|
Örgütlü bir hareket, örgüt olmanın gereklerine uygun olarak davranmak yerine, tepede, kişisel olarak alınmış şu veya bu kişisel kaygı ve beklentilere cevap olabilicek olan savrulmalar yaşandı. Tıpkı bundan önceki secimlerde olduğu gibi şu veya bu partinin kapısında adaylık beklentilerine girişildi. Özellikle de artık hastalıklı bir alışkanlık halini almış CHP kapısında adaylık nöbetleri tutuldu. Günlük Gazetelerin haber sayfalarında küçük puntolarla da olsa , bu harcanma acınası bir uslupla yeraldı. Daha dün İzmir "Eşit Yurttaşlık" mitinginde onbinleri derlemiş bir alevi hareketinin seçimler nedeniyle ortaya koyacağı demokratik tavır böylesine cüce mi olmalıydı?. Hangi Alevi Meydanı bunu hakketti?!.
Demokratik Alevi Hareketi Bu Kadar Çaresiz miydi?Her zaman ifade edegeldiğim üzere, Alevileri siyaset meydanında elealdığımda hep örgütlü Alevi Hareketini esas almaktayım ve doğrudan "Demokratik Alevi Hareketi'ne hitabetmekteyim. Bu tutumum nedensiz değildir kuşkusuz. Birileri katılır ya da katılmaz, günün gerçeğinde, ne genel olarak bir Alevi toplumundan ne de onu esas alan ve ona özgün değerlerle meydan tutmuş genel bir Alevi hareketinden sözetmek mümkün değildir. Örgütlü tarih sahnesine yeniden çıkışın temel nedenlerine uygun olarak, siyaset meydanında, işlev görecek, en azından "Eşit yurttaşlık" hedefi bağlamında sonuç almaya aday görünen hareket, doğal olarak "Demokratik Alevi Hareketi" olarak tanımladığımız ve ayrımladığımız Alevi Hareketidir.Yine bu bağlamda, söylediklerimin ve sorumun da muhatabı bu harekettir. "Aleviler bu seçimde ne yapmalı" şeklindeki sorumu çok daha önceden sormalı ve kendi cevabımı vermeliydim. Geldiğimiz aşamada, kimi yaklaşımların açığa düşürülmesine ilişkin olarak geç kalınmış bir sorudur. Çünkü, seçim konusu gündeme düştüğünden bu yana Demokratik Alevi Haretinden beklenen, hüsrana uğramış durumdadır. En azından temsiliyetini tescil eden bir inisiyatifin sahibi olunamamıştır. Kendine üye olanlarca kabullenilmiş bir örgütlü yapı ve onu temsil edenler, üyelerince takibedilecek, benimsenecek açık ve net bir tutumu, politikayı ve proğramı açıklamalıydılar. Açıklamadılar. Şu ana kadar, ne yazık ki böyle bir yaklaşıma ve anlayışa tanık olmadık. Buna bağlı olarak düşüncelerimizi de ifade etmedik, edemedik!. Peki ne oldu?. Örgütlü bir hareket, örgüt olmanın gereklerine uygun olarak davranmak yerine, tepede, kişisel olarak alınmış şu veya bu kişisel kaygı ve beklentilere cevap olabilicek olan savrulmalar yaşandı. Tıpkı bundan önceki secimlerde olduğu gibi şu veya bu partinin kapısında adaylık beklentilerine girişildi. Özellikle de artık hastalıklı bir alışkanlık halini almış CHP kapısında adaylık nöbetleri tutuldu. Örgütlü yapı içerisinde, yine örgü üyelerinin rızalığına dayalı olarak, bireysel bazda, birileri her hangi bir partiden aday olup seçime giremeziydi. Elbette olurdu. Kişisel olarak ben kabul edeyim ya da etmeyeyim, örgüt üyelerinin rızalığına dayalı olduktan sonra elbette olabilirdi ama böyle de olmadı. Kapalı kapılar ardında, yine kişisel hesaplara dayalı olarak, Alevilerin değil sadece, ülkenin dayanılmaz ölçekteki demokrasi ve özgürlük beklentileri harcandı. Günlük