Sayın Ufuk KESİCİ; 12.03.2010 tarihinde internet günlüğünüzde http://blog.milliyet.com.tr/12_Mart/Blog/?BlogNo=233493 linkinde yayınlanmış olan “12 Mart” isimli yazınızın değerli müvekkilim Sarp KURAY’a ilişkin kısımlarını şaşkınlık içinde okuduğumu belirtmek isterim. Yazınızda şöyle diyorsunuz “KOCA 1971’DEN TEK SORUMLU KALDI: SARP KURAY… Yattıkları hariç 7 yıl daha yatacak.” Müvekkilim Sarp Kuray’ın 12 Mart askeri darbesinin sorumlularından olduğuna dair bir kanaata sahip olmanıza yol açan “gerçek veriyi” açıklamanızı rica ediyorum. Çünkü benim elimdeki tek gerçek veri; Sarp Kuray’ın 12 Mart’ın mağduru olduğudur. Ziverbey’de işkence gördüğüdür, cezaevinde yattığıdır, TCK 146/1’den idamla yargılandığıdır. Bu gerçek verinin Sıkıyönetim Mahkemelerinin evraklarında dahi kabul edilmiş olmasına rağmen; tarafınızca kabul edilmemesinin nedenini açıklamak, sizin bir yazar olarak sorumluluğunuzdur.
Yazınıza şöyle devam etmişsiniz: “12 MART işte bu….Tek sorumlu SARP KURAY… İçeride… Koca 12 Mart’ı SARP yapmış ya… Şimdi yaşları 20 civarı olanlar not edin bu yazıyı… Bir yirmi yıl sonra da bu ERGENEKON’dan tek kişi yargılanır kalmış ve hapse atılmış olacak…” Öncelikle şunu açıklamakta fayda var: Birincisi; Sarp KURAY’ın cezaevinde olmasının nedeni; mağduru olduğu 1971 darbesi değil; 1986-1993 yılları arasında faaliyet göstermiş olan 16 Haziran isimli bir örgütün yöneticisi olmak. Dolayısıyla müvekkilimi rahatlıkla itham ettiğiniz olayların tarihleri arasında dahi 15 yıl var. İkincisi müvekkilim bu davadan tek başına ceza aldı. Yani yüce Türk Milleti adına hakimlerimiz dedi ki: SARP KURAY, Anayasayı değiştirme gücüne, olanağına sahip tek kişilik bir örgüttür. Müvekkilim de “sizin bana layık gördüğünüz bu ceza ancak bir iltifattır “dedi ve cezaevine girdi. Sözün özü; yıldız tozları ile elma arasında ne kadar benzerlik varsa; şimdiden onlarca sanığı olan, cephaneleri bulunan Ergenekon Davası ile müvekkilimin yargılandığı dava arasında da o kadar benzerlik vardır. Hal böyle iken, haberlerde izlerken dahi herkesin tüylerini diken diken eden planlarla anılan bu ERGENEKON örgütü ve davası ile kontrgerillanın işkencelerine defalarca tabi tutulmuş müvekkilimi ve davasını benzetmek, en hafif tabiri ile hakaret değil midir? Bu nedenle sizden üç tane ricam var: Birincisi müvekkilim hakkındaki saptamalarınızın dayandığı gerçekleri ortaya koymanızdır. İkincisi; bu yazımı, kendi yazınız ile birlikte yayınlamanızdır. Üçüncüsü müvekkilim Sarp KURAY tarafından yazılmış olan “İsyan ve Tevekkül” isimli eseri okumanızdır. 12 Mart’a ilişkin bir çok detaylı açıklama bu eserde mevcuttur. Takdir edersiniz ki hayatının 45 yılı bir fiil devrimci bir yolda yürüyerek geçirmiş, bu yolun bütün bedellerini ödemiş ve en nihayetinde 65 yaşında F tipi cezaevinde tek kişilik hücrede kalarak halen bedel ödeyen birine yöneltilebilecek en ağır itham “12 Mart ve 12 Eylül gibi kanlı darbelerin sorumlusu olmak”tır. Bu nedenle değerli Sarp KURAY’ın avukatı olarak belirtmek zorundayım ki; bu ağır ithamlarınız telafi edilmediği ve bu yazım internet günlüğünüzde yazınızla birlikte aynı okunaklıkta yayınlanmadığı sürece yasal yollara başvurmak benim yetkim değil, yükümlülüğümdür. 13.03.2010 Sarp Kuray Vekili Av. Altan Görkem GÜRCAN |