left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow Diğer arrow 27 MAYIS POLİTİK DEVRİMİ
Saturday, 11 February 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
27 MAYIS POLİTİK DEVRİMİ Yazdır E-posta
Yazar İbrahim Utku NAR   
Saturday, 29 May 2010

27 Mayıs üzerinden yaklaşık olarak 50 yıl geçmesine rağmen hala bir takım tartışmaların göbeğinde yer alan bir konudur. Esas olarak bir askeri darbe olmasına rağmen onu diğer 'Faşizan-Cunta' karakterli askeri darbelerden ayıran birçok yönü vardır. En başta 27 Mayıs'ı değerlendirirken ondan önce gelişen olaylara sıkı bir göz atmak fayda vardır.

CHP'nin yürüttüğü Tek Parti rejiminden sonra, iktidarı epey cafcaflı ve gösterişli vaadlerle devralan ve demokrasi havarisi geçinerek , hürriyetçi bir hava yayarak ; tek parti rejiminin anti-demokratik, baskıcı ortamından bunalan birçok aydın, devrimci, ilerici insanların bile desteğini arkasına alan Demokrat Parti mecliste büyük bir çoğunluğu elinde bulundurmaktaydı.

Kısa bir süre sonra yaptıklarıyla gerçek karakterini ön plana çıkartan Demokrat Parti, antika çağlardan kalma Tefeci-Bezirgân Sermaye ve Finans Kapital çetesinin ve onun yerli acentelerinin CHP'den sonraki adreslerden başka birşey değildi. Dr.Hikmet Kıvılcımlı'nın işaret ettiği gibi sadece devletin olanaklarından nemalananların yani üleşimin sayısı 20'den 400'e çıkıyordu. CHP'den daha farklı olarak Tefeci Taşra Hacıağalarıyla ve Şehirli Kodaman Bezirgânlarla, irtica güçleriyle de sıkı bir bağ kuran DP iktidarını gerici kuvvetlere dayandırarak güçleniyordu. İktidara gelmeden önce ki demokrasi ve hürriyet havarisi sözlerini de askıya alır nitelikteki muhaliflerine göz açtırmayan anti-demokratik tutumunu zamanla daha da arttıran ve 57 seçimlerinde oyları düştükten sonra sertliği son kertesine çıkartan DP'ye karşı artan genel bir hoşnutsuzluk kendini, öğrencilerin başını çektiği kitle gösterileriyle açığa çıkarıyordu. 27-28 Nisan 1960 tarihlerinde Nedim Özpolat, Turan Emeksiz gibi yurtsever gençlerin Beyazıt Meydanın da yapılan eylemlerde polis kurşunuyla vurularak öldürülmesi artık kaçınılmaz olan sonra doğru ilerletiyordu DP iktidarını.

Bu 10 yıllık süreçte Emperyalizm ağını sıkı bir şekilde ülke topraklarının dört bir yanına saran ve gericiliği kışkırtarak Cumhuriyet Devriminin birçok kazanımına sekte vurmaya kalkan DP'ye karşı, Jön Türk Gelenekli Ordu ve Aydın Gençliğimiz sesini daha da yükselterek 27 Mayıs 1960 tarihinde iktidarı bu zorba güçlerden devralmıştır.

AMERİKA'NIN "BİZİM ÇOCUKLAR" DEDİĞİ GENERALLER DEĞİL; Tanzimat'la başlayan 1908 Meşruiyet Devrimi, 1923 Cumhuriyet Devrim'inde hep vurucu öncü gücü oluşturan DEVRİMCİ ORDU GENÇLİĞİMİZ geçmişten gelen refleksle bir kez daha sahneye çıkarak 27 Mayıs'ta da bu görevini başarıyla yerine getirmiştir. Üretim ilişkilerinde kökten bir değişiklik yapmadığı için 27 Mayıs, sosyal devrim niteliği taşımamaktadır lakin çok önemli üstyapı değişikliklerine gidildiği için 'Politik bir Devrimdir'.

27 Mayıs süreci sonrasında Türkiye Halkı sınırlı da olsa birçok hakka ve özgürlüğe kavuşmuştur. Özetle sıralarsak bu önem arzeden değişiklikleri; başta işçi sınıfının bilincinin yükselmesinde ve toplumsal muhalefetin ekonomik-demokratik bir mücadele şeklini almasında büyük payı olan sendikal hak ve özgürlükler genişletilmiş, işçilere grev ve toplu-sözleşme hakkı sağlanmıştır. Üniversiteler özerk birer kurum haline getirilerek öğrencilerin de yönetimde kısmen hak sahibi olduğu demokratik bir üniversite ortamı yaratılmış, Anayasa Mahkemesi bu dönemde oluşturulmuştur. Ayrıca TRT'de bu dönemde kurulmuş ve yapılan değişiklikler 61 Anayasası'yla güvence altına alınmıştır. Milli Bakiye sistemi getirilerek de mecliste temsil hakkı daha demokratik bir hale getirilmiştir.

Yukarıdaki tüm bu kazanımların ötesinde işçi sınıfının politik bilincinin yükselmesi ve toplumsal muhalefetin sosyalist bir zemine doğru evrilmesi bu süreç sonunda oluşmuş, birçok Marksist klasik de bu dönemde Türkçe'ye çevrilmiştir…

Sözün özüne gelirsek; 27 Mayıs karakteristiği gereği 12 Mart ve 12 Eylül'den birçok yönde ayrılmaktadır. Bu yüzden 27 Mayıs'ı 'Faşist-Cunta Darbesi' olarak kategorize etmek deli saçması bir tutumdur. Bazı olayları determinize edilmiş olgular ışında değerlendirerek, öncesi ve sonrasını iyi bir şekilde analiz ederek bilimsel ve yansız bir şekilde değerlendirmek, entelektüel ahlaka en uygun bir davranış şeklidir.

 

 

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: 27 MAYIS POLİTİK DEVRİMİ ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right