Gazetelerin haber sayfalarında küçük puntolarla da olsa , bu harcanma acınası bir uslupla yeraldı. Daha dün İzmir "Eşit Yurttaşlık" mitinginde onbinleri derlemiş bir alevi hareketinin seçimler nedeniyle ortaya koyacağı demokratik tavır böylesine cüce mi olmalıydı?. Hangi Alevi Meydanı bunu hakketti?!. **** Demokratik Alevi Hareketinin, en azaından üye kitlesi ve ona eklemlenen etki alanındaki Alevilerle birlikte, son yıllarda ciddi bir demokrasi dinamiği olduğunu göstermiştir.Esas itibariyle 2007 yılından bu yana geliştirdiği "Eşit Yurtaşlık" mitingleri ve katliamları protesto mitinglerinde yüzbinleri toplayabilmiş bir haretkettir Demokratik Alevi Hareketi. En son "Eşit Yurtaşlık" talebiyle İzmir Konak Meydanı'nda gerçekleştirilen Alevi mitingi, gerçekten, bu seçimlerde de nasıl bir zeminde olunması gerektiğini, kimlerle nasıl yürünmesi gerektiğini açık ve net olarak ortaya koymuştu. O mitingin ardından yapılan kimi değerlendirmelerde de Alevi hpareketinin dostları, ABF başkanı sayın Ali Balkız gibi zeminde oynamaya çalışanları uyarmışlardı. Doğrusu, Demokratik Alevi Hareketi içinde, bu saatten sonra hiç bir yöneticinin oynamasına olanak verilmeyeceğini düşündüğümden, bu dostların eleştirilerine kayıtsız kalmıştım. Ama onlar haklı çıktı. Sanki hiç bir demokratik alternatif yokmuş gibi Alevi hareketinin kimi yöneticileri her zaman olduğu gibi bildiklerini okudular. CHP kapısında adaylık nöbetine koştular. Özellikle Ali Balkız daha eskiye gitmeye gerek yok yerel seçimlerde CHP yi kastedederek; "Hiç bir Talebimiz karşılanmamıştır" dememişmiydi?!. Peki bu arada değişen ne oldu?. Hiç kimsenin CHP de Kılıçdaroğlu değişikliğine sıgınma olanağı bulunmamaktadır. Kılıçdaroğlu gelmiştir de, Türkiye'nin artık kronik hastalık haline gelmiş temel demokrasi ve özgürlük konularında, geleneksel CHP inkarcılığında bir değişiklik mi olmuştur. Başkanlığa geldiği günden bu tarafa Kılıçtaroğlu ve onun CHP.si Alevi sorunu konusunda, ne demiştir?. Hangi çözümü öngörmüştür. Kürt sorununda hangi çözümün sahibidir. Emekçilere, "işsizliği çözeceğim" demogojisinin dışında ne demiştir, hangi sendikal özgürlüğe nasıl bir çözüm getireceğini açıklamıştır?. Sayın Balkız, sayın Gümüş ve diğer CHP de millet vekilliğine soyunanlara sormak gerekiyor; Demokratik Alevi Hareketi'nin öne sürdüğü temel taleplerinin esasını temsil eden,"Eşit Yurttaşlık" talebini sizler belirlemediniz mi?. Demokratik Alevi Hareketinin önde gelen temsilcileri olarak Aleviler ve Alevilere destek vermek üzere o meydanlarda toplunanların önünde, sizler de bu talep haykırmadınız mı? Eğer gerçekten, inanarak, o meydanlarda sizler de "Eşit Yurttaşlık" hedefiyle yer tutmuş iseniz, biz bu CHP yandaşlığınızı nereye koyalım?. Trajikomik sonuca bakın Dersim'li değil Tunç-El kökenli Kılıçdaroğlu ve onun CHP si dikkate bile almamış sizleri. Sadece sizleri değil, Alevi olarak orada varolabiliceklere de yer vermemiş!.. Şu ana kadar ne Alevi ne de Kürt olduğunu söylememiş bir Kılıçdaroğlu geleneksel inkarcı ve ırkçı Cumhuriyet CHP sinin, dömokrasi ve özgürlükler bağlamında nesini değiştirecekti?. En reaksiyoner olarak karşı konulan AK parti ile, Kılıçdaroğlu'nun