left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Friday, 10 February 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
GÜNEŞİ ÖZLEDİM, İMANIM.. Yazdır E-posta
Yazar Gülderen GÜRCAN   
Monday, 04 January 2010

Yeni yıl zamları kutlu olsun. Sıkılacak neremiz kaldıysa onu biraz daha sıkacağız. Suyumuzu daha az içeceğz. Abdestimizi gusül yapacağız. Temizlenmek için taş-hölük ve yaprak kullanacağız. Muslukları sıkı kapatacağız. Elektrik yakmayacağız. Doğalgazı devlet mal gibi kullanmayacağız. Ya da en tasarruflu nasıl kullanılır, onu öğreneceğiz. Biz ısınmayacağız,  aydınlanmayacağız, temizlenmeyecegiz. Birileri akıl veriyor. ' Özel günlerde oturun televizyonunuzu seyredin.' Ölürüm aklına. Bir diğeri, en ucuzundan kaç kap yemek nasıl yapılır. Ya da evdeki eskimiş, ekşimiş pırtıkları nasıl değerlendiririz. Büzer büzer başına taç yaparsın. Yaptıklarını işe giderken, bakkala giderken, güne giderken yada protokolda giyersin de millet ağzını bırakır kulağıyla güler.
  
Otur kanal zapla. Mustafa Topaloğlu; naylon (muşamba  bile değil) altında üşümekten uyuyamazken, gül yüzlü kardeşinin yüzündeki kar birikintilerini, onu uyandırmadan nasıl yavaştan okşayarak temizlediğini hüzünlenerek anlatır. Sert rüzgardan naylonun bir yeri açılmış; kar, birbirlerin sokulan kardeşlere inmiştir . En çok da kıyamadığı kardeşinin üzerine. O, buralara; bir yerleri kazıyarak kayıplar vererek gelmiştir. İsteyenler onun sessiz harflerle sesli harfleri karıştırığına gülsün. O türküsünü söyler. 'Açılıp gideyisün denüz yelkeni cibi'...         


Sezen beriden seslenir: 'lüküs kamarada kimler oturur'..
Bilmem, bizler değiliz. Bize 'Aborjin' hayatını öğretmeye çalışıyorlar. Hani arada turistlerin merakla izlemeye gittiği doğayla yaşıyan insan kabileleri gibi. Destur verelim de yolları açılsın.  

  
Sularımızı kestikçe özel havuzlar bir başka dolar. Işıklarımızı kıstıkça bir başka yerler daha da aydınlanır. Vere vere neyimiz kaldı.
Ben bu yaylaları yaylıyamıyorum, imanım...Demişler zaten "Sen bu yaylaları yaylayamasın, imanım.."  Gaz odaları ne tarafa düşüyor?..
 
Bankalar dolar dolar boşalır. Yaşlı analar babalar, hatta dedeler nineler evlatlarıyla torunlarıyla bankalara konserve gibi sığışırlar. Ar meselesi yapıp, sözüm ona kimselere  belli etmeden; evlatlar-torunlar için son kalan kırıntı emekli maaşlarını ipotek ederler. Kendileri gülmedi mevlam onları güldürsün. Programlarda neden hep bizlerin tasarruf etmek zorunda kaldığımız anlatılmaz.  
 
Sonra  el yapımı yedi kat yerin dibindeki göçükleri dinlersin. Baba oğul vardiya bitimi takasında, birbirlerinin sırtını son kez sıvazlamışlar. 'Hadi bu günde kurtuldun,.. Darısı başına'... Kurtulanlardan diğer bir işçi dert yanar, 'Köpek kadar değerimiz yok abi.'... Kimbilir, belki sesini duyan olur. 

Dağlar-taşla mezar olur gencecik insanlara. Cenaze merasim kıtası her-daim hazırdadır. Ağlayan askerleri hatta komutanları kameralar yakalar. Kimileri, cenazenin kime ait olduğunu bilmeden koşar, saf tutar. Bilinmeze, gelmişlere -geçmişlere ve kimsesizlere; o da hakkını ve yasini-şerifini helal eder.
  
Kimileri de 'o ada senin bu ada benim' dercesine partiler arasında koşuşturur durur.Özgürlük var. Herkes hür iradelidir. Vatan millet menfaatine koştururdukları kesin de, nedense etrafına  göz kırparlar. 'Bedenime sahip olabilirler ama ruhuma asla' dercesine.  
 
Bizler haşa huzur değil, tam anlamıyla katır gibi çalışıp aslan gibi yatamayanlardanız. Ağzımızda biber gazı, bedenimiz püskürtülmüş tazyikli sularda, kış günü havuzlardayız. Ekmek derdine Memleketinden uzaklarda mücadele eden Zion-Ester Katır Birlikler gibiyiz. Ağır işçilere ondan esinlenip katır derler. İyi yük taşır. Bond'lu filmlerimizde 'çağır şu katırı' derler. Modernleşirler..
 
Oyle derler, böyle derler demesine de taşıdıkları sepetin altı çıkarsa, işte o zaman  sepette kaç yumurta kalır, onu bilmezler.
 
Onu bunu bilmem. Arabaya taş koydum, imanım.... ben Güneşi özledim, imanım.   

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: GÜNEŞİ ÖZLEDİM, İMANIM.. ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

Kısa Kısa
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
İstatistikler
Makaleler: 1910
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 4829071
Syndicate
 
left
Top! Top!
right