|
"Derken, "dostun düşmanın" beklediği gün geldi. Nâzım Efendi'nin bir telefon vuıuşu ile l. Şube'de açtığı Askeri Mahkeme çığırı, Donanma Kor Askerî Mahkemesi'ne dek gelişti. Ben Yavuz'da 15 yıl denizin dibine indirildim (1939). Bir yıl yatmadık. "Aman Paşa bir kanun yolu bul" çatlağından, 6 ay tebdil-hava çıktık. Ben kimseye başvurmadım. Nâzım'ın sonradan anlattığı: O, bizim Stalin adayına uğramış. Stalin adayı, "Hayır" buyurmuş. Kimsenin 15 yıl hükümden kaçmamasını, besbelli "Parti" adına dikte etmiş. Nâzım, tekrar yakalanıp içeriye atılmaları nedenini, R.F.'ın o direnişine uymak zoruna bağlıyordu. Oysa, ben kendisine, son Polis Müdürü yoklatmasından sonra, bir dakika bile eğlenmemesini öğütlemiştim" DR.HİKMET KIVILCIMLI -GÜNLÜK ANILARHÜRRİYET GAZETESİN'DE PROF KOÇAK: .
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/16947282.asp SABANCI Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Cemil Koçak, ‘Tek-Parti Döneminde Muhalif Sesler’ isimli yeni kitabında 1938’deki Donanma Davası’nda Nâzım Hikmet’le birlikte yargılanıp mankûm olan Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Kemal Tahir’in af talep eden mektuplarını yayımladı. Her iki isim de tıpkı Nâzım Hikmet gibi bir yanlışlığa kurban gittiklerini belirterek affedilmelerini istiyor. Dr. Kıvılcımlı’nın ve Kemal Tahir, ‘Çankırı hapishanesinde siyasi mahpus’ diye imzaladığı mektuplarında, Prof. Cemil Koçak’ın ifadesiyle, “Özel af talep ediyor.” Prof. Koçak, “Aynı cezaevinde bulunan ve aynı suçtan mahkûm olan bu iki ismin, birlikte ve ortak olarak dilekçe kanalı ile af talebinde bulunduklarını düşünmek sanırım yanıltıcı olmayacaktır. Kemal Tahir de özel af istiyordu. Suçsuz olduğu yolundaki iddiasını da, gazeteci olarak uzun yıllar, 1935-1938 yılları arasında, CHP’nin malı olan Karagöz Gazetesi’ndeki ve İstanbul Eminönü Halkevi’ndeki çalışmalarına dayandırıyordu.” |