|
HAYAT bize mutlu olma şansı vermedi sevgili, dedikten sonra ekliyordu Yılmaz Güney; - Biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz, acısını acımız yaptık çünkü… *** Geçen yıl 16 Ocak’ta bir teknede yemek yiyor sohbet ediyorduk Sarp Kuray’la;
Tam 1 hafta vardı hapishaneye girmesine… Yüzüne bakıyordum; Yüzünde hiç hüzün yoktu. Cezaevine girecekmiş gibi değildi.
Birkaç ay önce yaptığımız sohbeti anlatıp şöyle dedim ona: - Hatırlarsın ağabey; sana “Yıllar yılı yürüttüğünüz devrimci mücadelede en büyük pişmanlığın ne?” diye sormuştum; sende buna karşılık “1980’de hapishaneye girmek yerine yurt dışına çıkmak en büyük pişmanlığım” demiştin. Bu, beni çok etkilemişti.” Sonra devam etmiştim: - Şimdi de hapishaneye gireceksin, hem de müebbet hapis, sende yine hiç sıkıntı yok. Gülmüştü… *** Sarp Kuray beni çok şaşırtırdı. Cezaevine girmesine günler var; sorduğu soru şu olurdu: - Gazetede işler nasıl? - Yahu bırak gazeteyi, hapishaneye girecek bir adamın kafasına takılan şey, Kocaeli’deki bir gazetede işlerin nasıl gittiği olabilir mi?, demek isterdim. Öyle ki Kuray; Çevresindekileri o kadar iyi ve meraklı dinlerdi ki… İsterse karşısındaki 25 yaşında bir genç olsun; Fikirlerine önem verir, hatta “Bak ben senden de bir şeyler öğreniyorum” der gibi bakardı. Onun karşısındaysanız eğer; Müthiş bir özgüvenle anlatırdınız. *** Sarp Kuray farklı bir insandı. 3 yıl önce İstanbul’da bir siyasi partinin organizasyonunda sunucu şöyle diyordu: - Sevgili konuklar, lütfen salonda sigara içmeyiniz. Sarp Kuray da, ağzındaki sigarayla gülümseyerek sunucuya bakıyordu. Evet… Kuray’ın ağzından hiç sigara düşmezdi. Fakat 60 yaşını çoktan geçmesine rağmen dinç ve genç dururdu. Öyle ki, yarım asırlık devrimci mücadele… Öyle ki, sürgünler, kaçışlar, çarpışmalar… Nasıl olurda böyle genç dururdu? Sorardım kendime… *** Devrimciler takma isim kullanırdı ya “o” zamanlar… Bir gün Yılmaz Güney, Sarp Kuray’a şöyle sormuş: - Yahu nereden buldun bu ismi? Gerçekten çok güzel… Kuray da saatlerce inandıramamış, “Sarp Kuray”ın kendi adı ve soyadı olduğuna… *** Cuma akşamı elimde kitap, odada oradan oraya dolaşarak şiirler okurken, Sarp Kuray geldi aklıma… O “büyük devrimci” adamı tanımanın mutluluğunu, gururunu yaşadım. O… Kendisinden başka herkesin üzüntüsünü üzüntü, acısını acısı yapardı. Tıpkı; Tıpkı Yılmaz Güney gibi. |