CHP si arasında, Demokratik Alevi Hareketinin temel talepleri konusundaki tutumda, herhangi bir fark var mı?!. Asla ve kat a!. Sözkonusu Kürt Özgürlük Hareketi olduğunda, Sözkonusu Demokratik Alevi Hareketi olduğunda, bir başka ifade ile sözkonusu Kürtlerin ve Alevilerin demokratik talepleri olduğunda; AK parti, CHP ve MHP arasında en küçük fark kalmamlakta, hatta, bu iki konuda çok güzel paslaşmaktadırlar. Bu kadar açıktır bu kadar nettir. *** Demokratik Alevi Hareketi bu denli çaresizmiydi? Çerasiz olduğunu söylemek, bunca bedel ödemiş Alevilere haksızlık olmaz mıydı? Yazık olmaz mıydı?. Elbette olurdu. En yakın çare örnekleri, Demokratik Alevi Hareketinin hemen yanıbaşında, hemen hergün üretiliyor. Daha dün, Anayasa değişikliği için referandum yapıldı, daha o günden, önümüzdeki seçimlerde ne yapılması gerektiği açık seçik ortadaydı. Kendileri nasıl bakar ve ne şekilde ifade ederlerse etsinler, sırf AK Parti karşıtlığı bağlamından başka bir anlama gelmeyen, ve sonuçları itibariyle de CHP, MHP çizgisiyle ortalaşan "Hayır" tumunu benimseyerek, bugüne, bu seçimlere iz düşürdüler bu kardeşlerimiz. Oysa, "Eşit Yurttaşlık" talebi, referandumda olduğu gibi bu seçimlerde de Anayasal düzenin "değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez"lerinin değiştirilmesi hedefine yönelik bir taleptir. Referandumda bunun en etkili aracı ise "Boykot" tu, Boykot diyenlerle birlik olmaktı ama bu kardeşlerimizin önderlik ettiği Alevi Hareketi, bu son derece önemli ittifaktan ve politik tutumdan uzak durdu. Öyle anlaşılıyor ki müthiş bir gereksinim olan böylesi bir ittifaktan ve politik tercihten seçimler nedeniyle de uzak durulmuş. Bunu o zamanda yazmış ve israrlı bir çağrıda bulunmuştum. Antidemokratik seçim yasalarına, sırf Kürtler, Aleviler, Sosyalistler, özellikle de Kürtler parlamlentoya girmesinler diye 12 eylülcüler tarafından konulmuş yüzde on seçim barajına, en aktif politika yapmaya çalışan üyelerinin hemen her gün toplanıp caezaevlerine doldurulmasına, her türlü oyunun, hilenin oyanmasına karşılık, Partıli olarak bu seçimlere giremeyen Kürt Özgürlük Hareketi ve BDP, mümkün olabilen en geniş "emek, demokrasi ve Özgürlük" blokunu oluşturarak, bağımsız adaylarla seçim meydanındaki yerini aldı., Demokratik Alevi Harekitinin bütün bu gelişmelerden haberi yok muydu?. Bu demokrasi bloku içinde yeralamaz mıydı? Kaldı ki bu blok, kendisini seçimlerle sınırlamamış durumda. Türkiye'nin Anayasal düzeninin demokratlaştırılması, barışın ve özgürlüklerin gerçekleştirilmesi hedefine kilitlenmiş olarak oluşturulmuş, bu bağlamda stratejik bir ittifak bloku. Konu bu örnekle de sınırlı değil, mademki sizler Alevisiniz ve örgütlüsünüz.Temsilciliğini yaptığınız Aleviliğe ve Alevilere inanıyor idiyseniz, neden onları temsilen, onların sorunlarını parlamentoya bizzat taşıyarak orada da bizzat temsil etmek üzere bağımsız Alevi adayı olarak Meydan tutmadınız. İçinizde kendisine ve örgütüne güvenin bir tek Avrupa Alevi Konfederasyonu genely Başkanı sayın Öker miydi? Sonuçlara bakıldığında öyle anlaşılıyor ki bizim gerçeğimizs aynen böyle ve kiseye söyleyecek sözsümüz yok!.. Haşim Kutlu-Kızılbaş Meydanı 15.Nisan.2011 |