Kozmik oda, Cemil Bayık Ve Cingöz Recai Dün Star yazarlarından biri, PKK'yi bir kere daha kamuoyunun önüne getirdi ve Cemil Bayık'ın iki gün boyunca ANF tarafından yayınlanan demecini ve özellikle de bu demeçte yer alan 'kozmik odaya İslamcılar yerleştirilecek' saptamasını tartışmaya açtı.
Sanırım bu iddiaya sarılanların amacı, devlet içindeki temizliği 'PKK düşmanlığı' yaparak halka benimsetmek. Cingöz Recailik bir cinlik bu.
Ve bizim Cingöz Recai yazdı ki, 'işte PKK-Kontrgerilla ilişkisi...'
Önce 'Tarihten Bir Yaprak'...
Ders: Devletin içinde kavgaya ilk defa şahit olmuyoruz. Soru şu, bu kavganın sonucu, nasıl yapmalıyız ki, eski kavgaların sonucu gibi olmasın?
1963 yılıydı. Birinci Aydemir darbesi nedeniyle sıkıyönetim ilan edilmişti. Bertolt Brecht'in Sezuan'ın İyi İnsanı adlı eserini oynayan (Ayla Algan'ı başrolde hatırlıyorum) tiyatro binasını, 27 Mayısçı 'ilerici' gençliğin hayretli bakışları arasında laik askeri tıbbiye öğrencileri basmışlardı. Allah'a hakaret ediliyor diye.
Dinci Menderes'i deviren ordunun din bayrağı altında tiyatro basması 'devrimcileri' şaşırtmıştı.
Biz bunu (Yaşar Kemal'in de katıldığı İstiklal'deki bir yürüyüşle) protesto ettik ve gözaltına alındık. Siyasi şubede, benimle birlikte yakalananlardan Önder adlı arkadaş polislere ordunun Milli Emniyeti tasfiye edeceğinden, yerine MİT'in geçeceğinden söz ederek, güya onları İkinci Aydemir cuntasıyla korkutmaya çalışıyordu. Ondokuz yaşındaydım ve polislerin bizim Önder'e (İdris Hoca'nın cuntacı günlerinde onun korumasıydı) bıyık altından güldüklerini farketmiştim.
Gülerler. Sanırım şimdi de gülüyorlar. H‰l‰ çocuk olarak kalan koca adamlara.
Devam edelim.
Devlet 12 Mart öncesinde de tam orta yerinden bölünmüştü. Saflarında hem işçi sınıfının sendika liderlerini, hem de Kürt halkının pek çok temsilcisini, bu arada Star ve Taraf gazetesinde yazan kardeşlerin saygı değer babalarını barındıran TİP'i kapatma bahaneleri aranıyordu. 1950'de TKP tevkifatının başındaki Ahmet Topaloğlu, devlet içi kavga sonucu Hatay Valiliği'nden eli kelepçeli Yassıada'ya götürülmüştü, ardından da AP'nin Savunma Bakanlığı'na getirilmişti. Devletin savunması ordunun, ordunun savunulması da kontrgerillanın işiydi. Devlet içindeki kavga polis şefi Topaloğlu'nu tutuklamış, parlamenter rejim onu orduların başına getirmişti. Onu ordu başına getiren adamın 'ölüm fermanları' kozmik odada duruyor. Devlette süreklilik esas. Eğitim şart.
Devam edelim:
TİP'in kapatılması, böylece sosyalist fikirlerin işçilerin ve Kürtlerin arasında yayılmasını önlemek için harekete geçen iki güç vardı.
Birincisi CKMP'yi ele geçiren ve 'komando kamplarında' kontrgerilla yetiştiren Türkeş kanadı. Bunlar iç savaşa hazırlanıyorlardı.
İkincisi ise eski yarı CHP'li, yarı solcu kimlikle gençliğin içinde çalışmaya başlayan Ahmet Yıldız kanadı. Bunlar da yeni bir darbeye hazırlanıyorlardı.
Bu iki kanat ABD tarafından kurulan kontrgerillanın örgütleyicileriydi. Türkeş gibi Ahmet Yıldız ve arkadaşları da ABD'de eğitilmişlerdi.
O zamanlar devletin içinde bunlar cepheden karşı karşıyaydılar. Demirel ve Türkeş'e karşı sosyalist hareketin içinde değişik nedenlerle Yıldız ve arkadaşlarına verilen destek, hepimiz için felaket oldu. TİP kapatıldı, bizzat Ahmet Yıldız ve İlhan Selçuk gibilerinin öncülük ettiği Devrimci Güç Birliği oyunlarıyla bizler birbirimize düştük. Parlamentarizm ve cuntacılık kavgalarının sonunda TİP tasfiye oldu, THKP-C, THKO ve TİKKO önderliği fiziki olarak yok edildi.
Kontrgerilla başarı kazanmıştı.
Günümüze gelince:
Devletin içinde kavga büyük. Temizlik geniş. İyidir, temizlik imandan gelir.
Temizlenenler belli ki 'İslamcılar' değil, 'Fethullahçılar' hiç değil.
Temizlenenler şu tarihi panoramada tanıştığımız Kemalist unsurlar.
O halde soralım: Eğer devletin kozmik odaları duracaksa, Seferberlik Tetkik Kurulları dağıtılmayacaksa, buralarda Kemalistlerin boşaltacağı yerlere kim gelecek?
'Hükümetiz ama iktidar değiliz' diyen AKP, kozmik odaya kendi mütedeyyin adamlarına yerleştirmeyecek de, kontrgerillacıları Atatürkçü Düşünce Derneği'nden mi seçecek?
Eğer Balbay iddia edildiği gibi kozmik odanın içindeyse, onun yerine kim odaya girecek? Onun yeri boş mu kalacak?
İlahı Fethullahçı Cingöz Recailer. Sıranın nasıl da kendilerine geldiğini biliyorlar. Ellerini oğuşturuyor, gerdan kırıyor, göz süzüyorlar.
Sonra yılışıyorlar: 'Kurumlar arasında kavga yok, biz Kozmik odada Kemalist kardeşlerimizin yerlerine değil PKK'lilerin yerlerine oturacağız...'
Hadi ordan.
Tarih, solun 'devlet içi kavgalara' bakarken tasfiye oluşuna tanık.
Kürtler ise bu tarihi ezbere biliyorlar ve 'devlet içi kavgalara' bakarken tasfiye olmamaya çalışıyorlar. |