left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow P - Z arrow Nur Sürer arrow Dünya Hanımlar Gününüzü .................!
Friday, 10 February 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Dünya Hanımlar Gününüzü .................! Yazdır E-posta
Yazar Nur Sürer   
Wednesday, 06 April 2005

Yeni yolcular, ikinci defa merhaba demek istiyorum. Tek heceli kısacık kelimeler vardır anlamına bakınca kısalığını aşıp koskocaman birşey olur. Mesela; hırs, kin, öç, soy, ırz, sır, risk, rest, norm, mask, hırt, erk, örf, puşt... Bir de bunların içinde olumluları var yol, yurt, aşk. Yol kelimesi de bunlardan biri, insanın ufkunu açan bir kelime, emeklemeye başladığımız andan itibaren biliriz, asıl anlamını ise büyüyünce keşfederiz. Sitenizin adını beğeniyorum. Bir de önüne yeni'yi eklemişsiniz Bu daha da iyi olmuş. Çünkü eski yürüdüğümüz yol iyi bir yol değildi.

Büyük kentlerde okudum, yetiştim. Herkes kadar ülke meselelerine kafa yordum. Benim tanıdığım kadınlar büyüdüğüm yerdeki kadınlardı. Yani kendim gibi olanlar, benden olanlardı.

79 yılında oyunculuğa Orhan Kemal'in "Bereketli Topraklar Üzerinde" ile başladım. İlk yolculuğum Çukurova'ya olmuştu. Çukurova'nın kadınlarını ve oraya çeşitli şehirlerden pamuk toplamaya gelen kadınları tanıdım. Aslında onları tanımıyordum. Onlarla aynı yollarda yürümemiştik bile.Film sayısı arttıkça benim coğrafyam da genişlemeye başladı. Ağrı, Bingöl, Diyarbakır, Kütahya, Çanakkale, Erzurum, Maraş, Hatay, Adıyaman. Benim için batı yakası hikayesi sona ermişti.Bugüne kadar 50 kadını oynamışım bu yolculuğa onlarla beraber çıktım, onların çeyiz sandıklarına daldım, sofrasına oturdum, birbirimize sırlarımızı anlattık. Güldük, ağladık, birlikte oynadıklarım bile oldu. Aşklarını dinledim hepsini gönülden sevdim.

Sofralarının evin büyüklerinden ayrı olduğunu gördüm. Çocuk sayısı sorulduğunda onların o sayıya dahil edilmediğini duydum. Ama eninde sonunda bir işe yarıyorlardı. Sayıya dahil edilen erkekler ve kendileri gibi kadınlar doğuruyorlardı. Clara Zetkin'i hiç biri duymamıştı. Clara Zetkin'i sadece onlar değil, "örf, adet, anene, namus" denilince ayranı kabaran sayıya dahil edilenler de duymamıştı. Duysalar dahi bu onların töre cinayeti işlemelerine engel değildi.

Kaçıncı büyük T.C. Hükümetinin keyfini sürüyoruz bilmiyorum (ben en son 54' e kadar saydım) bütün bu büyük hükümetlerin önünde yıllardır teammüden kadınları öldürüyorlar. Çıkardıkları güdük yasalar bu adamları durduramıyor. Üstelik her yeni uygulamadan sonra cinayetlerin sayısı iyice artıyor. Nasıl olsa cinayetleri geride bu kadınların doğurduğu yaşı küçük adamlar üstleniyor.

İşte yine bir 8 Mart Dünya Kadınlar Günü bizim ülkemizde de kutlanacak, salonlarda konuşmalar olacak, hatta ve hatta devlet katından kutlamalar alacağız. Dünya Hanımlar Günü için (Türkiye'de bazıları hala kadına hanım ve bayan deme konusunda ısrarlı. Benim bildiğim kadın ve adam vardır.) herkes görevini yapıp, huzurla evine dönecek.

Güldünya, Hatun, Keziban, Kadriye, Şemse hatta (Devletin işlediği töre cinayeti mazlumları) Mardin, Kızıltepeli Ahmet Kaymaz ve oğlu Uğur. İsimleriniz ve yüzleriniz birbirine hiç benzemiyor ama babalarınız, ağabeyleriniz, amcalarınız, ve dahi kardeşleriniz klonlanmış gibi. Sizler öldünüz, çok iyi oldu. Ailelerinizin namusu temizlendi, itibarları iade edildi, Avrupa Birliği'ne kabul edildik hatta Diyarbakır'ın tam ortasından geçti. Serbest dolaşım hakkı aldık, kişibaşı gelirimiz 17.000 $­. Sizin cesetleriniz üzerinden yürüyoruz.


Bu hüzne rağmen beni ülkemdeki tüm kadınlarla tanıştırdığı için okulum sinemaya teşekkür ederim

 
< Önceki

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: Dünya Hanımlar Gününüzü .............. ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right