left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Thursday, 24 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Siyasi Yalanın Kılıfı : Takiye Yazdır E-posta
Yazar Mecit Öztekin   
Wednesday, 03 May 2006

Takiye denince akla ilk önce siyasetten emekli sayın Erbakan hoca gelir. Hz Muhammed'in söylemiş olduğu bir hadis-i şerifi kendi kafasına göre yorumlayarak siyaset sahnesine sunmuştur. Aslında öteden beri uygulanan ve demokratik parlamentarizmin toplumda yarattığı güvensizlik zincirinin baş halkası olan toplumu aldatma kavramını, kendi amacı (dini siyasetin içine sokmak) ile ilintilendirme durumundan başka bir şey değildir. Kısaca yalanın kılıfıdır.

Takiye özel bir formülasyon olduğundan bu yana siyasi arenada sahte takiyeciler türedi. Bu modanın en belli başlı uygulayıcıları Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu dur. Takiye içinden geçeni değil istenen şeyi söyleyerek içinden geçeni uygulamaya koymaktır. Son modacılar bunu bir daha takla attırarak topluma takiye yapıyor imajı vererek hoş geliyorlar. Ama içinden geçen söyleyerek içinden geçeni uygulamaya koyacaklardır.sonuç ortaya çıktığında da zaten biz böyle söylemiştik diyeceklerdir. Bu da bir çeşit tabanı aldatma formülüdür. Ama siyaset ile matematiğin uyuşamadığı en önemli noktalardan biride; matematikte eksi ile eksinin çarpımı artıdır, siyasette ise çok eksidir. Bu Özal sonrası özellikle Çiller ile kendini bulan günü kurtarma ,uzun soluklu olmama siyasetidir. Bu günkü hükümet de böyledir.

Bunlar aslında gel geç rüzgarlardır ,asıl olan geleceği ilgilendiren uzun soluklu takiyelerdir. Sayın Devlet Bahçeli'nin 5 mayısta yapmış olduğu açıklama ilginç; özde söylediği" ya sev ya terk et" veya "Türkiye Türklerindir" laflarını hiç etmemişler gibi "asıl olan hukuki vatandaşlıktır. Dinsel, ırksal veya dil vatandaşlığı bir şey İfade etmez". Bu sözleri MHP Genel başkanının söylemesi gerçekten hoş. Diğer taraftan PKK Genel başkanı Abdullah Öcalan'da "bizi kovsanız bile biz Türkiye Cumhuriyetinden ayrılmayız" mesajı veriyor. Bunu da onun ağzından duymak çok hoş. Böyle mesajların gelmesi gerçek yurtseverlerin yüreğine su serpiyor. Tabi bu konuşmaların fiiliyata geçmesi koşulu ile. PKK Apo çizgisinde bunu becerebilmek için ciddi çaba sarf ediyor ama yeterli değil. Zira bu yapıda kemikleşmiş bir milliyetçi oluşum var. Cemil Bayık ve Duran Kalkan buna ne kadar müdahale edebilirler bilmiyoruz ama güneyden gelen baskı halkı bu konuda yıpratacak ve milliyetçi akım daha güçlenecektir. Türkiye Cumhuriyeti Talabani çizgisinde bir sakınca görmüyor ama güneyden gelen ekonomik baskı bu ittifakı da kıracaktır. Daha şimdiden Kuzey Irak ta milli gelir dört bin doları geçmiştİr, Güneydoğunun en büyük şehri Diyarbakır da bile bin dolar civarındadır, diğer illerde daha da aşağıda. Emperyalist çok uluslu sivil toplum örgütleri hızla Kuzey Irakta yatırım yaparak bölgeyi yapay olarak kalkındırmaktadırlar. Bu durum Türkiye Kürtlerinde kırılma yapabilir. Buna karşı direnebilecek güç Kürtler tarafında Apo ,Türkler tarafında ise Devlet Bahçeli çizgisinde MHP olabilir. Eğer etkiledikleri kitleler buna ikna edilebilirse Türkiye'de buna karşı durabilecek güç yoktur. Tabi bu iş takiye gümbürtüsüne gitmezse!

Abdullah Öcalan Sosyalist bilince sahiptir. Önderliğinde şekillenen PKK da bu temel üzerine inşaa edilmiştir. Ancak İmralı tutsaklığı onu ideolojik (teorik) liderliğe taşımıştır ve fiili (bedeni) liderliği bitmiştir. Bu da çok önemli değildir.asıl olan şey ideolojik liderliktir. Tabi ki bunun için el ayak olabilecek, aynı bilince sahip, liderinin en ufak hareketinin ne anlama geldiğini bilecek ve bu uğurda kitleleri harekete geçirebilecek kadroların olması gerekir.Bu konuda PKK da zaaf vardır veya öğle gösteriliyor. Bu zaaf halkta bıkkınlık yaratabilir. Daha şimdiden Kürtler arasında "bütün yük Apo'nun üzerinde diğerleri bir şey yapmıyor, Aposuz çözüm dayatılıyorsa ona da yanaşalım" gibi çatlak sesler çıkmaya başladı. Bunlara hiç gerek yoktur ,binlerce yıllık tarihin yargılanmasında -özellikle Türkler buna hazır değilken- aceleci olmamak lazımdır. Abdullah Öcalan'ın sözlerinin üzerine -isterse takiye yapsın-gidilmesi gerekir, dikkate almak gerekir.

Sayın Bahçeli'nin de sözlerini aynı şekilde dikkate almak gerekir.Adım gibi eminim ki bu sözler onun gönlünden geçen sözler değil ama oda görüyor ki kavga hiçbir şeyi çözmüyor ve daha çok ortalık karışıyor. Böylesi İç içe geçmiş iki ulusun arasında şovence ayırım yapmak diğer tarafı rencide ediyor ve ayırım noktasına getiriyor. Bu PKK içinde geçerlidir ve bu mantık ve anlayış ilkel milliyetçiliğin elini güçlendirir.

Şimdi gelelim bu iki yapıyı birleştirecek gerçek güce! Bu güç etnik kimliğinden sıyrılmış Sosyalist Bilinç çatısı altında toplanmış Aydın gücüdür. Türkiye Cumhuriyeti'nin hem Türkiye kısmının hem de Cumhuriyet kısmının kurtuluşu bu güce bağlıdır. Türkiye'yi ancak Bahçeli'nin dediği çizgideki MHP ve Apo çizgisindeki Kürtler ileri taşır. İnsanların takiye yapıp yapmadıklarına bakmaksızın söylenen açılımlara zorla sahip çıkmaları konusunda ısrarcı olmamız gerekir. Bundan da geri adım atamazlar.

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: Siyasi Yalanın Kılıfı : Takiye ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

Kısa Kısa
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
İstatistikler
Makaleler: 1994
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 5467717
Syndicate
 
left
Top! Top!
right