| |
|
|
RAHMİ YILDIRIM'DAN BİR KİTAP |
|
|
|
Yazar SUVARİ
|
|
Saturday, 15 May 2010 |
DÖRDÜNCÜ ORDU MEDYA Karınca Yayınları’nın tanıtım yazısı
Rahmi Yıldırım ‘Dördüncü Ordu Medya’ kitabında, medyanın savaşa bakışını ve savaş karşısındaki tutumunu inceliyor. Kitap medyanın propaganda aracı olarak hükümetleri bile etkileyip savaş çıkarabileceğini, savaş dönemlerinde medyanın hükümetlerce nasıl kullanıldığını iki büyük dünya savaşında basının nasıl bir habercilik anlayışı sergilediğini, basının ayrımcı ve savaş taraftarı söyleminin gazeteciler tarafından nasıl içselleştirildiğini anlatıyor. Ardından Türk medyasının tarihsel olarak savaşa yaklaşımını inceleyip Kardak Krizi ve Irak Savaşı öncesindeki duruşunun ayrıntılarına odaklanıyor. O dönem gazetelerde çıkan yazılarla desteklenen bölümde, medyanın savaş çığırtkanlığını savaşın gerekli olduğuna dair kamuyonu ikna çabalarını, savaş karşıtlarına gösterdikleri inanılmaz tepkileri ve bunun arkasındaki ideolojik ve ekonomik çıkarları çarpıcı ve ironik bir dille aktarıyor.
Arka kapakta yer alan yazılar:
Üsteğmen Rahmi, “solcu olduğu için” ordudan atıldı. Gazeteci Rahmi Yıldırım oldu. Pek boyun eğmeyen, öyle kimi cumhuriyetçinin de, kimi demokratın da pek hoşlanmadığı türden. Çok habere, çok yazıya imza attı. “OYAK düzenini, sermayenin paşalarını, paşaların sermayelerini” eleştiren yazılar da yazdı. Yargılandı, beraat etti. Bu hukuk öyküsünü “Sermayenin Paşaları” adıyla kitaplaştırdı. İçinden çıktığı orduya “sol”dan bakan üsteğmen Rahmi, şimdi de gazeteci Rahmi olarak, “Dördüncü Ordu Medya”da savaşın medyasına “sol”dan bakıyor. Umur TALU Çağımızın en etkili ideolojik aygıtlarından medya, toplumsal yapı ve ilişkilerin meşrulaştırılmasında, hegomanya kurulmasında belirleyici bir rol oynamaktadır. Noam Chomsky’in tanımlamasıyla “rıza üreten” medya, propagandanın yeni yöntemlerini uygulayarak kamuoyu oluşturmakta, gerçekte çıkarlarına aykırı şeyleri halka kabul ettirmektedir. Medyanın bu işlevi toplumsal mücadelenin yükseldiği ya da savaş dönemlerinde daha net biçimde gözlemlenebilmektedir: Gazete, radyo ve televizyonlar, manşetleriyle, haber ve yorumlarıyla egemen gücün işaret ettiği doğrultuda halkı yönlendirmekte; genel yayın yönetmenleri ve köşe yazarları bir ordunun komutanları ve kurmayları gibi savaşın medya cephesini idare etmektedirler. Rahmi Yıldırım, devletin bu ideolojik aygıtını Dördüncü Ordu Medya kitabında belgeleriyle deşifre etmektedir. Kitap, adeta medyanın suçüstü belgesi niteliği taşımaktadır. 12 Eylül Askeri Darbesi liderinin imzaladığı kararnameyle TSK’den çıkartılıp tutuklanan, mahkemede berat eden re’sen emekli üsteğmen Rahmi Yıldırım, savaş sanatını öğrendiği ve sınır boylarında görev yaptığı dönemlerdeki toplumsal duyarlılığını, bu kez gazeteci kimliğiyle büyüteç altına aldığı medyayı sorgulayarak ortaya koymaktadır. Dördüncü Ordu Medya, okuyucuların vicdanında bugünkü medyanın mahkûmiyet kararı olarak kayda geçecek, bir başucu kitabıdır. Metin Aksoy SUNUŞ VE TEŞEKKÜR İktisatçılar arasında anlatılan (Aydın, 2009) bir öykücüğe göre, iktisat hocası ilk derste söze şöyle başladı: — Öğrencilerim, birazdan size on dakika içinde ilk iktisat dersini vereceğim. Bu on dakika yeterli olacak. Geri kalan zamanda, yani bütün bir dönem boyunca, "zenginlerin yazdırdığı" müfredatı okuyacağız. İktisat hocası sözlerini şöyle sürdürdü: — Arkadaşlarım, iktisat üçe ayrılır: Ticaret, siyaset, savaş. 