|
Eşitlik ve Demokrasi Partisi Merkez Yürütme Kurulu 24 Haziran 2010 Perşembe günü Diyarbakır’da olağanüstü olarak toplanmış ve şu açıklamayı yapmaya karar vermiştir.
En son olarak 22 Haziran 2010 Salı günü İstanbul Halkalı’da bir servis aracına düzenlenen bombalı saldırıyı esefle kınıyor, ölenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Türkiye’nin içine yuvarlandığı şiddet sarmalından bir an önce çıkması, silahların susması, akan kanın durması ve kanlı bir iç çatışmanın önlenmesi için demokratik-sivil siyasetin yeniden devreye girmesini zorunlu görüyoruz. Hangi partiden seçilmiş olursa olsun, bölge milletvekilleri ve belediye başkanları seçilmiş kişiler olarak temsil görevlerini yerine getirmeli ve Kürt Sorunu’nun çözümü noktasında kendilerini sorumlu hissetmeliler ve çözüm için insiyatif almalıdırlar. Siyasetin devreye girmesini sağlayabilmek için, seçilmiş tutuklu Belediye Başkanları, Belediye Meclis, İl Genel Meclis Üyeleri ve tutuklu siyasilerin bir an önce serbest bırakılmaları ve yargılamaların tutuksuz yapılması sağlanmalıdır.
ü PKK silahlı eylemlerine hemen son vermeli ve derhal ateşkes ilan ederek kendine bağlı bütün grupların bu ateşkese kesinkes uymasını sağlamalı, barışçıl politikaları benimsediğini açıklamalıdır. ü Askeri operasyonlar hemen durdurulmalıdır. ü AKP, Kürt Sorunu’nun çözümü için geliştirdiği önerileri bir an önce somutlaştırmalı ve bir takvime bağlayarak kamuoyu ile paylaşmalıdır. ü CHP, hükümetin her yaptığına doğrudan karşı çıkmak yerine demokratik ve barışçıl bir çözüm için önerilerini kamuoyuna duyurmalıdır. ü MHP, geçmişteki alışkanlıklarını tekrarlayarak kan ve cenaze üzerinden siyaset yapmaktan vazgeçmelidir. ü BDP, siyasi sorumluluk üstlenerek taleplerini açıkça ve samimiyetle dile getirmeli, sorunun çözümünün mecliste gerçekleşeceğini açıkça ilan etmelidir. ü TOBB, TESK, TMMOB, Barolar Birliği, TTB, TEB gibi meslek kuruluşları ve odalar, Türk-İş, DİSK, Hak-İş, KESK, Türk Kamu-Sen, Memur-Sen gibi sendika emek örgütleri, TÜSİAD, MÜSİAD gibi işveren örgütleri ve bütün sivil toplum kuruluşları, demokrasi ve barıştan yana aydınlar ve yurttaş girişimleri bu konuda sorumluluk üstlenerek hükümet ve muhalefet partilerini barışın egemen olduğu, demokratik bir Türkiye için cesaretlendirmelidir. Bu cesaret, geçtiğimiz aylarda örneklerini gördüğümüz ve bu büyük gerilim sonucu sokaklarda ortaya çıkacak olası Kürt Türk çatışmalarını, yeni linç girişimlerini de engelleyecektir. Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Kürt Sorunu’nun kalıcı çözümünü siyaset aracılığıyla gerçekleştirmek için aşağıdaki yasal düzenlemelerin kısa ve orta vadede yapılmasını zorunlu görmektedir. ü Genel siyasi af çıkarılmalıdır. ü Mahmur Kampı’nda bulunan Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının güven içinde ülkelerine dönmesi sağlanmalıdır. Demokratik açılım çerçevesinde Habur’dan gelenler ve geçtiğimiz günlerde tutuklananlar bir an önce tekrar serbest bırakılmalıdır. ü Korucular silahsızlandırılarak başka alanlarda görevlendirilmeli, gönüllü koruculuk sistemine derhal son verilmelidir. Boşaltılan köylere geri dönüş olanakları derhal yaratılmalı, zarar görenlerin tüm zararları tazmin edilmelidir. ü TBMM bünyesinde, sivil toplum kuruluşlarının da katkısı alınarak yeni bir komisyon kurularak geçmişte işlenen faili meçhul cinayetlerin açıklığa kavuşturulması ve kamuoyu ile paylaşılması sağlanmalıdır. ü Yazılı, sözlü ve görsel medyaya ilişkin bütün kısıtlamalar ortadan kaldırılmalıdır. Kürt Sorununa ilişkin haber, yorum ve fikirlerden dolayı haklarında 301.Maddeden dava açılanların davaları tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmalıdır. ü Siyasi Partiler Yasası’ndaki bütün anti-demokratik hükümler ayıklanmalı ve demokratik siyasetin olanakları yaratılmalıdır. ü Seçim Yasası’ndaki başta yüzde 10 ülke barajı olmak üzere anti-demokratik hükümler ayıklanmalı ve temsilde adalet sağlanmalıdır. ü Seçime girme hakkına sahip bütün partiler hazine yardımından yararlanmalıdır. ü Çocuklara isim koyma önündeki engellemelere son verilmeli, Terörle Mücadele Kanunu’ndan yargılanan taş atan çocuk tutukluların hemen serbest bırakılması sağlanmalıdır. ü Adı değiştirilen yerleşim yerlerinin adları iade edilmelidir. Eşitlik ve Demokrasi Partisi diğer birçok sorunda olduğu gibi Kürt Sorunu’nun kesin çözümünün önündeki en büyük engelin 12 Eylül Anayasası olduğunu bilmektedir. Bu nedenle, ü Uzlaşmaya dayalı geniş ve katılımcı bir tartışma süreci sonunda sivil ve demokratik bir anayasa hazırlanmalıdır. ü Bu anayasada etnik kimliklerin ve inanç gruplarının varlıkları ‘farklı kültürlerin korunması anlayışı ile güvence altına alınmalı, vatandaşlık ile etnik köken arasında bağ kurulmamalıdır. ü Anadilde eğitimin önündeki engeller kaldırılmalıdır. ü Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, yerel dillerde hizmet verilmesi sağlanmalıdır. Yerinden yönetim anlayışı güçlendirilmelidir. ü Bilim, sanat ve ifade özgürlüğü önünde yasaklar kaldırılmalı, üniversitelerde Kürt Dili Edebiyatı, Kürt Kültürünü Araştırma Bilimleri kurulmalıdır. Siyasi, yasal ve anayasal önlemlerle birlikte ekonomik önlemler planlanmalı ve Türkiye’nin geri kalanına göre çok daha yüksek olan işsizlik oranını düşürmek için ayrıntılı bir program hazırlanmalıdır. Eşitlik ve Demokrasi Partisi bu yaklaşımlara uygun olarak, bütün çevrelerle görüşmeye ve üzerine düşeni yapmaya kararlıdır. Çünkü bizim için aslolan insandır. İnsanı merkeze alan bir yaklaşımı benimseyen partimiz, insanın refahı ve huzuru için, ülkemizde barışın, eşitliğin, özgürlüğün ve demokrasinin zorunlu olduğuna inanmaktadır. Ziya Halis, EDP Genel Başkanı Diyarbakır, 24 Haziran 2010 |