left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow Süvari arrow İNSAN-HÜCRE
Wednesday, 23 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
İNSAN-HÜCRE Yazdır E-posta
Yazar SUVARİ   
Tuesday, 01 February 2011


Ne insan hücreye sığabilir Ne hücre o kadar büyüyebilir



Hani diyor ya şair: "O kadar uzun bir destanı var / O duvarın dibindeki her bir karış yerin..."
Evet, o duvar(lar)ın dibinde bizimkilerin kolları... O duvarın dibinde kurşunlandılar ve o duvarlarda -Spartaküs'ten bu yana- bizimkilerin Eyfeller gibi kemikleri yükseliyor.
Sadece hapishane duvarlarını kastetmiyorum. Hatta bizim etrafımızda "dört duvar" küçük bir kısmını oluşturuyor... Yaşlı bir teyzenin topraklaşmış yüzüne sinen acıda; yıllardır kirli bir savaşın ortasında ülkesini arayan Filistin ve Kürt çocuklarının erken büyümüş gözlerinde; işsiz kaldığı için kendini yakabilen bir emekçinin öfkesinde; yazarın kaleminde, bilimin beyninde, sanatın yüreğinde... Her şeyde ve her yerde "o duvar"!(...)
İnsanların yakıldığı hapishanelerde, kitapların değeri olabilir mi? Okuma-yazma oranının bu denli düşük seyrettiği, eğitim-öğretim olanaklarından yararlanamayan milyonlarca çocuğun olduğu bir ülkede, yıllardır "cezaevleri birer okula dönüştü" sendromuyla hareket eden bir devletin kitap kaygısı ne olabilir?
19 Aralık; cezaevinde özenle toplanmış, üzerine titrediğimiz kitaplarımız için de "hayata dönüş" operasyonu oldu. Operasyon sırasında on binlerce kitap, çalışma-araştırma notları ve arşivler de yakıldı. Hitler'in gaz odalarnıı, insan fırınlarını seyyar hale getiren bir zihniyet için, kitap yakmak hiç de şaşırtıcı değil. Ancak insanların ve kitapların yakılmasının verdiği acıyı, bunun farklılığını siz de tahmin edersiniz. Yanmayan kitaplarımızın bir kısmını da cezaevi bahçesinde koca bir ateş yakıp -özellikle ailelerimizin görebileceği bir şekilde- yaktılar.
O gün ailelerimizin anlattığı manzara şuydu: "Bir grup asker, etrafında oturmuş, kitaplarınızı uzaktan ateşe fırlatıyor ve kendi aralarında büyük bir keyifle, ıskalayıp ıskalamamanın oyununu oynuyorlar." (...)
İşte tam da bugünlerde yaklaşık bir yıl önce kaleme aldığım "İnancın Sınandığı Zor Mekanlar: Hücreler" adlı kitabımın yargılanması için DGM tarafından duruşmaya çağrıldım. Doğrusu bu durum, kitap düşmanlarının yarattığı tabloya da çok uygundu. "Basın yoluyla bölücülük yapmak, yasadışı örgüte yardım ve yataklık etmek, vb." Yargılama için bunlar yeter de artar nedenlerdi!..
Cezaevinde geçirdiğim uzun yılların önemli bir bölümünü de hücreler oluşturuyordu. 12 Eylül'ün karanlık hücreleri...
Başımdan geçenler üzerinden, bu hücreleri anlatmak istedim. Ortaçağ'ın izbe hücrelerinden hiç farkı olmayan; farelerin, Çukurova yılanlarının mesken tuttuğu, kibritin bile alev almadığı, vıcık vıcık nemli duvarlarıyla küçükcük bir hücrede nasıl yaşanır bilinsin istedim. Zorla İstiklal Marşı söyletmek, "komutanım" dedirtmek, ön ilikletmek, tek tip elbise giydirmek, en basit insani ihtiyaçlarını bile yaptırtmamak, nasıl bir işkencedir bilinsin istedim. En azından bilinenlere bir katkı olsun istedim...
Bir kadın olarak, bunları yaşamanın ek zorluklarıyla dolu yıllarda tek bir yaptırıma bile uymadan, tek başıma kalsam da bu karanlığa nasıl göğüs gerdiğimi, insan gücünün ne yenilmez olduğunu, hücrelerin kaç devrimci ve komünistin ölümüyle yıkıldığını anlatmak istedim. Toplumsal bir idealsizleştirme ortamında, inançlarım için her zorluğa direndiğimi-direneceğimi; bu dünyada hala idaeleri için ölen insanlar olduğunu bir kez daha vurgulamak istedim...
Bunları yaşadım, anlattım ve şimdi yargılanıyorum. Tüm yaşanmışlıklara karşın. hala hücreyi savunan mantık değil, ama benim kitabım yargılanıyor!
Sizlerden bu haksız yargılamayı kamuoyuna duyurmanızı istiyorum... Ben her şeye rağmen ve her şeyden dolayı hücre karanlığının yıkılacağına inanıyorum. Bunu hiç kaybetmedim. Çünkü ne insan hücreye sığabilir, ne hücre o kadar büyüyebilir!

Nevin Berktaş

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: İNSAN-HÜCRE ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right