1- Bir milyon dolara kadar para kazanmak isteyenler ticaret, 2- Bir milyar dolara kadar para kazanmak isteyenler siyaset, 3- Daha çok kazanmak isteyenler savaş yaparlar! Öykücüğün kahramanı iktisat hocası ünlü savaş kuramcısı Clausewitz’ten esinlenerek mi savaşı iktisadî faaliyet olarak nitelendirdi, bilinmez. Gerçekten de bu kitapta okuyacağınız üzere Clausewitz, savaşı sadece siyasetin başka araçlarla devamı olarak görmemekte, iktisadî faaliyet olarak da tanımlamaktadır. Savaş, kan ve can karşılığında elde edilen ekonomik ve politik çıkarlar diye tanımlansa da, halklar hiçbir zaman güle oynaya savaşa gitmediler. Halkları savaşmaya razı etme işi, kapitalizm öncesinde en başta tapınak bürokratlarının işiydi. Günümüzde medya başlığı altında sıralanan gazete, radyo, televizyon gibi kitle iletişim araçları, savaşı meşrulaştırmada tapınakları da geride bırakacak derecede önem kazandı. Bu kitapta, barış döneminde egemen sınıfın sömürü ve baskısını zihinlerde bulanıklaştıran, sınıfsal ayrıcalık ve egemenliği meşrulaştıran, ezilen sınıfların düzene ikna ve itaatinin sağlanmasına katkıda bulunan medyanın, savaş ve diplomasi söz konusu olduğunda emperyalist sömürüyü ve hegemonyayı zihinlerde bulanıklaştırıp meşrulaştırması üzerinde durulmaktadır. Kitapta, kamu gözcüsü, “dördüncü güç” yanılsamasıyla egemen sınıf iktidarına ve sermaye birikimine ortak olan medyanın, savaş döneminde psikolojik harp aygıtına dönüştüğü, profesyonelleşen enformasyon yönetimi sonucu “savaşın dördüncü ordusu” haline geldiği vurgulanmaktadır. Yanı sıra, gazetecilik ahlak bildirgelerinde ve BM sözleşmelerinde, halklar, uluslar ve dinsel topluluklar arasında kin ve düşmanlığı, ayrımcılığı tahrik edici yayınları ve savaş propagandasını yasaklayan, gazetecilerin barışı savunmakla yükümlü olduklarını ifade eden etik ilkeler anımsatılmaktadır. Bağımsız Eğitimciler Sendikası’nın “Türkiye’de Okuma Alışkanlığı” başlıklı raporuna göre, Türkiye’de kitap temel ihtiyaçlar sıralamasında 235’inci sıradadır. Televizyon karşısında günde ortalama beş saat geçiren Türkiye insanı kitap okumaya yılda ancak altı saat ayırmaktadır. Kitap okuma alışkanlığı bakımından Afrika’nın da gerisinde kalan ülkemizde kitap okumaya ayrılan süre, Dünya ortalamasının 3’te 1’i kadardır. Okunan kitaplar da çoğunlukla aşk ve cinsellik üzerinedir (Hürriyet, 22 Nisan 2008). Bu ortamda, konusu bakımından sıkıcı sayılabilecek bu kitabı yazmak ve basmak, cesaret örneği olarak kabul edilmelidir. Kitabın yazımı hayli zahmetli oldu. Yazım sırasında kaynak temini konusundaki yardımları, içeriğe ilişkin görüş ve önerileri, titiz düzeltmelerinden dolayı Metin Aksoy’a ne kadar teşekkür etsem azdır. Yine kaynak temini konusundaki yardımları ve teşvik edici değerlendirmelerinden dolayı Doç. Dr. Ruhdan Uzun’a