|
• Daha dün kredi değerlendirme kuruluşu Moody’s ne diyordu? • “Artan iç ve dış dengesizlikler eğer kontrol edilemezse kredi notunuzun yönü olumsuz etkilenir.” • Cari açık için yüksek döviz rezervleri önemlidir.” • Merkez Bankası önümüzdeki dönemde daha çok döviz alarak TL’nin değer kaybetmesini önlemelidir. • Böylelikle Türkiye’ye yatırım yapacak küresel finansal güçler dövizlerini iyi fiyattan bozdurabilsin. • Döviz rezervi ile ilgili bir sınır belirtmeksizin artan döviz rezervinizin gücü kredi notunuzun artışını etkiler diyor. • Diğer kredi değerlendirme kuruluşu NORDEA ne diyordu? “ TL’de dip görünmüştür.” • Başka bir değerlendirme kuruluşu NOMURA ne diyor du? “ Merkez Bankası haftalık repo faizini % 6 çekmesini bekliyoruz, zorunlu karşılıkları da 50 puan düşürebilir, faiz inebilir, zorunlu karşılıklar azalabilir.” • • EKONOMİ BAKANI da diyordu ki;” bazı gruplar Merkez Bankası üzerine baskı kurarak faizleri yükseltmesini istiyor. Ekonomi ısındı, aman enflasyon olur, faizleri artırın diyenlerin bunları niye yaptığını biliyoruz diyor. Devam ediyor” yıllarca faiz konusunda Türkiye’yi sömürmüş olanların iştahı yeniden kabarıyor.Türkiye üzerinden yeniden para kazanmak isteyenler var.Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar karlı kazanç yoktur.Türkiye’de paradan para kazanmak isteyen spekülatörlerin, faiz lobisinin yapmış olduğu çabadır bunlar.Türkiye ekonomisinin soğumaya ihtiyacı yok diyordu.
• Bugün ne oldu? Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 6.25'ten yüzde 5.75'e düşürdü. Kurul, gecelik borçlanma faiz oranını ise yüzde 1.50'den yüzde 5'e yükseltti. • Bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 6,25’ten yüzde 5,75’e düsürülmüstür.
Gecelik faiz oranları: Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 1,50’den yüzde 5’e yükseltilmis; borç verme faiz oranı yüzde 9, açık piyasa islemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo islemleri yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz oranı yüzde 8 düzeyinde sabit tutulmustur, • Geç Likidite Penceresi Faiz Oranları: Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası’nda saat 16.00–17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 0, borç verme faiz oranı yüzde 12 düzeyinde sabit tutulmustur. Neden acaba? • Çünkü ;Bazı Avrupa ülkelerindeki kamu borcu sorununa ve küresel büyümeye iliskin endiseler giderek güçlenmis ve Temmuz ayı Kurul toplantısında isaret edilen riskler belirginlesmistir. • Bu çerçevede Kurul, kısa vadeli faizlerde oluşabilecek aşağı yönlü oynaklığı azaltmak amacıyla, gecelik borçlanma faizini önemli ölçüde artırarak faiz koridorunu daraltmaya karar vermiştir. • Ayrıca, Türk lirası piyasalarındaki likidite yönetiminin etkinliğini artırmak ve Merkez Bankasınca sağlanan likiditenin sistem içinde daha dengeli dağılmasına katkıda bulunmak amacıyla teknik bir düzenleme yapılmasını uygun görmüstür. Bunun yanı sıra Kurul, küresel ekonomiye dair giderek artan sorunların yurt içi iktisadi faaliyet üzerinde durgunluğa yol açma riskini azaltmak amacıyla politika faizinde ölçülü bir indirime gitmistir. Bunun anlamı Likiditeye neşter vurmak içinmiş.. • Son dönemde zorunlu karşılıkların artırılması nedeniyle repo ihalelerine ihale tutarının 7 katından fazla teklif gelmeye başladığına dikkat çeken Merkez Bankası, ihaleye katılan kurumlara ihale tutarı kadar teklif verme imkanını kaldırarak, toplam ihale tutarının 5'te 1'i kadar teklif verme sınırı getirdi. Çünkü Merkez Bankasının temel fonlama aracı olan bir hafta vadeli repo ihalelerinde 20 Mayıs 2010 tarihinden itibaren miktar ihalesi yöntemi ile yapılmaktaydı. • Buna göre mevcut durumda her bir kuruluş en fazla ilan edilen ihale tutarı kadar teklif verebilmekte, gelen tekliflerin toplamı ilan edilen ihale tutarından az veya eşit ise tekliflerin hepsi kazanmaktadır. Gelen tekliflerin toplamının ilan edilen ihale tutarını asması durumunda, ihale tutarı kuruluşlara, ihale tutarının toplam teklif tutarına oranı ile her bir kurulusun toplam teklifinin çarpılması yoluyla dağıtılmaktadır. Aktif olarak kullanılmaya baslanan zorunlu karsılık oranlarının arttırılması 2011 yılında Türk lirası piyasasındaki likidite kosullarının belirgin bir sekilde daralmasına neden olmustur. • Bu gelişmeyle birlikte repo ihalelerinde, kurulusların zaman zaman ihtiyaçlarının üzerinde teklif vermeye başladıkları gözlenmiştir. • Örneğin miktar ihalesine geçilen 