left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow P - Z arrow Dr.Hikmet Kıvılcımlı arrow KUTSALLAŞTIRMA
Tuesday, 22 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
KUTSALLAŞTIRMA Yazdır E-posta
Yazar Dr. Hikmet KIVILCIMLI   
Friday, 04 December 2009

Fe-in tevelev Fe- kul hasbiyallâhü Lâ ilâhe illâ hü, aleyhi tevekkeltü ve Huve Rabbül - arşil aziyim."

"Eğer yüz çevirirlerse, onlara deki: "Bana Allah yeter. Ondan başka tapılacak ilah yoktur. Ancak ona güvenip bağlandım. Ve o büyük arşın sahibi Rabbimdir".


        Peygamberler, ne zaman toplumcul evrimin ağdalı-karmaşık akışından başları dara düşse; kendi çağlarında tarihsel determinizmin en yüksek ifadesi olan (binlerce yıllık kutsallık geleneklerinin kabuğu içinde de bulunsa bilim ve bilgi yüklü olan) "Allah" yorumculuğuna sığınırlardı. Tıpkı modern sosyal devrimcilerin sıkıştıkça "Bize tarihsel determinizm yeter !" deyip demir çarık demir asa bilim - devrim görevlerinde daha fazla yoğunlaştıkları gibi. Çünkü antik peygamberler de kendi ölçülerinde tarihsel devrim görevleriyle müjdelenmiş idiler. Ve tarihsel devrimler en temelde üretici güçler determinizmiyle işleyen komüncül kollektif aksiyonlu insanın, kutsallaşmış (medeniyete geçiş: sınıflı topluma parçalanış) haliydi.
        Kutsallaştırma prosesi de insanlık tarihinin açılıp kapanan ama birbirlerini aşamayan üretici güçler cycle'larına: kendilerini yeniden üretiş devirdaimlerine uyar:

      Kutsallaştırma gidişinin son halkasında, son peygamber, son (veda) hutbesinde şöyle seslenir: "Ey insanlar! Bugünleriniz nasıl kutsal bir gün ise, bu aylarınız nasıl kutsal bir ay ise, bu şehrimiz Mekke nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle kutsaldır, hertürlü tecavüzden korunmuştur."


        Kutsallaştırmanın ilk halkası olan Totemizmde de böyledir: Komün, Totemi'ni kutsallaştırıp o'nu kendi ruhu üzerinde egemenleştirirken, aynı zamanda kan teşkilatlarını - üretici güçleriyle birlikte her şeyini; insanını da kutsallaştırıyordu. Toplum biçimleri geliştikçe kutsallaştırma üretici güçlere yansıdı ama hep aynı temellere uymadan edemedi. Binlerce, onbinlerce yıl sonra bile aynı temeller; açılarak, genişleyerek, tanınmaz boyutlara gelecek ölçülerde de olsa son peygamberin tutumunda böyle dilleniyordu... "Tarih Tezi" Işığında ALLAH - PEYGAMBER - KİTAP  Öner GÜRCAN KÜTÜPHANESİ

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: KUTSALLAŞTIRMA ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right