left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow Diğer arrow TÜRKİYE'NİN FAİLİ MEÇHUL TARİHİ
Saturday, 11 February 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
TÜRKİYE'NİN FAİLİ MEÇHUL TARİHİ Yazdır E-posta
Yazar Ecevit KILIÇ   
Saturday, 02 January 2010
Ömer GÜRCAN
ORDUMA DOKUNMAYIN
Biz sosyalistler ordumuzdan memnunuz. O bizim kankamız. O bizi sevdiği  için dövdü ezdi.
Biz ulusalcı olarak NATO ya bağlı ordumuzu dincilere yedirmeyiz. Ne kürtler ne de dinciler bizim cumhuriyetçi ordumuza dil ve el atamaz. 40 yıldır tepişmemize bakmayın, biz kocasından devamlı dayak yiyen kadınlara benzeriz.
Kocamız bizi severde döverde. Bu bizim cumhuriyet değerimizdir.
 
Genelkurmay Başkanlığı,
 Diyarbakır 3. ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdiği yazıda, başkanlık bünyesinde ''JİTEM'' adında kurulmuş herhangi bir birimin mevcut olmadığını bildirdi.
  
Jandarma Genel Komutanlığı
 Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdiği yazıda, ''Jandarma Genel Komutanlığı kuruluş ve kadrolarında JİTEM adı altında bir birimin bulunmadığı, geçmişte de böyle bir kadronun oluşturulmadığı'' belirtildi.
  

  

 JİTEM

Elinizdeki kitap bu kez Türkiye'nin son 30 yıllık yakın tarihini kapsıyor.
Tabii yine gizli tarihi.
Kitapta; Jandarma teşkilatı bünyesinde kurulan gizli ordu JÎTEM'in öyküsünü bulacaksınız. Daha doğrusu Güneydoğu'yu kana bulayan olayların arkasındaki kişileri ve güçleri tanıyacaksınız.
JİTEM'in öyküsünü anlatmaya başlamadan önce bu yapılanmanın ortaya çıkışının asıl kaynağı olan Özel Harp Dairesi'nden kısaca bahsetmemiz gerekiyor.
Özel Harp Dairesi, Soğuk Savaş konsepti çerçevesinde Amerika ve İngiltere’nin öncülüğünde NATO üyesi ülkelerde kurulan Gladio örgütlerinin bir parçasıydı. Özel Harp Dairesi, gizli bir orduydu. Kurulma amacı komünizmle mücadeleydi. Türkiye'nin Sovyetler Birliği'ne sınırının olması en aktif gizli ordunun Özel Harp Dairesi olmasına yol açtı. Bu nedenle en büyük önem Türkiye'nin gizli ordusuna verildi.
1952 yılında Seferberlik Tetkik Kurulu adıyla kurulan Özel Harp Dairesi'nin tüm eğitim, silah ve maddi ihtiyaçları Amerika tarafından sağlandı. Amerika'nın gönderdiği silahlarla olası bir Sovyetler Birliği işgaline karşı yeraltında, ormanlık alanlarda ve hatta okullar ile camilerin altında cephanelikler oluşturuldu.

