Gürcan ve Ütğm. Erol Dinçer'in idam kararlarının oylanması TBMM'de görüşülürken, CHP'liler Ütğm. E. Dinçer'in idam cezasını, yaşamboyu hapis cezasına çevrilmesi için bir önerge vermişlerdi. Gerekçe olarak da Ütğm. Dinçer'in, Yb. Ali Elverdi'nin Harbiyeli öğrenciler tarafından linç edilmesini önlemesi gösterilmişti. İşte tam bu sırada Adalet Partililer 'Üç üç' diye bağırmaya başlamışlardı. Neden? Çünkü AP'lilere göre, askerler onlardan üç kişiyi asmışlardı. Şimdi de onlar askerlerden üç kişinin kellesini istiyorlardı. Neyseki sağduyu üstün geldi de Dinçer'in idamından vazgeçildi. Şimdi aramızda yaşıyor.

S. Demirel, Menderesler'in idamı sayesinde başbakan olmuştu. O'nun derdi, Menderesler'in intikamını almak değildi. Kendisini iktidardan eden, hukuksuz bir biçimde yargılanan o üç devrimci yiğidi asarak cezalandırmaktı. İsteseydi parti grubuna idamların iptali yönünde oy verdirebilirdi bu acımasız ve kindar siyasetçi!.. Bu sözde demokrasi kahramanına sormak gerek; en büyüğü 24 yaşında olan bu fidanları astırarak eline ne geçti, rahatladın mı?..
Gönderen EROL SOYSEVER on Friday, 09 May 2008 at 5:38


 1 
Sayfa 1 / 1 ( 1 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: DENİZLERİN İDAMI ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

Kısa Kısa
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
İstatistikler
Makaleler: 1909
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 4789627
Syndicate
 
left
Top! Top!
right