13 EYLÜL SABAHI ve SONRASI TÜRKİYE’DE OLABİLECEKLER ÜZERİNE……
A-) BOYKOTCULAR AÇISINDAN 13 EYLÜL VE SONRASI: Boykotçuların amacı neydi? Baştan başa yeni bir Anayasanın yapılmasında söz sahibi olmak. Anayasanın değişmez maddelerini de tartışmak. Bunu kimlerle yapacak ? İktidar gücüyle, Meclisle, Cumhurbaşkanıyla, Anayasa Mahkemesiyle. Referandum sonucu EVET olursa; AKP kendi politikalarının doğru olduğu iddiasını BDP’ye rağmen sürdürür. AKP, EVET başarısının tek başına kendisine ait olmadığını da düşünür, Evet diyen diğer unsurları dikkate alabilir. Yeni bir Anayasa sözüyle Genel Seçime gidebilir. BDP, kendi politikalarını AKP politikalarına bakarak belirlemek zorunda kalır. AKP’nin ise BDP’ye ihtiyacı kalmaz. BDP dışındaki alternatif siyaset üretenler AKP için daha değerli olur. BDP dışında yeni bir oluşum da güçlenebilir. AKP açılımlarına devam eder. AKP’ye güven gelmiştir
.Referandum sonucu HAYIR olursa; Şiddete dayalı çözlümler iki tarafta da ön plana çıkabilir. AKP paniğe kapılıp AÇILIM Politikasını terk eder, PKK-BD İLEP arası açılır, diyalog ortadan kalkar. CHP’de bir açılım getirmeye korkar. Seçime kadar politikalar kilitlenir. BDP ortada kalır, yalnızlaşır, belirleyici özelliğini yitirir, boykot kararı amacına ulaşmaz. Ancak katılmama oranındaki insanları ben temsil ediyorum diyerek, Türkiye dışındaki dinamiklerle, BM, AB ile çözüme zorlar, seçime kadar böyle yürür. Seçimlere bağımsız adaylarla girecektir. Liberallerden kopar. Haklılığını kaybeder. İşbirliği yapacak kadroları da ürkütür. Hayır BİLİNMEZLİĞE kapı açabilir. Diğer SOL kanat boykotçular; tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamışa düşer, etkileri belirsizleşir, su üstüne yazı yazmaya devam eder, belirleyici rol oynayamaz. BDP’nin durumuna düşer. Seçimlere ilişkin bir politika belirleyemez. Boykot oylarını kendisine dönük bir politikaya dönüştüremez, seçimlerde belirleyici olamaz. B-) HAYIRCILAR AÇISINDAN 13 EYLÜL VE SONRASI; Referandum sonucu EVET olursa; CHP de Moral bozukluğu iç çatışmalara döndürür, CHP parti içi çekişmelere dönecek, birbirini yeme yarışına girecektir. Seçime kadar toparlanamama, seçimlerde alternatif olma durumunda çıkartabilir. AKP’nin yolunu açar. Halkın CHP’ye umudu kaybolur. Aynı şekilde MHP’de de iç karışıklık ve moral bozukluğu yaşanır. Seçimlerde CHP ve AKP tabanı dışındaki seçmeni çekmeye yönelik politikalara yönelebilir. Elindeki silahlarını kaybedeceğinden, MHP de alternatif olmaktan çıkacaktır. Moral bozukluğu alttaki tabanda kaymalar neden olabilir. Kürt meselesindeki şiddete yönelik politikaları sonuç vermeyecektir. Hayırcı SOL; Kendilerine övünülecek bir sonuç yaratabilirler, Boykotçular gibi tuzağa düşmedik gibi nakaratlar yükselir. İslami faşizm ve şeriat korkusunu yaymaya devam edeceklerdir. Politik yanlışlıkları, AKP’ye karşı cephenin tutmadığı ortaya çıkar, “Liboşlar” diye bağırmaya devam ederek dağılma sürecine girer. Referandum sonucu HAYIR olursa; Moraller