Özel Harp Dairesi'nde hem resmî askerler hem de siviller görev yapıyordu. Resmî askerler subay ve astsubaylardan oluşuyordu. (1980'h yılların sonundan itibaren dairede uzman çavuşlar da görev yapmaya başladı.)
Özel kamplarda harp eğitimlerinden geçirilen siviller ise her türlü meslekten seçildi. Türkiye'de toplumsal muhalefetin yükseldiği her dönemde bu siviller resmî unsurların yardımıyla yeraltında oluşturulan cephaneliklerden aldıkları silahlarla sokağa çıktılar.
1970'li ve 1980'li yıllarda yaşanan kanlı olayların mimarı bu sivil unsurlardı. Bu kanlı olayların getirdiği üç darbe de tabii.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte diğer NATO üye¬si ülkelerdeki bu örgütler tamamen açığa çıkartıldı. Ardından da dağıtıldı. Türkiye'de ise Özel Harp Dairesi, güçlendirilerek Özel Kuvvetler Komutanlığına dönüştürüldü.
Ama ciddi bir problem vardı; uluslararası düzeydeki politika ve güvenlik konseptindeki değişimler nedeniyle artık Özel Harp Dairesi'nin karanlık İşlerde kullanılması pek de mümkün değildi. Zaten Batı ülkelerinde bu yapıların faaliyetine son verilmişti.
Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın yeni temel görevi PKK'yla mücadele oldu. Tamamı profesyonel askerlerden oluşturuldu. Burada Özel Harp Dairesi'nden miras sivil unsurlara da pek ihtiyaç yoktu. PKK'nın gerilla taktiği yürütmesi nedeniyle profesyonel askerler bile yetersiz kalıyordu. Ayrıca Daire'nin faaliyet yürütebileceği tek alan olarak da Güneydoğu kalıyordu. Bu nedenle de sivil unsurlar devre dışı bırakıldı.
Bu noktada, Daire'nin adı artık yasadışı operasyonlar, cinayetler veya toplumsal katliamlarla anılmamaya başlandı. Ama bu sonla birlikte yeni bir gizli ordu kurulmuş oldu.
Özel Kuvvetler Komutanlığı, terörle mücadeleye odaklanırken Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde Jandarma istihbarat ve Terörle Mücadele kuruldu.
Yani yaygın adıyla JlTEM...