teşekkür ederim. Nihayet, basım aşamasında Karınca Yayınları’nın ilgisine, özellikle Sadullah Hatam’ın editör olarak katkılarına, içeriğe ilişkin dostane eleştirilerine teşekkürü borç bilirim. Kitap, medya çalışanlarını barış gazeteciliğine teşvik edici mütevazı katkılarda bulunabilirse, amacına ulaşmış olacaktır. Rahmi Yıldırım Nisan 2010 Ankara İÇİNDEKİLER “MEHMETÇİK” GAZETECİDEN EMBEDDED GAZETECİYE SAVAŞIN EKONOMİ POLİTİĞİ BARIŞTA DÖRDÜNCÜ GÜÇ SAVAŞTA “DÖRDÜNCÜ ORDU” SAVAŞ GAZETECİLİĞİ YA DA “KAMU YALANCILIĞI” Kırım Savaşı’nda Realist Gazetecilik İspanya-Amerika Savaşının Muharip Gazetecileri Birinci Dünya Savaşı ve “Kamu Yalancısı” Radyolar Arasında İkinci Dünya Savaşı İkinci Dünya Savaşı’nda Türkiye’de Propaganda Soğuk Savaş ve Propaganda Kore Savaşı’nda Yalan Habercilik Domuzlar Körfezi’nde Suya Gömülen Gazetecilik Vietnam’da Televizyon Savaşı Halkla İlişkiler Şirketinin Çıkardığı Savaş Irak’ın İşgalinde Kitle İmha Silahı Dezenformasyonu KARDAK’IN MUHARİP GAZETECİLERİ MEDYA VE 11 EYLÜL SALDIRILARI TÜRK MEDYASINDA ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI MEDYANIN IRAK’I İŞGAL OPERASYONU BOMBACI, BORSACI VE AMERİKANCI MEDYA Kafa Kopartan Habertürk Bağdat Ekspresi’ni Kaçırmaktan Mahzun Milliyet “Türkiye Türklerindir”, Irak da Amerikalıların “Radikal” Savaş Çığırtkanı Talih Kuşunun Uçmasıyla Mahzun Vatan “Kelle Avcısı” Sabah Akşam’dan Akşam’a Savaş ve Barış Irak’ın İşgali ve İslamcı Gazeteler “Dünden Bugüne” (Pentagon’a) Tercüman Emperyalizme Övgü Savaş Karşıtlarına Sövgü DÖRDÜNCÜ KUVVET - BEŞİNCİ KOL Sömürge Tipi Kapitalizm Sömürge Tipi Aydınlar İyi Amerikan Vatandaşları? “ABD Yazarları Maaşa Bağlar” Pentagon Basına Fiyat Biçti Maaşa Bağlanmanın Tarihçesi Savaş Vurgunu Psikolojik Savaşın Paralı ve Pahalı Askerleri Savaşın Cumhuriyetçileri ve Liberalleri ATEŞ ALTINDAKİ GAZETECİLER EMBEDDED GAZETECİLİKTEN BARIŞ GAZETECİLİĞİNE SAVAŞA HAYIR! Şiir haklıdır, şair de… KAYNAKÇA |
Yorumlar
|
Rahmi abi,yazılarını Suvariden takip etmeye çalışıyorum.Kitaplarını soruyorum bulamıyorum.
Bana tüm 4 adet kitabını internetten adrese teslim edecek kitapevi adresini gönderebilirmisin.
selamlar
Kurtuluş Kaya
Gönderen kurtuluş kaya on Wednesday, 09 November 2011 at 1:50
Rahmi abim Çanakkaledeki günler aklıma geldi.
Seni özledim, mail adresim yazılı görüşelim.
Gönderen Ali Ekber ASLAN on Tuesday, 25 May 2010 at 12:44
Vietnam Savaşı sürecinde bir Amerikan gazetesinde büyük puntolarla yazılmış şu manşeti görmüştüm: 'WAR IS GOOD FOR AMERICAN ECONOMY' Bu bir hükümet yetkilisinin demeciydi. Savaş, Amerikan ekonomisi için iyiymiş. Savaşta binlerce, belki de milyonlarca insan ölecekmiş, önemli mi? Önemli olan, ABD ekonomisinin çok çok iyi olması. Yaşasın ABD ve içi boş bir eğitim sistemi ve medya bombardımanıyla dünyadan habersiz bırakılmış olan onun 'yankileri'!..
Gönderen erol soysever on Saturday, 15 May 2010 at 4:42
|
|
|
|
|
|
Kısa Kısa |
|
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir." 22 Ekim 1922 Gazi Mustafa Kemal Atatürk |
|
|
İstatistikler |
Makaleler: 1909
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 4790532
|
|
|