20 Mayıs 2010 tarihinden itibaren yıl sonuna kadar geçen dönemde toplam teklif miktarının ihalede verilen miktara oranı ortalama 3,3 iken, 2011 yılında bugüne kadar gerçeklesen işlemler için söz konusu oran 7,5 olarak gerçekleşmiştir. Buna karsın, zorunlu karşılık oranlarındaki artış nedeniyle piyasadaki likidite miktarının önemli ölçüde daraldığı 15 Nisan 2011 tarihinden bu yana yaşanan dönemde repo ihalelerinde herhangi bir kurulusun borçlanma tutarı ihale tutarının %17’sini geçmemiştir. Merkez Bankasınca sağlanan likiditenin sistem içinde daha dengeli dağılmasına katkıda bulunmak amacıyla, 5 Ağustos 2011 tarihinden itibaren her bir kurulusun ihalelere verebileceği toplam teklif tutarının, ilan edilen ihale tutarının en fazla yüzde 20’si ile sınırlandırılmasına karar verilmiştir. • Örneğin, ihale tutarının 10 milyar Türk lirası olarak ilan edildiği bir günde her bir kuruluş ihaleye en fazla 2 milyar Türk lirası teklif verebilecektir. Bu örnekte; ihaleye gelen toplam teklif tutarının 16 milyar Türk lirası olduğunun varsayıldığı durumda, kurulusun kazandığı tutar 1,25 milyar Türk lirası olacaktır. Likiditede öngörülemeyen nedenlerle sıkışıklık ortaya çıkması halinde açılabilecek olan bir hafta vadeli gün içi repo ihalelerinde, söz konusu yüzde 20’lik sınırlama geçerli olmayıp, kuruluşların gönderebilecekleri teklif miktarı ilan edilen ihale miktarı ile sınırlı olmaya devam edecektir. Miktar ihalesine ilişkin mevcut diğer kurallar geçerliğini koruyacaktır. Her türlü piyasa koşulunda piyasanın ihtiyacı olan likiditeyi sağlamaya, kuruluşlar arasında likiditenin dengeli bir şekilde dağılmasına gereken özeni göstermeye devam edeceklermiş. • Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında belirlenen strateji çerçevesinde, bankanın yarından itibaren, gerek gördüğü günlerde döviz satım ihaleleri yoluyla piyasaya döviz likiditesi sağlamasına karar verildi. • Bu duruma parababalarının analistleri sesleri ne diyor? • Garanti Yatırım Stratejisti Tufan Cömert: Bugün yapılan ara toplantıda TCMB’nin politika faizini indirmesi TL açısından ilk aşamada negatif, ancak öte yandan borç alma faizini de ciddi anlamda yukarı çekmiş olması bu etkiyi kısmen bertaraf edecek. Bu politikanın ilk aşamada yabancı yatırımcılarda kafa karışıklığına neden olacağını ve TL’nin değer kaybedeceğini düşünüyoruz. Ancak önümüzdeki günlerde TL’deki oynaklığın da azaldığını gördüğümüzde TL’de sınırlı bir değer kazancı göreceğiz. İlk aşamada dolar/TL kurunda 1,73’e doğru bir yükseliş beklenebilir. Faizde ise rahatlayan fonlama maliyetine bağlı olarak yüzde 8.5 bileşik altına doğru gerileme görebiliriz." • RBS Ekonomisti Tim Ash: İnanılmaz... büyümeyi hedefliyor gibiler ama büyümeyi umursamıyor da gibiler. EFG Istanbul Menkul Değerler Ekonomisti Haluk Bürümcekçi: Koridor normal ve beklenen bir karar ama politika faizi indirimi biraz erken oldu. Kötü senaryoya biraz çabuk geçti gibi görünüyor. Cuma günkü toplantıda eğer "ani duruş" olursa faiz koridorunu sert daraltır ve sınırlı faiz indirimi yaparım demişti ama piyasada henüz bu durum yok. TCMB aslında bir iki ay sonra beklenebilecek faiz indirimini biraz erken yapmış oldu, devam edip etmeyeceği konusunda ise bir mesaj vermedi. Yatırım Finansman Araştırma Bölüm Yöneticisi Hakan Tezcan: Merkez Bankası sürpriz yaptı. Beklentiler faiz indirimi yönünde olmakla birlikte çok düşüktü. Onun dışında koridoru beklentiler dahilinde daralttı. Ama orta uzun vadede kurun bir şekilde yine kontrolsüz kalabileceği beklentisi özellikle piyasalarda negatif yansıma bulmuş görünüyor. Bankalarda da bu döviz kredisi açılan şirketlerin NPL'lerini artırma ihtimalini düşündürüyor. Bu durumda da kârlılıklarının olumsuz etkilenme olasılığı olacağı için bankalara olumsuz yansıyor. Garanti Yatırım Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç: MB'nın durgunluktan ciddi anlamda çekindiğini düşünüyoruz. Bu sebepten faiz indirimine gittiğini görüyoruz. Faiz indirimin TL'de daha da değer kaybına sebep olmaması için O/N'ı yükselttiğini düşünüyoruz. TCMB'nin Avrupa'daki sorunlar çok ciddi anlamda tedirgin olduğunu görüyoruz. O/N'da faiz yükselirken, faiz indiriminin gelmesi faizde yönün aşağı olduğunu işaret ediyor. Benim çıkardığım sonuçlar : • Likidite ihtiyacı artar • Faizlerde daha da düşüş yapılmazsa para basma ihtiyacı ortaya çıkabilir. • Dövize olan talep artışı yaşanabilir bu da dövizin fiyatını yükseltir. |