Özel Kuvvetler Komutanlığı, PKK'yla dağda mücadele ederken, JlTEM 'terörle mücadele' adı altında, insanın kanını donduran, sadece korku filmlerinde rastlayabileceğimiz cinayetlere imza attı.
JlTEM oluşturulurken özel Darp Dairesi'nin yapısı örnek alındı.
1983 yılında Jandarma istihbarat Daire Başkanlığı'na bağlı olarak Jandarma istihbarat Grup Komutanlığı kuruldu. Başına da seçkin subayların görev yaptığı Plan ve Proje Birimi'nden yüzbaşı Arif Doğan getirildi.
Amaç jandarma istihbaratı tek elde toplamaktı.
İstihbarat Grup Komutanlığı, Ankara'da Jandarma Genel Komutanlığı Karargâhı'nda yönetilecekti.
Bunun yanı sıra yedi bölgede de grup komutanlıkları oluştu¬ruldu: Ankara, İstanbul, İzmir, Diyarbakır, Erzurum, Samsun ve Adana. Her ildeki komutanlık o bölgenin tamamındaki istihbarat faaliyetlerinden sorumlu olacaktı. Bu yedi grup komutanlığının istihbarat bilgileri tek isimde, yani Arif Doğanda toplanacaktı.
JlTEM'in ilk hali olarak görülen istihbarat Grup Komu¬tanlığı'nın kurulmasını sağlayan isim, dönemin Jandarma Kurmay Başkanı Tümgeneral Hulusi Sayın'dı.
Jandarma istihbarat Grup Komutanlığı, özel istihbarat çalışması yapıyordu. Rutin veya gündelik istihbarat çalışmaları takip edilmediği için kadrosu geniş değildi.
Yedi bölgedeki her grup komutanlığının başında bir yüzbaşı veya üsteğmen vardı. Alt kadroları ise iki subay ve iki-üç astsubaydan oluşuyordu.
Bu grup komutanlıklarının yerleri çoğunlukla o ildeki jandarma komutanlıklarının içindeydi. Ancak bu jandarma komutanlıklarıyla doğrudan bir bağlantıları yoktu. Yine de özel bir durum veya sorun yaşandığında alay komutanına bilgi verme zorunlulukları vardı.
Sorgu yerleri ise çoğunlukla ayrıydı. Kent merkezindeki veya askeri lojmandaki bir daire sorgu yeri olarak kullanılıyordu.
Yine de istenilen amaca ulaşılmamıştı. Çok da etkin değildi.
Jandarma istihbarat Grup Komutanlığı'mn aktifleşmesi PKK eylemlerinin başlamasıyla oldu.
Yakalanan veya teslim olan PKK'hların sorgularına Diyarbakır Grup Komutanlığı'nda görevli istihbaratçılar giriyordu. Zaten o dönemde örgütle ilgili tek bilgi kaynağı çatışmalarda sağ veya yaralı yakalanan PKK'lılardı. Ama PKK'ya karşı etkin bir başarı yoktu. Ne istihbarat ne de operasyonel anlamda.
Sonunda Güneydoğu'daki mücadeleyi tek elden yürütmek amacıyla 1987 yılında Diyarbakır'da Asayiş Kolordu Komutanlığı kuruldu. Başına da Korgeneral Hulusi Sayın atandı.
Sayın, göreve başlar başlamaz Jandarma Genel Komutanlığı Kurmay Başkanlığı sırasında oluşturduğu Jandarma istihbarat Grup Komutanlığı'nı yeniden yapılandırdı, istihbarat Grup Komutanlığı'nın adını Jandarma istihbarat ve Terörle Mücadele olarak değiştirdi. Böylece varlığı yıllarca tartışılacakJ lTEM tam anlamıyla kurulmuş oldu.
Bir istihbarat örgütü olarak kurulsa da JlTEM'in operasyon yapma yetkisi vardı.
Sadece Jandarma Genel Komutanı, bu ekiplere hesap sorabilme yetkisine sahipti, il jandarma komutanları bu birimlerin işleyişine karışamıyordu.
Hiçbir JlTEM görevlisi hakkında, ne gerekçeyle olursa olsun Jandarma Genel Komutanı'nın izni olmadan adli ve idari işlem yapılamıyordu.
JlTEM'ciler istihbarat amaçlı olarak herkesi gözaltına alıp, sorgulayabiliyordu.
Çatışma ve olayların yoğunluğu nedeniyle en çok önem verilen JlTEM birimi, Diyarbakır Grup Komutanlığı'ydı. En önemli istihbaratçı subaylar bu komutanlıkta görevlendirildi. Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki bütün JlTEM timleri Diyarbakır Grup Komutanlığı'na bağlıydı.
En faal tim komutanlıkları; Elazığ, Batman, Mardin, Şanlıurfa, Bingöl, Hakkâri ve Van'daydı.
Ayrıca tim komutanlıkları sadece illerle sınırlı değildi, önemli ve özellikle sınır noktalarındaki ilçe merkezlerinde de tim komutanlıkları vardı. Silopi, Yüksekova ve Cizre gibi...
JlTEM'de resmî görevli olarak subay, astsubay ve uzman çavuşlar görev yapıyordu.
Tabii bir de sivil unsurlar vardı: itirafçılar, korucular ve muh¬birlik yapan her meslekten insan...
JlTEM mensuplarından hiçbiri terörle mücadelede aktif rol almadı. Yani dağda PKK'yla mücadele etmediler. Her zaman kent merkezlerinde faaliyette bulundular.
Ama JlTEM'in kurulmasıyla birlikte Güneydoğu'da faili meçhul cinayetler başladı, insanlar evlerinden, işyerlerinden götürü¬lüp ya da yolda çevrilip gözaltına alındı. Kaçırılanların bazıları birkaç gün sonra ya bir köprü altında, ya da bir yol kenarında ölü olarak bulundu.
Büyük çoğunluğunun cesetleri bile bulunamadı.
Bu cinayetlerin arkasında hep aynı örgüt vardı: JlTEM.

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar
JİTEM, ilk olarak Ankara' da Aydınlıkevler semtinde alınan ya da kiralanan bir binada faaliyete geçmişti...
Gönderen Erol Soysever on Sunday, 03 January 2010 at 4:26


 1 
Sayfa 1 / 1 ( 1 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: TÜRKİYE'NİN FAİLİ MEÇHUL TARİHİ ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right