yükselir. CHP’de Kılıçdaroğlu parti içi dengeleri ele geçirir. AKP’ye karşı zafer ilan edilerek, seçime asılacaklır. Yeni bir Anayasa vaadinde bulunmayabilir. Ben gelirsem çözerim mantığıyla varlığını devam ettirme, halka umut olma çabasına girecektir. Genel seçimlere kadar diğer SOL için bir çekim merkezi olabilir. Çıkabileceği en yüksek oy hedefine yürüyebilir. MHP de moral bulur, güven gelir. İç temizlik yapar, yollar ayrılabilir. Seçime asılabildiği kadar asılacaktır. Seçime kadar canlılığını koruyacaktır. Hayırcı Sol; stepne özelliğinden öteye geçemeyecektir. Politika üretmediğinden Halkın gözünde alternatif olamayacaktır. CHP’nin çekim alanında toplanır. EVET’çi Sol; bekleyişe geçecektir. Yeni politikalar üretmek zorunda kalacağından, Boykotçu kanatla bir politika üretmeye çalışabilirler. AKP’de moraller bozulmuştur, ama iktidar avantajını elinde tutarak, örgütlenmeye ve gücünü elinde tutmaya devam edecektir. Yeni politikalar belirleyebilir. Seçim kazanmaya dönük popülist politikalar geliştirecektir. Ergenekoncu kanat canlanacaktır. Yargı AKP’yi sıkıştırmaya başlayabilir. Kürt hareketi şiddetlenebilir. Büyük bir kaosa doğru yol açılır. Hâkimler ve Savcılar AKP’yi engellemek için bütün gücüyle harekete geçebilirler. Ekonomik dengesizlikler ve dalgalanmalar seçimlere kadar sürecektir. Hayır belirsizlikler ve dengesizlikler getirecektir. Küresel sermaye bir süre geri çekilebilir ama AKP’yi sıkıştırmayacaktır. C-) EVETÇİLER AÇISINDAN 13 EYLÜL VE SONRASI; Referandum sonucu EVET olursa; AKP’de moraller yükselir, politikalarını sürdürmeye güven gelecektir. Yeni Anayasa için evetçiler tarafından sıkıştırılmaya başlanacaktır. Anayasa Mahkemesi ve diğer engeller etkilenecektir. Demokrasi şampiyonluğunu sürdürecektir, şaşırtıcı kararlar alabilir. Ergenekon davasına karşı setliğe gidebilir. AB ve ABD ile bağı güçleneceğinden Küresel sermaye akışı artabilir. Küresel sermayeye bağlı iç sermaye de AKP arkasına sıralanacaktır. Sol düşünceli insanlar açısından Askerden ve Yargıdan fayda ummak bir kurtarıcı beklemek yerine halkın örgütlenmesini birinci plana alma gereği ön plana çıkacaktır. Böyle düşünen Gerçek Sol görüşler öne çıkacak, Sol görünümlü düşünceler kaybedecektir. SOL’un CHP’den kopuşu hızlanır, yeni arayışlara ve araştırmalar zorlanacak, yeni çözüm geliştirmeye zorlanacaktır. MHP ve CHP’nin arkasından gidenler yeni bir arayışa gireceklerinden bu Sol için bir fırsat olabilecektir. Küreselleşmeye karşı politikalar yaratma imkânı güçlenecektir. Örgütlenmenin önündeki engellere savaş açılabilecektir. Seçimlerde bağımsız tavır geliştirmeye, örgütsel yeni biçimler yaratmaya yönelebileceklerdir. Bu fırsatlar değerlendirilemezse gelişmeler anlaşılamazsa Ortadoğu’da hâkim olan El- Kaide, Hamas gibi örgütsel yapılar halkın sözcüsü olmaya gidebilirler. Evet sonucundan Sol kendine büyük görevler çıkartabilmelidir. Evet diyen Sol moral gücüyle, çözüm üretmek zorundadır.Üretemezse kendini yer bitirir….
|